TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/09/2025
KARAR TARİHİ: 22/12/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 26/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında davalının işlettiği ... Restaurant isimli işyeri bakımından 01/03/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere sözleşme imzalandığını, bu sözleşme kapsamında davalının müvekkili olduğu şirketin ürünlerini düzenli ve sürekli şekilde satın almayı, etkin bulundurmayı ve satmayı gerekli ruhsat ve izinleri süresinde temin etmeyi ve sözleşme hükümlerine uygun ticari faaliyette bulunmayı taahhüt ettiğini, buna karşılık müvekkil şirket tarafından davalının işyerinin açılması ve işletilmesine katkı sağlamak amacıyla 15.000 TL katkı/mali destek ödemesi yapıldığını, davalının sözleşme hükümlerine açıkça aykırı şekilde ruhsat iptali nedeniyle faaliyetine son verdiğini, müvekkil şirketten Kasım 2022 tarihinden itibaren ürün alımı yapmadığını, ürünleri etkin biçimde bulundurmadığını ve satış taahhüdünü ihlal ettiğinin sabit olduğunu, Bu aykırılıklar nedeniyle müvekkil şirketin sözleşmenin ilgili maddeleri uyarınca tek taraflı fesih hakkını kullandığını, davalıya ihtarname gönderildiğini, ve katkı bedelinin faiziyle iadesini ve ayrıca 15.000,00 TL cezai şartın ödenmesinin talep edildiğini, ihtarnameye rağmen davalı tarafından herhangi bir ödeme yapılmaması üzerine, müvekkil şirket tarafından ... 3. İcra Dairesi 2025/... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı borcun varlığına, faize, cezai şarta ve ferilerine yönelik dayanaksız ve kötü niyetli itirazlarla takibi durdurduklarını, davalının taciz sıfatına sahip olduğunu, sözleşmenin açık ve bağlayıcı hükümlerine rağmen edimlerini yerine getirmediğini, müvekkil şirket tarafından yapılan katkı ödemesini sözleşme gereği faiziyle birlikte iadesinin zorunlu olduğunu, ayrıca cezai şartın TTK m.22 uyarınca indirime tabi olmadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazların borcu ortadan kaldırmaya değil zaman kazanarak müvekkil şirketi zarara uğratmaya yönelik olduğunu, itirazın iptali davasının yasal süresi içinde açıldığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, sözleşme, ihtarname, satış dökümleri, icra dosyası, ticari defterler ve diğer delillerle alacağın varlığı ve miktarının likit olduğunu, bu nedenle davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin tüm ferileriyle birlikte devamına, asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı tarafından, davalı aleyhine, ... 3.İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibine karşı, davalı/borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin olduğu;Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, uyuşmazlığın taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin feshinden kaynaklı alacak talebine ilişkin olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : (Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; Davalı ve davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/12/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır