TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO: 2025/
KARAR NO: 2025/
HAKİM: ... ...
KATİP: ... ...
DAVACI:
VEKİLİ: Av.
DAVALI:
VEKİLİ: Av.
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 24/03/2025
KARAR TARİHİ: 10/04/2025
Mahkememizde açılan davanın açık muhakemesi sonunda ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle özetle; Davanın TBK m.66 kapsamında "Rücu Alacağı, Belirsiz Alacak Davası olduğunu, müvekkili şirket çalışanı ... Kimlik nolu ..., tarihinde, davalının .../... adresinde ... kurulumu esnasında iş kazası geçirdiğini, davalının, dava dışı kazazede işçinin aleyhine iş kazasından kaynaklanan tazminat davası açması üzerine ... 1. İş Mahkemesi'nin 2018/... Esas sayılı tespit davasını ikame ettiğini, yapılan yargılama neticesi ... ... Plastik İmalat A.Ş.'nin asıl işveren vasfı bulunmamaktan dolayı, kazanın huzurdaki davanın davalısı şirket açısından iş kazası sayılmamasına hükmedilmiş, karar bu surette kesinleştiğini, gelinen aşamada müvekkili şirket ile dava dışı kazazede ... ara buluculuğa başvurarak, dava konusu iş kazasının tazminatı mukabili olarak toplam 800.000,00-TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını, TBK ilgili hükmü uyarınca davalı şirketin meydana gelen iş kazasına ilişkin olarak tazmin yükümlülüğü bulunduğunu, mahkemeden kusurluluk oranlarının tespiti ile, dava dışı kazazede işçiye müvekkili tarafından ödenen tutardan davalının kusuru oranında miktarın müvekkiline ödenmesi hususunda karar tesisini talep ettiklerini, dava konusu kaza davalı şirketin denetim ve gözetim yükümlülüğü bulunduğu esnada, bizzat bu şirketin çalışanlarının kusurlu eylemi neticesi meydana geldiğini, davalı şirketin çalıştıran sıfatıyla kusursuz sorumluluğu bulunduğunu, kazazede işçiye müvekkili tarafından tazminat ödemesi yapılması hususunda anlaşıldığını, dava konusu kazada davalının çalışanlarının sorumluluğunun tespiti anacını matuf olarak bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair her türlü hak ve alacaklarının saklı kalmak kaydı ile, davanın kabulü ile, şimdilik 10.000,00 TL'nin (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu m.107 uyarınca belirsiz alacak davası yolu ile, talep artırmak haklarını saklı tutarak) dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müvekkiline ödenmesini, yargılama gider ve masraflarının, harçların ve ücreti vekaletin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
GEREKÇE:
30/06/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın 3.maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/3.maddesi uyarınca; Asliye Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki iş bölümü ilişkisinden çıkartılıp, görev ilişkisine dönüştürülmüştür.6100 Sayılı HMK'nın 1.maddesinde; görevin kamu düzenine ilişkin olduğu düzenlenmiş olup aynı yasanın 114/1-c maddesinde; görevin dava şartı olduğu belirtilerek, mahkemenin görevli olup olmadığını davanın her aşamasında mahkemenin kendiliğinden araştıracağı hükmüne yer verilmiştir.Davacı şirket, davalıdan, bir adet makinenin işyerine taşınması ve montajı hizmeti satın almıştır. Davalı şirket çalışanları söz konusu makineyi taşırken davacının işçisi olan dava dışı ... yaralanmasına sebebiyet vermiş, davacı da arabuluculuk vasıtasıyla kendi işçisine 800.000,00 TL tazminat ödemiş olup, bu bedeli davalıdan rücu etmek istemektedir.Gelinen aşamada, dava dışı işçinin yaşadığı kazanın, davalı şirket yönünden iş kazası niteliğinde olmadığı mahkeme kararı ile tespit edilmiş olup, davacı yönünden iş kazası hükümleri geçerli olup, davalı yönünden ise işçiye karşı haksız fiil hükümlerine göre sorumluluk söz konusu olabilecektir.Nitekim Türk Borçlar Kanunu 168. Madde "Diğerlerine rücu hakkına sahip olan borçlulardan her biri, ifa ettiği miktar oranında alacaklının haklarına halef olur." şeklinde olup, taraflar arasında yine TBK 61. Madde uyarınca taraflar arasında müteselsil sorumluluk ilkesi geçerlidir.Davacının dava dilekçesinden, davalının adam çalıştıranın sorumluluğu esasına dayalı olarak haksız fiil kaynaklı zararın tazminini istediği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla davacı, halefiyet ilkesi gereği, dava dışı işçiye verilen zararı ödemekle, bu zararın tazminini, dava dışı işçinin yerine geçerek talep etmetkedir.Halefiyet ilkesinin geçerli olduğu davalarda davanın taraflarının niteliği değil, selefin niteliği önem taşımaktadır. Dolayısıyla dava dışı işçi tacir olmadığından ve davacı tacir olsa dahi dava dışı işçinin halefi sıfatıyla bu davayı açtığından görevli mahkeme dava dışı işçinin tacir olmaması sebebiyle Ticaret Mahkemesi değil, genel mahkemelerdir.Açıklanan nedenlerle mahkememiz, haksız fiil kaynaklı bu davaya bakmakla görevli değildir.Benzer bir olayda ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 21.09.2022 tarih, 2022/ Esas ve 2022/ Karar sayılı kararında " Mahkeme,davacı şirketin, çalışanının geçirdiği iş kazası nedeniyle 3.kişilere karşı rücuen tazminat talebinde bulunduğu, tazminat talebinin halefiyet ilkesine dayandığı, bu nedenle haksız fiil kapsamında davacı şirketin çalışanının 3.kişilere hangi hal ve şartlarda dava açabilecekse davacınında aynı şartlarda dava açabileceği, davacının çalışanı olan ...'un tacir olduğuna dair bir iddia ve delil bulunmadığından davanın her iki tarafınında tacir olmaması nedeniyle davanın nispi ticari dava niteliğinde olmadığı, yine davanın TTK da sayılan mutlak ticari davalardan da olmadığından, davada genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle "Davanın görev dava şartı yokluğundan usulden reddine," karar vermiştir.Dava, davacı ... Yer Hizmetleri...A.Ş., çalışanı, davalı ... Havayolları...A.Ş.ye ait, diğer davalı pilotların kontrolünde olan uçağa, uçak irtibat sorumlusu, hareket memuru olan ...'un hizmet vermesi sırasında (hizmetin uçak tekerleğine sıkışan takozdan uçağın kurtarılması), hareket memuru uyarılarına uyulmaması sebebiyle meydana gelen kaza nedeniyle hareket sorumlusu ...'un ağır yaralandığı ve hastane ve tedavi giderleri yapıldığı, bu giderlerin davacı tarafından karşılanması sebebiyle, davacının işçisine yaptığı tedavi masraflarının sözleşmesel ilişki ve haksız fiil kuralların göre rücuen tahsili talebine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı ve davalılardan ... HAVA YOLLARI A.Ş.'nin tacir olduğu, davanın davalı şirket çalışanlarının kusuru ile sebep oldukları olay nedeniyle yapılan masrafların rücuan tahsili talep edildiğine göre davanın tacirler arası haksız fiil niteliğinde olmadığı, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin değil, davacının bu haksız fiil nedeniyle yaptığı giderlerin sebepsiz zenginleşme ilkelerine göre değerlendirileceği anlaşılmakla mahkemece verilen karar usul ve yasaya uygundur." şeklinde karar vermiştir. Bu karar olayımızla aynı nitelikteki bir uyuşmazlığı çözmüş ve mahkememizin kararıyla uyumlu bir karardır.Açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre dava, TTK'nun 4. ve 5. maddeleri kapsamında mutlak ticari dava da olmadığından davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Görev kamu düzenindendir. Taraflar ileri sürmese dahi mahkemece resen değerlendirilmesi gerekir. Tüm bu gerekçelerle görevsizlik kararı vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, davanın görev dava şartı yönünden USULDEN REDDİNE,
HMK'nın 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ... 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE;
Her iki mahkemece verilen görevsizlik kararı bulunduğundan yargı yeri belirlenmesi amacı ile dosyanın ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,
Yargılama, harç ve giderlerinin 6100 sayılı HMK'nun 331/2. Maddesi uyarınca görevli mahkemece DİKKATE ALINMASINA,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize iletilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemeleri Nezdinde ... açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 10/04/2025
Katip ...
✍e-imzalı
Hakim ...
✍e-imzalı