TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/04/2025
KARAR TARİHİ: 22/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 15/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin, davalıdan 11.11.2023 tarihinde 669.630 TL tutarında siyah zeytin satın aldığını, davalı tarafından faturasının kesilerek müvekkiline iletildiğini, fatura bedeline istinaden müvekkilinin 17.11.2023 tarihinde 50.000 TL, 23.11.2023 tarihinde ise 100.000 TL ödemeyi banka kanalıyla davalıya yaptığını, devam eden süreçte müvekkiline gönderilen zeytinlerin bozulması ve ayıplı çıkması sebebiyle söz konusu zeytinlerin davalı tarafa iade edildiğini, müvekkili tarafından bu hususta davalıya 581.547,28 TL tutarlı iade faturası düzenlediğini, zeytinler iade edilirken müvekkilinin kendi uhdesindeki bir kısım tenekeleri de davalıya yeniden zeytin göndermesi için gönderdiğini, davalı ile yeniden zeytin tedariki hususunda anlaşma sağlanamaması üzerine müvekkilinin gönderdiği tenekeleri geri istediğini, davalı da tenekeleri geri göndermeyeceğini ileterek teneke bedellerinin fatura edilmesini istediğini, bunun üzerine müvekkilinin de davalı tarafa 41.664 TL teneke bedeli faturası düzenlediğini, iade ve teneke bedeli faturası ile birlikte müvekkilinin davalı taraftan 103.581,28 TL alacaklı konuma geldiğini, davalı aleyhine ilgili bedelin tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlattığını, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davamızın kabulü ile davalının ... İcra Müdürlüğü 2025/... Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine dava konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Davacının düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini,faturanın tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamayacağını, davacı tarafın her ne kadar son alınmış olan fatura bedelinin 103.581,28 TL tutarındaki cari hesap borç bakiyesinin ödenmediğini, faturaların e-fatura olduğunu elektronik ortamdan tebliğ edildiğini, fatura içeriğindeki malların da kargo ile teslim edildiği iddialarının gerçek dışı olduğunu, müvekkili davalı ile davacı taraf arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça taraflar arasında cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisi bulunduğunu belirterek müvekkili davalı aleyhine açılmış bulunan işbu davanın reddine,takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar/kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/09/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır