TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2024/
KARAR NO: 2025/
HAKİM:
KATİP:
DAVACI :
VEKİLİ: Av.
DAVALI :
VEKİLİ: Av.
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/12/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA; davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkili ile davalı/borçlu arasında ticari ilişkiden kaynaklanan 16.07.2024 düzenleme tarihli numaralı 60.628,80 TL bedelli e-faturanın 34.670,72 TL'si,17.07.2024 düzenleme tarihli numaralı 10.368,00 TL bedelli e-fatura, 23.07.2024 düzenleme tarihli numaralı 63.648,00 TL bedelli e-fatura, 22.07.2024 düzenleme tarihli numaralı 193.363,20 TL bedelli e-fatura, 17.07.2024 düzenleme tarihli numaralı 11.016,00 TL bedelli e-fatura olmak üzere toplamda 313.065,92 TL bedelli e-faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili için ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiğini, ancak davalı-borçlunun haksız ve dayanaksız olarak takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, duran takip nedeni ile TTK md.5/A uyarınca öncelikle arabulucuya başvurulmuş olup gerçekleştirilen görüşmeler neticesinde anlaşma sağlanamadığını, açıklanan nedenlerle müvekkilinin daha fazla zarar görmesini engellemek amacıyla işbu davanın ikamesi zorunluluğu doğduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olup takibi sürüncemede bırakmak amaçlı olduğunu, müvekkili şirketin aralarındaki şifahi sözleşme gereğince davalı tarafa takibe konu faturalarda yer alan malların satımını ve faturalarda yer alan hizmeti gerçekleştirdiğini, e-faturalar ve entegrasyon görüntülerinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirketin üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirerek, malları/hizmeti davalı tarafa eksiksiz bir şekilde teslim ettiğini, fatura konusu bedele hak kazandığını, davalı tarafın davaya konu e-faturaları kabul ettiğini ve faturalara konu malları/hizmeti teslim almasına karşın süresi içinde usulüne uygun hiçbir ihbar ya da itirazda bulunmadığı gibi e-faturalar ve Ba-Bs formu ile sabit olan borcunu tüm taleplere rağmen ödemediğini, bu nedenle müvekkili tarafından davalı aleyhinde ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı alacaklı müvekkilinin tacir olduğunu, taraflar arasındaki ilişki ticari bir işten kaynaklandığını, dolayısıyla davaya konu alacağın TTK md.19/2 uyarınca taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanmakta olup takip tarihinden itibaren avans faizi ile takibin fer’i niteliğindeki diğer kalemlere (vekalet ücreti ile yargılama giderleri) ilişkin taleplerinde bir hata bulunmadığını, davalının likit ve e-fatura, cari hesap ekstesi, BA-BS kayıtları, muavin defter kayıtları, ticari defter ve kayıtlar ile sabit olan borcunu haklı bir sebebi olmaksızın ödemeyerek icra takibi yapılmasına sebep olduğunu, takibe konu borcun ödendiğine, ertelendiğine veya başka bir nedenle ortadan kalktığına dair bir belge sunmaksızın da afakî bir şekilde borca itiraz ettiğini, bu durumda belge ve kayıtlar karşısında davalı-borçlunun itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu, bu itirazın takibi sürüncemede bırakmak maksadı ile yapıldığının açıkça anlaşıldığını, bu nedenlerle davalı-borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesini talep ettiklerini, ayrıntılı olarak açıklanan ve Mahkemece re'sen dikkate alınacak nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; davalının borca ve tüm ferilere yönelik itirazının iptali ile ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... E. sayılı dosyasının asıl alacağa takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmak suretiyle kaldığı yerden devamına, davalı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP; Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili şirkete karşı ... 3. Genel İcra Dairesinin 2024/... İcra sayılı takip dosyası nezdinde Ör:7 ilamsız icra takibi başlattığını, bahse konu takip dosyası celp edilerek incelendiğinde görüleceği üzere ilgili dosyanın takip çıkışının 324.075,04-TL olduğu, huzurdaki takip dosyasında ise harca esas değer olarak belirtilen tutarın 313.065,92-TL olduğunun görüleceğini, bu kapsamda hakimin davayı aydınlatma ödevi gereği davacı tarafa talebini açıklamak ve var ise eksik harcı ikmal etmek üzere 1 haftalık kesin süre verilmesi, Harçlar Kanunu 32 ve devamı maddeleri uyarınca eksik harcın tamamlattırılması, bu konuda davacı tarafa kesin mehil verilmesi, eksik harcın ikmal edilmemesi halinde dosyanın HMK m.150/1 gereği işlemden kaldırılması, neticede de HMK m.150/5 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın dava dilekçesinde şifahi bir sözleşmeden bahsettiğini, sözleşmenin içeriğini, şartlarını ve bağlayıcı unsurlarını açıklamamış, bu sözleşmeye dayalı olarak müvekkili şirkete mal satıldığını ve hizmet teslim edildiğini belirttiğini, ancak teslim edilen mal ya da hizmetin nev'i - türü ya da mahiyeti hakkında da herhangi bir açıklama yapmadığını, bunun sebebinin davacı tarafça müvekkili şirkete teslim edilen herhangi bir mal - emtia ya da hizmet olmamasından ileri geldiğini, davacı tarafın ortada bir sözleşme bulunmadığından ve bu sözleşmeye dayalı teslim marifetiyle ifa edilen herhangi bir borç söz konusu olmadığından matbu bir biçimde "mal / hizmet" satımından bahsettiğini, davacı tarafın iddialarının soyut, mesnetsiz ve genel geçer ifadelerden ibaret olduğunu, davacı tarafça dilekçesinin ekinde sunulan "genel cari hesap ekstresi" başlıklı 313.065,92-TL bedelli, imzasız belge de tek taraflı olarak her zaman düzenlenebilecek nitelikte olduğunu, haliyle mezkur belgenin Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun bir cari hesap sözleşmesi olmadığı da izahtan vareste olduğunu, İİK m.67 hükümlerine göre açılan itirazın iptali davalarında ispat yükü alacaklı olduğunu iddia eden davacı tarafın üzerinde olduğunu, davacı tarafın iddiasını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, davacı taraf dilekçesinde davaya konu mal ve hizmetin teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak davacı tarafça nev'i açıklanmayan mezkur mal ve hizmetin teslimine ilişkin herhangi bir sevk irsaliyesi, teslim fişi ya da benzeri belgenin dosya muhteviyatına sunulmadığının açık olduğunu, davacı tarafın sunamadığı sözleşme ve teslime ilişkin belgeler kapsamında iddiasına konu alacağını ispat edemediği, davanın somutluktan uzak ve mesnetsiz olduğunun izahtan vareste olduğunu, davacı tarafın alacağına dayanak olarak kendisi tarafından tek taraflı düzenlenmiş e-faturaları öne sürmüş ve dilekçesine eklediğini, TTK m.21/1'de "Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." denildiğini, Türk Ticaret Kanunu’nun m.21/1 hükmündeki ifadeden de anlaşılacağı üzere faturadan söz edilebilmesi için taraflar arasında daha önceden kurulmuş bir sözleşmesel ilişkinin bulunmasının gerekli olduğunu, fatura sözleşmenin yapılması değil yerine getirilmesi safhası ile ilgili bir ticari belge olduğunu, Yargıtay ilke kararlarında da bahsedildiği üzere; sadece faturanın tebliğ edilmesi ve tebliğden itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi akdi ilişkinin varlığının kanıtı olmadığını, bu nedenle akdi ilişkinin inkarı halinde faturayı düzenleyen kimsenin bu ilişkinin varlığını kanıtlaması gerektiğini, davacı tarafın kabul anlamına gelmemek kaydı ile faturalara süresinde itiraz edilmediğini, özetle faturanın içeriğinin kesinleştiğini belirttiğini, halbuki mevzuata göre faturanın kesinleştiğinden bahsedilebilmesi için incelenmesi gereken hususun alıcı ile satıcı arasında oluşan ticari ilişki sonucunda düzenlenen faturanın bu ilişkinin şartlarına uygun olup olmaması durumu olduğunu, uygunluk mevcutsa yasaya göre itiraz süresi olan sekiz gün içinde itiraz edilmeyen faturanın içeriği kabul edilmiş olduğunu, buradan yola çıkarak alıcı ile satıcı arasında mevcut sözlü ya da yazılı sözleşmeye aykırı olarak düzenlenen bir faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemesinin faturanın içeriğinin kabul edildiği anlamına gelmediğini, diğer taraftan alıcı ve satıcı tarafından ilgili vergi dairesine verilen BA-BS formları da tek başına akdi ilişkiyi ve teslimi kanıtlamaya elverişli olmadığını, nitekim ... Sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan “Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 565)” tebliği ile Form Ba ve Form Bs bildirimlerinin verilmesi uygulamasına son verildiğini, TTK m.18/3'de "Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır." hükmünü amir olduğunu, haliyle davacı tarafça dosyaya müvekkili şirketi temerrüte düşürmeye elverişli bir bilgi belge sunulamadığından öncelikle mezkur takipte talep edilen geçmiş gün faizi yönünden davanın reddi gerektiğini, davacının mevcut ve likit bir alacağı bulunmadığından, haliyle icra inkar tazminatı talebinin de reddine karar verilmesi gerektiğini, açıklanan ve mahkemece re'sen gözetilecek nedenlerle; davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere İİK m.67/2 hükmü gereği kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı takip dosyası, fatura, BA/BS formları, ticari defter kayıtları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava; ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takibine itirazın iptali davası olup, yasal süresi içerisinde açılmıştır. Mahkememizce, ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasının celp ve incelenmesinde; davacı vekili tarafından davalı aleyhine, 15/08/2024 tarihinde, faturalardan kaynaklı alacağına yönelik işlemiş faiz talebi ile birlikte toplam 324.075,04-TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalı vekilinin 17/08/2024 tarihli itirazı ile takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce, dayanılan deliller toplandıktan sonra, dava dosyası, ibraz ve celp edilen deliller kapsamında, taraflara ait ticari defter ve dayanağı kayıtlar incelenerek rapor düzenlenmesine karar verilmiş, bu kapsamda davacı tarafa tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi yönünden dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, bilirkişinin 04/05/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Davalı tarafa ait ticari defterlerin incelenmesi yönünden Mahkememizce ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış olup, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Talimat sayılı dosyasında yapılan inceleme sonucunda bilirkişinin 17/05/2025 tarihli raporu dosyaya ibraz ettiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; Takip konusu alacağın ticari nitelikteki satım sözleşmesi gereğince düzenlenen fatura alacağıdır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmayıp akdi ilişkinin ve alacağın varlığı hususunda ispat yükü davacının üzerindedir.Taraflar tacir olup, ticari defterler ile ticari ilişki ve alacak miktarının ispatı mümkün olduğundan mahkememizce delil olarak dayanılan taraf ticari defterlerinin incelenmesine karar verildiği, HMK 222 maddesinde, "(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılmaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılmaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. " hükmü gereği, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş taraf ticari defterlerinin delil kabul edilip incelenmesinde, davacı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturaların ve davacı şirket tarafından, davalı şirketten yapılan tahsilatların davacı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı şirket defterlerine göre takip tarihinde davacı şirketin, davalı şirketten 313.065,92 TL alacaklı gözüktüğü, davalı şirketin ticari defterlerine göre, davacı şirket tarafından, davalı şirkete düzenlenen faturalar davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerine göre kasa hesabından nakit olarak ödendiğine ilişkin kayıt sonucu davacı alacağının bulunmadığının tespit edildiği görülmüştür. Davacı tarafından, davalı şirkete düzenlenmiş faturalara davalı tarafından herhangi bir itiraz bulunmayıp, ticari ilişkinin ve fatura içeriğinin davalı tarafça kabul edilmiş sayılacağı, davalı tarafın nakit ödemeye ilişkin bir belge de sunmadığı, Mahkememizce davalı tarafa nakit ödemeye ilişkin yemin delili hatırlatılmış olup, davacı şirket yetkilisi tarafından düzenlenen faturalardan kaynaklı davalı tarafça nakit ödeme yapılmadığına dair yeminin eda edildiği görülmüştür. Sonuç olarak takibe konu 313.065,92-TL asıl alacağın sübut bulduğu anlaşılmakla; Mahkememizce dava ve takip talebi dikkate alınarak davanın kabulü ile, davalının ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile, takibin 313.065,92-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte devamına karar verilmiş, ayrıca alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM ; Gerekçesi ve ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile, davalının ... 3. Genel İcra Dairesi'nin 2024/... Esas sayılı dosyasına itirazının İPTALİ ile, takibin 313.065,92-TL asıl alacak üzerinden talepnamedeki koşullar ile birlikte DEVAMINA,
2-Alacak likit ve yasal şartlar oluşmakla asıl alacağın %20 si tutarında hesap edilen 62.613,18-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası gereğince alınması gereken 21.385,53-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 5.346,39-TL harcın mahsubu ile bakiye 16.039,14-TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1-2 uyarınca belirlenen 50.090,55-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı tarafından yapılan 6.848,69-TL harç, 6.400,00-TL bilirkişi ücreti ve 350,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 13.598,69-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-6325 Sayılı Kanun 18/A-13 maddesi uyarınca 3.600,00-TL zorunlu arabuluculuk hizmeti giderinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde BIRAKILMASINA,
8-Kesinleşme süreci tamamlanana kadar masraf avanslarının kullanılabileceği nazara alınarak kararın kesinleşmesinden sonra yazı işlerince yapılacak hesaba göre artan avansların yatıran tarafa İADESİNE,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde .... açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı 20/11/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır