Yerel Mahkemece sanığın mağdura karşı işlemiş olduğu basit yaralama suçundan beraatine dair verilen karara katılan AÇSH Bakanlık vekili ve mağdur A. vekili istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Orhangazi C. Başsavcılığı'nın 03/05/2018 tarihli iddianamesiyle; Sanığın Türk Ceza Kanunu 86/2, Türk Ceza Kanunu 86/3-a.2, Türk Ceza Kanunu 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Orhangazi 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Orhangazi 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/02/2019 tarih 2018/278-2019/136 E.K. Sayılı ilamı ile sanığın savunması, mağdur beyanı, tanık anlatımları da nazara alınarak tüm dosya kapsamı itibari ile sanığın üzerine atılı suçu gerçekleştirdiğine yönelik her türlü şüpheden uzak, kesin ve net bir delil bulunmaması nedeni ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı anlaşılmakla CMK 223/2-e maddesi gereğince beraatine karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Mağdur A. Ü. vekili 20/02/2019 tarihli istinaf dilekçesinde; kararı istinaf ettiklerini belirtmiştir.
Katılan AÇSH Bakanlık vekili 02/04/2019 tarihli istinaf dilekçesinde: usul ve yasaya aykırı bulunan kararın kaldırılarak sanığın en üst hadden cezalandırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SANIK A. G. YEREL MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA: "Biz eşimle 2010 yılında boşandık. Bu evliliğimizden bir çocuğumuz vardı. Çocuğumun velayeti de bana verildi. Şu anda halen velayeti de bendedir. Olay günü öncesinde kızım bir kaç gün babasında kaldı. Pazar sabahı da anneannesi arayarak kahvaltıya gelip gelmeyeceğini sormuş. Kızımda kahvaltı yaptığını, gelmeyeceğini söylemiş. Akabinde ben akşamüzeri kendini aradım. Ne zaman geleceğini sordum. Kızımda bana bir saat daha kalıp çıkacağım dedi. Eve geldiğinde de kendisine halen okulu devam ettiği için derslerini yapıp yapmadığını, niye bu kadar geç geldiğini sordum. O da bana sen bana karışamazsın diyerek beni itekledi. Ve daha sonra da telefonu alarak babasını arayacağını söyledi. Bende elinden telefonu almaya çalıştım. Bu arada aramızda bir itiş kakış oldu. Akabinde telefonu alamayınca kendisini pencereye doğru attı. Bende kötü bir şey yapacak düşüncesiyle saçından tuttum. Daha sonra bir şekilde ananesinin telefonunu alarak babasının telefonunu aramış. Olay bu şekilde gerçekleşti. Olay günü haftası kızımın sınav haftası olduğu için kendisini uyarmak istedim. Kötü bir niyetim yoktu. Ben kızıma tokat atmadım. Diyeceklerim bunlardan ibarettir. Dedi. Öncelikle beraatımı talep ediyorum, şayet mahkeme aksi kanaatte olup hakkımda ceza verilecekse CMK 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim savunmam bundan ibarettir başka bir diyeceğim yoktur dedi. Önceki vermiş olduğum savunmalarımı aynen tekrar ederim. Kızımın beyanlarında anlattığı file çorap giydiği için kızdığım yönündeki beyanlarım doğru değildir. Ben file çorabı zaten kendim aldım. Böyle bir şeye kızsam neden bu çorabı alayım. Şu anda babasıyle mutlu olduğunu beyan ediyor. Bunun sebebi babasının yanında daha rahat olması. Ben kendisinin iyiliği için iyi niyetli olarak okul yönetiminden de uyarı almış olduğum için bu şekilde tedbirler uygulamaya başladım. Annelik vazifemi yaptım. Ebeveyn olarak yapmam gereken şeyleri yaptım. Yine beyanlarında anlattığı darp olayları doğru değildir. Kesinlikle bilerek asla vurmadım. Kendisi 10 yıldır yanımdadır. Velayeti bendedir. Bu süre zarfında hiç bir zaman darp eylemi uygulamadım. Yine okulda uyarı aldığı için ve sık sık okuldan kaçtığı için okul müdürleri bana ulaşarak durumu anlattılar. Ben de kendimce tedbir almaya çalıştım. " şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK A. G. DAİREMİZCE TALİMAT İLE ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben daha önce bu olay ile ilgili mahkemenizin 2018/278 esas sayılı dosyasında ifade vermiştim o ifadem aynen geçerlidir, üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, öncelikle beraatımı talep ediyorum, şayet mahkeme aksi kanaatte olup hakkımda ceza verilecekse CMK 231 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isterim savunmam bundan ibarettir başka bir diyeceğim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
V- KATILAN BEYANI:
MAĞDUR M. Ü. İLK DERECE MAHKEMESİNCCE ALINAN BEYANINDA: "olay günü kızım aradı. Sesi ağlamaklıydı. Baba beni dövdüler dedi. Bende hemen evden çıkarak ikametlerine gittim. Kızımla görüştüğümde annesi tarafından darp edildiğini söyledi. Yüzünde ve kollarında kızarıklıklar vardı. Bunun üzerine bizde şikayetçi olmak için emniyete gittik" şeklinde beyanda bulunmuştur.
MAĞDUR A. Ü.'IN İLK DERECE MAHKEMESİNCE AVUKAT VE REHBER ÖĞRETMEN HUZURUNDA ALINAN BEYANINDA: "Okulum halen devam etmektedir. Lise 1’de okuyorum. Annem ile babam 2010 yılında boşandılar. Velayetim annemdedir. Ancak bu darp olayından sonra annemin yanında hiç kalmadım. Annem bana kötü davrandığı için kendi inisiyatifimle babamın yanında kalmaya başladım. Babamın yanında kendimi daha iyi hissediyorum. Bana hakaret içeren kelimeler kullanıyordu. Bu nedenle annemin yanında ayrıldım. Olay günü babamın yanında kaldıktan sonra annemin yanına geçtim. Eve gider gitmez derslerimle ilgili annem bana çıkıştı. Annemin anlattığı gibi sınav haftası değildi. Okumuş olduğum kolejde evde ödev mantığı yoktu. Genelde ödevlerimizi okulda yapıp bitiriyorduk. Daha sonra ben odama geçtim ve annem odama gelerek saçımı çekti. Akabinde de yüzüme tokat attı. Ben evdeki telefonlara bir şekilde ulaşıp babama durumu haberdar etmeye çalıştım. Gerek annem gerekse ananem engel olmaya çalıştı. Ben yine annemin anlattığı gibi kendisini iteklemedim. Ayrıca saçımı çektikten sonra sandığın orda bulunurken yine bana tekme attı. Diyeceklerim bunlardan ibarettir. " demiştir.
MAĞDUR A. Ü. DAİREMİZCE TALİMAT İLE ALINAN BEYANINDA: "Olay zamanı 8. Sınıfa gidiyordum. Annem ile babam 2010 yılında boşandılar. Velayetim annemdedir. Olay zamanında babam ile görüşmüştüm, annem babamda kalmama izin vermediğinden sonrasında eve döndüm. Eve gider gitmez derslerimle ilgili annem bana çıkıştı. Annemin anlattığı gibi sınav haftası değildi. Okumuş olduğum kolejde evde ödev mantığı yoktu genelde ödevlerimizi okulda yapıp bitiriyorduk. Annemle biraz tartıştık, annem bana söylendi. Daha sonra ben odama geçtim ve annem odama gelerek saçımı çekti. Beni sürüklemedi, saçımdan çekip "neden derslerine çalışmıyorsun" şeklinde sözler söyledi. Akabinde de yüzüme tokat attı. Benim telefonum şarjda ve kapalı idi. Ancak evdeki telefonlara bir şekilde ulaşıp babama durumu haberdar etmeye çalıştım. Gerek annem gerekse ananem engel olmaya çalıştı. Ben yine annemin anlattığı gibi kendisini iteklemedim ayrıca saçımı çektikten sonra sandığın orda bulunurken yine bacağıma doğru tekme attı. Ancak olayın üzerinden çok zaman geçmiştir, biz annemle barıştık, şu an babamda kalıyorum ancak annemle de görüşüyorum şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum. Diyeceklerim bunlardan ibarettir." demiştir.
VI-DELİLLER:
1-YAZILI DELİLLER:
Nüfus ve adli sicil kayıtları, mağdura ait rapor, dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgeler.
2-TANIK BEYANLARI:
YEMİNSİZ TANIK Ş. G. İLK DERECE MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Ben olaya ilişkin emniyette ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim. Olay günü torunumun eve geç gelmesi nedeniyle kızım A.ya neden geç geldiğini, ödevlerinin olup olmadığını sordu. Ayrıca yazılı haftasıydı ve çalışması gerekiyordu. Bu sebeple kızdı. Akabinde torunumda sen bana karışamazsın diyerek annesini itekledi. Ve ardından babasını aramak istediğini söyledi. Bizde ne olduğuna anlam veremedik. Neden arayacağını anlam veremedik. Akabinde telefonu almaya çalışınca engel olduk. Daha sonra kendisini pencereye doğru attı. Kızımda kötü bir şey yapacak korkusuyla torunumun saçından çekti. Ve ellerinden çekerek içeri almaya çalıştı. Daha sonra bir şekilde balkona doğru koştu. Balkona gittiğinde benim telefonumu almış ve telefondan bir şekilde babasını arayarak durumu söylemiş. Babası da hemen bizim ikametimize geldi" demiştir.
YEMİNSİZ TANIK Ş. G. DAİREMİZCE TALİMAT İLE ALINAN BEYANINDA: "Bana okumuş ve sormuş olduğunuz talimat evrakını anladım. Bu konuda daha önce ifade vermiştim, o ifademi aynen tekrar ederim. Asli benim kızım olur. A. da torunumdur. Torunumun velayeti kızımda kızım ile M. boşandıktan sonra M. torununum okul saatinden sonrada hep onu görmeye gelirdi. Biz de baba kız arası iyi olsun, torunum baba sevgisinden eksik kalmasın diye ne zaman isterse görmesine izin verirdik. Bu olayın yaşandığı gün hafta sonuydu. Torunum Cumartesi günü babasında kaldı pazar günü sabah erkenden geleceğini söyledi. Defalarca kızımla birlikte aramamıza rağmen pazar günü gece 10:30 sularında eve geldi. Annesi torunuma neden bu kadar geç geldin, yarın okulun var ödevlerini yapmadın dediği zaman torunum "siz bana karışamazsınız" diyerek karşı çıktı. Ayrıca bize, ben babama gideceğim babamda kalacağım şeklinde söylemişti. Annesini sen karışamazsın diyerek itekledi ve babasını aramak için telefonu almaya çalıştı. Ben ve kızım telefonu almasına müsaade etmedik bu seferde pencereye doğru yönelerek "ben babama gideceğim, ben de buradan atlarım" diye söyledi. Kızım da torunum kendisine bir şey yapacak korkusuyla saçından çekerek torunumu içeriye doğru aldı. Daha sonra balkona doğru gitti. Telefonumu almış oradan babasıyla görüşmüş. Babası da hemen bizim ikametimize geldi. Tanıklık ücreti talebim yoktur. Benim bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir" demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA; "İlk derece mahkemesince verilen beraat kararı aleyhe istinaf edilmiş olmakla, tüm dosya kapsamıyla eylemin sabit olduğu anlaşılmakla TCK 86/2-3-a maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mağdur'un annesi olan Sanık A. G. ile Mağdur M. Ü.'ın boşanmış olduğu, mağdurun müşterek çocukları olduğu, mağdur A. Ü.'ın darp edildiği gerekçesiyle ilçe emniyete başvurduğu, mağdur çocuk hakkında düzenlenen adli raporda, sağ kol ve sol ön kolda yaygın kızarıklık olduğu, yanaklarda kızarıklık olduğu, hassasiyet mevcut olduğu, sanık hakkında, mağdur beyanları ve adli rapor beyanları bir arada değerlendirilerek alt soya karşı basit yaralama eyleminden dolayı dava açılmıştır.
Sanığın soruşturma aşamasında alınan beyanlarında özetle; eve geç geldiği, ödevleriyle ilgili kızına sorular sorduğu, kızının da annesine "bana karışamazsın" dediğini beyan ettiği, kızına sinirlendiği için saçını çektiğini beyan etmiştir.
Sanığın kovuşturma aşamasına alınan savunmasında özetle; ders yapıp yapmadığıyla ilgili tartışma yaşandığı, mağdurun sanığı "sen karışamazsın" diyerek iteklediği, daha sonra telefonu alarak babasını arayacağını söylediği, sanığında mağdurdan telefonu almaya çalıştığı, bu arada itiş kakış olduğu, ardından telefonu alamayınca kendisini pencereye doğru attığını, kötü bir şey yapacağı endişesiyle mağduru saçından tuttuğunu bildirmiştir.
Sanıktan soruşturma aşamasında ki beyanıyla kovuşturma aşamasında alınan beyanları arasında çelişki oluştuğundan sorulduğunda ise cevaben; kovuşturma aşamasında verilen beyanlarının doğru olduğunu, kendisine zarar vereceğini düşündüğümden mağdurun saçını çektiğini beyan etmiştir.
Gemlik Kaymakamlığı İlçe Milli Eğitim Müdürlüğünün mahkememiz danışmanlık tedbirine istinaden hazırlamış olduğu raporda; Baba M. Ü. ile yapılan görüşme de danışmanlık tedbiri sürecinin velayet davasını kazanma yönünde bir adım olarak gördüğüne dair ifadeler kullandığı, bu nedenle gerçek amaçlarının dışında farklı bir beklenti haline getirildiğinin anlaşıldığı yönünde görüş bildirilmiştir.
Sanığın müsnet suçu işlediğine ilişkin kesin net ve her türlü şüpheden uzak, sanığı cezalandırmaya yeter nitelikte somut bir delil bulunmadığı anlaşılmakla Sanığın üzerine atılı Alt soya yönelik basit yaralama suçu yönünden CMK 223/2-e maddesi gereğince Beraatine karar verilmiştir.
Mağdur vekili ile katılan Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin; sanığa mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuşlardır.
Tüm dosya kapsamı, sanık, mağdur ve tanık beyanları, Adli Raporlar, doğum ve sabıka kayıtları, duruşma tutanakları, istinaf dilekçeleri CMK'nın 280 vd maddelerince incelenerek; sanığın eyleminin sübutu, suç vasfının değerlendirilmesi açısından duruşma açılarak heyetçe sanığın hukuki durumunun tespitinin gerektiğine karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılamada; suç tarihi itibariyle 14 yaşında bulunan mağdur adına şikayet ve kamu davasına katılma hakkının yasal temsilcisine ait olduğu yasal temsilcinin şikayetçi olmadığı ve katılan sıfatını almadığı gibi, mağdurun Dairemizdeki yargılama nedeniyle 15/01/2020 tarihi itibariyle 15 yaşını bitirdikten sonra alınan beyanında şikayetçi olmadığını ve davaya katılmak istemediğini bildirdiği, böylece mağdur zorunlu vekilinin hükmü istinaf etme hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, mağdur zorunlu vekilinin istinaf başvurusunun CMK'nın 279/1-b maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği kanısına varıldığı, öte yandan; mağdurun olayın sıcağı sıcağı alınan beyanı ile bu ifadesi ile uyumlu bulunan adli muayene raporunda belirtilen arazlar, sanığın aşamalardaki tevil yollu ikrarı da dikkate alındığında sanığın alt soya karşı kasten yaralama suçunu işlediği kanısına varıldığı, bu sebeple katılan ASÇH Bakanlık vekilinin istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak sanığın basit yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın suçu işleyiş şekli ve mağdurda meydana gelen zararın ağırlığına göre cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, sanığın sosyal ve ekonomik durumu, geçmişte sabıkasının bulunmaması dikkate alınarak yasa maddesindeki seçimlik cezalardan adli para cezasının tercih edildiği, sanığın eylemi kızına karşı gerçekleştirmesi nedeniyle TCK'nun 86/3-a maddesi uyarınca cezasının yarı oranında arttırıldığı, sanığın geçmişteki iyi hali, pişmanlık göstermesi lehine takdiri indirim sebebi sayılarak TCK'nun 62. Maddesinin tatbik edildiği, sanığın sabıkasız olması, muvafakat göstermesi, tazmini gereken somut maddi bir zararın bulunmaması, bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması nedeniyle CMK'nun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde oluşan kanaat doğrultusunda usul ve yasaya uygun bulunan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1- Mağdur A. Ü.'ın katılan olmadığı, Dairemizce alınan beyanında da şikayetçi olmadığı belirttiği anlaşılmakla mağdur vekilinin istinaf talebinin CMK 279 madde gereğince sıfat yönünden reddine,
2- Katılan AÇSH Bakanlık vekilinin istinaf talebinin kabulüyle Orhangazi 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 19/02/2019 tarih 2018/278 Esas 2019/136 Karar sayılı kararının hüküm kısmının KALDIRILMASINA,
3- Sanık A. G. hakkında mağdur A. Ü.'a yönelik basit yaralama suçu sübut bulunduğundan eylemine uyan 5237 Sayılı TCK 86/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınarak takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın üzerine atılı suçu öz çocuğuna karşı işlemiş olduğu sabit görülerek cezasının TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak cezasının TCK'nun 62. Maddesi oranında takdiren 1/6 oranında indirilerek 150 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında tayin olunan 150 gün adli para cezasının TCK 52 maddesi gereğince beher günü 20 TL den hesaplanma suretiyle sanığın neticeten 3.000 ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa hükmedilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak TCK.nun 52/4.maddesi uyarınca adli para cezasının taktiren 20 eşit taksitle ve birer aylık aralar ile TAHSİLİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan tutarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen kısma 5275 Sayılı yasanın 106/3 maddesi gereğince işlem yapılacağının sanığa ihtaratına (ihtarat yapılamadı)
Sanığın sabıkasızlığı, suç işleme eğilimi nazara alınarak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5728 Sayılı yasayla değişik CMK'nun 231.maddesi uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8.maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
CMK'nun 231/10 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verileceğinin sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
CMK'nun 231/11.maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hakkında kurulan hükmün açıklanacağının sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
4- Katılan AÇSH Bakanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi için 2.725 TL Dairemiz için 1.700 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan kuruma verilmesine,
5- İlk derece mahkemesinde yapılan 5 davetiye gideri 70,00 TL posta gideri 15,91 TL 1 e-tebligat gideri 4,50 TL 2 tebligat gideri 28,00 TL toplamı 118,41 TL yargılama gideri ile dairemizce yapılan 6 adet davetiye gideri 97,20 TL posta gideri 38,20 TL toplamı 135,40 TL den ibaret toplam 253,81 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, sanık ve katılan AÇSH Bakanlık vekilinin ve mağdur A. ve vekilinin yokluğunda, kararın yokluklarında karar verilen taraf yönünden tebliğden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ YOLU açık olmak üzere iddia makamında C. Savcısı A. Ö.'ün huzuruyla isteme uygun olarak oybirliğiyle verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02.03.2020 (¤¤)