Yerel Mahkemece sanığın mağdurlara karşı işlemiş olduğu basit yaralama suçundan davanın düşürülmesine dair verilen karara C.Savcısının istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-)İDDİA:
Gönen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 29/11/2018 tarih ve 2018/816 esas sayılı iddianamesiyle; sanığın müştekilere karşı işlediği Silahla Kasten Yaralama suçundan TCK'nın 86/2, 86/3-e ve 53 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile Gönen Asliye Ceza kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Gönen(Balıkesir) Asliye Ceza Mahkemesi'nın 05/03/2019 tarih ve 2018/933 esas 2019/125 karar sayılı ilamı ile her iki mağdurun şikayetten vazgeçmesi nedeniyle sanık hakkında her iki mağdura yönelik açılan kamu davasının ayrı ayrı düşmesine karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
C.Savcısı A. O. Dündar 11/03/2019 tarihli istinaf talebinde; mahkemelerin görevinin somut gerçeği ortaya çıkarmak olduğu, tarafların olay sonrası uzlaştıkları ve bu sebeple ifadelerini değiştirdiklerinin anlaşıldığı, sanığın müdafii olmadan kollukça alınan ifadesi mahkemece hükme esas alınamayacaksa da; mağdurların soruşturma aşamasındaki ifadeleri ve sanığın -kabul etmediği- ifadesindeki hususların birbirleriyle tutarlı ve olayda silahtan sayılan bir cismin kullanıldığını yönünde sabit olduğu, mağdurların; sanığın özür dilemesi sebebiyle beyanlarından döndükleri, ancak somut olayda silahtan sayılan bir cismin kullanıldığının aşikar olduğu, mahkeme tarafından mağdurların soruşturma aşamasındaki beyanları dikkate alınmadan yalnızca kovuşturma aşamasındaki beyanlarına itibar edilerek, olayın basit yaralama kapsamında kaldığı yönündeki tespitinin hatalı olduğu, bu suretle sanığın üzerine atılı silahla kasten yaralama suçunu işlediği ve iddianamede belirtilen sevk maddeleri uyarınca cezalandırılması gerektiğinden, usul ve yasaya aykırı bulunan kararın istinafen kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
Sanık, Yerel Mahkemede alınan savunmasında, ben daha önceki savunmalarımı aynen kabul ve tekrar ederim, olay tarihinde bir anlık kızgınlıkla trafikte hatalı sollama sebebiyle bir tartışma yaşadık, elimde her ne kadar kolluk beyanımda bijon anahtarı olduğu söylenmiş olsa da ve ben de bu beyanımda bijon anahtarı olduğunu söylemiş olsam da bu beyan doğru değildir, ben elimle kendilerini darp ettim, pişmanım, kendilerinden özür diledim, beraatimi istiyorum, şikayetten vazgeçme olur ise kabul ederim, ceza verilecek olursa hakkımda tüm lehe hükümlerin ve HAGB hükümlerinin uygulanmasını kabul ederim, yine aksi kanaat hasıl olur ise TCK'nın 50/1.f maddesindeki kamuya yararlı işte çalışma tedbirinin hakkımda uygulanmasını kabul ederim, şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık Dairemizdeki Savunmasında: "Ben daha önceki savunmalarımı aynen kabul ve tekrar ederim, olay tarihinde bir anlık kızgınlıkla trafikte hatalı sollama sebebiyle bir tartışma yaşadık, elimde her ne kadar kolluk beyanımda bijon anahtarı olduğu söylenmiş olsa da ve ben de bu beyanımda bijon anahtarı olduğunu söylemiş olsam da bu beyan doğru değildir, ben elimle kendilerini darp ettim, pişmanım, kendilerinden özür diledim, beraatimi istiyorum, şikayetten vazgeçme olur ise kabul ederim, ceza verilecek olursa hakkımda tüm lehe hükümlerin ve HAGB hükümlerinin uygulanmasını kabul ederim, yine aksi kanaat hasıl olur ise TCK'nın 50/1.f maddesindeki kamuya yararlı işte çalışma tedbirinin hakkımda uygulanmasını kabul ederim." demiştir.
Sanık Dairemizde Talimatla Alınan Savunmasında: "Ben daha önceki savunmalarımı aynen kabul ve tekrar ederim, önceki mahkemenizde vermiş olduğum ifadem geçerlidir, trafikte hatalı sollama nedeniyle bir tartışma yaşadık, elimde bijon anahtarı bulunmamaktaydı, beraatimi talep ediyorum, ceza verilecek olursa hakkımda tüm lehe hükümlerin ve HAGB hükümlerinin uygulanmasını kabul ederim." demiştir.
V-)MÜŞTEKİ BEYANI:
Mağdur Y. Y., Yerel Mahkemedeki beyanında, ben daha önceki beyanlarımı aynen kabul ve tekrar ederim, ben sanıktan şikayetçi değilim, elinde bijon anahtarı bulunmuyordu, biz yanlış görmüş olabilirim, kendisi bizden özür dilediğinden şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum, benim mahkemenizde verdiğim ifadem doğrudur buna itibar edilsin, şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur K. Y., Yerel Mahkemedeki beyanında, ben daha önceki beyanlarımı aynen kabul ve tekrar ederim, ben sanıktan şikayetçi değilim, elinde bijon anahtarı yoktu, biz yanlış görmüş olabiliriz, kendisi bizden özür dilediğinden şikayetçi değiliz, davaya katılmak istemiyorum, benim mahkemenizde verdiğim ifadem doğrudur buna itibar edilsin, şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-DELİLLER:
YAZILI DELİLLER:
1-)Her iki mağdura ait genel adli muayene raporları,
2-)Gönen Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 22/11/2018 tarihli takipsizlik kararı,
3-)Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları,
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA; "Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre ilk derece C. Savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi ve buna göre;
1-)Sanık T. A.'ın mağdur K.'ya karşı olan eylemine uyan TCK'nın 86/2-3-e, 53 maddelerince cezalandırılmasına
2-)Sanık T. ağır'ın mağdur Y.'a karşı olan eylemine uyan TCK'nın 86/2-3-e,29,53 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda;
"Ceza Yargılaması sonucunda mahkumiyet kararının verilebilmesi için suç oluşturan fiilin sanık tarafından işlendiğinin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak, herkesi inandıracak biçimde kanıtlanması ve şüphenin masumiyet karinesinin gereği olarak sanık lehine değerlendirilmesi gerektiği (Anayasa m. 38/4, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi m. 6/2, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi m. 11, Medeni ve Siyasi Haklar Sözleşmesi m. 14/2) de nazara alınarak;
Sanığın uzun yol kamyon şoförlüğü yaptığı, iddianameye konu olay tarihinde trafikte tartışma yaşayan sanığın araçtan inmek suretiyle mağdurlara silahtan sayılan bijon anahtarı ile vurarak BTM ile giderilir biçimde yaralanmalarına sebebiyet verdiğinden bahisle kamu davası açılmış olsa da mağdurlara ait adli muayene raporlarının tetkikinde künt travmaya bağlı lezyonun bulunmaması, mağdurların kolluk beyanlarından sarfınazar ederek sanığın elinde bijon anahtarı olmadığını beyan etmeleri, huzurdaki sanığın da CMK 148/4 maddesi uyarınca kolluk beyanının doğru olmadığını bildirmiş olması karşısında basit kasten yaralama suçuna dönüşen her iki mağdura yönelik suçların soruşturulması ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu ve her iki mağdurun da şikayetinden ayrı ayrı vazgeçmiş olmaları, sanığın da bu vazgeçmeyi kabul etmiş olması hususları göz önüne alınarak 5237 Sayılı TCK'nın 73/4. maddesi gereğince ve 5271 Sayılı CMK'nın 223/8 maddesi uyarınca sanık hakkında her iki mağdura yönelik açılan kamu davasının düşmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir."
Şeklindeki kararın C.Savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya inceleme için Dairemize gelmiştir. Dairemizce yapılan inceleme ve müzakere sonunda sanık hakkında TCK'nın 86/3-e maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi açısından duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Yapılan Yargılama sonunda; Olay tarihinde uzun yol şoförlüğü yapan sanık ile mağdurların trafikte yol meselesinden ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı belli olmayacak şekilde tartışmaya başladıkları sanığın bijon anahtarı ile mağdurları btm ile giderilebilir nitelikte darp ederek yaraladığı tüm dosya kapsamı, taraf beyanları, doktor raporlarından anlaşılmıştır.
Sanığın mağdurlara yönelik eylemlerinden dolayı ayrı ayrı TCK'nın 86/2 maddesi gereğince 120 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, eylemin silahtan sayılan bijon anahtarı ile işlendiği anlaşıldığından sanığın TCK'nın 86/3-e maddesi gereğince cezası 1/2 oranında takdiren artırılarak 180 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, taraflar arasındaki ilk haksız hareketin kimden başlatıldığı belli olmadığından mağdur Y.'a yönelik eylem yönünden TCK'nın 29.maddesi uyarınca cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 135 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezalarının TCK'nın 52/2 maddesi gereğince günlüğü takdiren 20.-TL den paraya çevrilerek sanığın mağdurlara yönelik eylemden dolayı ayrı mağdur Y. yönünden 2240.-TL, mağdur K. yönünden 3000.-Tl adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanığın mevcut sabıkalarının tekerrüre esas olmaması nazara alınarak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5728 Sayılı yasayla değişik CMK'nun 231.maddesi uyarınca sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına da karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-)İlk derece C. Savcısının istinaf talebinin KABULÜ ile Gönen Asliye Ceza Mahkemesi'nin 14/02/2019 tarih 2018/933 esas 2019/125 karar sayılı kararının hüküm kısmının KALDIRILMASINA
2-)Sanık T. Ağır'ın mağdur Y.'a yönelik üzerine atılı kasten basit yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, TCK'nın 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri,sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak TCK'nın 86(2) maddesi uyarınca takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, silahtan sayılan alet ile işlenmesi nedeniyle TCK'nın 86(3-e) maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında arttırılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Mağdurdan kaynaklanan hareketler sanık lehine haksız tahrik sayılarak TCK'nın 29/1 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 135 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanığın duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezasından 1/6 oranında indirilerek sanığın 112 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 112 GÜN ADLİ PARA CEZASININ sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 SY. TCK 52(2) maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL den 2.240,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen para cezasının, cezanın miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK 52/4 maddesi uyarınca takdiren 10 eşit taksitlerle tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline,
Sanığın mevcut sabıkalarının tekerrüre esas olmaması nazara alınarak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5728 Sayılı yasayla değişik CMK'nun 231.maddesi uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8.maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
CMK'nun 231/10 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verileceğinin sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
CMK'nun 231/11.maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hakkında kurulan hükmün açıklanacağının sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
3-)Sanık T. A.'ın mağdur K.'ya yönelik üzerine atılı kasten basit yaralama suçunu işlediği sabit olduğundan, TCK'nın 61 maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak TCK'nın 86(2) maddesi uyarınca takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezanın, silahtan sayılan alet ile işlenmesi nedeniyle TCK'nın 86(3-e) maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında arttırılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezasından 1/6 oranında indirilerek sanığın 150 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen 150 GÜN ADLİ PARA CEZASININ sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önüne alınarak 5237 SY. TCK 52(2) maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20 TL den 3.000,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen para cezasının, cezanın miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak 5237 Sayılı TCK 52/4 maddesi uyarınca takdiren 10 eşit taksitlerle tahsiline, taksitlerden birinin ödenmemesi halinde kalan cezanın tümden tahsiline,
Sanığın mevcut sabıkalarının tekerrüre esas olmaması nazara alınarak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5728 Sayılı yasayla değişik CMK'nun 231.maddesi uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8.maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
CMK'nun 231/10 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verileceğinin sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
CMK'nun 231/11.maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hakkında kurulan hükmün açıklanacağının sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı
4-)Sanık T. yönünden ilk derece mahkemesince yapılan 4 davetiye gideri 56,00 TL, dosya geliş posta gideri 12,50 TL ile dairemizce yapılan 3 davetiye gideri 42,00 TL, toplamı 110,50 TL yargılama giderinin sanık T.'dan tahsiline
Dair, sanık ve mağdurların ve suçtan zarar göre AÇSH Bakanlık vekilinin yokluğunda, kararın yokluklarında karar verilen taraf yönünden tebliğden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ YOLU açık olmak üzere iddia makamında C.Savcısı M. T.'ın huzuruyla isteme uygun olarak oybirliğiyle verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2020 (¤¤)