TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 15/05/2024
KARAR TARİHİ: 23/10/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
... 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2024 tarih ve 2024/ Esas 2024/ Karar sayılı dosyasında verilen yetkisizlik kararı sonucu, Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin ticari işletme olarak faaliyet göstermekte olup faaliyet alanı kapsamında kamu ve özel tüzel kişilikleri ile tekstil ürünleri toptan ticareti yaptığını, davaya konu taleplerin müvekkilinin dava dışı kamu idaresi ... Müdürlüğü ile arasında ... alım işine ilişkin davalı firma tarafından temin edilen 20.000 metre kumaş astar beyaz tip malzeme işine ilişkin olduğunu, müvekkili şirket ile davalı arasında 01.06.2022 tarihinde 20.000 metre kumaş alımına ilişkin anlaşma sağlandığını, ... ... Müdürlüğü'nün ihtiyaç nedeniyle 20.000 metre kumaş astar beyaz pantolon alımına ilişkin ihale ile alıma çıktığını, müvekkilinin 11.05.2022 tarihinde teklifte bulunduğunu ve dava dışı idare tarafından yapılan 12.05.2022 tarihli karar tebliği ile bahse konu alım işi müvekkili şirkette kaldığını, müvekkili şirket ihale kapsamında üzerinde kalan iş için gerekli 20.000 metre kumaş astar beyaz tip malzemenin temini için davalı taraf ile iletişime geçtiğini ve ... üzerinden 01.06.2022 tarihinde anlaşma sağlandığını, idarece talep edilen ürüne ilişkin belirlenen standartlara ilişkin belge yine müvekkili tarafından davalıya aynı gün ... üzerinden iletildiğini, davalı tarafça anlaşma gereği 20.000 metre kumaş üretilip müvekkili şirkete 06.08.2022 tarihli fatura kesilerek gönderildiğini ve müvekkili şirketçe davalıya ödemesinin yapıldığını, bununla birlikte ürünlerin ...'dan ...'ya taşınması için ödenen nakliye bedeli de müvekkilce karşılandığını, davalı tarafından üretilen kumaşların standartlara uygun olmaması nedeniyle idarece kumaşların kabul edilmediğini ve iade edildiğini, davalı tarafından üretilen kumaşların müvekkil şirketçe 08.08.2022 tarihinde dava dışı idareye kontrolün sağlanması adına teslim edildiğini, İdarenin teslim edilen malzemenin (İdarece 1. Teslimat olarak belirtilen) fiziki muayenesini "Mal Alımları, Denetim, Muayene ve Kabul İşlemleri Yönergesi" kapsamında 29.08.2022 tarihinde gerçekleştirdiğnii ve "niteliklerine uygun değildir" kararı verdiğini , bu hususun müvekkiline idarenin 05.09.2022 tarihli yazısı ile bildirildiğini, akabinde malzemenin tekrar (İdarece 2. Teslimat olarak belirtilen) muayenesinin yapılacağının 19.09.2022 tarihli yazı ile müvekkil, şirkete bildirildiğini, idarece yapılan fiziki muayene sonucunda 09.09.2022 tarihinde teslim edilen malzemenin de adı geçen yönerge kapsamında ''niteliklerine uygun değildir" kararı verildiğini, söz konusu durumun müvekkili şirkete 27.09.2022 tarihli yazı ile bildirildiğini, ihale kapsamında teslim edilen ürünlerin dava dışı idare tarafından yapılan fiziki muayenesinde niteliklerine uygun kabul edilmemesi nedeniyle dava dışı idarenin müvekkili ile imzaladığı sözleşmeyi feshettiğini ve söz konusu ürünlerin 28.09.2022 tarihinde müvekkili şirkete iade edildiğini, ihale makamı ile gerçekleşen süreçten davalının haberdar edildiğini ve malın ayıplı çıkması sonucunda 28.09.2022 tarihinde davalıya malın iadesinin yapıldığını, müvekkili şirketin dava dışı idare tarafından yapılan muayene sonrasında ürünlerin ayıplı çıktığını davalı şirkete bildirdiğini ve idarece iade edilen ürünleri müvekkili şirketin de 28.09.2022 tarihinde davalıya iade ettiğini, 28.09.2022 tarihinde müvekkilinin davalıya iade ettiği ürünler için iade faturası düzenlediğini, 28.09.2022 tarihli iade faturasının sol alt kısmında "Not: Kumaşlar lekeli olması nedeniyle iade edilmiştir" ibaresi ile ayıbın açıkça faturada da belirlendiğini, ürünlerin iadesinin davalı tarafından kabul edildiğini ve ürünler için davalıya ödenen bedelin davalı tarafından müvekkiline iade edildiğini, idare tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle müvekkili şirketin idareye ödemek zorunda kaldığı teminat, damga vergisi, sözleşme fesih bedelinden davalı tarafın sorumlu olduğunu, dava dışı idarenin müvekkili ile imzaladığı 20.05.2022 tarihli sözleşmeyi bahse konu malzemenin nitelikleri uygun olmadığı için sözleşme gereğince feshettiğini ve müvekkili tarafından yatırılan 25.980,00-TL bedelli kesin teminatı irat kaydettiğini, bununla birlikte idarenin uğradığı zarar doğrultusunda 5.321,50-TL kesin teminat farkı, damga vergisi, 818,37-TL sözleşme fesih bedeli ve 3.987,00-TL idari para cezası talep ettiğini, İdare tarafından talep edilen miktarların müvekkili şirket tarafından idareye banka kanalı ile ödendiğini, müvekkili şirketin ... 16. Noterliği'nin 02.11.2022 tarihli ve yevmiye numaralı ihtarnamesi ile tedarikçi listesinden çıkarılması nedeniyle dava dışı idare ile artık iş yapamayacak olması nedeni ile doğacak ve bilirkişi incelemesi sonucunda belirlenecek maddi ve manevi zararlarını saklı tutarak teminat, damga vergisi, nakliye ve hamaliye bedeli, laboratuvar test bedeli, sözleşme fesih cezası, net kar, kur farkı kaybı talepleri için ihtarname keşide etmiş ödenmediği takdirde yasal yollara başvurulacağını da bildirdiğini, davalı tarafın ... 10. Noterliği'nin 11.11.2022 tarihli, ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile müvekkili tarafından talep edilen bedeli ödemeyi kabul etmediğini, söz konusu ürünün ... standartlarına uygun olduğunu, malın iadesi ve bedelin geri ödenmesi talebinin kabul edilmesinin malın ayıplı olduğunun kabulü anlamına gelmediğini, iade sürecinde kendilerine ayıp ihbarında bulunulmadığını, ürün satın alınırken laboratuvar testi yapıldığını, taraflar arasında yazılı sözleşme olmadığını, talep edilen zararlardan sorumlu tutulmak için nedensellik bağının bulunmadığını ve taraflarınca zararın kabul edilmediğinin belirtildiğini, oysaki ürüne ilişkin ayıp idare tarafından tespit edildiği gibi davalının kendi muhasebe kaydına aldığı ve ödemesini de iade ettiği iade faturasında ayıp hususunun açıkça yer aldığını, davalı tarafın bugüne kadar ihtarname konusu alacak ve tazminatlara ilişkin herhangi bir ödeme yapmadığını, dava dışı idarenin müvekkili ile olan sözleşmesini feshetmesine davalı taraın neden olmuş olup işbu davaya konu taleplerin bütününden davalının sorumlu olduğunu, davalı tarafın müvekkilinin uğradığı kar kaybından sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin dava dışı idare ile ihaleye dayalı bir sözleşme imzaladığını ve bu sözleşme konusu işe ilişkin malzeme üretimini de davalının üstlendiğini, bu işin ihale bedelinin 433.000 TL + KDV olduğunu, bu malzemeye ilişkin davalı faturasının 343.189,44 + KDV olduğunu, müvekkilinin söz konusu iş için nakliye, hamaliye masrafları ve birçok masrafa da katlandığını, söz konusu işe ilişkin müvekkilinin kar kaybı KDV dahil olarak hesaplanması gerektiğini, bu farkın da KDV dahil ihale bedeli ile davalı faturası arasındaki fark kadar olduğunu, bu kar kaybının müvekkiline ödemesi gerektiğini, davalı taraf ile ... Arabuluculuk Bürosu 2024/ Arabuluculuk dosya numarası üzerinden zorunlu arabuluculuk görüşmesi yapılmış fakat anlaşma sağlanamadığını, iş bu dava ile davalının ayıplı ürün teslimi nedeniyle oluşan zarar kalemlerinin 31.30,50 TL irat kaydedilen toplam teminat bedeli, 818,37 TL sözleşme fesih bedeli,6.568,61 TL damga vergisi,3.897,00 TL idari para cezası ile işbu dava dilekçesinin (5). Maddesinde açıklana kar kaybının davalıdan tahsilinin talep edildiğini, açıklanan nedenler ve mahkemece gözetilecek hususlarla belirsiz alacak davası olarak 1.000,00 TL kar kaybının temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla 31.301,50-TL teminat bedeli, 6.568,61 TL damga vergisi, 818,37 TL sözleşme fesih bedeli, 3.897,00 TL idari para cezasının temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın adresinin ... olduğundan Mahkemece yetkisizlik kararı verilerek davanın ... Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, müvekkili firmanın ...'da tekstil alanında faaliyet gösteren firma olup davacı taraf ile 01.06.2022 tarihinde ... üzerinden yazışmada kumaş astar beyaz işi için anlaşmaya varıldığını, taraflar arasında yazılı sözleşme mevcut olmadığını, eldeki davada yer alan talep ve iddiaların kabulü mümkün olmamakla birlikte davanın zamanaşımına uğradığını, davanın yasal süresinde açılmamış olduğundan hak düşürücü süre ve zamanaşımı yönünden itiraz ettiklerini, ayıp iddiasını kabul etmemekle birlikte davacı tarafın yasal süresi içinde ayıp ihbarında bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, TTK uyarınca malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmesi gerektiğini, açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlü olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa labaratuvar testleri yapması için numune gönderdiğini, davacı tarafın ... gönderdiği ... Üniversitesi Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma - Uygulama Merkezi Deney Laboratuvarları testinin rapor sonuç tarihinin 05.07.2022 ve 18.07.2022 olduğunu, bu testlerde uygun değil şeklinde sonuç alındığını, ancak bu noktada davacının bahsettiği gözle muayene edilebilecek açık ayıp niteliğindeki leke çizgi vs. olması halinde davacı tarafça da görülmesi gerekeceğinin açık olduğunu, Kanunun bu noktada kontrol etme inceleme yükümlülüğünü davacı tarafa bıraktığının yasal mevzuatta açık olduğunu, davacının bu sürede davada ileri sürdüğü ayıplar hakkında müvekkiline herhangi ayıp bildiriminde bulunmadığını, öte yandan yine ... yazışmasında görüleceği üzere uygun değil sonucundan sonraki numune yine davacıya gönderildiğini, davacının bizzat müvekkiline ... üzerinden gönderdiği sonraki ... Üniversitesi Tekstil ve Konfeksiyon Araştırma - Uygulama Merkezi Deney Laboratuvarları testinin rapor sonuç tarihi ise 28.07.2022 (Rapor No ... ) ve 29.072022 (Rapor No ... ) olduğunu, işbu rapor sonuçlarının uygun olarak belirtildiğinin görüldüğünü, ... Üniversitesi raporunun başlığında dahi deneyin fiziksel - kimyasal ve yıkamayı kapsar olduğunun yazılı olduğunu, davacının testin sonucunda mevcut haliyle malı alıp kabul ettiğini, herhangi başka bir ayıp leke ve hata ihbarında bulunmadığını, kontrol etme yükümlülüğünün davacıya ait olduğunu bu noktada yinelemek gerektiğini, Mahkemece eğer ki paragrafta anlatılan 20 Temmuz 2022 yazışma tarihi esas alınarak ayıp ihbarı süresinde mi şeklinde değerlendirme yapılmazsa dahi işbu uygun sonucu alınan laboratuvar testi tarihini esas alarak değerlendirme yapması gerektiğini, davacının 05.08.2022 tarihinde müvekkiline ödemeyi gönderdiğini, müvekkilinin de tüm iş konusu malları davacının adresine kargo ile gönderdiğini, uygun laboratuvar sonucundan sonra davacının herhangi bir ayıp ihbarında bulunmaksızın malı olduğu gibi kabul edip ödeme gönderdiğini, laboratuvar sonucundan sonra ödeme tarihine kadar dahi belli bir sürenin geçtiğinin açık olduğunu, davada öne sürülen ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğunu, ayıp ihbarı açısından hak düşürücü sürelerin dolduğunu, durum göz önüne alınarak davanın esasına girilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerektiğinin çok açık olduğunu, ayıp iddiasını kabul etmediklerini, davacı tarafın ayıp iddiasını ispatlayamadığını, davacının müvekkiline gönderdiği ihtarnamenin 08.11.2022 tarihinde tebliğ olduğunu, kanunda öngörülen sürelerin kısıtlı olup davacının çok sonra ihtarname gönderdiğinin açık olduğunu, ihtarnamesinde yer alan afaki taleplerin kabul edilmesinin mümkün olmadığını, davacının ihtarnamesine karşı ... 10. Noterliğinin 11.11.2022 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamesiyle taraflarınca itiraz edildiğini, ihtarnamede de belirtmiş oldukları üzere söz konusu astarlık kumaşın ... standartlarına , teknik, imalat ve üretim standartlarına uygun olduğunu, objektif bulunması gereken tüm özellik ve niteliklerin mevcut olduğunu, davacının elindeki şartnameye uygun olarak harici Laboratuvar sonucu davacı tarafça alınmış ve müvekkiline de uygun sonucunun yine davacı tarafça gönderildiğini, şartname baz alınarak Laboratuvar sonucu uygun olduğuna göre dava konusu malda müvekkili yönünden herhangi bir atfı kabil kusur olmadığının Mahkemenin de takdirinde olduğunu, yine ihtarnamede açıkça belirtildiği üzere ürün kesilip bozulmadığı yani parça haline getirilmeksizin iade edildiği takdirde müvekkilinin hiçbir gerekçe aramaksızın malı iade aldığını, somut olayda da bunun teyidinin alındığını ve böylece karşılıklı olarak malın ve paranın iadesinin yapıldığını, davacı tarafın herhangi bir teknik destek istemediğini, müvekkiline leke veya ize hataya dair hiçbir şekilde kumaş fotoğrafı göndermediğini, yalnız malları iade etmek istediğinden müvekkilinin davacının bu talebini kabul ettiğini, ayrıca davacının bütün malları müvekkiline geri iade ettiğinde malların üzerinde davacı tarafça kendi etiketlerinin yapıştırılmış olduğunun görüldüğünü, davacı tarafça malların muayene edilmediği, kendilerince teslim alınmadığı iddialarının hem art niyet barındırmakta hem de kanuni sorumluluk açısından davacı tarafın haksız olduğunun ortaya çıktığını, davacı tarafın dava konusu mallara kendi etiketlerini yapıştırdığı sabit olmakla malı mevcut haliyle kabul etmiş olduğunun da tekrar açığa çıktığını, müvekkilinin davacı tarafça gönderilen malların hepsini farklı firmalara sattığını, hiçbir sorun da yaşamadığını, müvekkilinin sürekli dışarıya mal sattığını ve davacıyla yaşanan durumun ayıp konusu veya dava açılmasının da ilk kez başına geldiğini, müvekkilinin ve davacı arasında daha öncesinde de başka hiçbir ticari alışveriş olmadığını, Müvekkilinin davacının ihaleye katılmış olmasından dolayı hiçbir sorumluluk altında olmadığını, müvekkilinin davacının ihale aldığı ... ... ile veya söz konusu ihale ile de hiçbir bağı olmadığını, Müvekkilinin malları uygun bulmadığı iddia edilen ... ... ile arasında hiçbir sözleşme olmadığını, müvekkilinin dava dışı kuruma hiç taahhütte bulunmadığını, müvekkilinin davacı ile bile ... yazışmasından başka yazılı bir sözleşme, madde, cezai şart anlaşması, tazminat maddesi bulunmadığını, müvekkilinin hiçbir ne sözleşmeye ne de şartnameye imza atmadığını veya ihaleye katılmadığını, davacı tarafın müvekkiliyle aralarında yazılı sözleşme maddesi olmaksızın müvekkilinden herhangi bir zarar tazminatı ceza şartı isteme hakkı bulunmadığını, davacı tarafın iddia ettiği açık fiziki ayıplara ilişkin fotoğraf dahi sunmadığı düşünüldüğünde ayıbı ne şekilde ispat edeceğinin izahtan vareste olduğunu, ayıbın varlığı bir an için kabul edilse dahi nedensellik bağının ispatının ne şekilde yapılacağının da taraflarınca anlaşılmadığını, ayıbın nedensellik bağının bulunmadığını, teknik şartnameye bakıldığında - desen iplik leke delik yırtık çizgi bant vs - pek çok madde sınıflandırıldığını, kimisinin kritik hata kimisinin büyük hata kimisinin küçük hata sayıldığını, müvekkilinin bu sınıflandırmalardan hangi numunenin değerlendirmeye baz alındığından mesul tutulamayacağını, ... ... şartnamesinde de belli bazı hataların ihaleye uygun olarak kabul edildiğinin açık olduğunu, müvekkilinin ihale ile hiç bağı olmadığından ihaleye uygunluk noktasındaki kontrolün ve sorumluluğun basiretli tacir ve ihaleye katılan taraf olan davacıya ait olduğunun açık olduğunu, nitekim davacının harici aldığı ve müvekkiline gönderdiği uygun raporu müvekkilinin sorumlu olmadığı açısından yeterli delil olduğunu, astarlık kumaşların, giysilerin iç tarafının bir kısmını veya tamamını kaplayarak dikişleri örten müvekkilinin de çok sattığı ve sorun yaşamadığı kumaşlar olduğunu, ayrıca kumaşların örme kumaşlar olduğunu, örme kumaşların kg olarak üretilen ve satışı yapılan kumaşlar olduğunu, metre üzerinde bildirilse dahi top başına sarım (sıkı sarım, yumuşak sarım, gergin sarım) farkı olacağından ticari teamül gereği metre bazında değerlendirmeye alınmayacağını, aynı şekilde kg olarak üretimi yapılan kumaşların metre bazında satılamayacağını, ürünün davacı tarafa satışı yapılırken kg üzerinden satış şeklinde gerçekleştirildiğini, faturanın kg birim cinsinden olduğunu, bu açıdan da davacının iddialarının yersiz ve mesnetsiz iddialar olduğunu, müvekkilinin davacı tarafa 06.08.2022 de mal gönderdiğini, 28.09.2022 de bu mal iade kargosu için "... abi malı teslim ettim ... oluşuma 200 top " şeklinde müvekkiline mesaj atıldığını, malın iki ay civarı süre sonra müvekkiline iade olduğunu, müvekkilinin 11.10.2022 tarihinde davacıya bedelin iadesini yaptığını, davacının bedel iadesini kabul ettiği noktada müvekkilinden hiçbir başka hak ve alacağı olmadığının ortada olduğunu, davacının bedel iadesini aldıktan sonra da üzerinden uzun süre geçtiğini ve 02.11.2022 tarihli ilk ihtarnamesini müvekkiline gönderdiğini, ve bu ihtarın 08.11.2022 tarihinde müvekkiline tebliğ olduğunu, davacı tarafın bedel iadesini aldıktan çok sonra talebini genişletmeye çalışarak tamamen art niyetle tazminat talep ettiğini, davacının talepleri açısından ispat, yasal ve süresinde ayıp ihbarı, sorumluluk atfı, sözleşmeyle yükümlülük, nedensellik bağı anlamında davanın kabulü açısından hiçbir unsurun mevcut olmadığını, davacının art niyetle haksız menfaat elde etmek maksadıyla eldeki davayı açtığını, eldeki davanın hem esas hem usul açısından haksız olması sebebiyle davanın reddi gerektiğinin açık olduğunu, izah edilen tüm bu sebeplerle; öncelikle yetki, zamanaşımı , hak düşürücü süre nedeniyle davanın usulden reddine, davacı yanın haksız ve hukuka aykırı davasının esastan reddine,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:... ... Müdürlüğü ihale kayıtları, teslim tesellüm belgeleri, muayene tutanak ve raporları ile idare zarar yazısı, ... yazışmaları, faturalar, ödeme kayıtları, ihtarnameler, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; taraflar arasındaki imalat ve satışa konu kumaşlarda ayıp iddiasından kaynaklı zararın tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında; davacının ... ... Müdürlüğü 20.000 metre kumaş astar beyaz pantolon alımına ilişkin ihale kapsamında, 20.000 metre kumaş astar beyaz tip malzemenin davalı tarafından üretilerek davacıya teslimi hususunda anlaşma bulunduğu ihtilafsız olmakla birlikte, üretilecek kumaşa ilişkin taraflar arasında yazılı bir anlaşma bulunmadığı, idarece talep edilen ürünlere ilişkin teknik özelliklere ilişkin şartnamenin davalı tarafa gönderildiği, davalı tarafça anlaşma gereği 20.000 metre kumaş üretilip davacı şirkete 06.08.2022 tarihli fatura kesilerek gönderildiği ve davacı şirketçe davalıya ödemesi yapıldığı, ihale kapsamında davacı tarafça teslim edilen ürünlerin dava dışı idare tarafından yapılan fiziki muayenesinde niteliklerine uygun kabul edilmemesi nedeniyle davacı ile imzalanan sözleşmenin feshedildiği ve söz konusu ürünlerin 28.09.2022 tarihinde davacı şirkete iade edildiği, idare tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle davacı şirketin idareye irat kaydedilen toplam teminat bedeli 31.301,50 TL, sözleşme fesih bedeli 818,37-TL, damga vergisi 6.568,61-TL ve idari para cezası 3.897,00-TL olmak üzere toplam 42.585,48 TL ödemek zorunda kaldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davacı tarafça, idare tarafından sözleşmenin feshedilmesi nedeniyle ödemek zorunda kaldığı toplam 42.585,48 TL ile kar kaybından kaynaklı zararın davalıdan tahsili talep edilmiş olup, davalı taraf ise, kumaşların ayıplı olmadığını, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, zamanaşımının dolduğunu, meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Dava, eser sözleşmesi kapsamında imalata konu kumaşların ayıplı olduğu iddiası ile uğranılan zararın tazmini istemine ilişkin olup, eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, TBK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir. İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisi kullanılabilir.TBK'nın 475.maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır. Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır.TBK 147/6 maddesinde hükmüne göre ayıplı imalat dışındaki eser sözleşmesinden doğan alacaklar ve bu arada dönme sonucu sona eren eser sözleşmesi nedeniyle istenebilecek alacaklar 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olup, kumaşların teslim tarihi ve dava tarihi dikkate alındığında davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Mahkememizce taraflarca dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz edilen deliller kapsamında, aynı zamanda taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar da incelenmek suretiyle rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan inceleme sonucunda 10/07/2025 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği görülmüştür.Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu edinilmekte olunan ola toplam 4.144,80kg ürün sevkiyatı 200 adet toptan oluşmakta olup; davalı yerinde yapılan incelemede sadece 3 adet topun mahalde olduğu ve 3 topun incelenmesi yapıldığı, 3 toptan sadece 1 tanesi ayıplı olabilecek nitelikte olduğu, ayıbın açık ayıp niteliğinde olduğu, fakat davaya konu edinilen miktar olan 200 toptan mahalde sadece 3 tanesi incelenmesi ile ürünlerin davaya konu olan bütünü ile ilgili kesin bir tespit yapılamadığı görülmüştür.Her ne kadar davalı taraf davaya konu ürünlerin ayıplı olmadığını, ayıp ihbarının yapılmadığını belirterek davanın reddini talep etmişse de, davacı şirket dava dışı idare tarafından yapılan muayene sonrasında ürünlerin ayıplı çıktığını davalı şirkete ... yazışmasıyla bildirmiş ve idarece iade edilen ürünlerin 28.09.2022 tarihli iade faturası ile davalıya iade edildiği, iade faturasının sol alt kısmında "Not: Kumaşlar lekeli olması nedeniyle iade edilmiştir" ibaresi ile aybın açıkça faturada da belirtildiğinin görüldüğü, ürünlerin iadesi davalı tarafça kabul edilerek, ürünler için ödenen bedelin davacı tarafa iade edildiği, iade faturasını kabul edip ürünlerin teslim alan ve bu kapsamda davacı tarafça yapılan kumaş ödemesini de iade eden davalı tarafça ayıbın kabul edilmiş sayılacağı kanaatine varılmakla davalı tarafın itirazları yerinde görülmemiştir. Davacı tarafça TBK 475.madde kapsamında sözleşmeden dönülmekle, sözleşmeden dönme nedeniyle davacının idareye ödemek zorunda kaldı toplam 42.585,48 TL menfi zarardan davalının sorumlu olduğu, ancak sözleşmeden dönme hakkını kullanan davacının, ifa çıkarı anlamında kar kaybına ilişkin müspet zararı isteyemeyeceği kanaati ile, Mahkememizce davanın kısmen kabulü ile, 42.585,48 TL tazminatın 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 42.585,48 TL tazminatın 11.11.2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 2.909,01-TL karar ve ilam harcından peşin ve tamamlama harcı olarak alınan toplam 1.885,69-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.023,32-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan 2.374,09-TL harç, 6.400,00-TL bilirkişi ücreti ve 423,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 9.197,09-TL yargılama giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 3.547,10-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A- 13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin kabul ret oranı dikkate alınarak 1.388,43-TL'sinin davalıdan; 2.211,57-TL'sinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/10/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır