TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO:2024/
KARAR NO:2025/
BAŞKAN:
ÜYE:
ÜYE:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
DAVA: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/09/2024
KARAR TARİHİ: 30/04/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 16/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirket ile yapmış olduğu Kira Sözleşmesi ile her ne kadar .../... adresinde yer alan mağazayı kiralamışsa da, davalının taşınmazı tahliye etmek zorunda kaldığını, üstelik, kiralananı tahliye etmek zorunda kalmasının nedeninin de bizzat davalının olduğunu, nitekim, müvekkili taşınmazı kiralarken, davalıya 26/06/2023 tarihinde " kira depozito" açıklamasıyla, 100.000,00.-TL gönderdiğini, müvekkilinin kira ödemelerini de düzenli olarak yaptığını, davacının davalı ile kendisi arasında kurulan ... Sözleşmesi ile .../...'nde bulunan .../...'nde yer alan mağazayı işletmeye başladığını, ancak, müvekkilinin iş yerine 2023 - Ekim / Kasım aylarında, ... 19. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/ E. Sayılı dosyasından karar evrakı gelmesi ile taşınmazın tahliye edilmesine karar verildiğinin öğrenildiğini, söz konusu bu karar ile ilgili olarak, davalıya bu şekilde bir evrakın geldiği, tahliye kararı çıktığı, davalıya ... üzerinden bildirildiğini, davalının da avukatı ile görüştüğünü, konu ile ilgilendiğini, bir problem yaşanmayacağını müvekkiline ilettiğini, ancak, bir süre sonra müvekkilinin işletmesine, ... İcra Dairesi'nin 2024/ Talimat sayılı dosyasından 29/11/2023 tarihinde icra memurları geldiğini ve taşınmazın tahliye edilmesi gerektiğini bildirdiklerini, davacının da sözleşme ile üzerinde düşen yükümlülükleri yerine getirmemesi, üstüne üstlük işletmesini tahliye etmek zorunda bırakılış olmasını da göz önünde bulundurduğunda, davalı ile sözleşmeyi devam ettiremeyeceğini, davalıya ilettiğini, davacı bu işi sonlandırmak isteyince, davalı şirketin diğer ortağı olan ... ile görüşmeye başladığını, ...'e kira borcunun ödenmesi iletilmiş ise de, dava dışı firmanın kira borcu ödense dahi kira ilişkisini devam ettiremeyeceği, tahliye kararının çıktığı, eski alt kiracının 10 aylık kira borcunu da kendilerinin ödemek istemediklerini belirttiğini, ...'in müvekkilini aradığını, ödemeyi yaptığını ve müvekkilini ...'ya taşımak için ...'den süre aldığını ifade ettiğini, ancak, söz konusu sürenin ne kadar olduğuna dair bir bilgilendirmenin yapılmadığını, bir süre sonra müvekkilin işletmesine tekrardan 31/01/2024 tarihinde, icra memurları ve dava dışı asıl kiraya verenin avukatı da gelerek, müvekkilin taşınmazı tahliye etmesini ve işletmede bulunan malların haciz edilerek, yedi emine verilmesini istediğini, söz konusu işlemler neticesinde, müvekkilin söz konusu taşınmazı tahliye etmeleri için en geç 06/02/2024 gününe kadar süre verdiklerini, bu gelişmelerle birlikte, müvekkili ve çalışanları oldukça fazla mağdur olduğunu, müvekkili ve çalışanlarının aniden işsiz kalması nedeniyle ihbar tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını ödemek zorunda kaldığını, hem de çok fazla ticari kayba ve itibar kaybına uğradığını, işletmede kalan malları da, davalı tahliye ederken kendi deposuna götürdüğünü, malların ne değerini verdiğini ne de malların müvekkiline iadesini sağladığını, davalı şirket, tahliye tarihine kadarki bu süre içerisinde, ...'da bir dükkan bulunamasa da, mağazada bulunan mevcut malı aynen başka bayilere dağıtıp eriteceğini, müvekkile ise tamamen yeni konseptte mal ve dekor getireceğini, hatta davalı şirket yetkilisi ..., ...'da açılacak dükkana da ortak olmak istediğini ifade ettiğini, müvekkilinin şirket yetkilisi ise; kendilerine söylenen ciroların yarısının dahi altında kalması nedeniyle 6 ay boyunca kira, personel ve ... giderlerini cepten ödemek zorunda kaldıklarını, ciddi bir zarara uğradıklarını ifade etmiş, davalı şirket yetkilisi de bir kısım ödeme çıkaracağını dükkanı bulunca ortak açmak istediğini ve müvekkile yük olmasın diye bu şekilde bir teklifte bulunduğunu ifade ettiğini, ancak, davalı şirket yetkilisinin her ne kadar her fırsatta "Yapamazsanız paranızı iade ederim, bir önceki ... sahibine ettim, hiç problem olmaz" dese de, bu konuşmaların yapıldığı günden sonra da, davalı şirket yetkilisinin davacının ne telefonlarına ne de mesajlarına döndüğünü, müvekkilinin ticaretinin durma noktasına gelmesine sebebiyet verilerek, müvekkil ticari ve itibar kaybına uğradığını, davacının 100.000,00 TL depozito bedeli ödediğini, 06/02/2024 tarihinden bu yana müvekkiline yönelik olarak, tahliye anında taşınmazın kiralandığı gibi olmadığına yönelik bir bildirim yapmadığı gibi dava da açılmadığını, kaldı ki davalının da esasında asıl kiracı olduğunu, tüm bu açıklanan nedenlerle, söz konusu bedelin iadesinin sağlanmaması nedeniyle, icra takibine konu etmek gerektiğini belirterek davalı tarafından ... 3. Genel İcra Müdürlüğü'nün 2024/ E. Sayılı dosyasına, haksız ve dayanaksız olarak, yapılan tüm itirazların iptaline, asıl alacak, faiz ve tüm ferileri ile tüm talep ve alacaklarımız yönüyle takibin devamına, haksız ve hukuk aykırı olarak davalı tarafça yapılan itiraz nedeniyle, davalı/borçlu aleyhine itirazın iptaline karar verilen tutarın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretimizin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı, davaya cevap vermemiştir.
İNCELEME GEREKÇE
Dava, ... sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için davalı aleyhine başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. İtirazın iptali davaları, icra takibine sıkı sıkıya bağlı davalardandır. İtirazın iptali davasında, icra dairesinin yetkisine itiraz halinde, yetkili icra dairesinden ödeme emri tebliğ edilmesi, HMK'nın 114/2. maddesi anlamında özel dava şartıdır. İİK'nın 50'nci maddesinin birinci fıkrasına göre “Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur.” Aynı Kanun'un 5. maddesinde de, diğer kanunlarda yer alan yetkiye ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.HMK'nın yetki sözleşmesini düzenleyen 17. maddesinde; "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" hükmüne yer verilmiştir. Görüldüğü üzere, yetki sözleşmesi düzenleyebilecek şahıslar, sadece tacirler veya kamu tüzel kişileri olarak belirlenmiştir. Somut olayda taraflar tacir olup davaya esas ... sözleşmesinin 17. maddesinde, uyuşmazlığın çözümünde Alanya Mahkemeleri ve İcra Müdürlüklerinin yetkili kılındığı, yetki şartının geçerli olduğu anlaşılmaktadır.
Bu açıklamalara göre, Alanya icra dairesinin yetkili olduğu halde takibin yetkisiz ... icra dairesinde başlatıldığından davalı borçlunun icra dairesinin yetkisine itirazının kabul edilerek cra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğundan, geçerli bir takip bulunmadığı nazara alınarak dava ön şartı gerçekleşmemiş olmakla, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜM; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-İcra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olduğundan, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-Harçlar Yasası gereğince alınması gerekli 615,40.-TL harcın başlangıçta alınan 15.304,29.-TL peşin harçtan mahsubu ile fazla alınan 14.688,89.-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacı yana İADESİNE,
3-İleride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00.-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta harç tahsil müzekkeresi DÜZENLENMESİNE,
4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Kesinleşme süreci tamamlana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.30/04/2025
Başkan
e-imza
Üye
e-imza
Üye
e-imza
Katip
e-imza