TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO :2024/
KARAR NO :2025/
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
DAVACI :
VEKİLİ :Av.
DAVALI :
DAVA : Şirketin Feshi
DAVA TARİHİ : 19/07/2024
KARAR TARİHİ : 14/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan şirketin feshi davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ile dava dışı ...'ün kardeş olup, iki ortaklı davalı şirkette %50’şer hisselerinin bulunduğunu, ayrıca diğer ortağın, söz konusu şirketin tek başına temsil yetkisine sahip münferiden müdürü olduğunu davalı şirketin, franchising sözleşmesi kapsamında, ... markası altında, işletmesinin olduğunu, davalı şirketin diğer ortağı ve müdürünün öncesinde davalı şirketin işletmesinin olduğu yerde “...” isimli kafeyi işlettiğini, kardeş olan ortakların birbirine rekabet etmek istemediklerinden, davalı şirketi kurduklarını, müvekkilin, kendisine ait ... markasının franchising haklarını davalı şirket için kullandırarak işletmeye masraflar yaptığını, müşterilerini davalı şirketin kafesine yönlendirdiğini, ancak diğer ortağın şirket işletmesini temsil ve yönetim yetkisini kötüye kullandığını, işletmedeki, ödeme kaydedici cihazları (yazarkasa) ve kredi kartı/post cihazlarını kaldırarak kendisine ait vergi levhası ve şahıs şirketi adına kayıtlı, ödeme kaydedici cihazı ve kredi kartı/post cihazlarını, yerleştirdiğini, kendisine ait ... kayıtlı post ve ödeme kaydedici cihazını kullanarak, müvekkil şirketin cafesinin kredi kartı ile elde edilen gelirlerini aldığının öğrenildiğini, ayrıca şirkete ait kahve makinelerini, araçları ve aletleri kendi hesabına kullandığını, müvekkilinin davalı şirketten hiç bir şekilde gelir elde edemediğini ileri sürerek davalı şirketin fesih ve tasfiyesine; (tasfiye sürecinin sonucunda) müvekkile tasfiye payının ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı, davaya cevap vermemiştir
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, haklı nedenle limited şirketin fesih ve tasfiyesi istemine ilişkindir. Davacı, iki ortaklı davalı şirketin ortaklarından biri olduğunu, diğer %50 ortak ve aynı zamanda şirket müdürü ...’ün, davalı şirketin franchising sözleşmesi kapsamında, “...” markası altında işlettiği işlemesinde, kendi adına ve hesabına “...” isimli kafeyi işlettiğini, şirkete ait demirbaşları kendi hesabına kullandığını, şirketin hiçbir gelir elde etmediğini belirterek davalı şirketin haklı nedenle fesih ve tasfiyesini istemiştir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebeplerle ortağın şirketin feshini talep edebileceği, mahkemece bu istem yerine, davacı ortağın payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedilebileceği düzenlenmiştir. Başka bir ifadeyle; bir kişiyi ortak olmaya yönelten şartlar ortadan kalktığında, yani o kişinin ortaklıktan ayrılmasını gerektiren ve haklı sebep olarak nitelendirilebilecek sebepler doğduğunda, ilgili her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkemenin, fesih talebi yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verebilir. 6102 sayılı TTK.nun 641/I maddesinde; “ Ortak şirketten ayrıldığı takdirde esas sermaye payının gerçek değerine uyan ayrılma akçesini isteme hakkına haizdir.” düzenlemesi yer almaktadır. Buna göre, fesih istemi ile açılan davalarda feshe karar verilmemesi halinde alternatif olarak hangi kararın verilebileceği gösterilmiştir.O halde, dava sebebinin dayandığı TTK'nın 636/3. maddesinde haklı sebep kavramı yasada açıkça tanımlanmamış ise de her davada, hukuki ve maddi olayların özelliği dikkate alınarak ileri sürülen nedenlerin haklı sebep teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi gerekmektedir. Şirketin devamlı olarak zarar etmesi, kuruluş ve gayesinin gerçekleşmesine imkan kalmaması, ortaklar arasındaki ciddi anlaşmazlıklar, ortağın bakiye sermaye borcunu ödemekte temerrüdü gibi sebepler haklı sebepler olarak sayılmıştır. Yargıtayın konuya ilişkin içtihatları da aynı doğrultudadır ( ... 11. Hukuk Dairesi Esas No:2014/ Karar No:2015/K.). Dosyaya sunulan vergi kayıları içeriği, banka yazışmaları ve dosyada alınan bilirkişi raporundan, davalı şirketin ticari defterlerine ulaşılamadığından incelenemediği, davalı şirketin “...” isimli işletmesini işlettiği, bu dönemde dava dışı şirket ortağı ve müdürü ...’ün ise, “...” isimli kafeyi çalıştırdığı, davalı şirketin kendi adına hiçbir faaliyetinin olmadığı, herhangi bir satışının olmadığı, dava dışı ...’ün aynı adreste daha önce kendine ait şahıs firmasında faaliyetlerine devam ettiği, davalı şirketin 15.07.2023’te kurulup 31.12.2024 tarihinde re’sen terk duruma düşüp faaliyetini sonlandırdığının görüldüğü, şirketin aktifine kayıtlı herhangi bir varlığının olmadığı, şirketin ödenmiş sermayesinin 200.000,00 TL olduğu bu tutarın 2023 yılı zararı nedeniyle 148.097,05 TL’sinin yitirildiği kalan 51.902,95 TL’nin ise kayıtlara göre davalı şirket kasasında görüldüğü, Bu durumda şirketin olası bir tasfiye durumunda davacıya ödenecek Ayrılma akçesinin 51.902,95 / 2 = 25.951,47 TL olacağı belirtilmiştir. Bu açıklamalar çerçevesinde, iki eşit hissedarlı davalı şirketin ortaklarının kardeş oldukları, dava dışı ...’ün davalı şirketin münferiden yetkilisi olduğu, davalı şirketin “...”isimli işletmesinin bulunduğu yerde, dava dışı ...’ün kendi adına ve hesabına “... Cafe Restaurant” isimli işletmeyi işlettiği, davalı şirketin hiçbir gelirinin olmadığı, gayrifaal olduğu, şirket ortakları arasında savcılığa intikal eden güveni kötüye kullanma suçundan dolayı yürüyen adli soruşturmanın sonucunda, ... 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/ E. Sayılı dosyasından ceza davasının açıldığı, şirket ortakları arasında güven ilişkisinin geriye dönülemez şekilde sarsıldığı, şirketin feshinde her iki tarafın da menfaatinin bulunduğu dosya kapsamıyla sabit olduğundan, davanın kabulüne dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davalı şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin açtığı davanın KABULÜ İLE ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün sicil numarasında kayıtlı bulunan davalı ... GIDA TURİZM SANAYİ VE TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ'NİN TTK'nun 636/3.maddesi hüküm uyarınca haklı sebeple FESİH VE TASFİYESİNE,
2-Tasfiye işlemlerini başlatıp sonuçlandırmak üzere SMMM ... TTK'nun 643.madde hükmü yollamasıyla aynı Kanunun 536/3.maddesi uyarince şirkete tasfiye memuru olarak ATANMASINA, bu hususta kendisine yetki VERİLMESİNE,
3-Şirketin mali durumu ve yapılacak işin niteliğine göre gerekirse artırılıp eksiltilmek kaydıyla, tasfiye süreci devam ettiği sürece tasfiye memuruna toplam 20.000,00.-TL tasfiye memuru ücreti ile 5.000,00 TL tasfiye masraf avansının karar kesinleştiğinde ileride şirketten tahsil edilmek üzere davacı tarafından KARŞILANMASINA, belirlenen tasfiye memuru ücretleri ile masrafların tasfiye memuru tarafından tasfiye giderlerine eklenmesine,
4-Şirketin feshi ve tasfiyesine ilişkin mahkememiz kararının kesinleşmesine müteakip tasfiye memurunun görevinin kendisine TEBLİĞİNE,
5-Keyfiyetin karar kesinleştiğinde TESCİL VE İLANINA, tescil ve ilan masraflarının ileride şirketten tahsil edilmek üzere şimdilik davacı tarafça KARŞILANMASINA,
6-Alınması gereken maktu 615,40.-TL harçtan peşin yatırılan 427,60.-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80.-TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca taktir ve tayin olunan 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Davacı tarafça yapılan 2.634,40.-TL harç, 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti ve 123,00.-TL tebligat posta masrafı olmak üzere toplam 7.757,40.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
9-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 sayılı HMK'nun 333. Maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza