Yerel Mahkemece SSÇ'nin katılana karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara SSÇ müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-)İDDİA:
Bayramiç Cumhuriyet Başsavcılığının 21/01/2019 tarih ve 2019/22 esas numarası yazılı iddianamesi ile; sanık E. K.'in TCK 86/2 (S..'e karşı), 87/1.c, 87/ 3 (N.'e karşı), 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bayramiç Asliye Ceza mahkemesinin 29/05/2019 tarih ve 2019/43 esas 2019/156 karar sayılı ilamı ile, SSÇ S. Ö.'in üzerine yüklenen katılan N. G.'e yönelik kasten yaralama suçundan TCk 86/1, 87/1-c, 29, 31/3, 62, 51/1-3-6-7 md uyarınca 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl 1 ay 10 gün denetim süresi belirlenmesine karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
SSÇ müdafii Av.K. D. Ş. 30/05/2019 tarihli istinaf dilekçesinde; müvekkile verilen cezanın usul ve yasaya aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SSÇ S. C. Ö. Yerel Mahkemedeki Savunmasında; "Olay tarihinde garson olarak çalıştığım düğünde müştekilerin kadınlara laf attığını görünce onları uyardım, müşteki N., burada beni kim dövebilir diyerek boğazıma sarıldı, daha sonra düğündekilerin araya girmesiyle düğün dağıldı, düğünden sonra müştekilerle tekrar karşılaştık, konuşmak için gittiğimiz yerde müşteki S..'in arkadaşım B.'e yumruk attığını görünce ben de onları ayırmak istedim, bu sırada S.. bana da yumruk attı, S..'i ittirince yere düştü, müşteki N.'in küfür ederek geldiğini farkettim, bana yumruk attı, ben de kendimi savunmak için ona yumruk attım, sanık E. müştekileri kesinlikle darp etmemiştir, o sadece bizi ayırmak istedi, beraatimi istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını talep etmiştir.
SSÇ S. C.'ın üzerine atılı suçun sübutu halinde hakkında 5237 Sayılı TCK 86/1 ve 29 maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen CMK 226 maddesi uyarınca ek savunması tespit edilmiştir.
SSÇ Müdafisii Yerel Mahkemedeki Beyanında; "Savunmalara katılıyoruz, lehine olan hükümlerin uygulanmasını istiyoruz, ayrıca şikayetten vazgeçmeyi kabul ediyoruz, önceki savunmalarımızı aynen tekrar ederiz" demiştir.
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK DAİREMİZDE TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA: "Olay tarihinde düğünde garson olarak çalışıyordum, müştekilerde düğündeydi, müştekilerin kadınlara laf attığını görünce onları uyardım, müşteki N., burada beni kim dövebilir diyerek tepki gösterip boğazımı sıktı, daha sonra düğündekilerin araya girmesiyle ayrıldık, düğünden sonra müştekilerle tekrar karşılaştık, olayı konuşmak için B. ile yanlarına gittik, müşteki S.. arkadaşım B.'e yumruk attığını görünce ben de onları ayırmak istedim, ancak bu sırada S.. bana da yumruk attı, bana yumruk atınca ben de S..'i ittirdim, S.. yere düştü, müşteki N.'in küfür ederek geldiğini farkettim, N. bana yumruk attı, ben de kendimi savunmak için ona yumruk attım, E. yanımızdaydı ancak müştekileri kesinlikle darp etmemiştir, o sadece bizi ayırmak istedi, beraatimi istiyorum." demiştir.
V-)KATILAN BEYANI:
Katılan N. G. Yerel Mahkemedeki Beyanında; "Olay tarihinde ben ve arkadaşım S.. benim kullandığım araçta seyir halindeyken sanıklar bizimle konuşmak istediler, ben sanıkları tanımıyorum fakat arkadaşım S.. tanıyormuş, konuşmak için Kutluoba mevkiine gittiğimizde sanıklar bizi zorla araçtan indirdi, daha sonra S. C. ve B.'in arkadaşım S..'i darp ettiklerini gördüm, ben sanıklardan E. ile konuşurken biri benim arkamdam vurdu, arkamı döndüğümde tekrar bir darbe aldım fakat kimin vurduğunu görmedim, biz sanıklara karşılık veremedik, olay çok kısa sürdü, sanıklardan şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum " demiştir.
KATILAN N. G. DAİREMİZDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "Ben bu hususta ifade vermiştim, o ifadelerim doğrudur, olay nedeniyle yaralandım, yüzümde üç tane kırık oluşmuştu, SSÇ S. ile diğer SSÇ ve sanıktan şikayetçiyim, cezalandırılmalarını istiyorum." demiştir.
VI-DELİLLER:
1-)YAZILI DELİLLER:
- İddianame ve ekleri,
-Sanık ve SSÇ'lerin beyanı,
-Katılan ve mağdurun beyanları,
-Sanık ve SSÇ'lerin nüfus ve sabıka kayıtları ile ekonomik ve sosyal durumunun tahkikine ilişkin tutanak,
-Doktor raporları,
-Tanık beyanları,
-SSÇ Müdafilerinin beyanları,
-Sosyal inceleme raporları.
-Çanakkale M. A. Ersoy Devlet Hastanesinin 26/12/2019 Tarihli ve Mağdur S.. K. hakkında düzenlenen raporda; Yapılan plastik cerrahi muayenesinde 23 yaşında erkek hastanın yaklaşık 2 ay önce darp nedeniyle sağ kulak, alın, saçlı deri, dudak ve sağ elden yaralandığını, şu anda fizik muayenede sağ kulak antihelikste 0.5 cm'lik iz, sağ kulak arkasında 1.5 cm'lik iz mevcut olduğunu, basit tıbbi müdahale ile düzeleceğini, çehrede iz bırakmayacağını, sağ el 5. Parmak laterale doğru anormal aılanma mevcut olduğunu, fleksiyon ve ekstansiyon hareketlerinin tam olduğunu bildirilmiştir.
-Çanakkale M. A. Ersoy Devlet Hastanesinin 26/12/2019 Tarihli ve Katılan N. G. hakkında düzenlenen raporda; Yapılan plastik cerrahi muayenesinde 27 yaşında erkek hastanın yaklaşık 2 ay önce darp sırasında sert cisim ile yüzün sağ tarafından ve saçlı deriden yaralandığı, çekilen tomografide orbita inferior duvarında ve lateral duvarda kırık mevcut olduğu, şu anda fizik muayenede sağ malar bölgede minimal çöküklük ve sağ yanakta yaygın uyuşukluk şikayeti mevcut olduğu, sağ malar bölgede 2 adet transvers uzanımlı yaklaşık 2,5 cm'lik yara izi mevcut olduğu, çehrede iz bırakır derecede olduğu ve tabit tıbbi müdahale ile düzelemeyeceği ve hayati riskin olmadığını bildirmiştir.
-Dairemizce aldırılan Çanakkale ATK 11/11/2019 tarih, 2019/1318 Sayılı raporunda katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, yüzde sabit iz'e neden olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin Orta(2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir.
2-)TANIK BEYANLARI:
Tanık S. K. Yerel Mahkemedeki Beyanında; "Soruşturma aşamasında verdiğim ifadem aynen geçerlidir, taraflar konuşmak için Kutluoba Köyü'ne gittiğinde bende yanlarındaydım, müşteki S..'in B.'e yumruk attığını gördüm, B.'de müşteki S..'e karşılık verdiğini gördüm, S. C. ile müşteki N. arasında bir arbede yaşandı, kimin kime vurduğunu net olarak hatırlamıyorum, E. K. müştekileri kesinlikle darp etmedi, o ve ben tarafları ayırmak için uğraştık, bilgim ve görgüm bundan ibarettir " demiştir.
TANIK B. K. DAİREMİZDEKİ BEYANINDA; "Olayın üzerinden zaman geçti önceki ifadelerin okunmasını isterim dedi
27/02/2019 tarihli mahkeme ifadesi okunup sorulduğunda; "Doğrudur E. kimseye vurmadı ama S. kendisine yumruk atan S..'e ve N.'e vurdu. Bu olayda bende sanık olarak yargılandım. Ceza aldım." demiştir.
13/12/2018 Tarihli savcılık ifadesi okunup sorulduğunda; "O ifadeyi hatırlamıyorum ama S.'ın vurduğunu hatırlıyorum ." demiştir.
TANIK E. K. DAİREMİZDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "Bahse konu olayda bende sanık olarak yargılandım, olay tarihinde ben, arkadaşım SSÇ S. C. Ö., S. K. ve B. K. ile birlikte araçla seyir halindeydik, müştekinin bulunduğu araç bizim önümüzü kesti, bizi garajın önünde durdurdular, hallerinden sarhoş olduklarını anladım, tartışma olmasın diye onları geçiştirmek için tamam geliyoruz dedim ve oradan aracımla birlikte ayrıldım, yaklaşık yarım saat kadar sonra aynı yerde tekrar denk geldik, bu sefer B.'i araca çağırdılar, B.'te abi ben yanlarına gidip, konuşayım, dertleri neymiş öğrenmiş oluruz dedi, sonra müştekinin bulunduğu araca bindi, müştekinin bulunduğu aracı takip etmemi istediler, ben de sizi takip etmeyeceğim, ben Kutluoba Köyü yolu üzerine doğru gidiyorum, gelirseniz, o tarafa doğru gelirsiniz dedim ve Kutluoba Köyü yolu üzerine geldim, tali yoldan ana yola doğru dönerken aracımın önünü kendi araçları ile kestiler, sonra araçtan indiler, B. araçtan iner inmez abi bana araba vurdular dedi, ben de tamam sakin olun diyerek olayı yatıştırmaya çalıştım, N. de ben de berberlik yapmaktayız, kendisini de tanıdığım için bana konuyu anlatmasını istedim, beraber tarafların bulunduğu yerden uzaklaştık, daha sonra geride bıraktığımız kişiler kavga yapmaya başladı, ben de koşarak ayırmak için yanlarına gittim, S.., S. C. ve B. kavga ediyorlardı, gittiğimde S.. yere düştü, o an kim vurduğunu görmedim hepsinin yatıştırmaya çalıştım, N. de arkamızdan küfür ederek koşarak üzerimize doğru geldi, ben tarafları ayırırken N., B. ve S. C. arasında bir arbede yaşandı, ancak kimin kime vurduğunu bilmiyorum, N. deki yaralanmanın sebebi de düşmüş olabileceğini düşünüyorum, çünkü hava karanlıktı, sadece birbirlerini ittiriyorlardı, en yapmayın diyerek aralarına girdim, yatıştırdım bu şekilde dağıldık, benim tek yaptığım müştekilerle kavga eden S. C. ve B.'i ayırmaktı, benim olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
TANIK S. K. DAİREMİZDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "Olay günü ben, E. K.in kullanmış olduğu araçtaydım, araçta E., B. ve S. da vardı, beraber araçta seyir halindeyken otogarın orada müştekiler bizi durdurdu, konuşmak istediklerini söylediler, E. abi de tamam geliyoruz diyerek yanlarından ayrıldı, hallerinden sarhoş oldukları belliydi, daha sonra ikinci kez denk geldik, bu sefer bizim araçta bulunan B.'i çağırdılar, B.'te onların bulunduğu araca bindi, bize takip edin diye söylediler, Kutluoba Köyü yolu üzerine doğru gittik, onlar önümüzü kestiler, araçtan B. indi ve arabada kendisine vurduklarını söyledi, daha sonra S..'in B.'e yumruk attığını gördüm, B.'de S..'e karşılık verdiğini gördüm, N. karşı taraftan koşarak küfür ederek geliyordu, sonra bir kargaşa oldu, kimin kime vurduğunu görmedim, ben ve E. abi tarafları ayırmak için uğraştık, bilgim ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA; "İlk derece mahkemesince verilen karar sanık tarafından istinaf edilmiş olmakla, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve istinaf yargılamasından yeniden alınan adli tıp raporuna göre suçun vasıflandırılmasına herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; olay tarihinde taraflar arasında tartışma yaşandığı, akabinde tartışmanın kavgaya dönüştüğü ve sanık ile ssç'lerin katılan N. G. ile mağdur S.. K.'yı darp ettikleri, katılan N. G.'in alınan raporunda kırık ve yüzde sabit iz olacak şekilde yaralandığı, mağdur S.. K.'nın basit tıbbi müdahale ile giderilir şekilde yaralandığı anlaşılmış olup sanık ve ssç'lerin üzerlerine atılı yaralama suçlarını işledikleri kanaatine ulaşılmıştır.
Olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 Sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinden sanıklar lehine 5237 Sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümleri uygulanmıştır.
Çanakkale M. A. Ersoy Devlet Hastanesinin 28/12/2018 Tarihli ve Katılan N. G. hakkında düzenlenen raporda; Yapılan plastik cerrahi muayenesinde 27 yaşında erkek hastanın yaklaşık 2 ay önce darp sırasında sert cisim ile yüzün sağ tarafından ve saçlı deriden yaralandığı, çekilen tomografide orbita inferior duvarında ve lateral duvarda kırık mevcut olduğu, şu anda fizik muayenede sağ malar bölgede minimal çöküklük ve sağ yanakta yaygın uyuşukluk şikayeti mevcut olduğu, sağ malar bölgede 2 adet transvers uzanımlı yaklaşık 2,5 cm'lik yara izi mevcut olduğu, çehrede iz bırakır derecede olduğu ve tabit tıbbi müdahale ile düzelemeyeceği ve hayati riskin olmadığını bildirmiştir.
SSÇ müdafii istinaf talebinde bulunmuştur.
Dosya kapsamına göre, katılan hakkındaki adli muayene raporunun içeriği doğrultusunda Adli Tıp kurumundan yeniden rapor aldırılması, buna göre SSÇ'un eyleminin hukuki niteliği, oluşturduğu suçların vasıf ve mahiyetleri, verilen ceza miktarları ve derecesi hususlarının değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılamada; ilk derece mahkemesinin kararı eylemin sübutu, haksız tahrik hükümlerinin tatbiki, cezanın ertelenmesi yönünden usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Ancak; adli tıp kriterlerine ve Yargıtay 3. Ceza Dairesinin bu bağlamda oluşmuş içtihatlarına göre, yüzde sabit iz yönünden olaydan 6 ay geçtikten sonra mağdurun adli muayene raporunun alınması gerektiği, ilk derece mahkemesince müşteki hakkında olaydan 2 ay kadar sonra Çanakkale M. A. Ersoy Devlet Hastanesinin 28/12/2018 Tarihli ve Katılan N. G. hakkında düzenlenen rapor doğrultusunda suça sürüklenen çocuğun yüzde sabit iz olacak şekilde kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür. Bu nedenle müşteki hakkında Dairemizce aldırılan Çanakkale ATK 11/11/2019 tarih, 2019/1318 Sayılı raporunda yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, yüzde sabit iz'e neden olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin Orta(2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu belirtilmiştir. Karar vermeye elverişli ve yeterli görülen bu rapora göre, ilk derece mahkemesinin kararının ceza miktarı ve uygulanan yasa maddeleri yönünden usul ve yasaya uygun bulunmuş, suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerektiği yönünde oluşan kanaat doğrultusunda usul ve yasaya uygun bulunan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-)SSÇ S. C. Ö. müdafinin istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE
2-)İlk derece mahkemesinde yapılan 53,34 TL, tebligat giderinden payına düşen 5,40 TL, dosya geliş posta ücreti 19,10 TL yargılama gideri ile dairemizce yapılan 5 davetiye gideri 81,00 TL, 1 e-tebligat gideri 4,50 TL, ATK rapor ücretleri 200,00 TL, sarf kararı 350,00 TL, talimat ve ATK'ya sevk posta giderleri 67,10'dan ibaret toplam 780,44 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; SSÇ, müdafi ve katılan N.'in yokluğunda iddia makamında C. Savcısı A. ÖÖ'ün huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/03/2020 (¤¤)