TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2025/
KARAR NO:2025/
BAŞKAN:... ...
ÜYE:... ...
ÜYE:... ...
KATİP:... ...
ASIL DAVADA
DAVACI:
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
BİRLEŞEN ... 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2021/... ESAS SAYILI DAVADA
DAVACI :
DAVALILAR :1-)
2-)
VEKİLİ: Av.
ASIL DAVA : Kooperatif Üyeliğinin Tespiti/Alacak
ASIL DAVA TARİHİ :10/09/2019
BİRLEŞEN DAVA : Üyeliğin İptali
BİRLEŞEN DAVA TARİHİ: 30.06.2021
KARAR TARİHİ : 02.07.2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 04.07.2025
Mahkememizde görülmekte olan asıl kooperatif üyeliğinin tespiti birleşen kooperatif üyeliğinin iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA: Davacı asil, davalı kooperatifin ... nolu asil üyesi olduğunu, davalı kooperatifin 28/04/2004 tarihli kararıyla, kooperatifin ... nolu ortağına ait olan ... numaralı 300 m2 lik dükkanın ... 2. İcra Müdürlüğü tarafından satışının yapıldığını, bu satış sonrası satışı yapılan dükkanın ... adına tapuya tesciline karar verildiğini, kooperatifin tüm mal varlıklarındaki hakları ... adına kalmak kaydıyla bağımsız bölüm dükkanın ... üzerine yazılmasına karar verildiğini, 28.01.2011 tarihinde yapılan kooperatif olağan genel kurulunda kendisine ait kooperatif hissesine adını dahi bilmediği şahsın ortak edildiğini öğrendiğini, bunun üzerine avukatı tarafından davalı kooperatife 21.02.2011 tarihinde ihtarname keşide edilerek söz konusu hukuksuzluğun düzeltilmesinin istendiğini, ancak davalı kooperatifin gereğini yapmadığını, 28.01.2011 tarihli veya daha sonra varsa bilgisi dışında yapılmış genel kurul toplantılarından bir yıl sonraki bilanço tarihinden itibaren 30 gün içinde, alınan kararlar gereği dağıtılması gereken kar payı tutarlarının 2018 bilanço dönemine kadar ve 300 M2 alana ait hisse kar payı bedelinin verilmediğini, dolayısıyla yasa gereği ortaklık senedi, kar payı ve hisse bedellerinin tespit edilmediğini belirterek davalı kooperatif üyeliğinin tespitine ve ortaklık senedinin adına düzenlenmesine, bu taleplerinin kabulü halinde kooperatife ödemiş olduğu tutarların üyelik tarihinden itibarin işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı asil 09.01.2020 tarihli dilekçesinde, kooperatif üyesi olarak ortaklık bedeli kar payının tespiti ve ödenmesi hakkındaki talebi bakımından ileride artırılmak üzere dava değerini şimdilik 3.000 TL göstermiş ve bu tutar üzerinden harcını ikmal etmiş, 06.07.2021 tarihli dilekçesiyle, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 27.365,94 TL kar payı alacağının ticari faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
CEVAP: Davalı kooperatif vekili, kooperatifin başlangıçta üyelerine işyeri temini amacıyla kurulduğunu, inşaat tamamlanıp ferdileşme yapıldıktan sonra, amaç ve konusu değişince 28/01/2011 tarihli genel kurul toplantısında yapı kooperatifi olan ünvanı ve anasözleşme içeriği değiştirilerek işletme kooperatifi konumuna dönüştüğünü, Anasözleşmenin 10. maddesine göre, kooperatif üyesi olabilme şartlarından birincisinin, site dahilinde mülk sahibi olmak gerektiğini, davacının ise 2004'te dükkanını devrettiğinden o tarihten bu yana hiç dükkan sahibi olamadığını, 2011'deki bu dönüşüm üzerine, dükkan sahibi olup da üye olmayanlara ve üye olup da dükkanını satmış olanlara çağrı yapılarak, ortaklık şartlarının hatırlatıldığını, İşletme Kooperatifinin "Madde 10/2 – Kooperatife ortak olabilmek için site dahilinde işyeri mülkiyeti sahibi olmak gerekir." ve "Madde 14/1 – 10 uncu maddede yazılan şartları taşımayanlar yönetim kurulu kararı ile ortaklıktan çıkarılır." maddeleri gereğince davacı bu şartlardan hiç birine sahip olmadığı için kar payı istemeye hakkı da bulunmadığını, çünkü kooperatifin ortağı olmadığını, sözü geçen dükkânların tapu kaydında ise ... parsel olduğunu, kayıtlar celbedildiğinde davacı ile hiçbir ilgisinin bulunmadığının görüleceğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/ Esas sayılı kararında, tapu kaydında yer alan ve sitenin 18.Blokta 21, 22, 23 no.lu dükkanlar hakkında yapılan satış işleminin mahkemece muvazaalı bulunarak tasarrufun iptaline karar verildiğini, her ne kadar 28/06/1999 tarihli tapu fotokopisinde davacı tapu maliki görülmekte ise de 2.İcra Md.nün 2004 tarihli ihale ve satışından sonra bu yerin mülkiyetinin ...’e geçtiğini, kar paylarının 2011'den sonra dağıtıldığına göre, bu tarihte tapu maliki olmayan davacının da kar payı istemeye hakkı bulunmadığını, davacının ortaklık kar payını isterken rakam göstermediğini, hesaplanan harç tutarını da süresinde yatırmadığını, gider avansı da dava şartı olduğuna göre, bu yönüyle de davanın reddi gerektiğini belirterek usul ve esas yönünden davanın reddine karar verilmesi istemiştir.
BİRLEŞEN DAVADA: Davacı asil, ...... Yapı Kooperatifinin Av. ... açtığı dava sonucu sözleşmenin, 10. maddesine göre kooperatif üyesi olabilmek için mülk sahibi olunması gerektiğini söyleyerek vakıfların isim ve lego değiştirdiğinde geçmişte üyelerine vaad ettiği bütün yapması gereken işlemlerden imtina ettiğini ve üyelerine karşı isim değişikliği yapmadan önce yerine getirmesi gereken bütün sorumluluğunun sona erdiğini, vakıflar isim ve lego değiştirirse, bunun kooperatife bağlı üyelerin tüm haklarının üyelere tebliğ edilmeden sona erdiği ve kooperatifin kuruluşu esnasında üyelerine vaad ettiği üyelik veya üyelikten çıkarılma koşul ve şartlarına uyacağı yönünde kooperatif yönetiminin, ana sözleşme 64. maddesi alınmış olan karara uyma zorunluluğu bulunduğu, 28/01/2011 tarihinde üyelere kar payı dağıtılmasında karar veren kooperatifin bilirkişinin usulsüz ...-...'e devir yaptığından, ... 'un üyeliği ana sözleşme 10. madde uyarınca bilirkişinin ...'a ödenmesi yönünde verdiği 27.365,94 TL kooperatif 64. madde göre üyeliğinin iptali usulsüz olduğundan, usulsüz devir işleminin tespit edilmesi yönünde karar verilmesini talep ve dava etmiş, birleşen davada dava değerini 3.000 TL olarak göstermiştir.
CEVAP:Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkillerine husumet düşmediğini, kooperatif üyesi olabilme şartlarından birincisinin, site dahilinde mülk sahibi olmak gerektiğini, davacının ise 2004’te dükkanını devrettiğinden o tarihten bu yana hiç dükkan sahibi olamadığını, müvekkillerinin tapu kaydına güvenerek taşınmazları edindiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkememizin 27.10.2021 tarihli ve 2019/ Esas, 2021/ Karar sayılı kararıyla asıl davanın kısmen kabulü ile; 9.480,81 TL kar payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ... Sitesi İşletme Kooperatifinden alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği, bu kararın davacı ve davalı kooperatif tarafından istinaf edilmesi üzerine ... BAM 5. HD’nin 2022/ E-2025/ K. sayılı kararıyla ; “..Davacının asıl ve birleşen dava dilekçesindeki talepleri ile, ön inceleme duruşmasında belirlenen ihtilaflar hakkında tek tek ve gerekçeli olarak karar verilmediği, hüküm altına alınan kar payı alacağı ile ilgili olarak hiçbir gerekçenin yazılmadığı görülmüştür. Davacının dava dilekçesinde kooperatif üyeliğinin tespitini de talep ettiği, bu sebeple davacının tüm talepleri hakkında karar verilmesi, özellikle üyelik devrinin iptali ve üyelik tespiti talep edildiğinden bu taleplerin üyeliğin kime devredildiği gösterilerek husumetin üyeliği devredenlere yöneltilmesi gerektiğinden, birleşen dava yönünden husumetten red kararı verilmesi yerinde görülmemiştir.” Denilerek mahkememiz kararı kaldırılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl davada, davacı davalı kooperatif üyeliğinin tespiti ile ödenmeyen kar payı alacağının tespiti ile tahsilini; birleşen davada ise, davalı kooperatif üyeliğinin usulsüz olarak davalılar ... ve ...’e devredildiğini iddia ederek usulsüz üyelik devir işleminin iptalini istemiş, davalı kooperatif ise, davacının ortak olabilme şartlarını yitirdiğini, bu hususta davacıya ihtarname keşide edildiğini ancak gereğini yerine getirmediğinden ortaklıktan çıkarıldığını belirterek davanın reddini savunmuş, birleşen davanın davalıları ise, kooperatif üyeliklerinin usulüne uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemişlerdir.Davacı tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ve davalı kooperatif kayıt ve dayanaklarının bilirkişi marifetiyle incelenmesi sonucunda düzenlenen gerekçeli ve denetime elverişli rapor dosyaya kazandırılmıştır. Somut olayda, ... 3. Noterliğince 09.03.1998 tarihinde noterde düzenlenen kooperatif üyelik hakkı devir sözleşmesi gereğince, ...’ın davalı kooperatifte mevcut .... no.lu işyerindeki üyelik hak ve hissesinin tamamını davacı ...’a devrettiği, bu devir sözleşmesinin tasarrufun iptali davasına konu olduğu, ... 1.ATM’nin 1999/ E-/ K. sayılı kararıyla davacı ...’a ... 3. Noterliğince düzenlenen 09.03.1998 tarihli özleşme ile devrine ilişkin ... 1. İcra Müdürlüğünün 1998/... sayılı dosyasındaki borcu karşılayacak miktardaki tasarrufunun iptaline karar verildiği, davalı kooperatifin 28.04.2004 tarihli sayılı yönetim kurulu kararıyla; ... nolu kooperatif ortağı olan davacıya ait olan 18 Blok 21-23-24 numaralı 300 m2’lik dükkân ... İkinci İcra Müdürlüğü tarafından ... adına satışı yapıldığından dükkanın kayıt ve tescilinin ... adına yapılmasına karar verildiği, bu kez ... tarafından 11.05.2004 tarihli dilekçe ile 18. Blok 21-23-24 m²’lik dükkanı ...’ya devir ettiğinin dilekçe ile davalı kooperatife bildirilmiş olduğu, davacının davalı kooperatifte ... ile birlikte üye numarası ile kooperatife üyeliğinin bulunduğu, davacı üyeliğinin başlangıç tarihi tespit edilemediği ve fakat sonlandığına dair herhangi bir kaydın bulunmadığı, davalı yapı kooperatifin 2014 yılında ana sözleşme değişikliğine giderek işletme kooperatifine dönüştüğü, ana sözleşme değişikliğinden sonra davacının ... olan üyelik numarası ... olarak değiştirildiği, kooperatif ana sözleşmesinde, “Site dahilinde işyeri mülkiyetine sahip olmak ve bunu belgelemek ve site yerleşim planına uyacağına taahhüt etmek,” şartının üyelik için belirlenmiş olduğu, bu şartı sağlamayan davacı ortağa davalı kooperatif tarafından 04.03.2016 tarih ve yevmiye numaralı ... 18 Noterliği aracılığı ile ihtarname keşide edilmiş ise de, bu ihtarnamenin davacıya tebliğ edildiğinin belgelenemediği gibi çıkarma ile ilgili ana sözleşmeye göre alınması gereken yönetim kurulu kararının bulunmadığı ve/veya çıkarılmaya ilişkin bu yönetim kararının üyeye noter vasıtası ile bildirimin yapılmamış olduğu dosya kapsamında sabit olmakla; davacının ... nolu üyeliğinin davalı kooperatifte devam ettiğinin tespitine karar vermek gerekmiştir.Davacının üyelik hakkına dayalı kar payı talebi yönünden ise; davacı ...’un dükkanlarının mülkiyetini kaybetmiş ise de, kooperatif üyeliğinden çıkarıldığına dair alınmış uuslüne uygun bir karar olmadığından üyeliğinin devam ettiği, haklarında çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların hak ve yükümlülükleri, çıkarma kararı kesinleşinceye kadar devam ettiği (ana sözleşme m.14/3), dolayısyla davacının kar payı talebi yerindedir. Davalı kooperatifin 2011 yılında yapılan genel kurul ile 2010 yılı karının dağıtılma kararı alınmış olup, davacı talebinde 2018 bilanço dönemi de dahil kar payı talebi olmuş olup bu durumda toplam kar payı tutarının 27.365,94 TL olarak belirlenmiş olmakla bu tutar üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Birleşen dava yönünden ise; mahkememiz önceki kararında davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği ve bu karara karşı davacı tarafça yalnızca vekalet ücreti yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuş ise de, kamu düzenine ilişkin bir hususun bulunmadığı gibi taraflar lehine usulü kazanılmış haklar ve istinaf sebepleri ile bağlı olma kuralı dikkate alınmadan istinaf incelemesinde işin esasına girilerek kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İstinaf kararı doğrultusunda işin esasına girildiğinde, ... adına tapuda kayıtlı bulunan dükkanların tapuda davalılar ... ve ...’e satış ve devrinin yapıldığı, dükkanların maliki olan davalıların davalı kooperatife üye olmak için 30.03.2018 tarihinde başvuru yaptıkları ve davalı kooperatif tarafından 04.04.2018 tarihli kararıyla davalıların kooperatif üyeliğine kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, davacı üyeliğinin iptali ile boşalan bu üyeliğinin davalılara usulsüz devrinden söz edilemeyeceği gibi davacının davalı kooperatif üyeliğinin halen devam ettiği gözetildiğinde, davacının davalılara karşı açmış olduğu davanın hukuki yarar yokluğundan reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A-Asıl Davada;
Davacının Davasının KABULÜNE;
1-Davacının ... nolu üyeliğinin davalı kooperatifte devam ettiğinin tespitine,
2-Davacı ortağın 27.365,94 TL kar payı alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya verilmesine,
B-Birleşen Davada;
Davacının davasının hukuki yarar yokluğundan usulden REDDİNE,
ASIL DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
3-Alınması gereken 1.869,37.-TL harçtan peşin yatırılan 54,40.-TL harç ile 52,00.-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 1.762,97.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 27.365,94.-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı tarafından yapılan 488,40.-TL harç, 750,00.-TL bilirkişi ücreti ve 392,50.-TL tebligat posta olmak üzere toplam 1.630,90.-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa iadesine,
-BİRLEŞEN (... 1.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2021/... ESAS SAYILI) DAVADA HARÇ VE YARGILAMA GİDERLERİ YÖNÜNDEN;
8-Harçlar Tarifesi gereği alınması gereken 615,40.-TL maktu harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
9-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca davalılar vekili lehine 3.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
10-Davacı tarafça yapılan giderlerin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
11-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kalan miktarın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
Dair, davacı asil ile diğer davalı vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/07/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza