TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 07/07/2025
KARAR TARİHİ: 11/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle;25.10.2024 tarihinde, ... plakalı aracın sürücüsünün ... istikametinde iken park halindeki müvekkili şirket aracına çarparak maddi hasar meydana gelmesine neden olduğunu, kazanın meydana gelmesini takiben olay yerinde taraflarca tutanak düzenlendiğini, düzenlenen tutanağa göre davalının müvekkiline karşı tek ve asli kusurlu (%100) bulunduğunu, bu durumun müvekkilinin kasko sigortası ... Sigorta ve bağımsız eksper tarafından düzenlenen eksper raporu ile de kesinlik kazandığını, meydana gelen kaza sonucu müvekkiline ait aracın büyük çapta hasar gördüğünü, tamir/onarım/boya/parça değişimi ve hasarın giderilebilmesi amacıyla ekte sunulan bağımsız ekspertiz raporuyla da sabit hale geldiği üzere aracın 12 gün serviste kaldığını, 12 gün tamir süresince aracı kullanamamaktan doğan mahrumiyet nedeniyle fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 40.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğunu, kaza nedeniyle aracın bir kısım parçalarının yenileriyle değiştirildiğini, bir kısım parçalarının ise tamir görerek onarılmış olup aracın gördüğü işbu kapsamlı tamir/onarım/boya/parça değişimi ve tramer kayıtlarına işlenen hasar kaydı sebebiyle aracın ikinci el piyasa rayiç bedelinde ciddi bir düşüş yaşandığının kaçınılmaz bir gerçek olduğunu, kısaca belirtilen nedenlerle müvekkilinin aracında kaza nedeniyle değer kaybı oluştuğunun açık olduğunu, somut olay bakımından değer kaybının varlığının ve miktarının belirlenebilmesinin ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK m. 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikattan sonra mümkün olabileceğini, bir başka anlatımla değer kaybının miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektiğinden işbu davadaki talep HMK 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL değer kaybı talebi belirtilerek ikame edildiğini, davalı ile arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşmama yönünde tutanak düzenlendiğini ve işbu davanın açılması zarureti hasıl olduğunu, ayrıca müvekkili adına işbu davadan bağımsız olarak aynı zarara ilişkin olarak ... 1. Genel İcra Dairesi'nin 2025/... E. Sayılı dosyası ile araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...'a karşı bağımsız ekspertizden alınan rapora dayanarak icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibinin araç sahibi davalının itirazı üzerine araç sahibi yönünden durduğunu, sürücü yönünden ise halen derdest olduğunu ,icra dosyası üzerinden henüz tahsilat yapılmamış olup ileride bir tahsilat gerçekleşmesi halinde mükerrer tahsilat yapılmayacağını, tahsil edilecek tutarın bu davadan mahsup edileceğini, izah edilen Mahkemece resen gözetilecek nedenlerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.000,00 TL araç mahrumiyet zararı tazminatının araç sahibi davalıdan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, HMK m. 107 uyarınca belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL araçta meydana gelen değer kaybı tazminatının araç sahibi davalı için kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 25/10/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazasından kaynaklı araç değer kaybı ile araç mahrumiyetinden kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkememizce öncelikli olarak görev hususu değerlendirilmiştir. HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, davaya trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olup, celp edilen ticaret sicil ve vergi kayıtlarından, davalı adına gerçek kişi ticari işletme kaydına rastlanılmamış olup, davalının vergi mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ayrıca davalı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın hususi kullanım amacı ile kayıtlı olduğu, sonuç olarak, davalı taraf tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı, dava konusu ihtilafa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu göz önüne alındığında, aşağıdaki şekilde görevsizlik karar verilmiştir.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Davanın Görev Dava Şartı Yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, Davanın konusu itibariyle davaya bakmaya görevli mahkeme ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğundan HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
2-Harç, masraf, avans ve vekalet ücreti hususlarının görevli mahkemece karara bağlanmasına, herhangi bir sebeple görevli mahkemede yargılamaya devam olunmaması halinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile yargılama giderlerine hükmedilebileceğine,
Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 11/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır