TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/04/2025
KARAR TARİHİ: 24/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 17/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti'nden olan alacağını tahsil edememesi üzerine söz konusu alacağını temlik sözleşmesiyle devralmış ve ... şirketinin davalı ... Otomotiv Sanayi ve Tic. A.Ş. İle olan ticari ilişkisinden doğan borç nedeniyle müvekkilinin alacaklı konumuna geçtiğini, borcun ödenmemesi üzerine ... 1. İcra müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyası ile davalıya karşı icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin haksız şekilde itiraz ederek takibi durdurduklarını, davalının itirazının kötü niyetli olduğu, yapılan temlik sözleşmesi, cari hesap kayıtları, fatura ve irsaliyeler ile yapılacak bilirkişi incelemesi sonucu borcun açık bir şekilde görüleceğini, davalının borcu olmadığını gösteren hiçbir belge sunmadığını, tarafların dava açılmadan önce arabuluculuk sürecine başvurduklarını, ancak 19/02/2025 tarihli son tutanakla anlaşma sağlanamadığının kayıt altına alındığını, davalının itirazının tamamen borcu ödememek ve süreci uzatmak amacı taşıdığını, bu sebeple hem itirazın iptalini hem de alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, bu nedenle davalının 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yaptığı haksız itirazın iptali ile takibin devamına, borçlu aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; ... Otomotiv Tic. Ltd. Şti'ne ve davacıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, bu nedenle temlik yoluyla davacının da borç talep edemeyeceğini, iddia edilen alacağın zamanaşımına uğradığını, bu nedenle borç olsa bile artık talep edilemeyeceğini bu sebeple açıkça zamanaşımı itirazında bulunulduğunu, davacı tarafından sunulan temlik sözleşmesinin, imza, içerik ve hukuki geçerlilik açısından usule uygun olmadığını, müvekkillerinin bu sözleşmeden haberdar olmadığını ve kendilerini bağlamayacağını, davacının borcu ispatlayamadığını, fatura, belge veya defter kayıtlarının gerçeği yansıtmadığını ve ... Otomotiv'in iddia edilen borçlarının ispatlanmadığını, icra takibine yapılan itirazın kötü niyetli olmadığını, gerçek olmayan bir borç için yapılan icra takibinin durdurulmasının zorunlu olduğunu, borç olmadığı için davacının icra inkar tazminatı talep edemeyeceğini, davacının kötü niyetli olduğunu bu nedenle davanın tümden reddine, davacının talep ettiği icra inkar tazminatının reddine ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık;Davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 1.İcra müdürlüğü 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır. Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde, itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir. Bu davada, ispat yükü kural olarak davayı açan alacaklıda olup, alacaklı alacağını ispatla yükümlüdür. Genel hükümler dairesinde her türlü delille ispat edilecek alacak da yine takip talebine konu olan ve borçlu yanca itiraza uğrayan alacaktır. Zira, aynı maddede itirazın haksızlığı borçlu açısından, takibin haksız ve kötüniyetli yapılması da alacaklı açısından tazminat müeyyidesine bağlanmıştır.Bilindiği üzere TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde, kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan her birinin, hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlü olduğu belirtilmiş olup ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi yararına hak çıkaran tarafa ait olduğu, yasal bir karineye dayanan tarafın, sadece karinenin tarafını oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altında bulunduğu, kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı tarafın yasal karinenin aksini ispat edebileceği kabul edilmektedir. Gerek gerek içtihatlarında kabul edildiği üzere, ispat yükü hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. Öte yandan, ileri sürdüğü bir olaydan kendi yararına haklar çıkarmak isteyen kimsenin, iddia ettiği olayı ispatlaması gerekir.Bu kapsamda davacı tarafından davalı aleyhine, ... 1.Genel İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine, davalı tarafından itiraz edildiği, ödeme emrine itirazın davacı/alacaklıya tebliğ edildiğine dair bir belge icra dosyasında mevcut olmadığından davacı tarafından açılan iş bu itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığı kabul edilerek, taraflar arasındaki alacak-borç ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verildiği ancak davacı temlik alanın, dava dışı temlik veren şirketin ticari defter ve kayıtlarının nerede bulunduğuna dair ön inceleme duruşmasında verilen kesin süre içinde beyanda bulunmadığından ticari defter incelemesi yapılamadığı, bu haliyle davacı temlik alanın temlik konusu alacağı dosya kapsamında ispat edemediği anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gereken 615,40TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 20.051,49 TL harçtan mahsubu ile bakiye 19.436,09 TL harçtan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, geriye kalan 14.836,09 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunana A.A.Ü.T.göre belirlenen 182.121,96TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE,
5-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde ... açık olmak üzere karar verildi. 24/11/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır