TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLLERİ : Av.
Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/06/2025
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/06/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin davalı borçlu ...'den mal satışından kaynaklı 23.10.2024 tarihli ... nolu 983.819,79 TL bedelli faturadan dolayı alacaklı olduğunu, davacının işbu alacağını tahsil etmek amacıyla ... İcra Dairesi'nin 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının 20.05.2025 tarihli dilekçesi ile borca, ferilerine, faize itiraz ettiğini, bunun üzerine İcra Dairesinin 26.05.2025 tarihli kararı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini, itirazın iptali ile takibin devamı için işbu davanın açılma zarureti hasıl olduğunu, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusunun dava şartı olması sebebi ile taraflarınca 27.05.2025 tarihinde ticari arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, gerçekleşen arabuluculuk görüşmelerinin tarafların anlaşamaması ile sonuçlandığını, müvekkili şirket ile davalı arasında mal satışı gerçekleştiğini, bu satışlara ilişkin ... nolu, 23.10.2024 tarihli 983.819,79 TL bedelli fatura düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, fatura konusu malların davalıya teslim edilmiş olmasına rağmen davalının fatura bedelini ödemediğini, bunun üzerine ... İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının süresinde itiraz ederek takibi durdurduğunu, bu itirazın alacaklının alacağına geç kavuşmasına yönelik yapıldığını, hiçbir haklı gerekçeye dayanmayan kötüniyetle yapılan bir itiraz olduğunu, zira borcun varlığı fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu, Türk Ticaret Kanunu’nun 21/2. maddesi uyarınca sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturaların kabul edilmiş sayıldığını, davalının bu süre zarfında herhangi bir itirazda bulunmadığını, davalının itirazının alacağın tahsilini geciktirme amacı taşımakta olup, bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davalının takibe, takip mesnedi alacağa, faize ve ferilerine itirazının yersiz olduğunu, işbu alacağın konusunun 23.10.2024 tarihli ... nolu e-faturadan görüleceği üzere davalının müvekkilini başta domates fidesi olmak üzere faturada belirtilen malları davalıya teslim etmesine rağmen davalı tarafın fatura bedelini ödemediğini ve ödeme emrine itiraz ederek borcu inkar ettiğini, yargılama esnasında celp ve tetkik olunacak delillerle, taraf ticari defter ve kayıtların incelenmesi neticesi, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğu ortaya çıkacağını, arz ve izah ettikleri nedenlerle; davalının ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyasına vaki yersiz ve yasal mesnetten yoksun tüm itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, itirazlarının haksız olan davalının asıl alacağın %20’si oranından az olmamak üzere tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında 2024 yılı tarım ürünlerine ilişkin alım satıma dayalı cari hesap bulunduğunu, bu cari hesaba göre müvekkilinin yaptığı ödemeler neticesinde müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığının sabit olup hatta müvekkili şirketin davacı şirketten alacaklı durumda olduğunu, davacı şirketin borçlu olmasına rağmen icra takibi yapmasının kötü niyetli ve haksız olup davanın reddi gerektiğini, davacı şirket tarafından açılan iş bu davanın ticari ilişkiye dayandığı iddiası ile Asliye Ticaret Mahkemesinde ikame edildiğini, ancak müvekkilinin tacir olmadığını, müvekkilinin tacir sıfatı taşımaması ve davaya konu işlem ticari işlem olarak kabul edilemeyeceği için uyuşmazlığın TTK m.4 anlamında bir ticari dava sayılmasının mümkün olmadığını, davaya bakmaya görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, hiçbir şekilde kabul etmemekle beraber davacı tarafça talep edilen alacak kalemlerine zamanaşımı yönünden de itiraz ettiklerini, davada yer alan taleplerin bu yönüyle de reddini talep ettiklerini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın müvekkiline herhangi bir " ihtar" veya "muacceliyet ihbarnamesi" tebliğ etmediğini, bu durumda müvekkili yönünden temerrüt oluşmadığından ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrinde yazılı takip öncesi ve sonrası faize hükmedilmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla faize ve faiz oranına itiraz ettiklerini, müvekkili ile davacı şirket arasındaki ilişki ticari nitelikte olmadığından ve ayrıca taraflar arasında bir faiz anlaşması da bulunmadığından davacı tarafın avans faiz isteminin haksız ve kötü niyetli olup reddi gerektiğini, iddia olunan alacağın muaccel olmadan icra takibine konu edildiğinden ve dava edildiği anda muaccel olan bir borç bulunmadığından bu yönüyle dava şekil şartları yerine getirilmeden açılmış ve usulen davanın reddi gerektiğini, takibe konu faturadaki malların teslim edildiğine dair davacı tarafça yazılı delil sunulmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde bahse konu faturadaki malların teslim edildiğini iddia etmiş ise de; bahse konu malların teslim edildiğine dair sevk irsaliyesi veya teslim fişi gibi yazılı bir delil sunmadığını, müvekkilinin geçmiş tarihte faturaya itiraz etmemiş olması malların teslim edildiği anlamına gelmediğini, faturanın tek başına malların teslim edildiğini ispatlayan bir belge olmadığını, müvekkilinin davacı şirket ile arasındaki cari ilişkiye dayalı çek ödemeleri olduğunu, müvekkilinin davacı şirket ile arasındaki cari hesaba ilişkin 23/10/2024 tarihli faturadan sonra ; keşidecisi müvekkili ..., Lehtarı Davacı Şirket ... Tarım olan ... Bankasına ait ... ser nolu 30/12/2024 vade tarihli 500.000 TL tutarlı, keşidecisi müvekkili ..., lehtarı davacı şirket ... Tarım olan ...'a ait ... seri nolu 30/10/2024 vade tarihli 500.000 TL tutarlı, keşideci müvekkili ..., lehtarı davacı Şirket ... Tarım olan ...'a ait ... seri nolu 30/11/2024 vade tarihli 500.000 TL tutarlı üç adet çek teslim ettiğini, 3 çek toplamının 1.500.000,00 TL'nin vadesi geldiğinde ödendiğini, müvekkilinin davacı tarafa borçlu olmadığını, alacaklı olduğunu, çek ödemeleri dikkate alındığında müvekkilinin davacı şirkete borçlu olmadığını, aksine davacı taraftan 516.180,21 TL alacaklı olduğunu, her iki tarafın ticari defterleri incelendiğinde bu durumun ortaya çıkacağını, davaya konu edilen fatura nedeniyle müvekkilinin davacı tarafa her hangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın müvekkilinin borçlu olmadığını bilmesine rağmen takip yaptığını ve dava ikame ettiğini, davacının anlatıldığı üzere kötü niyetli olduğu konusunda şüphe bulunmadığını, davacı tarafın kötü niyetle icra takibine başvurmasının alacağın likit olmaması ve aranan diğer şartların mevcut olmaması nedeniyle icra inkar tazminatının da reddi gerektiğini, açıklanan nedenlerle öncelikle huzurdaki davanın HMK m. 107. gereğince usulden reddine, yasal dayanağı olamayan, haksız davanın esastan reddi ile %20'den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takip dosyası, vergi kayıtları, fatura, ticari defter kayıtları, banka kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, 13/05/2025 tarihinde, fatura alacağından kaynaklı 983.819,79-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalının 20/05/2025 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda bilirkişinin 18/01/2026 tarihli raporunu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafından düzenlenen 23.10.2024 tarih, ... numaralı 983.819,79TL bedelli fatura alacağına yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Davalı tarafça özetle; davacı şirket ile aralarında 2024 yılı tarım ürünlerine ilişkin, alım satıma dayalı cari hesap bulunmakta olup, bu cari hesaba göre yapılan ödemeler neticesinde davacı tarafa borcunun bulunmayıp, alacağının bulunduğunu, bahse konu faturadaki malların teslimine dair yazılı bir delil sunulmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Taraflar tacir olup, ticari defterler ile alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat emiş sayılır. " hükmü gereği, taraf ticari defter kayıtlarının incelenmesinde, davalı defterlerine göre; davalı firmanın, davacı şirketten 516.180,21 TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirket resmi defterlerine göre; davacı şirketin, davalı firmadan 866.354,98 TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından davalı firmaya düzenlenen 26.08.2024 tarih ... nolu 565.485,19 TL ve 26.08.2024 tarih ... nolu 817.050,00 TL e faturalara davalı tarafından ret yanıtı verilmiş olup, davalı tarafından resmi defter kayıtlarına alınmamış olduğu, taraflar arasında resmi defterlerde bakiye farklılığı bu faturalardan kaynaklanmış olduğu, ancak takibe konu alacağın cari hesap bakiye alacağına ilişkin olmayıp, fatura alacağına ilişkin olduğu, davacı tarafından, davalı firmaya düzenlenen ve icra takibine konu olan 23.10.2024 tarih ... nolu 983.819,79 TL bedelli fatura her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olduğu, fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafından, davacı şirkete ödeme olarak verilen toplam 1.500.000,00-TL bedelli ... çeklerinin, taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup, banka yazı cevabı ile de, söz konusu çeklerden ... seri numaralı, 30/12/2024 keşide tarihli, 500.000 TL tutarındaki çek, dava dışı firma tarafından ibraz edilmiş olup, karşılıksız işlemine tabi tutulduğu, ancak diğer ... seri numaralı ve ... seri numaralı toplam 1.000.000,00-TL bedelli çeklerin tahsil edildiği, buna göre takibe konu fatura bedeli ve yapılan çekle ödemeler sonucu takibe konu faturadan kaynaklı davacı alacağının bulunmadığı anlaşılmakla, Mahkememizce davanın reddine karar verilmiş, ayrıca dosya kapsamına göre yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartlar oluşmamakla, kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE, 3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 11.882,09-TL harçtan mahsubu ile bakiye 11.150,09-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 153.572,97-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/04/2026 Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy