Yerel Mahkemece sanık M. O.'un Ölüme Sebebiyet Verecek Şekilde Kasten Yaralamak suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanık müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I- )İDDİA:
Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığının 25/07/2017 tarih ve 2017/417 Sayılı iddianamesi ile sanığın TCK 'nun 87/4-2.cümle, 53/1, 63 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemi ile Çanakkale 1.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Çanakkale 1.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 11/10/2018 tarih,2017/309-2018/431 E.K.sayılı kararı ile; TCK 87/4, 32/2, 62, 32/2-son, 63 maddeleri uyarınca koruma ve tedavi amaçlı olarak akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirine hükmedilmesine karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık müdafiinin 27/11/2018 tarihli dilekçesinde özetle; sanık M. O. maktulu yaralamak kastıyla hareket etmediği gibi 04.05.2018 tarihli Adli Tıp Kurumunu'nun raporu ile sabit olduğu üzere sanık M. O.'un zeka geriliğinin bulunduğu, annesinin ölümüne sebebiyet verdiğinin dahi farkına varamadığını, annesinin ölmüş olması kendisinde telafisi imkansız güçlüklere sebebiyet vermiş tek başına evinde yaşayamaz hale geldiğini, sanık M. OĞUZ hakkında ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilmesi gerekmekte iken yanlış değerlendirme yaparak sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi nedeni ile yerel mahkeme kararının sanık lehine bozulmasını istemiştir.
IV-SAVUNMA
SANIK M. O. YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: " Ben annemi hafifçe ittim, yere düştü. Başka bir şey hatırlamıyorum." demiştir.
SANIK M. O. DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Sanığın sustuğu, anamı ittim, bilerek yapmadım dediği, sustuğu, ısrarlı sorulara bir iki kelimelik bu şekilde cevaplar verdiği görüldü, olayı hatırlamıyorum, Anam biraz sinirli idi, yapma oğlum dedi, benim bir suçum yok, biraz atıştık, vurmadım ama hata ettim" demiştir.
V- )MÜŞTEKİ BEYANI:
MÜŞTEKİ E. K. TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA; "Maktul benim babamın ikinci eşi olur. Ben onun vefat ettiği tarihte onunla birlikte yaşamıyordum. M. O. E. O.'un öz oğlu olur. Benim de baba bir erkek kardeşimdir. Benim maktulün ölümüyle ilgili bir bilgim yoktur. Beni E. O.'un ölümünden sonra kardeşim olan M. O.'a vasi olarak çağırdıklarında tanıdım. Benim olaya ilişkin ya da onların arasındaki ilişkiye ilişkin bir bilgim yoktur. Şikayetçi değilim "demiştir.
VI-DELİLLER:
-Soruşturma evrakı,
-Sanık savunmaları,
-Katılan beyanları,
-Tanık beyanları,
-Olay yeri inceleme raporu,
-10/03/2016 tarihli tutanak,
-23/03/2016 tarihli tutanak,
-10/03/2016 tarihli yakalama ve üst arama tutanağı,
-Çanakkale Devlet Hastanesinin 14/04/2016 tarihli raporu,
-31/05/2016 tarihli tutanak,
-Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 14/03/2017 tarih ve 2017/249 Sayılı ön raporu,
- Ayvacık Kaymakamlığı Hamiyyet Ferudun Sözen Huzurevi Müdürlüğünün 02/05/2017 tarihli yazısı ve eki
- Müteveffa E. O.'a ilişkin tetkik, tedavi evrakı,
-Adli Tıp kurumu Başkanlığı 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 31 Mayıs 2017 tarihli raporu,
-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı.
İstanbul Gözlem İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 19/04/2019 tarihinde düzenlenen raporda; "M. O.'un 15/04/2019 giriş ve 19/04/2019 çıkış tarihleri arasında yapılan muayenesi, müşahedesi, tetkikleri ve adli dosyanın incelenmesi neticesinde; Kendisinin ceza sorumluluğunu azaltacak mahiyet ve derecede olan (HAFİF DERECEDE MENTAL RETARDASYON) denilen zekâ geriliğinin tespit edilmiş bulunduğu; Dava dosyasının tetkikinden de mezkur suçunu kendisinde tespit edilen bu zeka geriliğinin rol oynadığının anlaşıldığı; Bu duruma göre Y. oğlu, 1964 doğumlu, M. O.'un 10/03/2016 tarihinde Ölüme Sebebiyet Verecek Şekilde Kasten Yaralama suçuna karşı ceza sorumluluğunun tam olmadığı" bildirilmiştir.
İstanbul 4.Adli Tıp İhtisas Kurulu tarafından 24/05/2019 tarihinde düzenlenen raporda;" "5237 Sayılı TCK 32/1. maddesi uyarınca akıl hastası olup olmadığı, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olup olmadığı, 5237 Sayılı TCK 32/2. maddesi uyarınca işlediği fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı" sorulan, Y. oğlu, 1964 doğumlu, M. O.'un Kurulumuzca 19/04/2019 tarihinde yapılan muayenesi sonucunda elde edilen bilgi ve bulguların yorumlanmasından; cezai sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini azaltacak mahiyet ve derecede olan ( hafif derecede zekâ geriliği ) denilen akıl zayıflığının saptandığı, adli dosyanın tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını anlama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini azaltacak derecedeki bu zeka geriliğinin etkisi altında olduğunun anlaşıldığı, bu duruma göre M. O.'un 10/03/2016 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğu tam olmayıp hakkında 5237 Sayılı TCK'nun 32/2. maddesinin tatbikinin uygun bulunduğu" bildirilmiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre sanık vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesine ve özellikle İstanbul ATK Gözlem ihtisas Dairesinin 19/04/2019 tarihli 435 Sayılı raporunda ve yine İstanbul ATK 4. İhtisas Kurulunun 24/05/2019 tarihli 3405 Sayılı raporunda sanığın mevcut zeka geriliği nedeni ile 10/03/2016 tarihinde işlediği suça karşı cezai sorumluluğunun tam olmadığı belirtilmiş olmasına göre sanık M. oğuz hakkında müsnet suçtan TCK'nın 32/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve beraatine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda; "-Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya kapsamı objektif kriterler içerisinde bir bütün halinde değerlendirildiğinde;
Olay günü, sanık ile maktul öz annesi E. O.'un evde bulundukları sırada aralarında çıkan tartışmada sanığın eliyle annesinin sol kulağına tokat attığı, tokatın etkisiyle yaşlı olan maktulün yere düşerek kafasını yere çarptığı, çarpma ile kulağından kanların geldiği ve bir süre sonra bilincini yitirdiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Olaydan hemen sonra sanığın, olayın tanığı ve maktulün komşusu Ö. U.'un evine gidip "annem merdivenlerden düştü, yardım edin" diyerek haber vermesi üzerine Ö. U.'un maktulün bulunduğu yere geldiği ve maktule ne oldu diye sorması üzerine maktulün "bu deli bana vurdu" diye cevap verdiği tanık Ö. U.'un ifadesinden anlaşılmış; olay sonrasında ambulans ile hastaneye kaldırılan E. O.'un bilincinin kapalı olması nedeniyle ifadesi kollukça alınamamış ve 21/06/2016 tarihinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmiştir. Yargılama aşamasında da olayın bu şekilde gerçekleştiği sanığın ikrarı, tanık Ö. U.'un beyanları ile Mahkememizce tam bir kanaatle anlaşılmıştır.
Bununla birlikte Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 31/05/2017 tarihli raporuna göre maktul E. O.'un ölüm nedeni; genel beden travmasına bağlı beyin travması ve gelişen kompilikasyonları sonrasında hayatını kaybettiği ve maruz kaldığı darp olayının ölüm olayı ile arasında tıbben illiyet bağı bulunduğu bildirilmiştir. Yani maktul kadın, öz oğlunun kendisini kasten yaralaması nedeniyle hayatını kaybetmiştir.
Ayrıca sanık, Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğün'den alınan 04/05/2018 tarihli rapora göre sanığı bulunduğu yaralama suçuna karşı TCK'nun 32/2 maddesi kapsamında cezai sorumluluğunun tam olmadığı Mahkememize bildirilmiştir.
Tüm bu bilgiler ışığında; sanık savunmaları ile ikrarı, tanık beyanları ile alınan adli raporlar ve dosya kapsamı bir kül halinde değerlendirildiğinde sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçunun sübut ettiği Mahkememizce tam bir kanaatle mahkumiyetine karar verilmiştir. Sanığın eylemini gerçekleştirdiği sırada TCK'nın 32/2. maddesi anlamında işlediği fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azaldığı anlaşılmakla belirlenen cezada takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmış ve yine sanığın yargılama sürecindeki davranışları, duruşmadaki hal ve tavırları gözetildiğinde, bu durum sanık lehine takdiri indirim nedeni sayılarak sanığa verilen cezanın TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanmıştır.
Ancak sanığın Çanakkale Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 04/05/2018 tarih ve 2018/463 Sayılı raporundaki tespitler göz önünde bulundurularak Mahkememizce TCK'nın 32/2-son cümlesi gereğince sanığın mahkum olduğu ceza süresi aynı olmak koşuluyla tamamını KORUMA VE TEDAVİ AMAÇLI OLARAK AKIL HASTALARINA ÖZGÜ GÜVENLİK TEDBİRİ uygulanmasına hükmedilmiş ve bu amaçla Çanakkale Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir. "
Şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında verilen karara yönelik sanık müdafiinin suç vasfına yönelik istinaf talebi üzerine dosya inceleme için Dairemize gelmiştir.
Yapılan inceleme ve müzakere sonunda; sanığın cezai ehliyetine ilişkin yeniden Adli Tıp Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Kurulundan rapor alınarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiği düşünülmüştür.
Gözlem İhtisas Dairesinin Dairemizce alınan 19.4.2019 tarihli raporunda sanıkta hafif derecede mental retardasyon denilen zeka geriliğinin bulunduğu, ve işlemiş olduğu kasten yaralama sonucu ölüme neden olmak suçuna karşı ceza sorumluğunun tam olmadığı bildirilmiş, Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nun da 24.5.2019 tarihli raporunda sanık hakkında TCK'nın 32/2 maddesinin uygulanmasının uygun olacağı bildirilmiştir.
Dosya kapsamına göre; Olay günü, sanık ile maktul öz annesi E. O.'un evde bulundukları sırada aralarında çıkan tartışmada sanığın eliyle annesinin sol kulağına tokat attığı, tokatın etkisiyle yaşlı olan maktulün yere düşerek kafasını yere çarptığı, çarpma ile kulağından kanların geldiği ve bir süre sonra bilincini yitirdiği dosya kapsamından anlaşılmıştır. Olaydan hemen sonra sanığın, olayın tanığı ve maktulün komşusu Ö. U.'un evine gidip "annem merdivenlerden düştü, yardım edin" diyerek haber vermesi üzerine Ö. U.'un maktulün bulunduğu yere geldiği ve maktule ne oldu diye sorması üzerine maktulün "bu deli bana vurdu" diye cevap verdiği tanık Ö. U.'un ifadesinden anlaşılmış; olay sonrasında ambulans ile hastaneye kaldırılan E. O.'un bilincinin kapalı olması nedeniyle ifadesi kollukça alınamamış ve 21/06/2016 tarihinde kaldırıldığı hastanede hayatını kaybettiği olayın bu şekilde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Yerel mahkeme tarafından suçun sübutu, vasıflandırılması ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediği ve Dairemizce alınan cezai ehliyet raporları da dikkate alınarak sanık hakkında kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf talebinin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-)Sanık müdafinin istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE
2-)İlk derece mahkemesi tarafından yapılan 613,40 TL ve 3 tebligat gideri 42,00 TL ile 16,50 TL posta gideri toplamı 671,90 Tl ile dairemizce yapılan 63 TL tebligat gideri, 52,65 TL posta gideri, 1,190 TL ATK gideri olmak üzere 1.305,65 TL toplamı 1,977,55 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; sanık müdafinin yüzüne karşı, sanık ile mağdurlar A. U. ile E. K.'ın yokluğunda iddia makamında C. Savcısı M. T.'ın huzuru ile isteme aykırı CMK 286/2-h maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2020 (¤¤)