TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ:Av.
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 03/09/2025
KARAR TARİHİ: 18/09/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu aleyhine ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı dosya ile icra takibine başlanmış olup borçlu tarafından takibe itiraz edildiğini, borçlu itirazında haksız olup söz konusu itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiğini, ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/ Esas 2012/ Karar 19/12/2012 tarihli kararında yargılama sonucunda Sınırlı Sorumlu ... Kooperatifi ile birlikte müvekkili ve davadışı olan ... da müteselsilen kefil olarak borçtan sorumlu tutulduğunu, akabinde işbu ilama istinaden müvekkili ve davalı Kooperatif aleyhine ... 5. Genel İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosya ile İlamlı icra takibi başlatıldığını, ... 5. Genel İcra Dairesi 2025/... Esas sayılı dosyada müvekkilinin maaşının 4/1'ine haciz konulduğunu, ve her ay kesinti yapıldığını, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosya bakiye borcuna istinaden 21.05.2025 tarihinde 25.940,50 TL, 19.06.2025 tarihinde 25.940,50 TL ve son olarak 22.07.2025 tarihinde 29.980,00 TL maaşında kesinti yapılmak suretiyle dosyaya yatırıldığını, kesinti olmaya da devam ettiğini, bu sebeple de bundan sonraki kesintiler içinde yasal haklarımızı saklı tuttuklarını, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosya bakiye borcuna istinaden dosyaya yatan 21.05.2025 tarihinde 25.940,50 TL, 19.06.2025 tarihinde 25.940,50 TL ve son olarak 22.07.2025 tarihinde 29.980,00 TL maaşında kesintilerinin asıl borçludan rücuu etmek maksadıyla taraflarınca borçlu aleyhine ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı ilamsız icra takibi başlatıldığını, ancak davalı- borçlunun haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, itiraz üzerine taraflarınca arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. Sayılı dosya için öncesinde de taraflarınca kısmi ödeme yapıldığını ve akabinde de davalı kooperatiften ödenen borcu rücu edilmek üzere ... 2. Genel İcra Dairesinin 2023/ esas sayılı icra dosyası başlatıldığını, davalı kooperatiften 1.895.482,52 TL ödeme alındığını, iş bu dosyaya herhangi bir itiraz olmadığını, rucü talebinin davalı kooperatifçe kabul edildiğini, bu sebeple de yine davalının ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı dosyadaki alacağa itiraz etmesinin kötü niyetli ve haksız olduğunu, TBK madde 596 gereğince rücu haklarının söz konusu olup ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... esas sayılı takibe itiraz edilmesinin haksız olduğunu, Madde 596'nın '' Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. Kefil, aksi kararlaştırılmamışsa, rehin hakları ile aynı alacak için sağlanmış diğer güvencelerden sadece kefalet anında var olan veya bizzat asıl borçlu tarafından, sonradan özellikle bu alacak için verilmiş bulunanlara halef olur. Alacaklıya kısmen ifada bulunan kefil, rehin hakkının sadece bunu karşılayan kısmına halef olur. Alacaklının rehin konusu üzerinde geriye kalan alacak hakkı, kefilin rehin hakkından ön sırada gelir. Kefil ile asıl borçlu arasındaki hukuki ilişkiden doğan istem ve def’iler saklıdır. Bir alacağın güvencesini oluşturan rehin paraya çevrildiği veya borç rehin veren malik tarafından ödendiği takdirde malik, kefile karşı rücu hakkını, ancak kefil ile kendisi arasında böyle bir anlaşma varsa ya da rehin sonradan bir üçüncü kişi tarafından verilmişse kullanabilir. Kefilin rücu hakkına ilişkin zamanaşımı, kefilin alacaklıya ifada bulunduğu anda işlemeye başlar. Kefil, dava hakkı vermeyen veya yanılma ya da ehliyetsizlik sebebiyle asıl borçluyu bağlamayan bir borç için ödemede bulunduğu takdirde, asıl borçluya karşı rücu hakkına sahip değildir. Ancak, kefil zamanaşımına uğramış bir asıl borçtan sorumlu olmayı borçlunun vekili sıfatıyla üstlenmişse asıl borçlu, ona karşı vekâlet sözleşmesi hükümleri uyarınca sorumlu olur. '' şeklinde olduğunu, TBK 596. Maddesindeki "Kefil, alacaklıya ifada bulunduğu ölçüde, onun haklarına halef olur. Kefil, bu hakları asıl borç muaccel olunca kullanabilir. " düzenleme gereğince somut olay nazara alındığında ... 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/ Esas 2012/ Karar 19/12/2012 tarihli ilamı gereğince ... 9. Noterliğinin 04/06/2003 tarih, ... yevmiye numaralı düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve villa karşılığı inşaat sözleşmelerindeki müvekkilinin kefilliğini geçerli saydığını, ilam gereğince müteselsilen borçtan sorumlu tutulduğunu ve dosyanın kesinleştiğini ve muaccel olduğunu, ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyaya bakiye borcuna istinaden 21.05.2025 tarihinde 25.940,50 TL, 19.06.2025 tarihinde 25.940,50 TL ve son olarak 22.07.2025 tarihinde 29.980,00 TL maaşında kesintilerinin yattığının da açık olduğunu, kısmi olarak ödeme yapıldığını, davalı borçlunun da yine ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. sayılı dosyada borçlu olarak mevcut olduğundan ödeme yapıldığını bildiğini, o halde borç mevcut olduğu ve rücu edilebilir olduğunun açık olduğunu, bu sebeplerle davalının ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı ilamsız icra takibine yaptığı itirazın haksız ve kötü niyetli olup işbu haklı davanın kabulüne karar verilerek ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, borçlunun itirazda haksız olduğu ve alacak likit olduğundan alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesi gerektiğini, ... 1. Genel İcra Dairesinin 2025/... Esas sayılı icra takibinin konusunun ... 5. Genel İcra Dairesinin 2025/... E. Sayılı dosyaya kefil olarak bakiye borcuna istinaden yapılan 21.05.2025 tarihinde 25.940,50 TL, 19.06.2025 tarihinde 25.940,50 TL ve son olarak 22.07.2025 tarihinde 29.980,00 TL maaşında kesintilerinin rücu edilmesi hakkında olduğunu, detaylıca izah ettikleri üzere geçerli olduğu mahkeme ilamınca kabul edilmiş kefalet sözleşmesinin, muaccel bir borç ve borca istinaden yapılmış bir ödeme olduğunu, borçlu tarafın haksız ve kötüniyetli olarak takibe itiraz ettiğini, takibe konu alacağın ise yargılama gerektirmeksizin miktarı belli ve sabit olduğundan likit alacak olduğunu, bu nedenle borçlu aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkâr Tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, izah ettikleri nedenler ve mahkeme tarafından resen tahkik edilecek hususlar ışığında; davalı (borçlu) hakkında başlatılan icra takibine haksız olarak yapılmış olan itirazın iptaline ve takibin devamına, alacağın likit olması sebebiyle davalının (borçlunun), alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE;
Dava; ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... Esas sayılı takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, dava kefalet sözleşmesinden kaynaklı rücuen alacağa yönelik takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarından, davacı adına gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanılmamış olup, davacının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, sonuç olarak, davacı taraf tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu göz önüne alındığında, aşağıdaki şekilde görevsizlik karar verilmiştir.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 18/09/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır