TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 29/07/2024
KARAR TARİHİ: 22/05/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 27/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Özel Sigorta Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili şirkete ait plakalı çekicinin 13/11/2012 tarihinde ... istikametinden ... istikametine seyir eder iken 37 + 900 km geldiğinde çekicinin ön kısmı ile yine aynı istikamette seyir halinde bulunan plakalı çekiciye arka soldan çarpması suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini ve işbu kazada müvekkili şirkete ait aracın pert olduğunu, yaşanılan kazadan müvekkili şirkete ait aracın %100 kusurlu bulunduğunu, kaza tarihi itibariyle ... plakalı çekicinin 23/10/2012 - 23/10/2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... nolu kasko poliçesi ile ... Sigorta A.Ş.'nden( dava tarihi itibariyle ilgili sigorta şirketi davalı şirkete devrolmuştur.) kasko poliçesinin mevcut olduğunu, yaşanılan kazanın akabinde davalı sigorta şirketinin çeşitli bahaneler ile müvekkili şirkete ait aracın pert bedelini ödemediğini, bunun üzerine taraflarınca 16.04.2013 tarihinde dava açıldığını ve ilgili davanın ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/.. Esas Sayılı dosyası üzerinden karara bağlanarak müvekkili şirketin haklı görüldüğünü ve araç pert bedeli olarak 50.000,00 TL'nin 16.04.2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verildiğini, ilgili dosyanın tüm itiraz yollarından geçerek 28.05.2024 tarihinde kesinleştiğini, yerel mahkeme tarafından verilen kararın ... 27. İcra Dairesi'nin 2021/ E. Sayılı dosyası üzerinden icraya konulduğunu ve işbu dosya kapsamında 15.05.2024 tarihinde faiziyle birlikte 131.272,46 TL'nin taraflarından tahsil edildiğini, müvekkili şirkete ait uyuşmazlığa konu ... plakalı 2002 model Renault marka çekici olduğunu, kaza tarihi itibariyle aracın 10 yaşında olduğunu, ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi üzerinde görülen davada 09.06.2014 tarihi itibariyle alınan bilirkişi raporunda ilgili aracın kaza tarihi itibariyle piyasa bedelinin 70.000,00 TL olduğunu, sovtaj bedelinin de 20.000,00 TL olduğunun rapor edildiğini, buna göre davalı şirketin aracın bedelinin 5/7'sini ödemesi gerektiğinin rapor edildiğini, müvekkili şirketin şehirlerarası konteyner taşımacılığı yapan bir nakliye şirketi olduğunu, uyuşmazlık konusu plakalı aracın ticari işlerinde kullandığını, taşımacılık yaptığı araç olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından araç pert bedelinin tazmin edilmemesinden dolayı filosundan 1 araç eksildiğini, işlerinde bu sebeple azalma meydana geldiğini ve iş kaybına uğradığını, o tarihte ekonomik imkanları olmadığı için uyuşmazlık konusu aracın emsalinde bir araç filosuna ekleyemediğini, davalı şirketin sigorta poliçesinden doğan yükümlülüklerini yerine getirseydi müvekkili şirketin araç filosunda 1 araç fazladan olacağını, bunun da müvekkili şirketin araç ağını genişleteceğini ve iş yapmada kolaylık sağlayacağını, yine ticari hayatı içerisinde ilgili aracı satıp parasını ticaretinde değerlendirme, model yükseltme imkanları gibi ticari seçeneklerinin de olacağını, davalı şirketin yükümlülüklerini yerine getirmediğinden müvekkili şirketin bu imkanlardan mahrum kaldığını, bununda munzam zararının oluştuğunun en büyük ispatı olduğunu, dava konusu aracın kaza tarihinde 10 yaşında Renault marka çekici(tır) olduğunu, davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile teminat altına alınan zararında 10 yaşında Renault marka tır bedelinin ödenmesi olduğunu, davalı şirketin yargılama süreçlerinin uzun sürmesinden faydalanarak çeşitli bahanelerle müvekkili şirketin araç bedelini ödemediğini, uzun süren yargılamalar neticesinde taraflarından 15.05.2024 tarihinde 131.272,46 TL tahsil edildiğini, tahsilatın yapıldığı tarih olan 2024 yılı Mayıs ayı itibariyle 10 yaşında Renault marka tır (çekici) bedellerinin emsal araştırması yapıldığında 1.200.000,00 TL - 1.500.000,00 TL arasında fiyatların değişkenlik gösterdiğinin görüldüğünü, davalı sigorta şirketinin -sovtaj bedeli düştükten sonra- bu bedelin 5/7'sini ödemesi gerektiği göz önünde bulundurulduğunda taraflarınca tahsil edilen rakamın zararı karşılamaktan çok uzak olduğunun görüleceğini, böylelikle tahsilat tarihinde elde edilen para ile 10 yaşında Renault marka tır(çekici) alınamayacağının herkesin malumu olduğunu, bu sebeple munzam zararın oluştuğunun açık olduğunu, dava açılmadan önce 2024/ arabulucuk dosya numarası ile arabulucuya başvurulduğunu, ancak davalı sigorta şirketinin anlaşmayı kabul etmediğinden işbu arabulucu sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, işbu sebeple müvekkili şirkete ait ... plakalı aracın kaza tarihi olan 13.11.2012 tarihi itibariyle 10 yaşında olması göz önünde bulundurularak dava tarihi itibariyle 10 yaşında olan ... emsal piyasa fiyatının bilirkişi marifetiyle belirlenmesine, belirlenecek olan rakam üzerinde 2/7 oranında sovtaj bedelinin tenzil edilmesine, bu rakam üzerinden taraflarınca tahsil edilen 131.272,46 TL'nin düşülmesine ve kalan bedelin munzam zarar olarak kabul edilerek arabulucu başvuru tarihi olan 31.05.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesine karar verilmesini bilvekale arz ve talep ettiklerini, arz ve izah edilen vech ile; yargılama esnasında belirlenecek olan munzam zarar bedeline arttırma hakları ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik munzam zarar olarak 100,00 TL'nin taraflarına ödenmesine, bu bedele arabulucu başvuru tarihi olan 31.05.2024 tarihinden itibaren ticari faiz işletilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Uyuşmazlık konusu 13/11/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı tarafın tahsil ettiği pert bedeline ilişkin munzam zarar talebi olduğu, ilgili kazaya karışan 16 MAS80 plakalı araç müvekkil ... Sigorta A.Ş. tarafından 23/10/2012 - 23/10/2013 tarihlerini kapsayan poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalanmış olup, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu poliçe teminatları, poliçe limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğunu, temerrüt konusu borcun kaynağı ne olursa olsun, munzam zararın tazminini isteme hakkı TBK 146.m. gereğince on yıllık genel zamanaşımına tâbi olup, öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, ikrar anlamına gelmemekle birlikte munzam zarar talep edilmesinin şartlarından biri de borçlunun kusurlu olması olup, müvekkil şirketin kusuru bulunmamakta ve davacıyı zarara uğratmak maksadı ile ödeme yapılmadığı hususu gerçeği yansıtmadığını, ayrıca müvekkil şirket davacının tüm hak ve alacaklarını ödemiş olduğundan temerrüde düşmediğini, munzam zarar poliçe teminatı kapsamında olmadığını, işbu talebin sigorta prensiplerine aykırılık teşkil ettiğini, munzam zararın şartları oluşmamış olup hukuk ve yasaya aykırı davacı taleplerinin reddi gerektiğini, davacının temerrüt faizini aşan zararı bulunmadığını, davacı, iddia etmiş olduğu faizi aşan zararını somut deliller ile, kesin ve açık şekilde ispat etmesi gerektiğini, genel olgular ile farazi şekilde iddia edilen aşın zararın, kabulünün mümkün olmadığı ... kararları ile sabit olduğunu, enflasyon oranında munzam zararın tazminin talep edilebileceğini kabul etmek hukuk tekniği bakımından mümkün olmadığını, aksi kabul hali temerrüt faizini enflasyon oranına çıkarılması anlamına gelecek olup işbu durum yetki tecavüzüne neden olacağını, yasa koyucu para borcunun geç ödenmesi halinde zararın oluştuğunu zaten kabul etmekte, bu zararın karşılanması için temerrüt faizi ve faiz oranını belirlediğini, ayrıca bu zararın karşılanması için alacaklıya herhangi bir ispat külfeti de getirmediği, alacaklı geç ödemeden kaynaklanan zararını işte bu yasal karidenden faydalanarak karşılamakta olduğunu, ancak paranın değer kaybına uğradığı ve uğranılan değer kaybının temerrüt faizinden fazla olduğu iddasının soyut şekilde ispat edilebileceğini kabul etmek, yasa koyucunun yerine geçmek suretiyle faiz oranı belirlemek olacağını, davacının salt ekonomik olumsuzluklara dayanarak munzam zarar talebi mesnetsiz olup davacınının yararlanabileceği tek yasal karine temerrüt faizi olduğu, davacının işbu davaya konu talebi açıkça zenginleşme yasağına aykırılık teşkil ettiği, hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydı ile, sigorta hukuk prensibi itibari ile, müvekkil şirketin sorumluluğu mal varlığında riziko anında meydana gelen azalma ile sınırlı olduğu, izah olunan sebeple "munzam zarar" kavramı ile "sorumluluk sigortası" kavramı nitelik itibari ile örtüşmediği, talebin reddedilmesi gerektiği, yargılamanın uzun sürmesinden kaynaklı meydana gelen zararlardan müvekkilin sorumluluğu bulunmadığını, davacının faiz talebi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, ikrar anlamına gelmemekle birlikte müvekkil şirketin temerrüte düştüğü kabul edilse dahi, iddia edilen munzam zarar ile temerrüt faizi arasında illiyet bağı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek davanın reddi ile, harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 13/11/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile araç pert bedeline ilişkin munzam zararın tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirkete ait plakalı araç ... Sigorta A.Ş. tarafından 23/10/2012 - 23/10/2013 tarihlerini kapsayan poliçe numaralı Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. 13/11/2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle davacı şirkete ait plakalı çekicinin hasarı nedeniyle, araç pert bedelinin ödenmesi için davacı tarafça davalı sigorta şirketi aleyhine, 16/04/2013 tarihinde ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılmış olup, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen 27/01/2015 tarih ve 2013/ Esas, 2015/ Karar sayılı kararın ... 17.Hukuk Dairesi'nin 16/04/2018 tarih, 2017/ Esas, 2018/ Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmekle, bozma sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda 08/07/2021 tarih ve 2019/ Esas 2021/ Karar sayılı karar ile davanın kısmen kabulü ile, 50.000 TL kasko tazminatının dava tarihi olan 16/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği, kararın 21/05/2024 tarihinde kesinleştiği, kararın ... 27. İcra Dairesi'nin 2021/ E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi sonucunda 13.05.2024 tarihinde 163.426,84-TL'nin tahsili ile dosyanın infazen kapatıldığı edildiği görülmüştür. Davacı tarafça, plakalı aracın kaza tarihi olan 13.11.2002 tarihi itibariyle 10 yaşında olması göz önünde bulundurularak dava tarihi itibariyle 10 yaşında olan renault marka çekicinin emsal piyasa fiyatının tespit edilerek, belirlenecek olan rakam üzerinde 2/7 oranında sovtaj bedelinin tenzili ile, bu rakam üzerinden tahsil edilen miktarın düşülmesi ve kalan bedelin munzam zarar olarak kabul edilerek arabulucu başvuru tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte taraflarına ödenmesini talep etmiştir.
Davalı taraf özetle, davanın zamanaşımına uğradığını, munzam zarar koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Munzam zararın tazmini davası Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup, zamanaşımının başlangıç tarihi ise alacaklının alacağının tamamının tahsil edildiği tarih olduğu, somut olayda davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ve dava tarihi dikkate alınarak davalı tarafın zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir. Para borçlarında borçlunun temerrüdünün bir sonucu niteliğindeki munzam (aşkın) zarar TBK. m. 122 hükmünde düzenlenmektedir. Söz konusu hükme göre, alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa, borçlu kendisinin hiçbir kusuru bulunmadığını ispat etmedikçe, bu zararı da gidermekle yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Munzam zarar, sorumluluğu kusura dayanan borçlu temerrüdünün hukukî bir sonucudur ve alacaklının zararının faizi aşan bölümüdür. Munzam zarar, borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsaydı, alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla temerrüt faizini aşan ve kusur sorumluluğu kurallarına bağlı bir zarar şeklinde tanımlanabilir. Somut olayda her ne kadar davacı tarafça, aracın kaza tarihindeki mevcut hali ile dava tarihi itibariyle belirlenecek emsal piyasa fiyatınından ödenen bedel farkı munzam zarar olarak talep edilmişse de, sigortacı riziko anındaki zarar ile sorumlu olup, hasar tespiti yapılırken piyasa değeri ve sovtaj değerinin kaza tarihi itibariyle hesaplanması gerektiği, aracının modeli, yaşı, özellikleri, hasarlı kısımları v.s. gözönünde bulundurularak olay tarihi itibariyle aracın piyasa rayiç değeri tesbit edilerek, tamirinin ekonomik olup olmadığı ve hurdaya ayrılmasının gerekip gerekmediğinin tespit edilmesi gerektiği, kazalı aracın kaza tarihindeki rayiç değeri üzerinden araç gerçek zarar hesabının yapılarak ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kararı doğrultusunda buna göre davalı tarafça ödemenin işlemiş faizi ile birlikte yapıldığı, davacı talebinin munzam zarar kapsamında değerlendirilemeyeceği kanaati ile Mahkememizce davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca her ne kadar kısa kararda kararın miktar itibariyle kesin olduğu belirtilmişse de, dava belirsiz alacak davası olarak açılmış olup, karara karşı istinaf kanun yolu açık olmak üzere hüküm fıkrasının tashihine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE ,
2-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 427,60-TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80-TL harcın davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
4-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT göre belirlenen 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
5-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca, ileride haksız çıkacak taraftan alınmak üzere suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
6-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde ... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/05/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır