TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
VEKİLİ : Av.
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/11/2025
KARAR TARİHİ : 21/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 21/04/2026
... 20. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20/02/2026 tarih 2025/... Esas 2026/... Karar sayılı dosyasında verilen görevsizlik kararı sonucu Mahkememizin 2026/... Esas sayılı dosyasında görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasında; davalı ... yönünden davanın tefrikine karar verilmiş olmakla;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06.07.2024 tarihinde müvekkilinin sahibi olduğu ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ...'nin sahibi olup davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç kazaya karıştığını, müvekkili adına kayıtlı aracın davalı tarafın kusurlu olarak sebebiyet verdiği kaza neticesinde aracının onarımı için 10 gün boyunca serviste kaldığını ve bu sürede anılan aracın kullanılamadığını, bilirkişi marifetiyle bu tutarların hesaplanması ve müvekkiline ödenmesi gerektiğinden işbu davayı açma zarureti hasıl olduğunu, mahkeme tarafından ... içtihatları doğrultusunda bilirkişi marifetiyle hesaplanacağı üzere mahrum kalınan süre boyunca emsal nitelikteki ikame bir aracın kullanım bedelinin müvekkili lehine hükmolunması gerektiğini, zira ... 4. Hukuk Dairesinin 2021/ E. ve 2022/ K. sayılı kararının "trafik kazası sonucunda aracında hasar oluşan kişi, ikame araç kiralamamış veya araç kiraladığına dair belgeyi sunmamış olsa dahi araç mahrumiyet bedelini talep edebilir." hükmüne haiz olduğunu, ... içtihatlarına göre araç tamir edilebiliyor ise makul tamirden çıkış süresi, aracın tamirinin mümkün olmaması durumunda ise tekrar araç alım süresi tespit edilerek araç mahrumiyet süresinin hesaplanması gerektiğini, buna göre yapılan hesaplamalar neticesinde müvekkilinin aracından mahrum kalması neticesinde ortaya çıkan bedelin müvekkiline ödenmesi gerektiğini, buna ilişkin olarak fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla tutarların bilirkişi marifetiyle hesaplanması gerektiğinden araç mahrumiyet bedeli açısından bilirkişi incelemesi ardından gerekli hususların tespit edilmesi neticesinde talep artırım dilekçesi ve/veya ıslah dilekçesi sunulacağını, ilgili tutarların bilirkişi marifetiyle tespit edilerek müvekkiline ödenmesine hükmedilmesini talep ettiklerini, arz ve izah edilen nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sonradan artırılmak üzere; alanında uzman bir bilirkişi vasıtasıyla oluşan araç mahrumiyet bedeli, ikame araç bedeli zararının tespit ettirilmesine, HMK Madde 107 uyarınca belirsiz alacak davası olmak üzere; ortaya çıkan araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte şimdilik 50,00 TL olarak davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili aleyhine ikame araç bedeli istemiyle işbu davanın açıldığını, dava dilekçesinde ileri sürülen iddiaların kabulünün mümkün olmayıp davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin huzurdaki davadan kendisine 17/01/2026 tarihinde tebliğ edilen tensip zaptı ile haberdar olduğunu ve tarafımızca vekalet sunularak dosyaya dahil olunduğunu, her ne kadar tensip zaptında dilekçeler aşamasının tamamlandığı belirtilmiş ise de müvekkiline yapılan ilk tebligatın usulsüz olup işbu dilekçe ile süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulduğunun kabulünü talep ettiklerini, dava dilekçesinin tebliğ edildiği ilk tebliğ mazbatası incelendiğinde tebligattan müvekkilinin komşusuna haber verildiği belirtilerek muhtara tebligatın yapıldığının görüldüğünü, ancak hangi komşuya sorulduğu, müvekkilinin tevziat saatlerinden sonra gelip gelmeyeceğinin tevsik edilip edilmediği ise tebliğ mazbatasından anlaşılamadığını, dolayısıyla yapılan tebligatın Tebligat Kanunu 21/1 ve 23/7. Maddeleri ile Tebligat Yönetmeliği'nin 30. Ve 35. Maddelerine uygun olmadığını, nitekim ilk yapılan tebligata ilişkin tebliğ mazbatası incelendiğinde müvekkilinin adreste bulunmama hali yazılmış ise de etraflıca araştırma yapılmadığını, sorulduğu belirtilen komşunun kim olduğu belirtilmediğini, imzası alınamadığını, izah edilen nedenlerle müvekkiline yapılan ilk tebligatın usulsüz olduğundan işbu cevap dilekçesinin süresinde olduğuna karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava konusu kaza nedeniyle müvekkiline ait araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu iddia etmişse de bu iddianın kabulünün mümkün olmadığını, kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusurlu olup kaza mahallinde keşif yapılarak tarafların kusur durumlarının tespiti amacıyla bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın dava konusu kaza sebebiyle aracının 10 gün serviste kaldığı ve bu süre boyunca aracı kullanamadığından bahisle aracın serviste kaldığı süre boyunca uğramış olduğu zararın tazminini talep ettiğini, öncelikle davacının ... Sigorta A.Ş'de numaralı Kasko Sigorta Poliçesi bulunduğunun anlaşıldığını, kusur yönünden yapılan tespitleri ve iddiaları kabul etmemekle birlikte aksinin kabulü halinde dahi araç mahrumiyet bedeli yönünden birtakım hususlara dikkat edilmesi gerektiğini, öncelikle davacı tarafın aracının serviste fiilen kaç gün kaldığı veya kaç günde tamir edildiği değil, makul tamir süresinin tespit edilmesi gerektiğini, aracın teslim edildiği servisin iş yoğunluğu, tamir ve onarım için gereken parçaların tedarik edilememesi, sigorta şirketinin gerekli tespitleri yapması ve onarıma onay verme süresinin gecikmesi gibi nedenlerden dolayı aracın uzun süre serviste beklemesinin muhtemel olduğunu, bu gibi nedenlerin müvekkili dışında gerçekleşen nedenler olduğundan aracın makul tamir süresinin tespit edilmesinin hakkaniyete de uygun olan bir durum olduğunu, izah edilen nedenlerle kusur durumu ile ilgili yeniden tespit yapılarak cevapları doğrultusunda inceleme yapılmasını ve nihayetinde davanın reddine, vekalet ücreti ve yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; 06/07/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir. 6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca,davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 732,00-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT göre belirlenen 50,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 21/04/2026 Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy