TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
BAŞKAN: ... ...
ÜYE: ... ...
ÜYE: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ:Av.
DAVALILAR:1-
VEKİLİ:Av.
:2-
VEKİLİ:Av.
:3-
4-
YÖNETİM KAYYUMU:
DAVA: Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin)
DAVA TARİHİ: 03/06/2024
KARAR TARİHİ: 10/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 12/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Yöneticilerin Azline İlişkin) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2 ortaklı davalı şirketin %50 ortağı olduğunu, müvekkilinin eczacı olup, özel bilgi ve tecrübe gerektiren antrepoculuk işleriyle şirket işleyişinden anlamadığı için, davalı şirket yönetimine davalı ...’in seçildiğini, süresiz müdür olarak tayin edilen davalı ve ailesinin ekonomik durumu ve mal varlığı sürekli artarken şirket zarar ettiğinden bahisle müvekkiline kar payı ödenmediğini, davalı müdürün tek başına kararlar aldığını, müvekkilinin ortaklar kurulu toplantı davet ihtarları hastalık ve tedavide olunduğu gerekçeleriyle sonuçsuz bırakıldığını, bu süreçte davalı ...'e kanser tanısı da konulduğunu, her geçen gün durumu ağırlaşan davalının, şirketteki yönetim yetki ve sorumluluğunu gereği gibi ifa edemez hale geldiği gibi, şirketteki yetkilerini kötüye kullanmak ve suistimal etmek suretiyle, şirkete ait banka şifreleri ve diğer özel şifreler eşi, oğlu ve şirket çalışanına da kullandırarak diğer davalılara karşılığı olmayan yüklü miktarlarda paralar aktarıldığını, davalı ...'in pay sahibi olduğu şirketler lehine karşılıksız ve usulsüz transferler yaparak/yaptırarak, adeta davalı şirketin içi boşaltmaya çalışıldığını ileri sürerek davalı müdürün görevinden haklı sebeple azline, şirkete profesyonel yönetici seçilmesi konusunda davacı müvekkile yetki verilmesine, davalı müdürün kötü ve suiniyetli yönetimi, diğer davalılar iştirak ve eylemleriyle davalı şirkete verdikleri zararlara karşılık (ileride bilirkişi marifetiyle tespit edilecek bedele ıslahla artırmak üzere belirsiz alacak niteliğinde) olmak üzere şimdilik 250.000,00 TL'nin, şirketten elde ettikleri haksız menfaatler ve kazanımlara karşılık olmak üzere şimdilik 250.000,00 TL'sinin, davalı ..., davalı oğlu ... ve davalı eşi ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Davalı şirkete iadesine istemiştir.
CEVAP: Davalılar vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davalı şirketin sadece depolama hizmeti verdiğini, bunun dışında olan ara nakliye, lojistik, yükleme ve boşaltma hizmetleri ile diğer hizmetler farklı firmalardan temin edildiğini, pandemi döneminde yaşanan zorluklar ve gümrüğe sunulması zorunlu olan teminat eksikliği de eklenince müvekkil firmanın faaliyeti aksıya alındığını, yaklaşık iki yıl müvekkili firmanın herhangi bir faaliyet ve gelir elde etmeksizin sürekli olarak işçilik, genel giderler, kira, işletme ödemeleri gibi yüksek giderli borçlanmalara maruz kaldığını, bu dönem içerisinde müvekkil firma hakkında icra takipleri açıldığını, davalı müdür etrafından borçlanarak temin ettiği teminat mektubunu sağlayarak şirketi yeniden faaliyete geçirdiğini, şirket hesaplarından müvekkilleri namına bazı varlıkların gönderildiği doğru olmasına karşın bahse konu paraların tamamı genel şirket borçları için harcandığını, zira şirketin banka hesaplarına devamlı surette haciz ve bloke konulması sebebiyle bu yola mecbur kalındığını, iddiaya konu tüm havale/eft aktarımlarının şirket adına hangi amaçla harcandığı da yazılı delillerle ispatlandığını, böylece şirketin vergi ve kurumlara ödemelerinin gerçekleştirildiğini, icra dosya borçlarının ödendiğini, ayrıca davalı şirketin dava dışı ... Ltd Şti’nden lojistik hizmeti aldığını, bu şirkete yapılan ödemeler de bu hizmetler karşılığı olduğunu, davalı müdüre yapılan bir kısım ödemeler de müdürlük görevinin ifası karşılığı yapılan ödemeler olduğunu, davalı şirketin herhangi bir vergi ve sgk borcunun bulunmadığını, genel kurul kararlarındaki imzanın sahteliği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasındaki yazışmalardan davacının çeşitli tarihlerde hesapları inceleyerek davalı müdürü ibra ettiğini, davacının mahkeme aracılığıyla olağanüstü kurula davet ettirme hakkını kullanmadığını, bu hakkı kullanmayan davacının doğrudan azil istemesi ve gerekçe olarak kar payının dağıtılmamasını göstermesi de hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket yöneticisinin haklı neden azli ve sorumluluğuna dayalı olarak açılan davada yöneticinin azli davasının tefrik edilerek yukarıdaki esas numarasından yargılamaya devam olunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, limited şirket müdürünün azli ile şirkete yönetici kayyımı atanması istemine ilişkindir.Davalı şirketin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde, davacı ... ile davalı ...'in davalı şirketin hissedarları oldukları, davalı şirketin aksi karar alınıncaya kadar münferiden temsile yetkili müdürünün davalı ... olduğu görülmüştür. Davacı, davalı ...’in davalı şirketin ortağı ve münferit temsile yetkilisi olduğunu, davalı müdürün ağır hasta olduğunu, şirketteki yönetim yetki ve sorumluluğunu davalı oğlu ...’e bıraktığını, şirket hesaplarından davalılara ve ortağı oldukları dava dışı şirketelere karşılığı olmayan yüklü miktarlarda paralar aktarıldığını, rekabet yasağına aykırı davrandığını, bağlılık ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket ettiğini iddia etmiş, davalılar ise, iddiaların doğru olmadığını, davalı müdürün sağlık sorunları nedeniyle, şirket faaliyetlerinin aksamaması ve işleyişin kesintisiz şekilde sürdürülebilmesi amacıyla, davalı ... vekaleten yetkilendirildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Taraflar arasında davalı ...’in davalı şirketin münferiden temsile yetkili müdürü olduğu, davalı şirket ile aynı iş kolunda iştigal eden ve davalı şirket ile isim benzerliği olan ... Ltd Şti’nin tek ortağı ve yetkili müdürü olduğu, yine Attica Lojistik AŞ’nin bir dönem yönetim kurulu başkanlığını yaptığı, kanser (lenfoma) tanısı nedeniyle tedavi gördüğü, bu nedenle şirket yönetiminden uzak olduğu, bu nedenle oğlu olan davalı ...’i vekaleten yetkilendirdiği tüm dosya kapsamından sabittir.Uyuşmazlık, davalı ...’in, davalı şirket müdürlüğüne ilişkin yönetim hakkı ve temsil yetkisinin kaldırılmasına ilişkin haklı sebeplerin gerçekleşip gerçekleşmediğinden kaynaklanmaktadır. İşbu dava hukuki niteliği itibariyle TTK'nun 630. maddesine dayanmaktadır.TTK'nun 630. maddesi; "(1) Genel kurul, müdürü veya müdürleri görevden alabilir, yönetim hakkını ve temsil yetkisini sınırlayabilir. (2) Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.(3) Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur. (4) Görevden alınan yöneticinin tazminat hakları saklıdır." hükmünü, özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağı başlıklı TTK’nun 626 maddesi, "(1)Müdürler ve yönetimle görevli kişiler görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ila 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2)Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir. (3)Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir" hükmünü içermektedir. Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm diğer ortaklar yazılı olarak izin vermemişse müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. TTK'nun 630/2. madde hükmüne göre, her ortak, haklı sebeplerin varlığı halinde, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir.Yöneticinin, özen ve bağlılık yükümü ile diğer kanunlardan ve şirket sözleşmesinden doğan yükümlülüklerini ağır bir şekilde ihlal etmesi veya şirketin iyi yönetimi için gerekli yeteneği kaybetmesi haklı sebep olarak kabul olunur.Davalı şirket müdürünün tek ortağı ve yetkili müdürü olduğu dava dışı .... Ltd. Şti.'nin iştigal alanlarının davalı şirket ile aynı olduğu gibi her iki şirketin unvanlarının da benzer olduğu anlaşılmaktadır. Oysa ki, davalı şirket müdürü olan davalı ...’in özen ve bağlılık yükümü, rekabet yasağını düzenleyen TTK'nun 626. maddesi hükmü gereğidir. Şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediğinden veya davacı ortağın yazılı olarak izin verdiği saptanmadığından müdürün şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunması mümkün değildir. Aksi davranış ise rekabet yasağına aykırılık oluşturacaktır. Davalı müdür aynı anda her iki şirketin müdürü olarak görev yapmaktadır. Bu durum müdürün rekabet yasağına aykırı davrandığını gösterir. Müdürün rekabet yasağına aykırı eylem ve işlemleri herhangi bir zarar ortaya çıkarmasa dahi bu eylem ve işlemler rekabet yasağına aykırılık teşkil eder. Bu sebeple, davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte, davalı müdür hakkında yöneticinin sorumluluk davasının mahkememizin 2024/... E. sayılı dosyasında görülmekte olduğu, zararlandırıcı eylemlerine ilişkin olarak yargılamanın sürdüğü anlaşılmaktadır.Öte yandan, davalı müdürün kanser hastalığı nedeniyle tedavi gördüğü ve bu nedenle şirket işlerinden ve yönetiminden uzak olduğu, şirketin yönetimini fiilen yerine getiremeyecek durumda olduğu dosya kapsamından sabit olup, bu husus tarafların da kabulündedir. Davalı şirket müdürünün kanser gibi ağır bir hastalığa yakalanmış olduğundan uzun süre şirketten uzak kalacak ve bu sebeple şirketin temsil ve yönetimini sürüncemede bırakacak olması görevden alma için haklı sebep oluşturur. Davalı taraf, davalı müdürün sağlık sorunlarından dolayı şirket faaliyetlerinin devamı için davalı ...’in vekaleten yetkilendirildiğini ileri sürmüşse de, müdürler, kanunların ve şirket sözleşmesinin genel kurula görev ve yetki vermediği bütün konularda görevli ve yetkili olup, kanunda ve ana sözleşmede belirlenen görev ve yetkilerini devredemez ve bunlardan vazgeçemezler (TTK m.625). Hal böyle olunca, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davalı şirket yönetici ortağının özen ve bağlılık yükümlülüklerine uygun davranmadığı, azil koşullarının oluştuğu, azil davasının davalı şirket müdürüne yöneltilmesi yeterli olup diğer davalılar yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine dair aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının davalı ... yönünden kabulüne, a)Davalı şirket müdürü ...’in, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numaralı ...ndeki yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin TTK'nın 630/2 nci maddesi uyarınca haklı sebeple KALDIRILMASINA, b)Şirkete tedbiren denetim kayyumu olarak atanan mali müşavir ...’nin yönetim kayyumu olarak atanmasına ve görevinin kararın kesinleşmesine kadar tedbiren devamına, yönetim kayyımına karar tarihinden itibaren geçerli olmak üzere aylık 20.000-TL ücret takdirine, ücretin doğrudan şirket hesaplarından ödenmesine, c- Kararın kayyıma ve ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine,
2-Diğer davalılar hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
3-Alınması gereken 615,40.-TL maktu harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalılar ... İşletmeciliği Ltd Şti ve ... kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca, 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,
6-Davacı tarafından dava açılırken sarf edilen 615,40 TL harcın davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafça yapılan diğer masraf ve giderlerin mahkememiz 2024/... E. Sayılı sorumluluk davası dosyasında değerlendirilmesine,
7-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde davacı tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalılar vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/09/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza