TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2026/
KARAR NO : 2026/
HAKİM : ... ...
KATİP : ... ...
DAVACI :
VEKİLİ : Av.
DAVALI :
DAVA : Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/04/2026
KARAR TARİHİ : 30/04/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı şirket ile yapmış olduğu ticari ilişki neticesinde davalı şirkete .../... şubesine ait ... seri numaralı 30.04.2026 ödeme tarihli 500.000,00 TL bedelli çeki düzenleyerek verdiğini, ancak davalı ...'ne ticari ilişkinin karşılığı olan malları müvekkili şirkete bugüne kadar teslim etmediğini, müvekkilini oyaladığını, dava konusu çekin temelini oluşturan edimlerin davalı tarafından gereği gibi yerine getirilmediği ve yapılan anlaşmaya riayet edilmediği, paketleme malzemelerinin tesliminin yapılmadığı bu kapsamda, henüz vadesi gelmemiş ancak ödeme (vade) tarihinin 30.04.2026 olan çekin davalı tarafın kusurlu ifası nedeniyle bedelsiz hale geldiğini, menfi tespit davasında ilk ispat yükünün, alacaklı olduğunu iddia ederek takibe girişen alacaklıda olduğundan, davalı alacaklının, bu ispat yükünü kural olarak senet veya diğer kanuni delillerden biri ile yerine getirmek zorunda olduğunu, menfi tespit davalarında arabuluculuk şartına ilişkin olarak ... 19. Hukuk Dairesi’nin, Bölge Adliye Mahkemelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine ilişkin kararında, ticaret mahkemelerinin görev alanına giren menfi tespit davalarında arabulucuya başvurunun dava şartı olup olmadığı konusundaki çelişkinin giderildiğini, bu anlamda kanun maddesinin metni ve gerekçesinin açık ve net olup genişletici bir yorum yapılmasına elverişli olmadığının belirtildiği ve aksi yönde bir yaklaşımın özel bir dava şartı olan arabulucuya başvuru halini genel bir dava şartı haline getireceğinin ifade edildiğini, ayrıca tespit davasının özel bir şekli olan menfi tespit davasının konusunun bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat davası olarak nitelendirilemeyeceğinin de eklendiğini, şekil şartları bakımından tam ve geçerli olan, müvekkilinin uhdesinden çıkmış bulunan söz konusu çekin bedelsiz olması, ödeme (vade) tarihinin 30.04.2026 olması ve bu tarihin işbu davanın açıldığı tarihten bir gün sonrasına tekabül etmesi ile malların teslim edilmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, karşı tarafça çekin takibe konulabileceğine ilişkin haklı endişeleri bulunduğunu belirterek müvekkili ... Döküm Soba San. Ve Tic. Ltd. Şti. Tarafından 30.04.2026 ödeme tarihli 500.000,00-TL bedelli, ... Seri numaralı çek ile ilgili olarak icra takibi açılmaması ve bankadan tahsil edilmemesi, bankaca ödeme yapılmaması adına ivedilikle teminatsız olarak mahkeme aksi kanaatte ise teminat mukabilinde çekin ödenmesini önlemek üzere ödeme yasağı konulmasına, ilgili bankaya müzekkere yazılmasına ve çekin iptaline karar verilmesine, davaya konu çek ile ilgili olarak davalı şirkete karşı müvekkili şirketin borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; menfi tespit talebine ilişkindir.6102 Sayılı TTK'nun madde 5/A- (1) gereğince; bu kanunun 4.maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartıdır.6325 Sayılı Kanunun Dava şartı Arabuluculuk başıklı madde 18/A-1-2 gereği; "...Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." hükümleri uyarınca, davanın mahiyeti ve yasa maddesi ile getirilen tarafların arabuluculuk yolu ile üzerinde müzakere edip anlaşmaları mümkün bulunan bir miktar alacağa ilişkin olması nedeni ile iş bu dava hakkında dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurulmuş olması dava şartı olarak öngörülmüş olup; davacı yanca arabuluculuk yoluna başvurulmaksızın iş bu davanın açıldığı anlaşılmakla, davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi, 6325 Sayılı Kanunun 18 (A) 1-2 maddesi gereği davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansın davacıya İADESİNE, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi'nde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/04/2026 Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır
Full & Egal Universal Law Academy