TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: Alacak
KARAR TARİHİ: 18/07/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 18/08/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan Şirketin 03.04.2024 tarihinde satıcı ... arasında ... 2. Noterliği’nin ... yevmiye numarası ile ... plakalı 2019 Yamaha, ... motor, ... şasi no’lu motosiklet için noter huzurunda satış sözleşmesi yaptığını, Müvekkili olan şirketin, söz konusu motosikleti ... internet sitesinde görüp, satıcı taraf ile iletişime geçtiğini, internet sitesinde ilgili araç için ilanda motor ile ilgili herhangi bir arızadan bahsedilmediği ve satıcının motosikletin motorunun hiç açılmadığı ve işlem görmediğini söylediğini, şirketin ilanda yazılı bilgilere ve satıcı tarafın vermiş olduğu bilgilere güvenerek ... plakalı motosikleti satın aldığını, şirket yetkilisinin, aracın bakımlarını yaptırmak üzere motosikleti sanayiye götürdüğü ve bakımlar yapılırken araçta müvekkiline daha önce bilgisi verilmeyen gizli ayıpların ortaya çıktığını, motorun daha öncesinde işlem gördüğü bu sebeple yağa su karıştırdığı, motosikletin sağ tarafının komple kırık olduğu, ön amartisörün yamuk ve patlak olduğunun ortaya çıktığını bunun üzerine şirket yetkilisi tarafından satıcıya haber verildiği, araçta arıza olduğu bildirildiği, davaya konu ayıbın, şirket yetkilisi tarafından davalıya ihbar niteliğinde olmak üzere mesaj ile bildirildiğini ancak davalının, yetkiliyi birkaç gün oyaladıktan sonra zararı karşılamayı reddettiğini, davalının tüm bu olanlara sessiz kalması, kötü niyetli olduğunun göstergesi olduğunu, Davalının motosikletin onarımını yapmayı kabul etmemesi üzerine müvekkil şirketin onarımı yapmak zorunda kaldığını, davaya konu uyuşmazlığı barışçıl yollar ile çözüme kavuşturabilmek için arabuluculuk yoluna başvurduklarını ancak anlaşma sağlanamadığını belirterek davanın kabulü ile 84.607,50 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davalı tarafından davacıya satışı gerçekleştirilen ... Plakalı motosikletin, satış anında gizli ayıplı olarak devredildiği iddiası kapsamında, ayıp oranında indirim seçimlik hakkın kullanımı ile 84.607,50 TL 'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesi istemine ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce öncelikle görev hususu değerlendirilmesi gerekmiş olup; HMK'nın 114/1-c maddesine göre “mahkemenin görevli olması” dava şartıdır. Aynı Kanun'un 115/1 maddesine göre mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Aynı maddenin 2 nolu bendine göre ise mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Diğer taraftan Asliye Ticaret Mahkemeleri ile diğer Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/3. maddesi uyarınca iş bölümü ilişkisi değil, görev ilişkisidir. Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemesi Kanunu'nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemelerce re'sen incelenir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar sayılmış, 5. maddesinde de ticari davalara Asliye Ticaret Mahkemesinde bakılacağı belirtilmiştir. 4. madde hükmüne göre bir davanın ticari dava sayılması için her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması (nispi ticari dava) ya da tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın maddede 6 bent halinde sayılan davalardan olması (mutlak ticari dava) gerekir. Yine, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 19/II. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira, Türk Ticaret Kanunu, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez. Somut olayda, uyuşmazlığın taraflar arasındaki araç satım sözleşmesinden kaynaklı ayıp iddiasına dayalı alacak talebine ilişkin olup, celp edilen vergi kayıtlarına göre davalının tacir olmadığından her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan bir dava olmadığı gibi, taraflar arasındaki ihtilafın Ticaret Mahkemeleri'nin görevini belirleyen TTK'nın 4. Maddesinde sayılan hususları kapsamadığı bu hususla ilgili yargılama yapma görevinin Asliye Hukuk Mahkemesi'ne ait olup mahkememizin görevsiz olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla; dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:(Yukarıda açıklanan nedenlerle),
1-Davada mahkememizin görevsiz olması ve Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli bulunması nedeniyle; davanın HMK'nun 114/1-c maddesi delaleti ile 115/2.maddesi gereğince usulden (görev yönünden) REDDİNE,
2-Karar kesinleştiğinde ve HMK'nun 20. Maddesinde öngörülen iki haftalık kesin süre içerisinde müracaat edilmesi halinde dosyanın görevli ... Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,
3-Yasal süresi içerisinde gönderme talebinde bulunulmadığında dosya üzerinden davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin hatırlatılmasına
4-Yargılama harç ve giderlerinin esas hakkında karar verecek mahkemece hüküm ve nazara alınmasına,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 18/07/2025
Katip ...
¸e-imzalıdır
Hakim ...
¸e-imzalıdır