TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2022/
KARAR NO: 2022/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av.
DAVALI: ...
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/05/2022
KARAR TARİHİ: 13/10/2022
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı ile aralarındaki şifahi sözleşme gereğince davalı tarafa 18/05/2021 tarihli numaralı faturada belirtilen malzemeleri teslim ettiğini. Müvekkili şirketin faturada belirtilen adrese malzemeleri teslim ederek faturadaki konu bedele hak kazandığını. Davalının ise faturaları ve faturalara konu malzemeleri teslim alıp faturadaki adreste kullanmış olmasına rağmen faturaya süresi içinde usulüne uygun hiçbir bir ihbar ya da itirazda bulunmadığını. Davalı tarafın fatura bedellerini ödemediğini. Bu nedenle aleyhinde 31/08/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığını. Davalının itiraz ederek takibi durdurduğunu. Bu nedenle öncelikle davalı adına kayıtlı taşınır ve taşınmazlar ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak yahut mahkemece uygun görülecek uygun bir teminat mukabilinde tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasına, davalının borca ve tüm ferilere yönelik itirazının iptali ile ... 1. İcra Müdürlüğü’nün 2021/... E.Sayılı icra takibinin, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda reeskont avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf cevap dilekçesi ibraz etmemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLER VE GEREKÇE;
6502 Sayılı Yasanın 3/1. Maddesi'nin (k) bendi, tüketicinin kim olduğunu açıklamış olup, buna göre “Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade eder, düzenlemesini getirmiş olup, davacı taraf gerçek kişidir.Tüketici işlemi, tüketici ve satıcı/sağlayıcı arasında yapılan her türlü hukuki işlemi ifade eder. Ancak her türlü hukuki işlem, tüketim sonucunu doğurmaz. Görülmektedir ki, 6502 sayılı Kanun, ticari dağıtım zincirinin nihai halkasını oluşturan ve ekonominin nihai hedefi olan tüketicinin, satıcı/sağlayıcı karşısında daha etkin olarak korunması gereğinden hareketle düzenlenmiş ve bu koruma anlayışı tüketici hukukunun temelini oluşturmuştur. Tüketici, üretilip piyasaya sürülen ve üretim sürecinin hiçbir aşamasında bilgi sahibi olmadığı ürün veya sunulan hizmeti satın aldığı bir ilişkide zayıf olan taraf olarak kabul edilmiş; yasa koyucu, bu kabulden yola çıkarak iradesini tüketiciyi korumak şeklinde ortaya koymuştur. Giderek 6502 sayılı Kanun ile de bu koruma olgusunu yasal düzenleme altına alıp; üretim aşamasında bilgi sahibi olmadığı malları veya sunulan hizmetleri satın alan ve sözleşmede satıcıya/sağlayıcıya karşı zayıf durumda olduğu kabul edilen tüketicinin, sonradan bu mal veya hizmetlerin ayıplı çıkması sonucu uğradığı zararın tazminini sağlama yoluna gitmiştir.Ticaret Mahkemelerinin görevi 6102 sayılı TTK'nun 5/1. Maddesi ile " tüm ticari davalar " olarak belirlendikten sonra ticari davaların nelerden ibaret olduğunu düzenleyen aynı yasanın 4. Maddesi ile ise " her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın bu kanunda düzenlenen hususlar ile maddenin b, c, d, e, f bentlerinde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava sayılır düzenlemesini getirmiş olup, eldeki davada davalı tacir değildir. Davalının tacir olup olmadığı hem ticaret odasından sorulmuş, hem de gelen vergi beyannameleri istenilmiş olup davalının tacir kaydı bulunmadığı gibi, vergi yükümlülüğünün de bulunmadığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davalı tacir olmadığından TTK 5.madde ilk cümlesi uyarınca 6502 Sayılı yasadan kaynaklı tüketici uyuşmazlıklarına bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşılmıştır.Açıklanan nedenlerle davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemelerine ait olduğu anlaşıldığından, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,
Davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
HMK'nın 20.madesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... TÜKETİCİ MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE;
Yargılama, harç ve giderlerinin 6100 sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece DİKKATE ALINMASINA,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 13/10/2022
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı