TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/01/2025
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkilinin olay günü ...’de bir kahvehanede otururken davalının erkek kardeşleri olan ..., ... ile ... tarafından tarafından fiziksel şiddet uygulanarak zorla senet imzalatmaya maruz kaldığını, müvekkilinin davalının erkek kardeşleri tarafça tehdit edildiğini, ... tarafından müvekkiline yumruk atıldığını, sandalyeden düştüğünü, tartaklandığını ve ağır bir baskı altında dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden 20.09.2022 düzenlenme tarihli 250.000 TL bedeli 15.10.2022 ödeme günlü senedi imzalamak zorunda bırakıldığını, bu olay sırasında kahvehanede bulunan tanıkların müvekkilinin iradesinin tamamen sakatlanarak zorla senet imzaladığını açıkça gördüğünü ve olayın ardından müvekkiliyle birlikte savcılık makamına giderek beyanda bulunduklarını, müvekkilinin olay sonrasında derhal Cumhuriyet Savcılığı’na başvurarak davalı ve beraberindekiler hakkında şikayette bulunduğunu, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... soruşturma numaralı dosyasında müvekkilinin beyanının alındığını, olaya tanık olan kişiler de ifadelerinde müvekkilinin kahvede şiddet kullanılarak zorla senet imzalatıldığını açıkça beyan ettiklerini, ayrıca irade bozukluğu teşkil eden manevi cebir ve irade yokluğuna sebebiyet veren maddi cebir, haksız fiil niteliğinde bir maddi vakıa olduğundan bu eylemin her türlü delille ve özellikle tanıkla ispatının mümkün olduğunu, bu hallerde senetle ispat zorunluluğu aranmayacağını ve HMK m.203/1-ç hükmü gereği bu haller senetle ispat zorunluluğundan istisna tutulduğunu, zira bu halde maddi bir imkansızlık söz konusu olduğundan kişinin zorla senet imzalatıldığına dair vakıasını tanık dahil her türlü delille ispat edebileceğini, Türk Ticaret Kanunu’nun 776. ve 777. maddeleri gereğince bir senedin bono niteliğinde sayılabilmesi için düzenlenme iradesinin serbest olması ve alacak ilişkisinin varlığının gerekli olduğunu, ancak somut olayda müvekkilinin iradesi sakatlanarak ve fiziki şiddet altında bu senedi imzaladığını, bu durumun hukuka ve ahlaka aykırı bir işlemin varlığını ortaya koyduğunu, zira bu halde bir iradenin varlığından söz edilemeyeceğini ve kişi hukuk aleminde yok sayılan ancak senette bulunan bir taahhüt yüzünden zarara ve zarar tehlikesine maruz kalmaması gerektiğini, bu halde kişi senet sebebiyle meydana gelen hukuki görünüşten sorumlu olmadığını ve senedin düzenlenmesi eyleminde serbest bırakılmış bir iradesi ve davranışı bulunmadığını, zor kullanılarak, fiziki müdahalede bulunularak kişiye senet imzalatılması halinde kişinin taahhüdü aslında hiç bulunmadığını, bundan dolayı kişinin olmayan bir iradesi ve taahhüdünden dolayı sorumlu olmayacağı şeklindeki savunmasını iyiniyetli üçüncü kişilerde dahil olmak üzere herkese karşı ileri sürebileceğini, davalı tarafın tamamen kötü niyetli bir şekilde zorla ve hukuka aykırı yollarla elde ettiği bu senetle müvekkili aleyhine ... İcra Dairesi nezdinde 2023/... sayılı takip başlattığını, davalı tarafça yapılan, dürüstlük ve iyi niyet ilkelerine aykırı olan bu işlemin müvekkilinin ticari ve sosyal itibarını zedelediğini, haksız bir alacak tehdidi ile karşı karşıya bıraktığını, davalı ile müvekkili arasında herhangi bir ticari veyahut hukuki ilişki de bulunmadığını, açıklanan nedenlerle; ... İcra Dairesinin 2023/... E. sayılı icra takibinin dava süresince tedbiren durdurulmasına, müvekkilinin davalıya hiçbir borcu bulunmadığının tespitine, davalı tarafın kötü niyetli işlemleri nedeniyle müvekkil lehine, İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesi gereğince %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilİ adına açılan işbu davanın hukuka aykırı olduğunu ve reddi gerektiğini, iş bu davanın menfi tespit talebi ile açıldığını, davacı tarafın müvekkili ...'e borçlu olmadığını iddia ettiğini ve borçlu olmadığının tespitini talep ettiğini, İİK m.72 ve devamında menfi tespit ve istirdat davalarına ilişkin düzenlemede:"Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir. " şeklinde bu hususun açıklandığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile iş bu düzenleme uyarınca icra takibinin yapıldığı yer olan ve aynı zamanda davalı müvekkilinin yerleşim yeri olan ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, huzurdaki davanın yetkili ve görevli mahkemede açılmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber huzurdaki davanın Asliye Ticaret Mahkemelerinde görülmesini gerektirecek herhangi bir neden olmadığını, HMK m.2 ve İİK m.72 düzenlemeleri uyarınca iş bu uyuşmazlıkta yetkili ve görevli mahkeme ... Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan huzurdaki davanın görevsiz ve yetkisiz yerde açıldığının sabit olduğunu, davanın zamanaşımı sebebiyle reddini talep ettiklerini, davanın hakdüşürücü süre geçtikten sonra açılmış olması sebebiyle reddini talep ettiklerini, HMK m.114 düzenlenmesinde dava şartlarının açıkça belirlendiğini, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 116. Maddesinde sayılan ilk itiraz nedenlerinin tümünü tekrar ettiklerini, Yargı yerinin caiz olup olmadığı, aynı konuda kesin hüküm bulunup bulunmadığı, dosyada usul ve yasaya aykırı şekilde dava şartları geçekleşmediğinden incelenerek dava şartı noksanlığından davanın reddini öncelikle talep ettiklerini, davacının her ne kadar kendisine karşı tehdit, hakaret, darp ile senet imzalatıldığını öne sürse de bahse konu iddiaların gerçekleştiğine dair hiçbir somut delil sunamadığını, davacının kendi iradesi ile üstlendiği edimi yerine getirmediği gibi asılsız iddialarla hak temin etmeyi amaçladığını, ...'nün 20.09.2022 düzenleme tarihli ve 15.10.2022 vade tarihli 250.000 TL tutarındaki senedi kendi rızası ile müvekkili ... adına düzenleyerek teslim ettiğini, davacının tehdit, hakaret yahut darp suçlarının mağduru olduğuna dair değerlendirmeye elverişli somut delil bulunmadığını, herhangi bir darp raporu olmadığını, yahut iddialarına ilişkin somut bir belge sunamadığını, davacının sunmuş olduğu dava dilekçesinin içeriği muğlak ve belirsiz ifadelerle dolu olup illiyet bağı da açıklanamamış olaylar silsilesinden ibaret olduğunu, davacının dava dilekçesinde "olayın ardından müvekkilimle birlikte savcılık makamına giderek beyanda bulunmuşlardır" açıklamasında bulunduğunu, ancak bu açıklamanın dahi açıkça gerçeğe aykırı olduğunu, senedin düzenleme tarihinin 20.09.2022 olup davacının savcılığa şikayeti yaşandığı iddia edilen olayın üzerinden yaklaşık iki yıl geçtikten sonra 11.06.2024 tarihinde davacı şikayette bulunduğunu, senedin düzenlendiği tarihten yaklaşık iki yıl sonra şikayette bulunulması ve yine aynı şekilde senedin düzenlendiği tarihten neredeyse üç yıl sonra huzurdaki davanın açılmasının davacının asılsız iddialarla takibi sürüncemede bırakmayı amaçladığını açıkça ortaya koyduğunu, HMK’nın 201. maddesinde '' Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.'' hükmünün düzenlendiğini, senede karşı ileri sürülen hukuki işlemlerin senetle ispatı zorunlu olduğunu, senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı defi (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin ispat sınırından az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamayacağını, ancak senet ile ispat edilebileceğini, davacının kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren kıymetli evrakı kendi rızasıyla düzenlediğini, davacının imzaladığı emre muharrer senedin vadesi geldiği halde ödenmemiş olması sebebiyle icra takibine konu edildiğini, Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 776/1-b uyarınca bono kayıtsız ve şartsız bir bedel ödemek vaadini içerdiğini, kambiyo senetleri sebepten mücerret olduğunu, mücerret kıymetli evrakın doğumuna sebep olan ilişkiden bağımsız ve soyut olduğunu, bonoda hukuki mahiyetiyle mücerret bir borç ikrarı olduğunu, bu yüzden kambiyo taahhütlerinin asıl borç ilişkisine bağlı tutulamayacağını, alacağını kambiyo senedine dayandırarak kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatan alacaklı müvekkili hakkında; yersiz, mesnetsiz ve denetime elverişli olmayan soyut beyanlarla şikayetçi olunduğunu, davacının ödeme emri kendisine bizzat tebliğ edildiği halde herhangi bir itirazda bulunmadığını, davacının senedin bedelsiz olduğuna dair somut delil sunmamış olup; sadece soyut şahsi ifadelerde bulunduğunu, davacı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı icra takibinde ödeme emrinin 03/04/2023 tarihinde düzenlendiğini, söz konusu ödeme emrinin 12.04.2023 tarihinde tebliğ edildiğini, davacının bizzat kendisine tebliğ edilmesine karşın herhangi bir itirazda bulunmadığını, borçlunun ödeme emrinin tebliğini takiben 5 gün içerisinde bir dilekçe ile borca itiraz edebileceğini, İİK.m.168/5 kapsamında borçlu takibe konu kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş günlük itiraz süresi içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmek zorunda olduğunu, aksi halde kambiyo senedindeki imzanın bu takip bakımından borçluya ait sayılacağını, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyası incelendiğinde görüleceği üzere dosya borçlusu davacı ödeme emrine, borca, imzaya ve ferilerine itirazda bulunmadığını, davacının aleyhine yapılan icra takibine ilişkin ödeme emrini tebliğ aldığı tarih olan 12.04.2023 tarihinden yaklaşık iki yıl süre geçtikten sonra 14.01.2025 tarihinde iş bu davanın açıldığını, icra kanalıyla kesinleşen ödeme emrine ilişkin borçlu/davacının taşınmazı haczedilip ikinci kez ihalesi yapıldıktan sonra iş bu davanın açılmasının taşınmazın satışını önlemek amacı taşıdığını, davacıya ödeme emri tebliğ edilmesi ile huzurdaki davanın açılması arasında yaklaşık iki yıl süre olması böyle bir bedel ve isnat durumunda davacının inandırıcılığını sorgulattığını, davacının gerçek dışı suçlamalarla hukuki süreci sürüncemede bırakmayı amaçladığını, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında yapılan tüm haciz, satış talebi, kıymet taktiri vb. İşlemlerine ilişkin borçlu/ davacı ...'ye usulüne uygun tebligat yapıldığını, davacının maliki bulunduğu Kozluca Mah. 114 Ada, 61 Parselde bulunan taşınmazdaki hissesi ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. Sayılı dosyasından yapılan ihale sonucunda 29.04.2024 tarihinde satıldığını, ödeme emrinin 103 davet kağıdı bizzat borçlunun kendisine tebliğ edildiğini, satış ilanının da 19 Mart 2024 tarihinde köyün azası ...'ya teslim edildiğini, tebligata ilişkin komşu ...'e haber verildiğini, komşunun isminin de tebliğ mazbatasında belirtildiğini ve 2 nolu haber kağıdının kapıya yapıştırıldığını, davacının ihalenin feshi talebi ile dava açtığını, ... 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2024/... Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama sonucu ihalenin feshine karar verildiğini, ihalenin feshine karar verilmesindeki gerekçenin ise TK 21/2 düzenlemesine göre yapılan tebligatta "davacının nereye gittiğinin araştırılıp yazılmadığı, satış ilanı yönünden davacının nereye gittiğinin araştırılıp yazılmadığı görülmekle anılan tebliğ işlemlerinin bu hali ile Tebligat Kanununun 21/1.ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 30-35. Maddelerine açıkça aykırı ve usulsüz olduğu" gerekçe olduğunu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2023/... Esas sayılı dosyasında söz konusu taşınmazın satışı için sürecin tekrar başlatıldığını ve açık arttırma tarihinin belirlendiğini, satış ilanına göre 1. Artırma tarihleri Başlangıç Tarih ve Saati : 14/01/2025 - 14:38 Bitiş Tarih ve Saati : 21/01/2025 - 14:38 olarak; 2.Artırma Başlangıç Tarih ve Saati : 11/02/2025 - 14:38 Bitiş Tarih ve Saati :18/02/2025 - 14:38 olarak belirlendiğini, davacının asılsız ve mesnetsiz iddialarla satışı engellemeye ve ediminden kurtulmaya çalıştığını, davacının devam etmekte olan satış aşamasına geçilen hukuki süreci sürüncemede bırakmak amacıyla kötü niyetli bir şekilde asılsız iddialarda bulunduğunu, davacının asılsız ve mesnetsiz iddialarla satışı engellemeye ve ediminden kurtulmaya çalıştığını, davacının asıl amacının devam etmekte olan ve satış aşamasına geçilen hukuki süreci sürüncemede bırakmak olduğunun sabit olduğunu, davacının denetime elverişsiz soyut iddialarla kayıtsız şartsız borç ikrarını içeren kıymetli evraktan kaynaklanan borcundan kurtulmaya yönelik beyanlarına itibar edilmemesi gerektiğini, arz ve izah olunan nedenlerle öncelikle usul açısından davanın reddine karar verilmesini, Mahkeme aksi kanaatte ise yapılacak yargılama sonucunda ise süresi içerisinde yapılmayan başvurunun reddine karar verilmesini, davacının esas yönünden oluşa, usul ve yasaya aykırı davasının tüm talepleriyle reddedilmesine karar verilmesini, tüm alacak miktarın üzerinden %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyası ve takibe konu bono, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... İcra Dairesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında, kambiyo senedinden kaynaklı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkememizce dayanılan deliller toplanmış, davacı tarafça bildirilen tanık adına çıkarılan tebligat iade olduğundan beyanının alınamadığı görülmüştür. Celp edilen ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davaya konu senetten kaynaklı şüpheliler ..., ..., ... ve ... hakkında mağdurun bir senedi vermeğe mecbur edilmesi suretiyle yağma, tehdit suçundan şikayeti sonucu yürütülen soruşturma kapsamında 27/02/2025 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, karara karşı itiraz üzerine ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 23/07/2025 tarih ve 2025/... D.İş. Sayılı kararı itirazın reddine kesin olmak üzere karar verildiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Her ne kadar davacı taraf, keşideci olarak imzasının bulunduğu ve davalı ... lehine keşide edilen 20/09/2022 tanzim tarihli, 15/10/2022 vade tarihli, 250.000,00-TL bedelli bononun rızası hilafına, tehdit ve cebir sonucu imzaladığını belirterek takibe konu bonodan kaynaklı borçlu olmadığının tespitini talep etmişse de, dosya kapsamına göre davacı iddiaları sübut bulmadığı gibi, ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2024/... Soruşturma sayılı dosyası kapsamında, şüphelilerin davaya konu senetten kaynaklı üzerilerine atılı suçu işlediklerine dair haklarında kamu davası açılması için yeterli delil bulunmadığından kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, verilen ... kararına yapılan itirazın da reddine karar verilerek kararın kesinleştiği, davacının iddiasını usulüne uygun delillerle ispat edemediği anlaşılmakla, Mahkememizce davanın reddine karar verilmiş, ayrıca icra takibi yönünden verilmiş bir tedbir kararı bulunmayıp, dosya kapsamına göre yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Yasal şartlar oluşmamakla kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
3-Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 4.537,21-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.921,81-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana İADESİNE
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
6-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suç üstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/11/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır