TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI:
VEKİLLERİ: Av.
Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 17/09/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... ve davalı ... BETON TUR. İNŞ. MAD.SAN. VE TİC. A.Ş. arasında 26.12.2020 tarihinde Hazır Beton Satış Sözleşmesi imzalandığını, söz konusu sözleşmeyle müvekkilinin ... Şantiyesi inşaatı için gerekli hazır beton ihtiyacının sözleşmede belirtilen şartlar dahilinde ve fiyatlar mukabilinde müvekkiline teslim edilmesi hususunda taraflar arasında anlaşma sağlandığını, buna göre müvekkilinin davalı şirketten alacağı betona karşılık olarak 31.01.2021 tarihli 250.000,00 TL bedelli çek, 28.02.2021 tarihli 250.000,00 TL bedelli çek 31.03.2021 tarihli 250.000,00 TL bedelli çek, 16.04.2021 tarihli 250.000,00 bedelli çek ve 30.04.2021 tarihli 50.000,00 TL bedelli çek olmak üzere toplamda 1.050.000,00 bedelli çeki davalı tarafa verdiğini ve davalı tarafça söz konusu bedelin tahsil edildiğini, buna göre müvekkilinin taraflar arasında imzalanan sözleşme gereği hazır beton alım bedeli olarak 1.050.000,00TL ödeyip sözleşmeye göre üzerine düşen edimi yerine getirdiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmede hazır betonun sınıf, birim fiyatları ve ödenen bedel belirtilmiş olmasına rağmen davalı taraf sözleşmede kararlaştırılan bedellerden farklı bedeller talep ettiğini ve müvekkiline fark olarak belirttiği bedelleri fatura ettiğini, müvekkili tarafından söz konusu “durum nedeniyle davalı tarafa ihtarname gönderildiğini, müvekkil tarafından gönderilen ... 3. Noterliği 23525 Yevmiye Numaralı 24.12.2021 tarihli ihtarnamede "Söz konusu faturaların kabul edilmesinin mümkün olmadığı, zira sözleşmede hazır betonun birim fiyatı ve karşılığında ödenenen bedelin açık bir şekilde belirtilmiş olduğu sözleşme şartlarında hazır beton fiyatının teslim edilecek tarihteki fiyatının baz alınacağına dair bir ibare bulunmadığı ve sözleşmede belirtilen mücbir sebeplerin gerçekleşmediği tüm bu nedenlerle davalı tarafça gönderilmiş faturaların haksız ve sözleşmeye aykırı olduğu, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan bedellerden farklı bedeller talep ederek göndermiş oldukları faturaların kabul edilemeyeceği, 26.12.2020 tarihinde karşılıklı olarak imza altına alınan sözleşmede belirtilen beton birim fiyatlarına göre edimin yerine getirilmesi gerektiği ve bakiye kalan metreküp betonun sözleşmede belirtilen fiyatlarla teslim edilmesi gerektiği davalı tarafa ihtar edildiğini, ancak buna rağmen davalı tarafın taraflar arasında imzalanan sözleşmeyi hiçe sayarak ihtarnamede belirtilen hususları yerine getirmediğini, söz konusu ihtarnamenin davalı tarafa tebliğinden sonra davalı tarafça ... 26. Noterliği yevmiye numaralı 24.01.2022 tarihli ihtarnarne ile söz konusu ihtarnameye cevap verildiğini, karşı taraf söz konusu ihtarnamede sözleşmenin 9 ay süreli yapıldığını ve aradaki ticari ilişkinin de aşırı ifa imkansızlığı niteliğinde olduğunu, maliyetlerinin arttığını ve sözleşmenin bu koşullarda devam edemeyeceğini belirttiğini, fakat sözleşmenin 7.maddesinde işin başlangıç ve bitim tarihi " 26.10.2020 tarihinde veya tarafların sözleşmeyi imzaladığı tarihten başlar, sözleşme konusu işin tamamlanması veya tarafların karşılıklı mutabakatları ile sona erer." denilerek belirlendiğini, karşı tarafın iddia ettiği gibi sözleşmenin 9 ay süreli yapıldığına ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, davalı tarafın sözleşmede belirtilen şartlarla edimini yerine getirmediğini ve müvekkilinden sözleşmede yazan birim fiyatlardan daha yüksek fiyata beton teslimi yaptığını ve fazla bedeli de müvekkilinden tahsil ettiğini, müvekkilinin yapılan işlemlere itiraz ettiği halde işlerini devam ettirmesinin zaruri olması ve beton ücretinin önceden davalı tarafa verilmiş olması sebebiyle davalı şirketten hazır beton alımını devam ettirmek zorunda kaldığını, davalı tarafa sözleşmede belirlenen bedel ve sonrasında kendisinden istenen bedel olmak üzere toplamda 1.422.981,00TL ödendiğini, bu nedenlerle; davanın kabulü ile davalı tarafça sözleşmeye aykırı olarak tahsil edilen fazla bedelin ödeme tarihlerinden itibaren hesaplanacak ticari temerrüt faizi ile birlikte şimdilik 100.00TL'sinin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusunu oluşturan alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davanın öncelikle zamanaşımı yönünden reddini talep ettiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında hazır beton satımına ilişkin ilk sözleşme 19.08.2019 tarihinde kurulduğunu, döküm tarihinin ise 20.09.2019 olarak belirlendiğini, sipariş formunda C16 cinsi betonun m3 bedeli 170,00 TL, C25 cinsi betonun m3 bedeli ise 195,00 TL olarak belirlendiğini, fakat davacının gerekli izin ve ruhsatı almaması sebebiyle sipariş konusu betonun teslim edilemediğini, ilerleyen süreçte davacının Alanyurt şantiyesi inşaatı için taraflar arasında 26.12.2020 tarihli bir hazır beton satış sözleşmesi daha imzalandığını ve taraflar arasında işbu sözleşmenin 9 ay süre ile geçerli olacağı kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin betonları teslim etmeye hazır olmasına rağmen, davacı yapacağı inşaat için gerekli izin ve ruhsatları almaması sebebiyle kendi kusuru sebebiyle bir kez daha teslimat tarihini ertelettirdğini, müvekkili şirket tarafından düzenlenen ilk faturanın 09.07.2021 tarihli olduğunu, davacının sipariş tarihinden yaklaşık İKİ yıl sonra betonları teslim aldığını, davacının betonları teslim almaya hazır olduğu tarihte, C30/37 hazır beton birim fiyatı 400,00 TL/m3+KDV olmakla birlikte, müvekkili ile davacı arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi adına gerekli beton ihtiyacının karşılanmasına ilişkin C30/37 Hazır beton birim fiyatı 275,00 TL/m3+KDV olarak taraflarca kararlaştırıldığını, çimento, agrega ve akaryakıta gelen peş peşe yüksek zamlar, enerji ve akaryakıt fiyatlarındaki olağanüstü nitelikte artış yaşanması, dolar/euro kurundaki ve ekonomik dengelerdeki öngörülemez ve olağanüstü değişimler sebebiyle 2022 Ocak ayında belirlenen yeni fiyata göre C30/37 hazır beton birim fiyatının 500,00TL/m3+KDV olacağı davacıya bildirildiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin devamlılığı için taraflar arasında ... cinsi betonun yeni birim fiyatının 375,00 TL/m3+KDV olarak sınırlı bir süre için kararlaştırıldığını, davacı tarafa fiyat farkı bildirildiğinde herhangi bir itirazda bulunmadığını ve müvekkili şirketin düzenlemiş olduğu faturalara da süresi içerisinde herhangi bir itirazda bulunmadığını, ayrıca sözleşmede belirlendiği üzere sözleşmedeki birim fiyatlara KDV bedelinin dahil olmadığı gözetildiğinde, davacıya kesilen faturalardaki miktarlarda bir kısım farkın KDV bedelinden kaynaklandığını, tüm bu nedenlerle, davanın reddine, davacı yan aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dava beton satım sözleşmesine istinaden betonun anlaşılan bedelden fazlaca bir bedel ile satılmış olması sebebi ile sözleşmeye aykırı olarak tahsil edildiği iddia edilen fazla bedelin istirdatına ilişkindir. Bilindiği üzere taraflar tacirdir. Ticari davalarda dava konusunun tarafların ticari işletmeleri ile ilgili olduğundan ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin yahut alacak miktarının ispatı mümkündür. Mahkememizce taraflara ait ticari defterlerin incelenmesi için mahkeme kaleminde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır; bilirkişi ... tarafından düzenlenen 09/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle;"1.Taraf defterlerinin, açılış/kapanış onay beratlarının 13/12/2011 tarihli ve sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dahilinde, T.T.K.nun 69 ile 213 sayılı V.U.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak yaptırılmış olup defterlerin kayıtlama sistemi olarak Tek Düzen Muhasebe Sistemi Uygulama genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına uygun olarak tutulduğu, sahibi lehine delil olma vasfına haiz olduğu,2.Davalının mal alımları incelendiğinde; mamul (beton) fiyatlarının 06.12.2021 tarihinden itibaren kademeli olarak arttığı görülmüştür.(Rapor ekinde mamul alım tablolarını gösterir ayrıntılı fatura birim fiyatları mevcuttur)3. Dava konusu faturaların taraflar arasındaki yapılan sözleşme ile karşılaştırılması sonucunda davalı taraf 4.670 M3 betonu sözleşme fiyatları ile davacıya vermiş olsa idi 710.919,50 TL fatura düzenlemek zorunda kalacaktı. Fakat davalı davacıya 4.670 M3 betonu 1.143.498,43 TL toplam tutarlı fatura düzenleyerek davacı tarafa satmıştır. Aradaki fiyat farkından oluşan tutar (1.143.498,43TL-710.919,50 TL-) 432.578,93 TL olduğu tespit edilmiştir.4.Davacı ile davalı arasında yapılmış ticari sözleşmenin dosyada görüldüğü, buna rağmen davalının mahkeme dosyasına yaptığı itirazda ticari ilişkiye doğrudan itiraz etmediği, Ticari defter ve kayıtları incelendiğinde taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu kanaatine varılmıştır.5.Taraf defterlerinin incelenmesi sonucunda borç/alacak bakiyesinin olmadığı görülmüştür" bildirmiştir.Taraflar arasındaki sözleşme ile davacı tarafından bir kısım çeklerin verilmesi karşılığında, davalı tarafça beton satımı ve döküm hizmeti verilmesine ilişkin sözleşme yapılmıştır.26.12.2020 tarihli sözleşmenin "FİYAT DEĞİŞİKLİĞİ İLKELERİ" başlıklı 4. Maddesi " Belirtilen fiyatlar alınan çek tutarınca sabit olacaktır" şeklindedir.Davacı tarafça, davalıya, toplamda 1.050.000,00 TL tutarlı çek teslim edilmiş ve çeklerin bedeli ödenmiştir. Dolayısıyla sözleşme hükmü dikkate alındığında davalı, davacıya, sözleşmede belirlenen tutarlarda 1.050.000,00 TL tutarlı beton verme yükümlülüğü altındadır. İlerleyen süreçte, davalı, verdiği betonların fiyatını sözleşmenin kurulmasından uzun zaman geçtiği ve beton fiyatlarının arttığı gerekçesiyle sözleşmedeki fiyattan daha yüksek fiyattan faturalandırmış, davalı da 24.12.2021 tarihli ihtarname ile bu faturalardaki fiyatın sözleşmedeki fiyattan farklı olduğunu, bu faturaları ve fiyatlandırmaları kabul etmediklerini belirtmişlerdir. Davacı bu ihtardan sonra, inşaata yeni beton bulamayacağı ve inşaatın durmaması için alım yapmaya devam ettiğini ve fazladan ödeme yaptığını ileri sürmektedir.Bilirkişi raporundan, birim fiyatların 06.12.2021 tarihinden itibaren kademeli olarak arttığı hususu rapor edilmiştir. Davacının ihtarı ise bu faturalardan yaklaşık 19 gün sonra olup, davacının ihtarı ile faturadaki fiyat farklılığını kabul etmediğini ileri sürmesi, sözleşmede açıkça bedelin sabitleneceği hususu yazılı olmasına rağmen, sözleşmeye aykırı fatura kesilmesi hususu, davalının da basiretli tacir olması ve peşin aldığı parayı zaten işleterek beton fiyatlarının artmasındaki zararı minimize etmesi gerektiği, yine sözleşmede açıkça fiyatın sabitleneceği hususunu kabul etmesi ve bu sabitleme için bir tarih belirlenmemiş olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, faturanın sözleşme hükmünü değiştirebilecek nitelikte bir belge olmadığı, davalının itiraz etmesine rağmen, inşaatın devamı için fatura bedellerini ödemiş olmasının, sözleşmenin zımnen değiştirilmesi niteliğinde olmadığı, fazladan ödediği bedelin iadesini isteyebileceği, dolayısıyla sözleşmeye göre fatura kesilseydi ödenmesi gereken tutar ile, ödenen tutar arasındaki farkın davacının zararını oluşturacağı gözetilerek bilirkişi tarafından hesaplanan bu bedele hükmedilmesi gerekmiştir.Nitekim :... Hukuk Genel Kurulunun 06/03/2024 tarih, 2023/ Esas ve 2024/ Karar sayılı kararında bu husus;"1. Uyuşmazlığın çözümü için “fatura” kavramı üzerinde durulmasında yarar vardır........Buna göre fatura, ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını ölçüsünü fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası niteliğinde olup sözleşmenin yapılmasından sonra düzenlenen ve sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili bir belgedir.........Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa öneri mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez.....
.....7. Görüldüğü üzere 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesine göre süresinde itiraz olunmamak suretiyle kabul edildiği varsayılan fatura içeriği ancak sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak faturada yer alması olağan sayılan satılan malın cinsi veya yapılan işin adedi, türü, bedeli gibi hususlara ilişkin olabilir. Sözleşmenin kuruluşu aşamasında başta var olmayıp, ifa ile ilgili hususlarda sözleşmeyi değiştiren ve diğer tarafın durumunu ağırlaştıran kayıtların sonradan faturaya konulması durumunda -ki buna muhatabınca itiraz edilmese dahi- bu kayıtların faturanın zorunlu ve olağan içeriğinden kabul edilmesi, düzenlemenin şekline olduğu kadar amacına da aykırı düşecektir.8. Dolayısıyla faturaya sekiz gün içinde itiraz edilmemesi durumunda faturanın olağan içeriği dışında kalan konular bakımından 6102 sayılı Kanun'un 21/2 maddesinde öngörüldüğü şekilde ispat yükü yer değiştirmiş olmaz. Örneğin "vade farkı kaydı" olarak nitelendirilen kayıtlar, başka bir deyişle fatura bedelinin vadesinde ödenmemesi durumunda bu bedele oransal olarak hesaplanıp eklenecek meblağa ilişkin kayıtlar, sözleşmenin ifası aşaması ile ilgili olmadığından faturanın olağan içeriğine dahil değildir (... İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve 2001/ Esas, 2003/ Karar sayılı kararı)....12. Bu itibarla kâr marjı paylaşımının taraflar arasındaki protokole uygun olarak yapılmadığı hususunun sabit olması karşısında faturanın sözleşmenin ifasına ilişkin bir belge olduğu da gözetildiğinde kâr marjının nasıl hesaplandığına ilişkin verilerin faturada gösterilmemesi nedeniyle davacının sözleşme süresince bu faturaları itiraz etmeden ve ihtirazî kayıt ileri sürmeden ticari defterlerine kaydetmesi davacı tarafından anılan protokolün tadili ya da fatura içeriğinin benimsendiği anlamına gelmez. Zira fatura, yukarıda da belirtildiği üzere ifa anına ilişkin belge olup taraflar arasındaki sözleşmeyi değiştirecek nitelikte değildir." şeklinde açık olarak izah edilmiştir.Açıklanan nedenler ile davanın kabulü ile, 432.478,93-TL’nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Davanın KABULÜ ile, 432.478,93-TL’nin dava tarihinden işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Harçlar yasası gereği alınması gereken 29.542,63TL harçtan, 427,60TL peşin harç, 7.385,70TL ıslah harcının toplamı olan 7.813,30TL'nin mahsubu ile bakiye 21.729,33TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
3-Davacı tarafından yapılan 3.648,00TL yargılama gideri, 427,60TL peşin harç, 427,60TL başvurma harcı ve 7.385,70TL ıslah harcının toplamı olan 11.888,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümleri uyarınca hesaplanan 69.196,63TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-7155 Sayılı Kanunun 23.maddesi ile 6325 Sayılı Kanun 18/A-12-13 maddeleri uyarınca 3.600,00 TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, bu hususta harç tahsil tezkeresi düzenlenmesine,
6-Karar kesinleştiğinde taraflarca yatıralan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md. uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere verilen karar davacı vekiline elektronik ortamda yüzüne karşı açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/11/2025
Katip
e-imza
Hakim
e-imza