TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİGEREKÇELİ KARAR
GÖREVSİZLİK
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/01/2025
KARAR TARİHİ: 21/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 2023 yılında kendisine ait estetik işlemlerinin yapıldığı bir güzellik merkezi açmak üzere kendisine ortak/ yatırımcı olarak tanıtılmış ... ile tanıştığını, muayenehanenin açılışı ve yürütülmesi için ... ile tanışan müvekkilinin, ... ile yapılan görüşmeler sonucunda; .../ ..." adresinde faaliyet gösteren "..." muayenehanesi adı altında bir muayenehane açma konusunda karar kılındığını, muayenehane için mobilya, cihaz, hastalara uygulanacak dolgu malzemeleri, ilaçlar gibi kalemlerin alınması için müvekkilinin kredi çekmek mecburiyetinde kaldığını, söz konusu krediye davalı tarafından da planlanan ticari faaliyet ve kar beklentisi ile kefil olunduğunu, ticari faaliyet için satın alınan cihazların Euro ve Dolar' dan Türk Lirasına çevrilmek suretiyle alındığını, müvekkilinin bir çok borç yükünün altına tek başına girdiğini, Davalının satın alınan malzemeler için herhangi bir ödeme yapmadığını, parasını ödediği cihazlara ulaşamayan müvekkilinin, cihazların güncel bedellerini talep ettiğini, taraflar arası anlaşmazlıklar sonrasında müvekkilinin tek başına başka bir klinik açmak ve mevcut satın aldığı cihazların davalı tarafından hukuka aykırı olarak elinde bulundurulması sebebiyle yeniden cihaz siparişi vermek zorunda kalarak ciddi zararlara uğradığını, müvekkili ile davalı arasında iş konusunda anlaşmazlıkların yaşanmasından ötürü müvekkilinin kira sözleşmesini sonlandırarak eşyalarını daha sonra almak üzere yer sahibiyle anlaşıp iş yerinden taşındığını, davalının müvekkiline ait olan cihaz ve ürünleri müvekkiline teslim etmediğini, müvekkilinin izni dışında davalı tarafından kullanılmaya devam edildiğini, haricen öğrendikleri bilgiye göre müvekkili ile davalının arasındaki iş ilişkisi bittikten sonra davalının başka bir doktorla çalışmaya başladığını, aynı klinikte yeni doktor ile kira sözleşmesi yapıldığını, cihazların ve malzemelerin hukuka aykırı olarak elinde bulundurması sebebiyle ... hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/ Soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, ... 'in alınan ifadesinde ... ile arasında ticari ilişkinin olduğunu ikrar ettiğini, davalı yanın müvekkilini borç yükü altında bırakarak muayenehanenin açık olduğu dönemde yalnızca karına ortak olduğunu, şirket ödemeleri için müvekkiline göndermiş olduğu paraların açıklamalarına borç ibaresini ekleyerek ... 1. Genel İcra Dairesi 2024/ E. numarası ile icra takibi başlattığını, itirazları üzerine ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/ Esas sayılı dosya ile itirazın iptali davası yöneltildiğini, müvekkilinin bu süreçte ciddi borç yükü ile karşı karşıya kaldığını, kendisine ait olan muayenehaneden hiçbir kar dahil edemediğini, davalı ...'in açılan yeni muayenehaneye gelen müşterilerin/hastaların işlemlerinden sonra alınması gereken ücreti doğrudan kendi hesabına gönderilmesini istediğini belirterek fazlaya ilişkin tüm talep, dava ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla, Dava konusu cihazların, ürün ve eşyaların taraflarına aynen teslim edilmesine, aksi takdirde HMK.107 ve 109' uncu maddesi uyarınca, bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak üzere; sundukları fatura ve ödeme evraklarındaki ürün, cihaz, eşya ve malzeme bedellerinin güncel tutarlarının tespiti ile ihtar tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 500,00 TL'nin davalından tahsiline, HMK.107' nci maddesi uyarınca, bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak üzere; Davalı hesabına müşteriler tarafından aktarılan tutarların tespiti ve hesaplanmasıyla birlikte şimdilik 500,00.-TL' nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, HMK.107' nci maddesi uyarınca, bilirkişi incelemesi neticesinde artırılmak üzere; Davacı müvekkiline ait cihazları, ürünleri ve sair malzemeleri hukuka aykırı olarak elinde bulunduran, kullanan davalıdan söz konusu kullanım için fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL'nin ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin estetik ve kozmetik sektöründe distribütörlük ve toptan ticaret faaliyeti gösteren ... Medikal Kozmetik Eğitim Danışmanlık İhracat İthalat ve Sanayi Limited Şti.‘nin sahibi ve yetkilisi olduğunu, şirket merkezinin .../... adresinde bulunduğunu, Davacının ...’da ... işyerinde estetik kliniği açma hazırlığında iken müvekkili ile tanıştığını, ve ... Medikal Kozmetik Eğitim Danışmanlık İhracat İthalat ve Sanayi Limited Şti.'nin sattığı ürünlerden talep ettiğini, müvekkilinin, hem ticari satış potansiyelini hem de komşuluğu gözeterek davacıya açılış döneminde maddi ve manevi destek olduğunu, bu süreçte ... Medikal Kozmetik Eğitim Danışmanlık İhracat İthalat ve Sanayi Limited Şti. olarak kendisine ürün satışı yaparken ayrıca şahsen ... olarak da davacıya borç para verdiğini, borçların müvekkili ...’in şahsi hesabından ...’in hesabına “borç” açıklamalı banka havaleleriyle verildiğini, Davacı tarafın, 5-6 ay sonra ...’daki işyerinden taşınarak başka bir klinikte çalışmaya başladığını, ancak müvekkiline olan borçlarını ödemediğini, müvekkilinin alacaklarını talep ettiğinde ise davacı tarafın ... 24. Noterliği 15/01/2024 tarih ve yevmiyeli ihtarnameyi keşide ederek; hem müvekkilini kendi estetik kliniğinin kira ilişkisine tarafmış gibi göstermeye çalıştığını hem de birtakım menkuller talep ettiğini, ihtarnameye cevaben müvekkilinin keşide ettiği ... 10. Noterliği 22/01/2024 tarih ve yevmiyeli ihtarnamede; müvekkilinin davacının işyeriyle, cihazlarıyla veya kira sözleşmesiyle herhangi bir ilgisinin olmadığı olamayacağı bildirilmiş, ayrıca müvekkiline olan borçların ödenmesi de ihtar edildiğini, bu ihtara ve akabinde başlattıkları ... 1.Genel İcra Dairesi'nin 2024/ E. sayılı icra takibine rağmen davacı tarafın herhangi bir ödeme yapmadığını, icra takibine de itiraz ettiğini, bunun üzerine ... 13. Asliye Hukuk Mahkemesi 2024/ E. sayılı dosyasıyla itirazın iptali davası açtıklarını, müvekkilinin davacıya verdiği borcun, müvekkiline ait ... Medikal Kozmetik Eğitim Danışmanlık İhracat İthalat ve Sanayi Limited Şti. ile veya bu ticari işletmesiyle bir ilgisi bulunmadığını, ... 1.Genel İcra Dairesi'nin 2024/ Esas sayılı icra takibinin konusunun tümüyle ...’in şahsen davacıya verdiği borç paralar olduğunu, bu yönüyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari mahiyetinin bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişki veya ticari işlem bulunmadığını, davacı ile müvekkili arasındaki alacak borç ilişkisinin, tümüyle müvekkilinin hesabından ...’in hesabına borç olarak gönderilen paralardan ibaret olduğunu belirterek öncelikle davanın görevli mahkemede açılmaması sebebiyle usulden reddine, aksi kanaat halinde davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacıya ait tıbbi cihazların davalı tarafından alıkonulduğu iddiasına dayalı olarak, cihazların bedeli için fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, uyuşmazlığın taraflar arasındaki tıbbı cihazların iade edilmediği iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre davacı ve davalının tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.21/04/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır