TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2023/
KARAR NO: 2024/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI : ... - ...
VEKİLİ:Av. ...
DAVALI :... .../ ...
VEKİLİ:Av. ...
DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 08/06/2023
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil şirketin, mobilya, inşaat ve reklam alanında ticari faaliyet yürüttüğünü, müvekkili ile davalının metal platform yapımı işi hususunda anlaştıklarını, yapılan bu anlaşma çerçevesinde müvekkili davalı firmaya metal platform yapımı işini üstlendiğini, müvekkilinin, üstlenmiş olduğu işleri eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bunun akabinde üstlenmiş olduğu işlerle ilgili olarak davalı şirkete 24.12.2022 tarihli no.lu ve 236.000,00 TL bedelli e-arşiv faturayı tanzim ederek gönderdiğini, ilaveten yine davalı şirkete 01.02.2023 tarihli 20.650,00 TL bedelli e-faturayı düzenlediğini, davalının müvekkilinin alacağını akamete uğrattığını, müvekkilinin fatura içeriklerinde belirtilen ürünleri imal edip davalı firmaya teslim ettiğini, hemen akabinde de belirtmiş oldukları faturaların düzenlendiğini, davalı firma tarafından söz konusu bu faturaların mündericatına yasal süresi olan sekiz gün içerisinde itiraz edilmediğini, davalı tarafından müvekkili şirkete itiraz niteliğinde herhangi bir bildirimde bulunmadığını, davalının anlaşma akabinde ön ödeme yaptığını ve müvekkili şirketin banka hesabına 31.10.2022 tarihinde 49.999 TL para gönderdiğini, davalı şirketin bunun yanı sıra lehtarı olduğu 15.01.2023 keşide tarihli ve 115.000,00 TL bedelli . ... Bankası ... / ... Şubesi çeki ve yine lehtarı olduğu 31.01.2023 tarihli ve 34.479,55 TL bedelli ... ... Bankası ... Ticari / ... Şubesi çekini cirolayarak müvekkiline teslim ettiğini, çeklerin tahsilinin sağlandığını ve günün sonunda davalı tarafın müvekkili şirketin kesmiş olduğu faturalara istinaden toplamda 199.478,55 TL'lik kısmi bir ödemede bulunduğunu, davalının her ne kadar kısmi ödemede bulunmuşsa da müvekkili şirkete 28.02.2023 tarihli ve numaralı ve 20.650,00 TL bedelli iade faturası keşide ettiğini, davalı tarafça düzenlenen işbu faturaya yönelik olarak müvekkili tarafından ... 23. Noterliğinin 03.03.2023 tarihli ve yevmiye numaralı işlemiyle itiraz edilerek kabul edilmediğini, müvekkili şirketin, kalan alacağının tahsili noktasında davalı şirket yetkilileri ile şifahi olarak görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafın bu görüşmeleri sonuçsuz bıraktığını ve müvekkili şirketin alacağına kavuşamadığını, fatura bedellerinin tahsili için yapmış oldukları tüm çabaların sonuçsuz kalması akabinde taraflarınca ... 10. İcra Müdürlüğü nezdinde 2023/... numaralı dosyası kapsamında icra takibine girişildiğini, davalı tarafın, başlatmış oldukları işbu takibine herhangi bir sebep göstermeksizin gerekçesiz olarak itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, akabinde yine taraflarınca zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, ancak bu aşamada da dava konusu ihtilafın çözümüne yönelik herhangi bir sonuç alınamadığını, açıkladıkları nedenlerle davalının haksız itirazının iptali ile borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arası akdi ilişkinin yüklenici tarafından yasal delillerle kanıtlanması gerektiğini belirtilerek akdi ilişkiyi kabul anlamına gelmemek kaydı ile faturanın süresinde düzenlenmediği için düzenlenmemiş sayıldığını, faturalara itirazların yazılı olarak yöneltildiğini, davacının ifa ile yükümlendiği edimi hurda malzemelerle yaptığını ve ayıplı bir şekilde ifa ettiğini, bu durumun tespit edilir edilmez davacı yana yazılı olarak bildirildiğini, verildiği iddia edilen hizmetler olması gerekenin çok üzerinde ücretlendirildiğini, tüm bu durumlar ve daha detaylı bir şekilde açıklayacakları hususlar gözetilerek taraflarına yöneltilen davanın reddi ve davacı yanın yoğun kötü niyetli tutumu gözetilerek İİK 67/2 uyarınca tazminat ödemeye mahkum edilmesi gerektiğini, davacı tarafından düzenlenen faturaların, süresi içerisinde düzenlenmediği için düzenlenmemiş sayıldığını, fatura hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami 7 gün içerisinde düzenlenmesi gerektiğini, aksi halde düzenlenmemiş sayılması gerektiğini, davacı tarafın henüz ... bitmeden önce ödemelendirme için fatura kestiğini, nitekim ... bittikten sonra aynı ... için 2. fatura kesildiğini ve bu kesilen 2. faturaya süresi içerisinde e-posta yoluyla itiraz edildiğini, bu sebeplerle 24.12.2022 düzenleme tarihli fatura düzenlenmemiş sayıldığını, fatura uyarınca taraflarına yöneltilen icra takibinin haksız olduğunu, açılan davanın reddi gerektiğini, ... bittikten sonra kesilen faturaya süresi içerisinde itiraz edildiğini, davacı yanca kesilen 01.02.2023 tarihli 2. faturanın müvekkiline ... sistemi üzerinden tebliğ edildiğini, 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 107/A/2 maddesinde elektronik ortamda yapılan tebligatların, muhatabın elektronik adresine ulaştığı tarihi izleyen beşinci günün sonunda yapılmış sayılacağının hükme bağlandığını, bu nedenle müvekkiline gönderilen fatura tebligatının, 06.02.2023 tarihinde yapılmış sayıldığını ve de itiraz süresinin son gününün bu nedenle 13.02.2023 tarihi olduğunu, müvekkili şirket görevlisinin, işe ilişkin çeşitli yazışmaların yapıldığı davacı yanın kullanımında olan telefon numarası ile olan whatsapp yazışmalarında 10.02.2023 tarihinde "En son kestiğiniz fatura kesilmemesi gereken bir fatura imiş." ibaresi,13.02.2023 tarihinde davacı yanın eposta adresine gönderilen epostada "Yetkililerim ile faturayı paylaştığımda henüz tamamlanmayan eksik olan işler mevcut olup, faturalandırma yapılmaması gerekiyormuş. Yapılan ... eksik, ödeme fazla bulunmaktadır." ibarelerinin bulunduğunu, fatura itirazının kural olarak şekle tabi olmadığını, müvekkili şirket tarafından davacı yana gönderilen bu iletilerin itiraz niteliğine haiz olduğunu, dolayısıyla davacı yanın icra takibi ve açmış olduğu davanın haksız olduğunu, davanın reddi gerektiğini, davacının üstlendiği edimi ayıplı bir şekilde ifa ettiğini, müvekkili şirketçe bu durumun tespit edildiğini ve davacı yana bildirildiğini, hizmet bedeli olması gerekenin çok üzerinde belirlendiğini, ayrıntılı bir şekilde izah ettikleri hususlar dolayısıyla davacı yanca düzenlenen faturanın 24.12.2022 tarihli fatura düzenlenmemiş sayıldığı ve aynı işe ilişkin düzenlenen 01.02.2023 tarihli faturaya ise zamanında itiraz edilmiş olması ile davacı yanca taahhüt edilen edimin ayıpsız bir şekilde yerine getirildiğini ispat yükünün davacı yanda olacağını, davacının müvekkilinin işletmesine yapmayı üstlendiği işleri 2. el paslı malzemeler kullanarak ayıplı bir şekilde ifa ettiğini, müvekkili şirketin, yapılan işlerin tamamlandığı bilgisi kendisine verildikten sonra yapılan işleri gözden geçirdiğini ve 13.02.2023 tarihli eposta ile yapılan işin eksik yapıldığını ve fazla ödeme yapıldığını belirttiğini ve daha sonra yapılan işteki eksiklikler basit bir gözlem ile tam olarak tespit edilemeyeceği için detaylı inceleme yapıldığını ve yapılan işlerin ortalama olarak işçilik dahil tahminen 70.000 TL bedele sahip olması gerektiğinin tespit edildiğini ve karşı tarafa bildirildiğini, bu durumun taraflar arasında yapılacak işlere ilişkin anlaşmalar - yazışmalar incelendiğinde ve yapılan işler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığında ortaya çıkacağını, yapılması gereken ... ve yapılan ... arasında ciddi bir farklılık bulunduğunu, verilen hizmetlerin bedeli astronomik olarak belirlendiğini, yapılan ödemeleri geri alma hususunda yasal haklarının saklı olduğunu, yapılan ... üzerinde bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ve ... bedelinin ne olması gerektiği uzman bilirkişice tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu açıklamaları gözetilerek haksız ve kötü niyetli davanın reddi ve İcra İflas Kanunu 67/2 maddesi gereği davacı yanın tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:... 10. İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı dosyası, fatura, BA/BS formları, ihtarname ,whatsap ve mail yazışmaları, ticari defter kayıtları, tanık beyanı, keşif, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava;... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından 16/05/2023 tarihinde, davalı aleyhine fatura alacağından kaynaklı toplam 57.170,45-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 29/02/2024 tarihli itiraz dilekçesi ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, davaya konu platform üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, aynı zamanda dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek, söz konusu platformda ayıp bulunup bulunmadığı, varsa ayıbın niteliği, ayıbın tutar ve değeri ile netice itibariyle davacının varsa alacağının tespiti yönünden rapor tanzim edilmesine karar verilmiş, ayrıca davalı tarafça bildirilen tanıkların keşif mahallinde beyanlarının alınmış, yapılan keşif sonucu bilirkişi heyetinin 28/02/2024 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür.
28/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı şirketin 2022 yılı fiziki (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış ve (yevmiye) defterinin kapanış tasdiğinin yaptırılmış olduğu, davalı şirketin 2023 yılında defterlerini e defter olarak tuttuğu, (yevmiye) defterinin e defter beratlarının kanuni sürelerinde verilmiş olduğu, davacı şirket tarafından, davalı şirkete 01.02.2023 tarihinde düzenlenen nolu 20.650,00 TL e fatura davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı tarafından, davacı şirkete 28.02.2023 tarih nolu 20.650,00 TL iade faturası düzenlendiği, iade faturası davacı tarafından kabul edilmemiş olup, davacı tarafından ... 23.Noter 03.03.2023 tarih yevmiye no ile davalı şirkete iade edildiği, davalı tarafından, davacı şirkete 31.10.2022 tarihinde bankadan 49.999 TL gönderimesine rağmen davalı şirket davacı şirkete 50.271,00 TL borç yazdığı, yanlış kayıt (272,00 TL), davalı şirket resmi defterlerinde iade faturası sonrası; davalı şirketin, davacı şirkete 36.250,00 TL borçlu gözüktüğü, (36.250,00+272,00=36.522,00), davacı şirketin 2022 yılı fiziki (yevmiye, kebir, envanter) defterlerinin açılış ve (yevmiye) defterinin kapanış tasdiğinin yaptırılmış olduğu, davacı şirketin 2023 yılında defterlerini e defter olarak tuttuğu, (yevmiye) defterinin e defter beratlarının kanuni sürelerinde verilmiş olduğu, davalı tarafından, davacı şirkete düzenlenmiş 20.650,00 TL bedelli iade faturasının, davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı defterlerine göre; davacının, davalı şirketten 57.172,00 TL alacaklı gözüktüğü, davacı tarafından yapılan eserde; kullanılan malzemelerin çıkma malzeme olduğu, antipas ve boyasının yapılmadığı, yapılan kapı kollarının bozuk olduğu, ofis giriş kapısındaki camın çatlak olduğu, kapı arkasının pervaz takılmadan bırakıldığı, 3 adet plastik kapının ikinci el olarak kullanıldığı, ofis içindeki parkelerin oynadığı ve elektrik kablolarının düzgün bir şekilde monte edilmediği, bu itibarla eserin ayıplı olduğu, tespit edilen ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu, davacı tarafından kesilen faturaların 24.12.2022 tarihinde 236.000,00 TL ve 01.02.2023 tarihli 20.650,00.-TL olmak üzere KDV dahil 256.650,00.-TL olduğu, KDV düşülünce 217.500,00.-TL imalat yapılmış gibi iki adet fatura kesildiği, bu faturaların davalı kayıtlarında görüldüğü, davacı tarafından imal edilen eserdeki ayıpların 54.375,00.-TL değerinde olabileceği, davalı tarafından makul süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulduğunun kabulü ihtimalinde, davacının yaptığı imalat tutarı uyarınca davalı tarafından ödenen bedellerin mahsubu sonucu davacının alacağının bulunmadığı, davacının davalıya 6.990,50- TL borçlu olduğu yönünde rapor tanzim edilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın, taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağı olup, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte taraflar arasında davalıya ait ... yerine platform yapılmasına dair anlaşma bulunduğu ihtilafsızdır.Davacı yüklenici tarafından yapılan ... karşılığı toplam 256.650,00 TL bedelli iki adet fatura düzenlenmiş olduğu, bu faturaların da davalı ticari defter ve kayıtlarına işlenmiş olduğu tespit edilmiştir. Davacı yüklenici tarafından davalı ... sahibine düzenlenen faturaya yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması fatura içeriğinin kesinleşmesi sonucunu doğuracaktır. Adi karine niteliğinde olan faturaya itiraz edilmemesi nedeni ile münderecatının kesinleşmesi aksini iddia eden tarafından ispatlanabilecektir.Davalı tarafından eserin ayıplı olduğu ileri sürülmüştür. Eser sözleşmelerinde uygulanması gereken TBK.m.474 ile, ... sahibi açık ayıplarda eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz (makul süre içerisinde) eseri muayene ve açık ayıpları ihbar etmek zorundadır. TBK.m.477/son hükümleri gereğince ayıbın gizli olup sonradan ortaya çıkması halinde gecikmeksizin (derhal) ayıbı yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi halde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı hükümleri getirilmiştir. Bu hükümler gereğince gerek açık gerek gizli ayıplarda ... sahibinin ihbar zorunluluğu bulunmaktadır. Mahkememizce yapılan keşif ve alınan bilirkişi raporuna göre taraflar arasındaki anlaşmaya konu platform ayıplı olup, ayıpların açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiş olup, bu kapsamda açık ayıpların teslimden itibaren makul süre içerisinde ihbarı gerekmektedir. Söz konusu platformun teslime dair tam tarih bulunmamakla birlikte davalı tanıklarının beyanları ile davalı tarafından sunulan 10.02.2023 ve 24/03/2024 whatsap mesajları ve 13.02.2023 tarihli mail içeriği dikkate alındığında davalı tarafından makul süre içerisinde ayıp ihbarında bulunulmuş olduğu kanaatine varılmıştır. Alınan bilirkişi raporu ile açık ayıpların değerinin 54.375,00 TL olduğu ve davacı tarafından yapılan eserin toplam değerinin 163.125,00 TL olduğu hesaplanmıştır. Buna göre, KDV dahil toplam 192.487,50 TL bedelli ... hakkında davalı tarafça 199.478,00 TL ödeme yapıldığından davacının 199.478,00 - 192.487,50 = 6.990,50-TL borçlu olduğu tespit edilmekle sübut bulmayan takibe konu alacağa yönelik davanın reddine karar verilmiş, ayrıca dosya kapsamında mevcut delil durumuna göre yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın peşin alınan 690,48-TL harçtan mahsubu ile bakiye 262,88-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.120,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının hükmün kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde İstinaf Kanun Yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 16/05/2024
Katip ...
e-imza
Hakim ...
e-imza