Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine ve istinaf başvurusunda bulunan AÇSH Bakanlık vekilinin istinaf dilekçesi içeriğine göre dosya görüşüldü:
1-) Yargıtay 1. Ceza Dairesinin bu konudaki istikrarlı uygulaması da dikkate alınarak; sanık hakkında müştekiye yönelik kasten yaralama suçundan açılan kamu davasında, 6284 Sayılı Kanun'un 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının bu suçun zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak CMK'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve diğer haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve CMK'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan CMK'nun 289/1-e maddesinde belirtilen ve hukuka kesin aykırılık hallerinden kabul edilen; "... duruşmada kanunen mutlaka hazır bulunması gereken diğer kişilerin yokluğunda duruşma yapılması" yolundaki amir hükme aykırı olacak şekilde yargılamaya devam edilerek yazılı biçimde hüküm kurulması,
2-) Sanık …… hakkında eşine karşı yaralama suçundan dolayı 10/06/2013 tarihinde TCK 86/2, 3-a, 62 maddeleri gereğince 5 ay hapis cezası tayin olunarak 30/09/2013 tarihinde kesinleştiği, ihbara konu Bursa 10.Asliye Ceza Mahkemesi 2017/243 esas sayılı davaya konu güveni kötüye kullanma suçunun ise kesinleşme tarihinden önce 31/03/2013 tarihinde işlendiği, esasen hükmün açıklanması gerekmediği halde hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
SONUÇ: Usul ve yasaya aykırı olup, sanık ve Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin istinaf talepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-e ve 280/1-d maddeleri uyarınca öncelikle bu sebeple BOZULMASINA, dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, KESİN olarak 02/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)