TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 02/07/2025
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rekabet Yasağı Sözleşmesinden Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirketin lazer kesim makinesi satış ve servis hizmeti verdiğini, ayrıca ... menşeli ... marka laser kesim makinesinin ... distrübütörü olduğunu, davalının ise 24/10/2022 tarihinde müvekkili şirkette lazer teknik servis mühendisi olarak çalışmaya başladığını, müvekkili şirketin, davalının bu alanda bilgi ve becerisini geliştirebilmesi için kendisine şirket içi teorik ve uygulamalı eğitimler verdiğini, yani kendisine güvenerek yatırım yaptığını, müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen iş sözleşmesine ek olarak yine 24/10/2022 tarihli rekabet yasağı sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşmenin "sözleşmenin konusu" başlıklı 2.maddesinde ''Taraflar arasında akdedilen 24.10.2022 tarihli iş sözleşmesinin eki niteliğindeki iş bu sözleşmenin konusu ; hizmet sözleşmesi kapsamında fiil ehliyetine sahip olan işçi tarafından işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında , rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmanın sınırlarının ve koşullarının belirlenmesidir.'' denildiğini, sözleşmenin "Tarafların Yükümlülükleri" başlıklı 3.2 maddesinde ise ;'' İş bu sözleşme ile işçi; kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamayı, rakip bir işyerinde çalışmamayı, rakip bir işyerine ortak olmamayı ve hatta ortak olmaktan bir sıfatla dahi rakip şirketle alakadar olmamayı kabul ve taahhüt eder.'' denildiğini, davalı işçinin 05/04/2024 tarihinde müvekkili şirketten kendi isteği ile ayrılarak 2024 yılı Nisan ayında tıpkı müvekkili şirket gibi ... genelinde laser kesim makinesi satış ve servis hizmeti veren ... ... Makina Ticaret Limited Şirketinde çalışmaya başladığını, davalı ile müvekkili şirket arasındaki 24/10/2022 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin 4.2 maddesinde '' Hizmet sözleşmesinin sona ermesi halinde dahi işbu sözleşme, hizmet sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2(iki) yıl boyunca bağımsız sözleşme olarak geçerliliğini koruyacaktır.'' denildiğini, davalı işçinin 24/10/2022 tarihli rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ederek müvekkili şirketteki işinden ayrıldıktan sonra aynı sektörde aynı işi yapan rakip firmada işe başladığını ve rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket ettiğini, davalının müvekkili şirkette çalıştığı dönemde şirketin müşteri portföyü, teknik bilgiler gibi her türlü ticari sırlara vakıf olduğunu, çünkü müvekkili şirketin iş yaptığı müşterilere servis hizmetine giderek bu müşteriler ile diyalog kurduğunu, müşterilerin kimler olduğunu ve beklentilerini öğrendiğini, müvekkili şirkette edindiği bilgileri rakip firmada kullanacağının muhakkak olduğunu, bu şekilde müvekkili şirketin müşterileri ile diyaloğa geçin onları kendisinin yeni işvereni olan firmaya yönlendirmesi, müvekkili şirkette edindiği ticari sır ve teknik bilgileri rakip firma ile paylaşacağının açık olduğunu, böylece müvekkili şirketin menfaatleri aleyhine hareket etmiş olacağını, müvekkili şirketin ... marka laser kesim makinesinin ... genelinde tek yetkili distribütörü olduğu ve tüm ...'ye satış ve servis hizmeti verdiği, davalı işçinin işe başladığı ... firmasının da tüm ... genelinde başka bir marka laser kesim makinesi satış ve servis hizmeti yapan bir firma olduğu göz önünde bulundurulduğunda müvekkili şirket ile davalının şu anki işvereni olan ... firmasının aynı işi yapmakla rakip olduklarını, ...'de Laser kesim makinesini kullanan firma sayısının oldukça sınırlı olduğunu, bazı illerde ise hiç olmadığını, ... genelinde bu makinenin kullanım alanı ve kullanıcı sayısı çok sınırlı olduğundan bu makineleri satan ve servis hizmeti veren firmalar arasındaki rekabetin ... genelinde olduğunu, bu durum karşısında her ne kadar sözleşmede coğrafi sınır belirtilmemiş ise de rekabetin tüm ... genelinde olduğundan coğrafi kapsamı tüm ... olarak değerlendirmek gerektiğini, nitekim ... firmasının ... ilinde dahi satış ve servis hizmeti vermekte olduğu gibi diğer illerde de müvekkili şirket ile rekabet halinde olduğunu, dolayısıyla sözleşmede her ne kadar coğrafi sınır belirtilmemiş ise de TBK.445/2 hükmü uyarınca hakimin coğrafi sınır belirleme yetkisi mevcut olup rekabet yasağının hakimin belirlediği coğrafi sınıra göre değerlendirilerek sonuca gidilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin yatırım yapmak ve risk almak suretiyle kurduğu ticari işletmesinin zaman içinde emek ve masraf ile elde ettiği bilgi ve birikimini korumak istediğini, müvekkili şirketin bu isteği son derece meşru olduğunu ve hukukça da korunması gerektiğini, ekonomik ve ticari hayatın sürekliliği için hukuki himayenin şart olduğunu, ticari işletmelerin ticari sır niteliğindeki teknik bilgilerinin ve müşteri portföylerinin başka şirketlerin eline geçmesi veya geçme ihtimalinin doğması haksız rekabet teşkil ettiğini, yani bu ihtimalin varlığı dahi haksız rekabet kapsamında değerlendirildiğini, tıpkı davalı gibi ... isimli eski çalışanında müvekkili şirketten ayrılarak, rekabet yasağı sözleşmesine aykırı hareket etmek suretiyle aynı firmada çalışmaya başladığını, adı geçen eski çalışan aleyhinde açtıkları cezai şarta ilişkin tazminat davasının ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyası ile derdest bulunduğunu, bu eski çalışanların dışında ... isimli eski çalışanın da aynı şekilde müvekkili şirketten ayrılarak yine aynı firmada çalışmaya başladığını, müvekkili şirkette yetişen mühendislerin rakip bir firmada çalışmaya başlamasının artık bir alışkanlık haline gelmeye başladığını, bu durumun müvekkili şirket aleyhine açık bir haksız rekabet teşkil ettiğini, yani ... firmasının neredeyse müvekkili şirketin tüm yetişmiş personelini transfer etmeye çalışmakta ve maalesef bir kısım çalışanların da müvekkili şirkete karşı rekabet yasağı sözleşmesini ihlal ederek adı geçen şirkete transfer olduğunu, bu açık haksız durum karşısında müvekkili şirketin meşru menfaatlerinin korunması gerektiğini, taraflar arasındaki rekabet yasağı sözleşmesinin 7.maddesi gereğince rekabet yasağına aykırı hareket eden davalının işverene verdiği zararı tazmin etmesi gerektiğini, aynı maddeye göre davalının 500.000,00 TL cezai şart ödemesi gerektiğini, bu aşamada cezai şart alacağı için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 5.000,00 TL talep ettiklerini, fakat davalının müvekkili şirketi uğrattığı zarar miktarının cezai şart miktarından daha yüksek olması durumunda şartı aşan miktarı da tazmin etmesi gerektiğini, davalının rekabet yasağına aykırı hareket etmiş olması nedeniyle müvekkili şirketin uğradığı zarar miktarının bu aşamada tam olarak belli olmayıp yargılama sırasında belli olacağını, cezai şart miktarını aşan zarar için de talep ve fazlaya ilişkin haklarını ayrıca saklı tuttuklarını, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, tüm fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, taraflar arasında karşılıklı olarak imza altına alınan rekabet yasağı sözleşmesindeki rekabet yasağının ihlalinden doğan cezai şart alacağının şimdilik 5.000,00 TL'lik kısmının davalının yeni işyerinde işe başladığı tarihten tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek müvekkile ödenmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Asla kabul anlamına gelmemekle kısmi alacak olarak talep edilen 5.000-TL'lik kısım dışında kalan talepler yönünden zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, davacı tarafça dava dilekçesinde belirtilen fazlaya ilişkin belirsiz alacak şeklinde belirtilen taleplerin ıslah yolu ile işbu davada sonradan talep konusu haline getirilebilmesi "iddianın genişletilmesi yasağı" uyarınca mümkün olmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın maddi zarara ilişkin somut bir iddiada bulunmadığı gibi bu hususa ilişkin herhangi bir delil de dosya kapsamına sunmadığını ve celbini talep etmediğini, asla kabul ya da ikrar anlamına gelmemekle davacı firmanın uğradığını iddia ettiği zarara ilişkin edinilebilecek tüm bilgi ve belgeleri uhdesinde barındırdığından ve iddia olunan zararın bizzat davacı tarafından belirlenebilir nitelikte olduğundan belirsiz alacak şeklinde yöneltilmesi muhtemel cezai şartı aşan kısmın HMK md. 107 ve md. 114 "hukuki yarar yoksunluğu sebebiyle usulden reddi gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede ikame edildiğini, asla kabul anlamına gelmemekle her ne kadar ki dava Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilmiş ise de işçi ile işveren arasında düzenlenen rekabet yasağına ilişkin davalarda görevli mahkemenin İş Mahkemeleri olduğunu,6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu Madde 445'in ''Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz. Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir." şeklinde olduğunu, asla kabul ya da ikrar anlamına gelmemek kaydıyla; davaya dayanak olarak ibraz edilen "Rekabet Yasağı Sözleşmesi" hukuka ve usule aykırılık teşkil etmekle geçersiz olduğunu, rekabet yasağı sözleşmesinde "yer" ve "kapsam" yönünden herhangi bir coğrafi sınırlamanın mevcut olmadığının sabit olduğunu, kanun 2. fıkrasında yer alan sınırlama yetkisi aşırı nitelikteki belirlemeler yönünden mevcut olup; hiçbir belirlemenin mevcut olmadığı dava konusu geçersiz sözleşme yönünden uygulanma şansı olmadığını, TBK 445. madde hükmüne aykırı olacak şekilde yer yönünden herhangi bir coğrafi sınırlama içermeyen sözleşmede yalnızca zaman yönünden bir sınırlama olmasa idi aynı maddenin 2. fıkrasına dayalı olarak Mahkemece bir sınırlandırma yapılmak suretiyle sözleşmenin ayakta tutulması mümkün ise de; yer bakımından hiç öngörülmeyen sınırlamaya hakimin müdahale etmesine kanun cevaz vermediğini, emredici kanun hükmüne aykırı nitelikteki geçersiz rekabet yasağı sözleşmesinin hükme esas alınmasının hukuken mümkün olmadığını, davalı müvekkilinin mühendis olup davacı şirkette satış sonrası teknik servis-bakım-onarım mühendisi olarak çalıştığını, dava dilekçesinde yer alan "Müvekkil şirket, davalının bu alanda bilgi ve becerisini geliştirebilmesi için kendisine şirket içi teorik ve uygulamalı eğitimler vermiştir.Yani kendisine güvenerek yatırım yapmıştır. " şeklindeki ifadenin tamamen gerçek dışı olmakla müvekkiline verilen herhangi bir eğitim ya da kendisine güvenilerek gerçekleştirilen herhangi bir yatırımın mevcut olmadığını, davalı müvekkilinin davacı şirket tarafından üretimi ya da satışı gerçekleştirilen ürünlerin teknik, tasarım veya üretim safhalarının hiçbirinde görev yapmadığını, dolayısı ile davacıya ait ticari sır olarak kabul edilebilecek teknik bilgiye de sahip olmadığını, davalı müvekkilinin davacı şirket tarafından üretimi ya da satışı gerçekleştirilen ürünlerin nereden, ne kadar bedel ve hangi ödeme seçenekleriyle temin ya da tedarik edildiği; hangi bedeller üzerinden hangi ödeme seçenekleri ile satışının gerçekleştirildiği bilgisine sahip olabilecek herhangi bir pozisyonda çalışmadığını, davalı müvekkilinin ne davacı şirket nezdindeki çalışma sürecinde ne de halihazırda çalışmakta olduğu iş yerinde herhangi bir surette yönetici, satış veya pazarlama departmanlarında herhangi bir pozisyonda çalışmadığını ve halihazırda da çalışmadığını, müvekkilinin satış yapma, iş bağlama, teklif sunma veya anlaşma akdetme gibi herhangi bir yetkisi mevcut olmadığı gibi işbu faaliyetlerden prim veya kazanç sağlaması da iş akitlerinden görülebildiği üzere mümkün olmadığını, müvekkilinin şirketin ilgili departmanlarınca gerçekleştirilen anlaşmalar ve satışlar sonrası yalnızca kurulum ve arıza işlemleri ile yetkili ve görevli olup, davacı şirketin müşteri portföyüne hakim olmadığı gibi; işbu müşterilerin satış, satın alma, pazarlama, yönetim ve idari departmanlarındaki kişilerle de doğrudan irtibatlı konumda olmadığını, müvekkilinin satış sonrası teknik destek personeli olarak işvereni veya üst amirleri tarafından bildirilen iş yerlerinde kurulum ve onarım işleriyle meşgul olduğunu, müvekkilinin ne davacı şirket nezdinde ne de halihazırda çalışmakta olduğu iş yerinde iş verenin korunmaya değer ticari sırlarına vakıf olmadığını, davacı şirketin milyonlarca lira değerindeki lazer kesim makinelerini sattığı müşteri portföyünün kurumsal sanayi firmalarından oluştuğu gözetildiğinde satış sonrası kurulum ve onarım hizmeti veren müvekkilinin işbu müşteri portföyünün idari ve yetkili birimleri ile birebir münasebet kurabilmesinin mümkün olmadığının da izahtan vareste olduğunu, basiretli tacir vasfındaki davacı şirket ve dava dışı müşterileri olan kurumsal sanayi firmalarının işbu milyonlarca lira değerindeki ticaretlerinde piyasa araştırmalarının, ürün nitelik ve işlevselliği denemelerinin, fiyat performans değerlendirmelerinin, talep ve arz kritiklerinin, ödeme seçenekleri ve ücret anlaşmalarının esas olacağı aşikar olup; satış sonrası hizmet veren müvekkilin işbu hususlara müdahale şansının bulunamayacağının sabit olduğunu, ayrıca müvekkilinin davalı nezdindeki çalışmasında genel olarak şehir dışı firmalara kurulum ve onarım için gitmiş olup; ... çevresindeki faaliyetleri yok denilecek kadar az olduğunu, müvekkilinin mevcut çalışmasında dahi ...'da görev yapmadığını, izah edildiği üzere müvekkilinin davacı şirketin korunmaya değer menfaati veya ticari sırları üzerinde tehlike ve zarar doğruma ihtimalinin söz konusu olmadığını, ...'ın yeni tarihli bir kararında isabetli olarak rekabet yasağı sözleşmesinin ancak, işçinin müşteri çevresine veya iş sırlarına nüfuz etme imkânına sahip bulunması nedeniyle işverenin önemli bir zarara uğraması ihtimalinin varlığı halinde geçerli olabileceğini tespit ettiğini, asla kabul ya da ikrar anlamına gelmemekle birlikte müvekkilinin sırf davacı şirketten ayrıldıktan sonra rakip şirkette çalışması durumu başlı başına haksız rekabet teşkil etmediğini, haksız rekabet olgularının davacı tarafça belge ve delillerle kanıtlanması gerektiğini, aksi halin kabulünün Anayasa'nın 48. Maddesi ile güvence altına alınan çalışma hürriyetinin ihlali anlamına geleceğini, sözleşmenin "yer" ve "kapsam" yönünden sınırlandırılmaması dolayısı ile geçersiz olduğu yönündeki itiraz ve cevapları baki kalmak kaydıyla; dava dilekçesinde belirtilen coğrafi kapsamın tüm ... olarak değerlendirilmesi yönündeki kanuna doğrudan aykırılık teşkil eden talepleri dahi eldeki davanın haksız menfaat temini gayesi güttüğünün, eldeki sözleşmenin kanuna ve yerleşik ... içtihatlarına aykırılık teşkil ettiğinin, vatandaşı olduğu ülkede mesleğini ifa etmesinin önüne geçilerek işçinin ekonomik geleceğinin hiçe sayıldığının ispatı niteliğinde olduğunu, müvekkilinin makine mühendisi olduğunu, ifa ettiği mesleği davacı tarafın hiçbir katkısı bulunmaksızın üniversitede almış olduğu öğretim ve eğitimin neticesi olduğunu, kariyeri, uzmanlık alanı olan lazer cihazları üzerinden geliştiğini, evli ve bakmakla yükümlü olduğu kişiler olan müvekkilinin yaşı dolayısı ile mesleğini değiştirme ya da yeni bir meslek edinme şansı da bulunmadığını, asla kabul anlamına gelmemekle davacı tarafın gerçek dışı "davalıya aldırılan eğitimler ve gerçekleştirilen yatırımlar" iddialarına dayanak hiçbir belge, kayıt ve delil dosya kapsamına ibraz edemediğini, tüm ... çapında müvekkilinin mesleğini ifa edememesi işçinin korunması ilkesine aykırılık teşkil etmekte ve davalı işçinin ekonomik geleceğini sona erdirdiğini, asla kabul anlamına gelmemekle nasıl ki iş akdinin sonlanması neticesi davacı nezdinde boş kalan pozisyon başkaları yerleştirilmek suretiyle doldurulmuş ve işleyişin devamı sağlanmış ise müvekkilinin dava dışı şirketteki çalışmakta olduğu pozisyonun da aynı şekilde başkaları tarafından doldurulabileceği ve bu surette her iki firmanın da "işin kalitesi" haricinde herhangi bir menfaat temin etmediği gibi zarara da uğramayacağının sabit olduğunu, sırf müvekkilinin işbu pozisyonda çalışması dolayısı ile davacı firmanın zarara uğramayacağı gibi dava dışı firmanın da üstün menfaatler temin etmeyeceği izahtan vareste olduğunu, asla davayı kabul anlamına gelmemekle, red taleplerimizin yanı sıra Sayın Mahkemeniz'in aksi kanaatte olması halinde TBK md. 182 uyarınca cezai şartta indirim yapılması talebimiz mevcut olduğunu, izah olunan ve Mahkemece re'sen tespit olunacak nedenlerle; mahkemenin görevsizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, TBK md. 182 uyarınca indirim yapılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; 24.10.2022 tarihli iş sözleşmesi ve Rekabet Yasağı Sözleşmesi, ... işe giriş ve çıkış bildirgeleri, özlük dosyası, ticaret sicil kayıtları ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, iş sözleşmesi sona erdikten sonra işçinin rekabet yasağını ihlal ettiğinden bahisle, sözleşmede yer alan cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalı işçinin işten ayrılması sonrasında dava dışı şirkette işe başlamış olması nedeniyle rekabet yasağının ihlal şartlarının ve taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava konusu konusu ceza-i şart alacağının sübuta erip ermediğine ilişkindir.Dosya kapsamından, davalının davacı şirkette 24/10/2022 tarihinde işe başladığı, davacı şirket ile davalı arasında imzalanan Rekabet Yasağı Sözleşmesinin 2. Maddesinde; "Taraflar arası akdedilen 24.10.2022 tarihli iş sözleşmesinin (bundan böyle “HİZMET SÖZLEŞMESİ” olarak anılacaktır.) eki niteliğindeki işbu sözleşmenin konusu; hizmet sözleşmesi kapsamında fiil ehliyetine sahip olan işçi tarafından işverene karşı, sözleşmenin sona ermesinden sonra herhangi bir biçimde onunla rekabet etmekten, özellikle kendi hesabına rakip bir işletme açmaktan, başka bir rakip işletmede çalışmaktan veya bunların dışında, rakip işletmeyle başka türden bir menfaat ilişkisine girişmekten kaçınmanın sınırlarının ve koşularının belirlenmesidir. "şeklinde düzenleme bulunduğu, 3.2 maddesinde " İş bu sözleşme ile işçi;-Kendi namına iş sahibi ile rekabet edecek bir iş yapmamayı,-Rakip bir işyerinde çalışmamayı,-Rakip bir işyerine ortak olmamayı ve hatta ortak olmaktan bir sıfatla dahi rakip şirketle alakadar olmamayı kabul ve taahhüt eder" şeklinde düzenleme 4.2 maddesinde" Hizmet sözleşmesinin sona ermesi halinde dahi işbu sözleşme, hizmet sözleşmesinin sona erme tarihinden itibaren 2(iki) yıl boyunca bağımsız sözleşme olarak geçerliliğini koruyacaktır." şeklinde düzenleme bulunduğu, 7. Maddesinde ise "Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, işverene vermiş olduğu zararı tazminle yükümlüdür. İşçi cezai şart olarak 500.000,00 (beşyüzbin) TL miktarı ödemekle tazmin borcundan kurtulacaktır. Ancak zarar bu cezai şart miktarından yüksek ise, bu durumda şartı aşan miktarın tazmini zorunluluğu gündeme gelecektir. " şeklinde düzenleme bulunduğu görülmüştür. Davalının 05/04/2024 tarihinde işten ayrıldığı, 07/04/2024 tarihinde dava dışı ... ... Makina Ticaret Limited Şirketi'nde çalışmaya başladığı görülmüştür. Taraflar arasında düzenlenen Rekabet Yasağı Sözleşmesinde rekabet yasağına ilişkin düzenlemede yer bakımından sınırlandırma yapılmamıştır. ... Çalışma ve Sözleşme Hürriyet başlığı altında düzenlenen 48 ve devamı maddelerinde herkesin dilediği alanda çalışma ve sözleşme hürriyetine sahip olduğu anayasal teminat altına alınmıştır. 6098 sayılı TBK m. 445/1 maddesi uyarınca rekabet yasağının, işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından hakkaniyete uygun sınırlamalar içermemesi halinde rekabet yasağı hükmünün geçerli olmayacağı düzenlenmiştir.6098 sayılı TBK m. 445/2 maddesi uyarınca da mahkemece aşırı nitelikteki rekabet yasağı hükümlerinin kapsamı veya süresi bakımından sınırlandırılabileceği düzenlendiği, bu durumda TBK'nın 445/2 maddesinin hakime aşırı nitelikte gördüğü rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlama yetkisinin verildiğini, söz konusu hüküm dikkate alındığında aşırı nitelikteki rekabet yasağına ilişkin hükmün hemen geçersiz olmayacağı, Mahkemece maddede belirtilen hususlar dikkate alınarak kapsam ve süresinin sınırlandırılmak suretiyle geçerli kabul edileceği anlaşılmaktadır.Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, davalı işçinin davacıya ait işyerinde lazer teknik servis mühendisi olarak çalışmakta iken, işten ayrıldığı, akabinde davacı ile aynı konuda faaliyet gösteren diğer dava dışı ... ... Makina Ticaret Limited Şirketi'nde çalışmaya başladığı ihtilafsızdır. Rekabet sözleşmesinin geçerli olabilmesi için coğrafi sınırlama yapılması zorunlu olmakla birlikte eğer sınırlama yapılmamışsa coğrafi sınır tüm ...'dir. Dava konusu sözleşmede coğrafi sınırın kapsamı belirlenmemiş olup, buna göre coğrafi sınırın kapsamı tüm ... sınırları olarak belirlenmiştir. Sözleşmede bulunan rekabet yasağı sınırının geniş bir coğrafyayı kapsamasının işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı şekilde tehlikeye düşüreceği ve bu sebeple geniş coğrafya için geçerli olmadığı, makul bir coğrafi alan yönünden geçerli, kalan alan yönünden ise geçersiz sayılması gerekmektedir. TBK.'nın 445/2.maddesi uyarınca hakim tarafından kapsam olarak yani coğrafi sınır yönünden sınırlandırılmalıdır. Sınırlandırma yapılırken davalının davacı nezdinde çalıştığı il sınırlarının esas alınması hakkaniyete uygun görülmüştür. Davalı, ...'da davacı iş yerinde çalışırken, rekabet yasağı sözleşmesini imzaladığına göre, rekabet yasağı hükmünün ... ili için geçerli olduğunun kabulü gerektiği, rekabet yasağının bu hali ile geçerli olduğu, ancak davalının davacı şirketten ayrıldıktan sonra merkezi ... ili sınırlarında bulunan dava dışı ... ... Makina Ticaret Limited Şirketi'nde çalışmaya başlamış olması karşısında davalı işçi yönünden rekabet yasağı koşulları gerçekleşmediğinden Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5- İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.140,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır