Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık T.'ın 202 promil alkollü olarak sevk ve idaresindeki araç ile gece vakti çok ses çıkartması sebebiyle müştekiler İ. ve Ç. tarafından uyarılması üzerine sanığın hızla aracını onların üzerine sürdüğü, Ç.'ın kendisini yol kenarına attığı, İ.'in kaçamadığı, sanık T.'ın İ.'e ve çöp konteynırına çarptığı, bu suretle olası kasıtla nitelikli yaralama ve trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu işlediği, sonrasında sanık T.'ın babası H.'ın aracı kendi kullandığını iddia ederek suç üstlenme suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasının yargılanması sonunda; sanık T. M.'un Katılan İ. İ.'yi Yaralama suçundan TCK 86/1, 87/3, 21/2, 53, 58 md uyarınca 10 ay hapis cezası, Alkol veya uyuşturucu maddenin etkisi altındayken araç kullanma suçundan TCK 179/2, 53, 58 md uyarınca 1 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık H. hakkında TCK 270/1-2.cümle gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, sanık T. tarafından kendisi hakkında verilen mahkumiyet hükümleri aleyhine istinaf talebinde bulunması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde;
Sanık T.'ın olay sırasında çok yüksek miktarda alkol aldığı, alkolün de etkisiyle kendisini uyarmak isteyen müştekilerin üzerine karşı öfke ile kullandığı otomobili sürdüğü, müşteki Ç.'ın kendisini güçlükle yolun dışına attığı, müşteki İ.'in ise kendini kurtaramadığı, aracın İ.'e çarptığı, hatta İ.'in beyanına göre aracın kısmen üzerinden geçtiği, müşteki İ.'in dosyada bulunan doktor raporuna göre BTM ile giderilemeyecek hayat fonksiyonlarını orta 3.derecede etkileyecek şekilde yaralandığı, olayın gerçekleşme şekli nazara alındığında sanığın kullandığı otomobilin hızla çarpması durumunda öldürücü etkisinin bulunması düşünüldüğünde sanığın eyleminin mahkemece hiçbir gerekçe yazılmadan olası kasıtla yaralama vasfında kabul edilmiş ise de, sanığın doğrudan kasıtla hareket ederek müşteki İ.'e karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturup oluşturmayacağı konusunda Yerel Mahkemece Görevsizlik kararı verilerek delillerin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesince takdir edilip karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurularak CMK'nın 289/1-d maddesine aykırı davranılması,
Ayrıca iddianamede müşteki Ç.'ın müşteki sıfatıyla gösterilmesine karşılık ona karşı gerçekleştirilen eylem nedeniyle sevk maddesi yazılmadığı, usulüne uygun olarak dava açılmadığı, ancak sanığın bu müştekiye karşı da eyleminin mevcut bulunması karşısında bu müştekiye karşı eylem nedeniyle gerektiğinde suç duyurusunda bulunularak açılan davaların birlikte görülmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Usul ve yasaya aykırı olup, diğer yönleri incelenmeyen hükmün CMK'nın 289/1-d maddesi gereğince BOZULMASINA,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, CMK.nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak 16/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)