TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACILAR:1-
: 2-
3-
4-
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALILAR:1-
: 2-
VEKİLLERİ:Av.
Av.
Av.
DAVALI : 3-
VEKİLİ:Av.
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle)
DAVA TARİHİ: 12/09/2024
KARAR TARİHİ: 11/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 07.08.2023 tarihinde ... İlçesi, ... Mahallesi, ... ... yolunun ... istikametinde davacı müvekkili ...'ın babası müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın yolun sağ tarafında emniyet şeridinde park halinde bulunan davalı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorseye arkadan çarpması sonucu baba ..., anne ... ..., kız kardeş ... ... ve dava dışı ... ... olmak üzere toplam 4 kişinin feci şekilde hayatını kaybettiğini, araçta yine yolcu olarak bulunan müvekkili ... ve dava dışı ...'ün ağır yaralandığını, 07.08.2023 tarihli kaza tespit tutanağında "... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'nin zaruri haller dışında emniyet şeridini işgal etmesinden mütevellit; 2918 S. KTK'da yer alan ve sürücülere ait kusurlardan olan madde 46/2-F ' Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücülerin; trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve banketleri kullanmaları yasaktır.' bendini kural ihlali yaptığından, bu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğunun kanaatine varıldığı" şeklinde belirtilmek suretiyle davalı sürücü ...'nin kusurlu olduğu hususunun açıkça belirtildiğini, kaza esnasında yolcu konumunda olan müvekkili ...'ın ve olay esnasında orada bulunmayan diğer müvekkillerinin ise hiçbir kusuru bulunmadığını, müvekkili ...'ın kazadan sonra ambulansla hastaneye kaldırıldığını, kaza neticesinde müvekkilinin vücut bütünlüğünde çok ciddi ve ağır yaralanmalar meydana geldiğini, kolunun ve omzunun çeşitli yerlerinden kırıldığını, iç organlarının çok ciddi şekilde işlevsel bozukluklara sebebiyet verecek derecede darbe aldığını ve uzun bir süre tedavisinin sürdüğünü, halen dahi ağır arazlarının devam ettiğnii, yüksek boyutta maddi, manevi zarar meydana gelmiş olmakla birlikte babasının ve annesinin ölümü neticesinde desteklerinden yoksun kaldığını, aynı gün hem annesini, hem babasını, hem de kız kardeşini kaybettiğini, kendisinin de ağır derecede yaralandığını, koluna ve sırtına geçici protez takıldığını, ciğerlerinde ağır hasar meydana geldiğini, nitekim bu sorunlar nedeniyle spor yapamadığını, en basit egzersiz olan koşu faaliyetinde dahi nefes nefese kaldığını, okulda beden eğitimi derslerine de katılmasının doktorlarca yasaklandığını, bu durumun kendisini maddi ve manevi anlamda adeta çöküntüye uğratmış olup dayanmasının neredeyse imkansız hale geldiğini, işbu sebepten; destekten yoksun kalma tazminatı, ayrıca tedavi giderleri ve trafik kazasına bağlı her türlü alacak olarak 100.000,00.TL maddi tazminat ve 400.000,00.TL de manevi tazminat talep ettiklerini, ayrıca diğer müvekkili ...'ın da en küçük oğlu müteveffa ... ve gelini ... ... ile birlikte yaşaması, kendisinin bakımı ile oğlunun ve gelininin ilgilenmesi nedeniyle desteklerinden yoksun kalmış olup manevi anlamda da oğlunun, gelininin ve torununun kaybıyla ciddi anlamda derin acı, ızdırap ve üzüntü içinde olduğunu, kaza gününden bugüne fiziksel ve ruhsal sağlığının fevkalade bozulduğunu, işbu sebepten fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkili ... için de destekten yoksun kalma tazminatı olarak 100.000,00.TL maddi tazminat ve 300.000,00.TL manevi tazminat talep ettiklerini, ayrıca kaza neticesinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ağır hasar almış olup perte çıktığını, aracın otoparkta bekletildiğini, araçta meydana gelen zararın ve otopark ücretinin de davalılarca tazmin edilmesini talep ettiklerini, 6098 S. Türk Borçlar Kanununun 543. Maddesinin '' Ölüm hâlinde uğranılan zararlar özellikle şunlardır: 1. Cenaze giderleri. 2. Ölüm hemen gerçekleşmemişse tedavi giderleri ile çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 3. Ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar. '' şeklinde olduğunu, bu kapsamda TBK m. 53 gereği dava konusu trafik kazası sebebiyle meydana gelen ölüm ve bedensel zararlar dolayısıyla ölenin desteğinden yoksun kalan ... ve ...'ın uğradığı zararların tazmini gerektiğini, '' Destekten yoksun kalanların meydana gelen zararlarını tazmin hakkı ölenden intikal eden bir hak olmayıp doğrudan doğruya desteğini yitiren kişinin kendisinde doğan, asli ve bağımsız nitelikte bir haktır. Ölenle ya da mal varlığı ile bir bağıntısı bulunmadığı için bağımsız bir talep hakkı yaratır. Bu nedenledir ki ölen kimse ile destekten yoksun kalan arasında kanuni veya akdi bir bakım yükümlülüğü, mirasçılık ya da akrabalık ilişkisi bulunması gerekmemektedir. Destekten yoksun kalma tazminatı talebi miras yoluyla kazanılan, mirasçılık sıfatına bağlı bir hak olmadığından desteğin veya mirasçılarının da herhangi bir tasarruf hakkı bulunmamaktadır.'' şeklindeki öğreti görüşlerinden de anlaşılacağı üzere destekten yoksun kalma tazminatı talep hakkının tamamen bağımsız asli bir hak olup ölenle mirasçılık ilişkisinin bulunması dahi gerekmediğini, nitekim müvekkili ...'ın müteveffanın çocuğu; müvekkili ... ise annesi olmakla hem miras ilişkisi, hem de akrabalık ilişkisi bulunması nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına hak kazandığı hususunun şüpheye yer vermeyecek derecede açık olduğunu, olayda müvekkili ...'ın annesi ve babasının desteğinden mahrum kaldığını, yine müvekkili ...'ın da oğlunun ve gelininin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalmış olup işbu mahrumiyetin tazmin edilmesini talep etme zarureti hasıl olduğunu, davacı müvekkillerinden ...'ın ve ...'ın da kardeşlerinin ölümünden dolayı yaşadıkları acı ve ızdırap çok büyük olmakla telafisinin mümkün olmadığını, aynı gün hem kardeşlerinin hem kardeşlerinin eşinin hem de yeğenlerinin ölüm haberini almanın kendilerini mental anlamda ve psikolojik olarak yıktığını, bu acıya katlanmalarının neredeyse imkansız hale geldiğini, yakınlarını bu denli ağır sonuçlanan bir kaza ile kaybetmenin kendilerini adeta çöküntüye uğrattığını, psikolojik bir buhran yaşadıklarını, müvekkillerinin manevi acı ve ızdırabı fevkalade ağır, katlanılması ve tahammülünün gayri kabil olduğunu, görüleceği üzere genç yaşta kardeşlerini ve kardeşlerinin ailesini kaybeden müvekkillerinin acılarının fevkalade büyük olduğunu, bir ailenin yok olduğunu, bu sebepten dolayı yaşanan bu derin acının karşılığı olmasa da fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 200.000,00.TL, ... için de 200.000,00.TL manevi tazminat talep ettiklerini, kaza anında vefat eden ..., ... ... ve ... ... için cenaze ve defin giderleri meydana gelmiş olup işbu giderlerin de tazmin edilmesi gerektiğini, ayrıca kaza neticesinde müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ağır hasar almış olup perte çıktığını, işbu sebepten otoparkta bekletildiğini, araçta meydana gelen zararın ve otopark ücretinin de davalılarca tazmin edilmesi gerektiğini, kazada davalı sürücü ...'nin kullandığı ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun ... poliçe numarası ile davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından sigortalandığını, davalı sürücünün tali kusuru ile meydana gelen maddi zararlardan davalı sigorta şirketi de müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davalı sürücü ...'nin kullandığı ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun sahibi ve işleteni davalı ... olup meydana gelen maddi ve manevi zararlardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, müvekkili tarafından arabuluculuk bürosuna müracaat edildiğini ve 2024 / No'lu Arabuluculuk Dosyası kapsamında toplantılar yapıldığını, yapılan toplantılar sonucunda anlaşılamadığını, davalı sürücü ...'nin kullandığı ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römorkun (...) satılması durumunda dava sonunda haklı çıkacak olan müvekkillerinin alacağının tahsili tehlikeye düşecek olup alacağın tahsil kabiliyetini arttırmak ve telafisi imkansız zararların önüne geçmek ve mağduriyetlerinin boyutunun artmaması için mezkur araç üzerine ve davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla satışa engel ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, arz olunan ve Mahkemenin re'sen takdir edeceği sair nedenler muvacehesinde; fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile belirsiz alacak davası hükümlerince fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla zarar miktarı belli olduğunda artırılmak üzere ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik; cenaze ve defin gideri ve kazaya karışan müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ağır hasar alması nedeniyle perte çıkmasından dolayı oluşan zararın ve otopark ücretinin tazmini ve davacı müvekkili ... için destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi giderleri ve trafik kazasına bağlı her türlü alacak olarak şimdilik 100.000,00.TL maddi tazminatın, müteveffa ...'ın annesi davacı ... için şimdilik 100.000,00.TL maddi tazminatın, olmak üzere toplam 200.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, belirsiz alacak davası hükümlerince fazlaya dair hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla zarar miktarı belli olduğunda artırılmak üzere ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik; davacı müvekkili ... için 400.000,00.TL, davacı ... için 300.000,00 TL, davacı müvekkilleri ... için 200.000,00.TL ve ... için 200.000,00.TL olmak üzere toplam 1.100.000,00.TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılar ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, ileride ortaya çıkabilecek telafisi imkansız zararların önüne geçmek ve tazminatın tahsil kabiliyetini sağlamak üzere kazaya karışan ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork ile davalılar adına kayıtlı menkul ve gayrimenkuller üzerine üçüncü şahıslara devrini önlemek amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesi ile davalıların menkul ve gayrimenkullerinin somut olayda uyuşmazlık konusu olmadığı sebebiyle tedbir talebinin reddedilmesi halinde ise İcra İflas Kanunu'nun 257 vd. madde hükmüne göre ihtiyati tedbir zımnında ihtiyati haciz kararı verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyadaki 04.09.2023 günlü bilirkişi raporunda müvekkilinin meydana gelen kazada KTK'nın 46/2-F maddesini ihlal ettiğinden bahisle tali kusurlu olduğu ifade edilmiş ise de bu değerlendirmeye katılmanın mümkün olmadığını, kusuru bulunmayan müvekkillerinden dolayı ihtiyati tedbir istenilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... İlçe Jandarma Komutanlığı'nın kaza gününde düzenlenen olay yeri inceleme raporunda aynen "...olayın meydana geldiği yerin ... Mahallesi mülki sınırları içerisinde kalan ... - ... Karayolu ...'ya gidiş istikametine göre karayolunun sağ kısmında meydana gelmiş olduğu, havanın aydınlık, yağışsız olduğu görüldü. Yolun ... istikametine gidiş bölümünün 3(üç) şeritten oluştuğu, ortadaki şeritin devam eden düz çizgi şeklinde olduğu, yolun en sağındaki şeritte ... bağlı tırın park edilmiş vaziyette durduğu noktanın sağında duvar ve üzeri siyah renkli koruma demiriyle çevrili alan olduğu, en sağdaki şerit ile duvar arasındaki mesafenin 5.70 metre olduğu, kazaya karışan ... plakalı otomobilin, ... plaka sayılı(tır ve ... ... plakalı tıra arkadan çarpması neticesinde tırın dorsesinin altına girmiş olduğu ...... plakalı otomobilin sol ön lastiği ile karayolunun genişliğinin 8 metre, en sağdaki şeride ise uzaklığının 1.64 metre olduğu...Otomobilin sağ tarafındaki kapının yanında asfalt zemin üzerinde kan olduğu değerlendirilen lekelerin olduğu...Olay yeri ve çevresinde yapılan ikinci genel inceleme ve araştırmalar neticesinde başkaca herhangi bir iz tespit edilememesi üzerine saat 08:10 srıralarında olay yeri incelemesine son verilerek..." denildiğini, emniyet şeridinin standardının 2.5 metre genişliği olduğunu, dolayısıyla en sağ şerit ile duvar arasındaki mesafenin 5.70 metre olduğu göz önünde bulundurulursa bu alanın emniyet şeridi olmadığı kanaatinde olduklarını, bu alanın tırların sürekli durduğu, ihtiyaçlarını giderdikleri park yeri olarak kullanıldığının görüldüğünü, dosyaya sundukları 26.08.2023 tarihli fotoğraflar kaza sonrasında dahi bu alanların park yeri olarak kullanıldığını gösterdiğini, bilirkişi raporunun 2 nolu sayfasında bulunan resim üzerinde de kaza yerine yaklaşım itibariyle fren izine rastlanmadığının tespit edildiğinin belirtildiğini, kaza yerinin yerleşim yeri içinde olup hız sınırına hiç uyulmadığını ve şoförün uyuyup kaldığını ve emniyet şeridine girdiğini, müvekkilinin tırı olmasaydı dahi ... plakalı aracın duvara çarpıp takla atması yada duvarın daha yıkıcı hasar vereceği düşünüldüğünde tırın bulunmasının kazaya etkisi olmadığının açık olduğunu, bilgi sahibi olarak beyanına başvurulan ve müteveffa sürücü ...'ın kardeşi olan ...'ın ... ... Hastanesi'nde 07.08.2023 saat 10:30'da verdiği beyanında aynen "............, ..., ... isimli şahısların...06.08.2023 günü sabah saat yaklaşık olarak 06:00 sıralarında ...'e günübirlik tatil için gittiğini biliyorum...Daha sonra gece 02:00 sıralarında ... ve ...'e nerede kaldınız diye mesaj attım o da bana 03:38'de ...'e yaklaştık yoldayız diye mesaj attı..." dediğini, tüm bu hususlar bir arada değerlendirildiğinde, ... plakalı otomobil sürücüsü müteveffa ...'ın 06.08.2023 saat 06:00 sıralarında yola çıktığını, ...'de tatil yaparak muhtemelen hiç uyumadan veya ...'ün 11.09.2023 günlü beyanında belirttiği üzere sadece 1.5 saatlik bir uyku ile yola çıktığını, kazanın müteveffanın ilk yola çıkmasından neredeyse 24 saat sonra gerçekleştiğini, 24 saat içerisinde 1.5 saat uyku ile yola çıkan müteveffanın direksiyon başında iken uyuduğunun sabit olduğunun, nitekim kaza yerinde hiçbir fren izinin bulunmamasından da sürücünün hareket halinde iken uyuduğunun anlaşıldığını, uyuduğu için de 2 şeritli yoldan şeritlerin dışına çıktığının açık olduğunu, kazanın meydana geldiği yolun 04.09.2023 günlü bilirkişi raporunun 2. Sayfa "irdeleme" başlıklı bölümünün hemen altında 2 şeritli ve her bir şerit genişliğinin 3.5 metre, banket genişliği 3 metre olan; toplam genişliği 9.5 metre ve yol platform genişliği 13 metre olan bir yol olduğunun belirtildiğini, yani bir arabanın genişliğine yaklaşık 2 metre denilirse yolun 4.5 aracın geçebileceği bir genişlikte olduğunu, kazanın meydana geldiği saat itibariyle yolun neredeyse tamamen boş bir hâlde havanın aydınlık ve yağışsız olduğunu, görüşü kapatan bir durumun bulunmadığını, Emniyet şeridinin başlangıcından sağdaki duvara kadar yaklaşık 5.70 metre mesafe bulunduğu yani emniyet şeridinin normal bir emniyet şeridinden geniş olduğunu, ayrıca müvekkilinin durduğu yerin şeridin ötesinde ve sürekli olarak tırların durduğunu, dinlenmeye geçtikleri bir alan olduğu, normalden büyük olan bu şeritte müvekkilinin durmasına engel bulunmadığını, otomobilin müvekkilinin tırına çarptığında dorsenin altına girdiği ve tırı 1.5 metre ileri götürdüğü yani hız sınırlarının üzerinde hareket ettiğinin de açık olduğunu, kaza yerinde olay gününde herhangi bir park yasaktır levhası, park yapılmaz işaretinin bulunmadığı olay yeri kamera görüntüleri ve fotoğraflarda da açık olduğunu, hatta kaza sonrasında park yasağı levhası dikildiğini, yol kenarı kaza sonrasında da park yeri olarak kullanıldığını, levhanın dikilmesi için trafik komisyonunun kararı gerektiğini, kabul etmemekle birlikte davacı tarafların talep ettiği tutarların mütevefa yakınlarının asli kusurlu olduğu göz önüne alınarak çok yüksek olduğunu, bir an için müvekkilinin seyir hâlinde olduğu düşünülse dahi tırla yolun sağından gidiyor olacağı ve müteveffa sürücü ...'ın müvekkilinin solundan geçerek yoluna devam etmesi gerekeceği, yani esasen hiçbir durumda müvekkilinin park ettiği şeritte bulunmaması gerektiği, dolayısıyla olay yerinde müvekkilinin park hâlinde olmasaydı da müteveffa sürücünün uyuyarak direksiyon hakimiyetini tamamen kaybettiğinden dolayı bu defa müvekkilinin önüne park etmiş bir tıra veya yolun en sağındaki duvara çarpacağı ve mevcut durumdaki sonucun yine ortaya çıkacağı, yani kazanın müvekkilinin bulunduğu yere park etmesinden veya etmemesinden bağımsız olarak her koşulda aynı şekilde gerçekleşeceği, müteveffa sürücünün tam kusuru sebebiyle kaza ve müvekkilinin bulunduğu yere park etmesi arasında illiyet bağının bulunmadığının anlaşıldığını, nitekim kazadan hemen sonra düzenlenen 7/8/2023 tarihli 08:10 saatli (her iki tutanakta aynı saat ve tarih bulunmaktadır) tutanakta yalnızca ...'a KTK'nın 56/1-a maddesini ihlal etmesi sebebiyle kusur yüklendiğini ve müvekkiline hiç kusur yüklenmediğini, hatta ilk tutulan kaza tutanağı ile müvekkilinin savcılıkta serbest bırakıldığını, sonrasında olayın basına düşmesi nedeniyle ikinci bir tutanak tutularak aynı tarih ve aynı saat, dakika yazılarak tali kusur verildiğini ve tutuklandığını, bir rapor tutulurken aynı tarih ve aynı saat hatta aynı dakikada ikinci bir rapor düzenlenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ilk tutulan rapor geçerli olacağından müvekkiline kusur atfedilmeyen bu raporun göz önüne alınması gerektiğini, haksız açılan davanın reddine, yargılama masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP; Davalı ... Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın açmış olduğu işbu davanın haksız ve yersiz bir dava olup reddine karar verilmesi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın talep etmiş olduğu tazminat taleplerinin de zamanaşımına uğramış olup açıkça zamanaşımı itirazında bulunduklarını, hem usul hem de esas yönünden haksız ve yersiz olan işbu davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, 2016 yılında yapılan değişiklikle birlikte zarar görene zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunmak ve zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri sigorta şirketinin merkez veya kuruluşlarından birine verme zorunluluğu getirildiğini, buna ilişkin düzenlemenin ... Trafik Kanunu’nun 99. maddesinde '' hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarıyla belirlenen belgeleri'' sunarak başvuru yapması gerektiği şeklinde olduğunu, ancak davacılar tarafından müvekkili sigorta şirketine bu konuda herhangi bir başvuruda bulunulmadığını, dava şartı olan sigorta şirketine yazılı başvuruda bulunulması gerekliliği davacılar tarafından yerine getirilmediği için davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın hukuki deliller başlığı altında bildirdiği delillerinin dava dilekçesi ekinde mevcut olmadığını, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün hiçbir kusuru bulunmadığını, dava konusu kazaya ilişkin olarak kaza sonrasında tutulan kaza tespit tutanağında bu kazanın oluşunda sürücü ...'ın KTK 56/1-A maddesinin Şerit İzleme ve değiştirme kurallarına uymamak kurallını ihlal ettiğinin belirlendiğini, sigortalı araç sürücüsüne izafe edilen kusuru kabul etmediklerini, zira kaza sonrası alınan ifadelerde de belirtildiği üzere sigortalı aracın bulunduğu emniyet şeridinin oldukça geniş ve sürekli olarak park halinde araçların bulunduğu emniyet şeridi olup kazaya karışan ... plakalı aracın seyir halinde bulunduğu yerden yolun geniş olması nedeniyle sigortalı aracın bulunduğu yere olan mesafesinin yaklaşık olarak 9,5 metre olarak belirtildiğini, yine ifadelerden anlaşıldığı üzere müteveffa ...'ın yorgun olma durumunun söz konusu olduğunu, bu nedenle işbu davanın sigortalı araç sürücüsünün kusurunun olmaması nedeniyle doğrudan reddine karar verilmesi gerektiğini, gerek görülmesi halinde kusur konusunun netleşmesi için yargılama aşamasında ...'dan, ... Fen Heyeti'nden veya ... heyetinden kusur raporu aldırılmasını talep ettiklerini, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesi talep sonucu kısmında cenaze ve defin gideri ve kazaya karışan müteveffa ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ağır hasar alması nedeniyle perte çıkmasından dolayı oluşan zararın ve otopark ücretinin tazmini ve davacı müvekkili ... için destekten yoksun kalma tazminatı, tedavi giderleri ve trafik kazasına bağlı her türlü alacak olarak şimdilik 100.000,00.TL maddi tazminatın ve müteveffa ...'ın annesi davacı ... için şimdilik 100.000,00.TL maddi tazminatın olmak üzere toplam 200.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 07.08.2023 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ettiğini, ancak davacı tarafın taleplerinin anlaşılır olmadığını, zira ... için istenilen 100.000,00 TL' nin ne kadarlık miktarının cenaze ve defin giderine ilişkin olduğu, ne kadarlık miktarının ... plakalı aracın perte çıkmasına ve otopark ücretine ilişkin olduğu, ne kadarlık miktarının destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, ne kadarlık miktarının tedavi giderlerine ilişkin olduğu ve trafik kazasına bağlı her türlü alacak olarak belirtilen içeriğin hangi tazminat kalemine ilişkin olup da miktarının ne olduğunun belli olmadığını, aynı şekilde müteveffa ...'ın annesi davacı ... için şimdilik 100.000,00.TL maddi tazminatın şeklindeki talebin de hangi tazminat kalemine ilişkin olduğunun belli olmadığını, muğlak ifadeler ile istenilen taleplerin somutlaştırılması gerektiğini, bilindiği üzere maddi tazminat istenen tazminat kalemlerinin genel başlığı olduğunu, HMK uyarınca davacı tarafın hangi tazminat kalemi için ne miktarda talebi olduğunu açıkça bildirmesi gerektiğini, davacı tarafın ... plakalı aracın çarpışması sonucu pert total tazminat talebinde bulunmakta ise de aynı talepleri hakkında müvekkili sigorta şirketi hakkında ... nezdinde talepte bulunduğunu, gelinen aşamada işbu dava ile de ... plakalı aracın çarpışması sonucu pert total tazminat talebinde bulunduğunu, aynı konudaki mükerrer talebinin dikkate alınmaması gerektiğini, cenaze ve defin giderlerininde poliçe teminatı içerisinde bulunmadığını, zira cenaze ve defin gideri doğrudan doğruya meydana gelen bir zarar olmadığını, riskin gerçekleşmesinden sonra oluşan dolaylı bir zarar olduğunu, dolaylı zararların Sigorta Genel Şartları gereğince poliçe teminatı dışında tutulduğundan cenaze ve defin giderine ilişkin tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, Mahkeme aksi kanaatte olması halinde de kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın cenaze ve defin giderlerine ilişkin belge, makbuz veya yapılan masrafları gösterir bir dekont sunmadığını, hiçbir belge sunmadan cenaze ve defin gideri talep edilmesinin mümkün olmadığını, ayrıca davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili sigorta şirketinden talep edilen maddi tazminatların kaza tarihinden işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ettiğini, ancak izah ettikleri üzere davacı taraflarca müvekkili sigorta şirketine yapılan başvurunun usulüne uygun olmadığını, davacıların başvuruda bulunmaması nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin temerrüde düşmediğini, bu sebeplerle kabul anlamına gelmemekle birlikte işbu davada faiz işletilecek ise bu faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğini, yine bu kapsamda izah ettikleri üzere davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafın eksik başvurusu nedeniyle müvekkili sigorta şirketinin davanın açılmasına sebebiyet vermediğinin sabit olduğunu, bu nedenle yargılama sonunda müvekkili sigorta şirketi aleyhine hiç bir ihtimalde yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ettiklerini, arz ve izah ettikleri nedenler ve re'sen gözetilecek hususlar ışığında; dava şartı olan sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın usulden reddine, davanın usulden reddine karar verilmemesi halinde esasa ilişkin itirazlarının kabulü ile davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER; Kaza tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, nüfus kayıt örneği, tedavi kayıtları, ... kayıtları, ... CBS 2023/ Soruşturma sayılı dosyası,... CBS 2023/ Soruşturma sayılı dosyası, ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/ Esas sayılı dosyası, ... Merkezi Kayıtları, poliçe ve hasar dosyası, sosyal ve ekonomik durum araştırması, keşif, bilirkişi raporu, ... Kurumu Başkanlığı ... 2.İhtisas Kurulu raporu, ... Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Heyeti raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 07/08/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce, dosyanın tedavi evrakları ile birlikte gölge dosya oluşturulup ... Kurumu Başkanlığına gönderilerek davacı ...'ın meydana gelen kaza nedeniyle yaralanması dikkate alınarak tedavi giderleri talebi bakımından rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 08/10/2025 tarih ve ... karar sayılı adli raporun düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizce, davaya konu ... plaka sayılı araç üzerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak, kaza nedeniyle araçta meydana gelen hasarın tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda yapılan keşif sonrası 01/06/2025 tarihli raporun düzenlendiği görülmüştür.Davaya konu kaza tespit tutanağında; “Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobili ile ...-... Karayolu ... istikametine seyir halindeyken km 60 sayılı yere geldiğinde aracının direksiyon hakimiyetini kaybederek yerleşim yerinde yolun sağ tarafında park halinde duran ... Çekici ve buna bağlı ... yarı römorka arkadan çarpması sonucu ölümlü/yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşumunda sürücü ... 2918 sayılı K.T.K da yer alan sürücülere ait kusurlardan 56/1A (Şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak) maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. Sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekici ve buna bağlı ... yarı römorkun 2918 sayılı K.T.K 'da yer alan sürücülere ait kusurlardan 46/2f (Aksine bir işaret bulunmadıkça trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi gibi durumlar dışında Emniyet şeritleri ve banketleri kullanmaları) maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır “ şeklinde düzenlendiği görülmüştür. ... Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma dosyası kapsamında kusur tespiti için bilirkişi tarafından düzenlenen 04.09.2023 tarihli raporda; kazanın oluşumunda; sürücü ...'ın direksiyon hakimiyetini kaybederek gidişe göre yolun sağında banket üzerinde park halinde duran çekiciye bağlı yarı römorka "Şerit İzleme ve Değiştirme Kurallarına Riayet Etmeyerek" arkadan çarpmasından mütevellit; 2918 Sayılı ... Trafik Kanununda yer alan ve sürücülere ait kusurlardan olan Madde 56/1-A "Şerit İzleme ve değiştirme kurallarına uymamak" bendini kural ihlali yaptığından asli kusurlu olduğu, ... plaka sayılı çekici ve buna bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ...'nin ise zaruri haller dışında emniyet şeridini işgal etmesinden mütevellit; 2918 Sayılı ... Trafik Kanununda yer alan ve sürücülere ait kusurlardan olan Madde 46/2-F " Aksine bir işaret bulunmadıkça sürücülerin; trafik kazası, arıza halleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve banketleri kullanmaları yasaktır" bendini kural ihlali yaptığından, bu kazanın oluşumunda tali kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. ... 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2025/ Esas sayılı dosya kasamında ... Kurumu ... Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen 17/02/2025 tarihli adli raporda; sürücü ..., sevk ve idaresinde bulunan yarı römork ile irtibatlı çekiciyi 50 km/h hız limiti bulunan yolun sağındaki banket içerisine park ettikten sonra çekici ile irtibatlı yarı römorkun arka kısımlarına, geriden gelmekte iken sürücüsünün kontrolünden çıkarak banket kısmına giren müteveffa sürücü idaresindeki aracın ön kısımlarıyla çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda, atfı kabil bir kusuru bulunmadığı, müteveffa sürücü ..., sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında gereken dikkatini yola vermesi, taşıt yolu içerisinde güvenli ve tedbirli bir şekilde seyrini sürdürmesi gerekirken anılan bu hususlara riayet etmeyip sevk ve idare hatası ile idaresindeki aracın sürüş hakimiyetini kaybederek banket alanı içerisine sanık tarafından park edilmiş olan çekici ile irtibatlı yarı römorkun arka kısımlarına çarptığı anlaşılmakla meydana gelen olayda mevcut mahal şartları ve olayın oluş şekli dikkate alındığında; dikkat ve özen yükümlülüklerine aykırı davranışları ile asli kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim ediliği görülmüştür. Mahkememizce dosyanın bilirkişiye tevdi ile ,dava dosyası ve celp edilen deliller kapsamında meydana gelen kaza nedeniyle kusur durumlarının tespiti yönünden rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 24.02.2025 tarihli raporun dosyaya ibraz edildiği, raporda özetle; ... plakalı araç sürücüsü ... 2918 sayılı ... Trafik Kanunun 84/f, 56/A, 47/d ve 52/b kurallarına riayet etmediğinden ötürü, kazanın oluşumunda asli yönden %85 oranında kusurlu olduğu, ... plakalı çekici ve bağlı ... plakalı yarı römork sürücüsü ... 2918 sayılı ... Trafik Kanunu'nun 46/f kurallarına riayet etmediğinden ötürü kazanın oluşumunda tali yönden %15 oranında kusurlu olduğu yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür. Mahkememizce dosyanın fiziken ... Kurumu Başkanlığı'na gönderilerek soruşturma kapsamında alınan kusur raporu, Ceza Mahkemesi tarafından ... Kurumu ... Grup Başkanlığı'ndan alınan adli rapor ve Mahkememizce alınan raporlar değerlendirilmek suretiyle kusur durumunun tespitine ilişkin Trafik İhtisas Dairesi Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu tarafından rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda 05/09/2025 tarihli adli raporun düzenlendiği, raporda özetle; müteveffa sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda seyrini taşıt yolu (sağ ya da sol şerit) içerisinde kalacak ve emniyetli olacak şekilde şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermediği, sevk ve idare hatasıyla aracının kontrolünü kaybedip bankete girdiği ve akabinde de banket üzerinde park halindeki araçla çarpıştığı anlaşılmakla, meydana gelen olayda; %100 (yüzde yüz) kusurlu olduğu, davalı sürücü ... idaresindeki araçla olay mahalli mevkide yolun banket kısmında park halinde iken hakimiyetini kaybederek taşıt yolu dışına çıkarak bankete giren müteveffa sürücü idaresindeki araçla çarpışarak karıştığı olayda; atfı kabil kusuru bulunmadığı yönünde rapor tanzim ediliği görülmüştür. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosyada kapsamında mevcut ... raporu ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, 07/08/2023 günü, saat ... sıralarında, müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile ... numaralı ...'nu takiben ... istikametine seyir halinde iken olay mahalli olan mevkiye geldiği sırada aracının kontrolünü kaybedip yolun sağında emniyet şeridi içerisinde park halinde bulunan davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı çekiye bağlı ... plakalı yarı römorka arkadan çarpması neticesinde meydana gelen trafik kazasında, müteveffa sürücü ... idaresindeki otomobil ile olay mahalli yolda seyrini taşıt yolu içerisinde kalacak ve emniyetli olacak şekilde şekilde sürdürmeye gerekli ve yeterli özeni göstermediği, sevk ve idare hatasıyla aracının kontrolünü kaybedip bankete girdiği ve akabinde de banket üzerinde park halindeki araçla çarpıştığından meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu, kazanın oluş şekli dikkate alındığında müteveffa sürücü idaresindeki araçla sevk ve idare hatası akabinde yol dışı kalarak yolun en sağında banket içerisinde park halinde olan araca çarpması neticesinde gerçekleşen bu olayda; banket içerisinde park halinde olan davalı aracın kazanın oluşumunda etkenliğinin bulunmadığından kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kaza nedeniyle davalılara atfedilecek herhangi bir kusur bulunmadığı sonuç ve kanaati ile Mahkememizce davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Maddi ve manevi tazminat istemine yönelik davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 4.440,15-TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.824,75-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Maddi tazminat talebi yönünden; davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/4 madde hükmüne göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara davalılara VERİLMESİNE,
5-Manevi tazminat talebi yönünden; davalılar ... ve ... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3 madde hükmüne göre belirlenen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalılara VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/12/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır