TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALILAR:1-
2-
3-
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 26/09/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ve ... tarafından, 25/06/2013 yılında kurulduğunu, şirket ana sözleşmesinde davalı ...’in 5 yıl süre ile şirket müdürü olarak seçildiğini, müvekkil firmanın her türlü çelik yapı, inşaat, makina işleri ve teçhizatların alım satım, ithalat ve ihracatı ve bunların toptan ve perakende olarak pazarlanması konularında ... çapında yetkili olduğunu, şirketin kurulduğu tarihten itibaren her yıl yapılması gereken ortaklar genel kurulu toplantısının yapılmadığını, bunun üzerine ortaklar tarafından mahkemeden toplantıya çağrı izni için dava açıldığını, ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/ E., 2019/ K. sayılı dosyası ile talebin kabul edilerek, 19/07/2019 tarihinde şirket olağanüstü genel kurul toplantısında müvekkil şirket ortaklarından ... yeni şirket müdürü seçildiğini, davalının müdürlük yetksinin sona erdiğini, davalı ...’in, müdürlük görevi sırasında, müvekkil şirketin adresinde ve müvekkil şirketin ismine birebir benzeyen ve tek ortak olarak kendisinin bulunduğu, müvekkil şirket ile aynı amaç ve konuya hizmet edecek şekilde kurulan, davalı ... Makina Çelik Yapılar İnşaat San. Ve Tic. Ltd. Şti’ni 30.09.2016 tarihinde kurduğunun öğrenildiğini, kaldı ki, 2019 tarihinde davalının oğlu ... adına kurulan davalı ... Metal Makina Çelik Yapı İnşaat San.Tic.Ltd Şti de, diğer davalı şirket ile aynı mahiyette olduğunu, davalı şirketlerin TTK m.55'te geçen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, davalı ...’in müvekkil şirketin ortak ve müdürlüğü görevini işgal ettiği yıllarda diğer şirket ortaklarının sahada çalışması sebebiyle tüm idari ve muhasebe işleriyle alakadar ve tek yetkili olduğunu, bu nedenle TTK m. 626 hükümlerine uymayarak, özen ve bağlılık yükümüne ve limited şirket müdürünün rekabet yasağına aykırı davrandığını ileri sürerek davalı şirketlerin TTK m.55'te sayılan haksız rekabet hallerinden başlıcalarına aykırı davranmaları sebepleri ile; TTK m. 56 kapsamında haksız fiilin tespiti, haksız rekabetin men'i, haksız rekabetin ref'ine, şimdilik ayrı ayrı 1.000'er-TL toplam 2.000-TL maddi tazminat ile ayrı ayrı 10.000'er TL toplam 20.000-TL manevi tazminata; davalı ...'in, müvekkil şirkette müdürlük ve ortaklık görevlerini sürdürdüğü dönemde sır saklama yükümlülüklerini suistimal ettiği; iltibas sebebiyle haksız rekabet yaratarak TTK m.626 uyarınca rekabet yasağını ihlal ettiği, davacı şirketi kasten zarara soktuğunun tespiti ile, şimdilik 1.000-TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımına uğradığını, 2016 yılında kurulan müvekkil şirket ... Makina Çelik..Ltd Şti’nden davacı şirketin ortaklarının haberdar olduklarını, davacı şirketin müşterileri ile herhangi bir ticari ilişki kurulmadığını, davacı şirketin yaptığı işlerden farklı işler yapan müvekkili şirketlerin ticari faaliyetlerine devam ettiklerini, ancak davacı şirketin gayri faal olduğunun öğrenildiğini, müvekkil şirketlerin davacı şirketin zararına herhangi bir ticari faaliyet yürütmediğini, davacı şirketin faaliyeti döneminde iş yaptığı müşterilerle yeni bir iş yapılmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Davacı, davalı ...’in davacı şirketin 2016-2019 yılları arasında müdürlüğü sırasında, davacı şirket unvanı ile benzer ve aynı iştigal alanlarında faaliyet gösteren davalı ... Makina Çelik..Ltd Şti’ni kurduğunu ve yöneticiliğini yaptığını, davalı müdürün sır saklama ve rekabet yasağı yükümlülüğünü ihlal ettiğini, diğer davalı ... Metal Makina..Ltd Şti de davalının oğlu tarafından kurulduğunu ve davalı şirketlerin birlikte hareket ederek davacı şirket aleyhine haksız rekabette bulunduklarını iddia ederek haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine, maddi ve manevi tazminata; davalı ... yönünden ise, rekabet yasağına aykırılığının tespiti ile maddi ve manevi tazminata hükmedilmesini istemiş, davalılar ise, davanın zamanaşımına uğradığını, haksız rekabet koşullarının bulunmadığını, davalı ...’in diğer davalı şirketi kurduğundan davacı şirket ortaklarının haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalılar vekilince, süresinden sonra sunulan cevap dilekçesinde zamanaşımı define dayanıldığından zamanaşımı defi yerinde görülmemiş, işin esasına girilerek değerlendirme yapılmıştır. Davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede; davalının davacı şirkette 2013-2019 yılları arasında davacı şirketi münferiden temsile yetkili müdür olarak görev yaptığı ve bu süreçte 2016 yılında kurucusu ve yetkilisi olduğu davalı ... Makina Çelik..Ltd Şti’ni kurduğu ihtilafsızdır. TTK m. 613’de “ (1) Ortaklar, şirket sırlarını korumakla yükümlüdür. Bu yükümlülük şirket sözleşmesi veya genel kurul kararıyla kaldırılamaz. (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar. Şirket sözleşmesiyle, ortakların, şirketle rekabet eden işlem ve davranışlardan kaçınmak zorunda oldukları öngörülebilir. (3) Müdürler hakkında rekabet yasağı öngören 626 ncı madde hükümleri saklıdır. (4) Geri kalan ortakların tümü yazılı olarak onay verdikleri takdirde, ortaklar, bağlılık yükümüne veya rekabet yasağına aykırı düşen faaliyetlerde bulunabilirler. Esas sözleşme birinci cümledeki onay yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.” şeklinde düzenleme bulunduğu, anılan maddenin atıf yaptığı TTK m. 626’da ise; “(1)Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır. (2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir. (3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir”. denilmiştir. İşbu davada; davalı ...’in davacı şirketle faaliyet alanları benzer olan davalı ... Makina Çelik..Ltd Şti’ni kurduğu ve bu şirketin müdürü olarak görev yaptığı, davacı şirket tarafından rekabet yasağını kaldıran bir karar alınmadığı, davalının rekabet yasağı ve şirket menfaatlerine halel getirmeme yükümlülüğünü ihlal ettiği, 2019 yılında davacı şirket müdürlüğü görevinden ve ortaklığından ayrıldığı, dava tarihi itibariyle davacı şirket müdürü ve ortaklık sıfatının bulunmadığı dosyadan sabit olmakla; davalının tazminat sorumluluğundan bahsedebilmek için dört şartın aynı olayda mevcudiyetinin gerektiği, buna göre; hukuka aykırı bir fiil, kusur, illiyet bağı, (zarar ile fiil arasında) ve zarar kavramları olduğu, somut olayda davalının eylemlerinin hukuka aykırı olduğu ayrıca bu eylemin de davalının kusurunun bulunduğu, ancak somut olayda davacının davalının eylemleri nedeni ile zararını ispat edemediği, zararın varlığının somutlaştırılamadığı gibi dosyaya şirketin zarara uğradığına dair somut bir delil sunulmadığı, bu nedenle işin esasına etkili olmayacağından davacı şirket ticari defterlerinin incelenmesine gerek görülmediği, bununla birlikte, davalının davacı şirket müdürlüğü görevinden 2019 yılında ayrıldığı, işbu davanın ise 2024 yılında ikame edildiği gözetildiğinde, uzun süre sessiz kalındıktan sonra işbu davanın açılmasının TMK m.2'de düzenlenen dürüstlük kuralına aykırılık teşkil ettiği de değerlendirildiğinde bu davalı hakkındaki davanın reddi gerekmiştir.
Davalı şirketler yönünden ise, davacı şirket unvanları ile benzer olan davalı şirketler hakkında, TTK m. 55’de yer alan dürüstlük kuralına aykırı olarak kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek, başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak, kendisini, mallarını, iş ürünlerini, faaliyetlerini, fiyatlarını, gerçeğe aykırı, yanıltıcı, rakibini gereksiz yere kötüleyici veya gereksiz yere onun tanınmışlığından yararlanacak şekilde; başkaları, malları, iş ürünleri veya fiyatlarıyla karşılaştırmak ya da üçüncü kişiyi benzer yollardan öne geçirmek şeklinde haksız rekabette bulundukları iddia edilmişse de; haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin nelerden ibaret olduğu belirtilmediği gibi bu eylemlerin somutlaştırılmadığı, dolayısıyla dosyada somut bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, salt unvan benzerliği ve faaliyet alanlarının aynı olmasının haksız rekabetin tespiti için yeterli olmadığı, nitekim unvan benzerliğinden dolayı iltibasın önlenmesi için davacı tarafından davalı şirketler hakkında unvanın korunmasına yönelik hukuki yollara başvurduğu gözetildiğinde bu davalılar hakkındaki davanın da reddi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 905,11.-TL harçtan mahsubu ile bakiye 289,71.-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 30.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6155 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.200,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza