Yerel Mahkemece sanığın katılana karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanığın istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-)İDDİA:
Edremit Cumhuriyet Başsavcılığının 20/04/2017 Tarih ve 2017/632 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında "Yaralama" suçundan TCK.nın 86/1-3.e, 53, 58 Maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Edremit 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 10/10/2018 tarih ve 2017/295 esas, 2018/635 karar sayılı ilamı ile sanığın TCK 86/1, 86/3-e, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık 01/10/2018 tarihli istinaf dilekçesinde; almış olduğu cezayı istinaf etmek istediğini belirtmiştir.
IV-SAVUNMA
Sanık ..... savunmasında; Ben daha önce kollukta ifade vermiştim. Aynı ifademi tekrar ediyorum. Benim bu olaydan önce .....'ın ablası ile yasak bir ilişkim vardı. Bundan dolayı aramızda husumet vardı. Bu nedenle bana iftira atmaktadır. Ben olayın olduğu tarihte orada değildim. Ben o tarihte İzmir’deydim. Hatta o tarihte İzmir’den kafile ile Adıyaman Menzil'e tövbe için gittim. Karşıyaka Örnekköy derneğinin düzenlemiş olduğu tur ile gittim. Orada kaydım olabilir. Bana sormuş olduğunuz 03/03/2016 tarihinde Karşıyaka Örnekköy'deydim. O tarihte henüz tur ile Menzil'e gitmemiştim. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, ben cep telefonu kullanmıyorum. O telefon o dönemlerde cep telefonu vardı ancak benim adıma mı yoksa eşimin adına mı olduğunu bilmiyorum, numarasını da şuan hatırlamıyorum demiştir.
Sanık Dairemizdeki Savunmasında: "Suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihinde Altınoluk'da değil, İzmir'deydim, müştekiyi yaralamadım, daha önce müştekinin ablası ile evlilik dışı bir ilişkim vardı, iftira atıyor." demiştir.
Sanığın 01/02/2018 tarihli mahkeme ifadesi okunup sorulduğunda; Doğrudur, o tarihte benim üzerime alınmış bir cep telefonu hattı vardı, ancak ben değil kardeşimin karısı ..... kullanıyordu." demiştir.
V-)MÜŞTEKİ BEYANI:
Katılan ..... ifadesinde; Benim daha önceden ..... ile aramda husumet vardı. Ben olay günü arkadaşımın düğün merasimine katılmak için düğün yerine gittim. Bir müddet sonra düğün merasiminin olduğu yerden eve gitmek için ayrıldığımda evime yaklaşmış olduğum sokakta arkamdan ilk önce 1 el silah sesi duydum canımın yandığını hissettim daha sonra yere yığıldım. Ardından birkaç silah sesi daha duydum. Baktığımda .....'ı gördüm. Olay yerinden hızla uzaklaşarak kaçtı. Mahallede .....'in beni yaraladığını görenler vardı. Bunların isimlerini celse arasında mahkemenize bildireceğim. Daha sonra yapmış olduğu atışlar bana isabet etmedi. Bu olaydan sonra .....'in evinden ayrılarak İzmir'e gittiğini duydum. Sanıktan şikayetçiyim. Davaya katılmak istiyorum demiştir.
Katılan Dairemizde Talimatla Alınan ifadesinde: "Benim sanık ile aramda kavga ettiğimizden dolayı husumet vardı. Olay günü ben düğünden dönüyordum. Evime yaklaştığımda arkamdan bir el tüfek sesi duydum ayağımda acı hissettim ve yere yığıldım. Ardından bir kaç silah sesi daha duydum. Baktığımda .....'ın elinde tüfek gördüm. Duvarın arkasından bana ateş ediyordu. Daha sonra ..... kaçıp gitti. Beni hastaneye çevredeki komşular götürdü. Ben her ne kadar sanıktan şikayetçi olmuş isem de şikayetimden vazgeçiyorum. Katılma talebim yoktur. Sanığı bu olaydan sonra bir daha görmedim." demiştir.
VI-DELİLLER:
1-)YAZILI DELİLLER:
İddia
Savunma
Katılan beyanı
Tanık ifadesi
Doktor raporu
Sanığa ait nüfus ve adli sicil kayıtları
Dairemizce aldırılan Bursa ATK Şube Müdürlüğünün 01/02/2019 tarih, 2019/449 Sayılı raporu ile, mağdurdaki yaralanmanın Şahsın yaşamını tehlikeye sokmadığı, Basit bir tıbbi müdahale ile GİDERİLEMEYECEK nitelikte olduğu, Vücutta kemik kırığı tariflenmediği belirtilmiştir.
Tüm dosya kapsamı
2-)TANIK BEYANLARI:
Tanık ……. ifadesinde; Bana okudunuz iddianamedeki şüpheli ..... benim eski eşim olur, söz konusu olayla ilgili olarak görgüm bulunmamaktadır, ancak ..... beni telefonla aradığında bana böyle bir olaydan bahsetti, müşteki .....' ı silahla belden aşağı vurduğunu ve yaraladığını, sonra kaçtığını bana telefonda anlattı, ben boşanmadan önce benim adıma kayıtlı bir telefonu eski eşim .....' e vermiş olabilirim, şuan hatırlamıyorum, benim boşanma olayım darp ve şiddet içerikli olduğundan hatırlamıyorum, bilgim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talep ediyorum demiştir.
Tanık …… Dairemizde Talimatla Alınan Beyanında: "..... eski eşimdir. Kendisi ile resmi boşanmadan daha öncesinde ayrı yaşamaya başlamıştık. Madde bağımlılığı olduğu için ben kendisi ile pek görüşmüyordum. Göksel ile ..... arasındaki husumet namus davasıydı. ....., Göksel'in evli olan kız kardeşi ile yasak ilişki yaşıyordu. Göksel'in kız kardeşinin eşi cezaevinde olduğu dönemde birlikte oldular. ..... telefonla beni arayarak annesinin dul maaşını alarak kendisine bir silah aldığını ve bu silahla Göksel'i vuracağını söyledi. Olaydan sonra ..... bana Göksel'i vurduğunu söyledi. ....., eniştesinin kimliğini alarak bir dönem kaçak olarak yaşadı. ..... bir dönem annesinin adına hat çıkartarak beni aradı ancak numarasını bilmiyorum. Ben görme engelli olduğum için hangi numaradan aradığını görmem mümkün değildir. Olay tarihinde biz ..... ile ayrıydık. ..... ile 21.01.2014 tarihinde fiili olarak ayrıldık, resmi boşanmamız ise yaklaşık 1 yıl sonra oldu. Tanıklık ücreti talebim yoktur." demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA; "Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre ilk derece mahkeme kararında usul ve yasaya aykırı herhangi bir husus bulunmadığından ve dairemizce alınan doktor raporlarından da sanığın istinaf talebinin esastan reddine karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda;
"Yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ile katılanın suç tarihinden önce husumetli oldukları, olay tarihinde katılanın arkadaşının düğün merasimine katılmak amacıyla Altınoluk Mahallesine gittiği, ardından eve dönüş yolunda bir el silah sesi duyduğu ve canının yandığını hissettiği ve ardından bir kaç el silah sesi silah sesi duyması üzerine arkasına dönüp baktığında sanığın kendisine ateş ettiğini gördüğü, sanığın olay tarihinde Altınoluk'ta olmadığını beyan ederek suçunu inkar ettiği, sanık ..... hakkında kolluk tarafından yapılan araştırmada 20/03/2017 tarihli kolluk tutanağı neticesinde sanığın suç tarihi olan 03/03/2016 günü Altınoluk Mahallesinde bulunduğunun çevrede yapılan araştırma neticesinde tespit edildiği, ayrıca 04/03/2016 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında sanık olarak aranan .....'ın kaldığı çadırdaki ailesine şahıs sorulduğunda; ailesinin şahsın çadırdan kaçarak gittiğini, çadırın boş olduğunu belirttikleri, şeklinde beyanda bulunduklarının tespit edildiği, dosya kapsamında tanık olarak dinlenen sanığın eski eşi olan ..... beyanlarında sanık .....'in kendisine telefonda katılanı belden aşağıdan vurarak kaçtığını anlattığını beyan ettiği, sanığın kendisini cezadan kurtarmaya yönelik olay tarihinde Altınolukta olmadığı yönündeki savunmalarına itibar edilmeyerek sanığın üzerine atılı suçu işlediği, katılanın tüm aşamalardaki değişmeyen beyanları, dosya kapsamında bulunan 20/03/2017 tarihli kolluk tutanağı,04/03/2016 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı, Tanık Esma'nın beyanı, doktor raporları ve tüm dosya kapsamından sabit olduğu,
Sanığın katılanı yaralamak için önceden hazırlık yaptığının geçeceği güzargahta beklemesinden anlaşıldığı, bu durum sanığın yaralama kastının yoğun olduğunu gösterdiği, bu nedenle cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşıldığı, her ne kadar sanıktaki yaralamanın soruşturma aşamasında BTM ile giderilebilir nitelikte olduğu yönünde rapor düzenlenmiş ise de yargılama sürecinde alının ortopedi ve travmatoloji uzmanı tarafından verilen raporda yaralanmanın BTM ile iyileşmeyeceğinin rapor edildiği anlaşıldığından;
Sanık .....'ın katılan .....'a yönelik yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından eylemine uyan TCK'nun 86/1.maddesi gereğince; suçun işleniş biçimi, katılanda meydana gelen yaralanmanın derecesi ve sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak ve alt sınırdan ayrılmak suretiyle takdiren 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın, atılı suçu, silahla işlediği anlaşıldığından; TCK'nun 86/3-e maddeleri gereğince cezasının yarı oranında artırılarak 1 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir kişiliği görülmemekle, bu durum lehine taktiri indirim sebebi kabul edilerek TCK 62/1 maddesi gereğince cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 10 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Sanığın kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanık hakkında hak yoksunluğu uygulanmasına, Sanık hakkında daha önce HAGB kararı verildiği ve ihlal ettiği anlaşılmakla hakkında HAGB kararı verilmesine yer olmadığına, Sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı dikkate alınarak cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren yer olmadığına, Sanık hakkında daha önceden 3 aydan fazla hapis cezası verildiğinden hakkında TCK.nın 51.maddesi gereğince cezasının ertelenmesine yer olmadığına, Karar kesinleştiğinde sanık hakkında Ayvalık 2.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 09/04/2014 tarih ve 2014/55 esas ve 2014/129 karar sayılı, Edremit (Kapatılan) 1.Sulh Ceza Mahkemesi'nin 23/01/2014 tarih ve 2013/125 esas 2014/73 karar sayılı, Edremit 4.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/02/2015 tarih ve 2014/25 esas 2015/146 karar sayılı HAGB kararlarına İHBARDA BULUNULMASINA, Sanığın sabıkasına esas Ayvalık 1.Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/12/2015 tarih ve 2015/69 esas 2015/527 karar sayılı ilamı ile verilen 5 ay hapis cezasının tekerrüre esas olduğu anlaşılmakla TCK.nın 58/6.maddesi gereğince sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına, mükerrir sanık hakkında 5275 Sayılı Yasanın 108/3 maddesinin infaz aşamasında gözetilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."
Şeklindeki gerekçe ile cezalandırılmasına ilişkin kararın sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya inceleme için Dairemize gelmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme ve müzakere sonunda; mağdurun adli raporunun yeniden alınarak suçun sübutu ve vasıflandırmasının yeniden yapılmasının uygun olacağı düşünülmüştür.
Bursa Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 1.2.2019 tarihli Dairemizce alınan raporda; mağdurun yaralanmasının ateşli silah ile meydana geldiği, sol diz altı bacak bölgesinde yaklaşık 18 (on sekiz) adet saçma tanesi giriş çıkış izleri, sol diz altı bacak bölgesinde yaygın, yaklaşık 13 (onüç) adet kurşun saçması giriş çıkış izleri olduğu, hayatını tehlikeye sokmadığı, btm ile giderilemez nitelikte bulunduğu belirtilmiştir.
Sanığa hakkında 86/1-3-e,87/3, 29, 58 maddelerinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı verilmiştir.
Tüm dosya kapsamına göre; sanık ile katılanın suç tarihinden önce husumetli oldukları, olay tarihinde katılanın arkadaşının düğün merasimine katılmak amacıyla Altınoluk Mahallesine gittiği, ardından eve dönüş yolunda bir el silah sesi duyduğu ve canının yandığını hissettiği ve ardından bir kaç el silah sesi silah sesi duyması üzerine arkasına dönüp baktığında sanığın kendisine ateş ettiğini gördüğü, sanığın olay tarihinde av tüfeği ile adli tıp raporunda belirtildiği şekilde yaraladığı ve atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmakla, yerel mahkeme tarafından kurulan hükümde suçun sübutu, vasıflandırılması, ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden eke savunma hakkı Dairemizce tanınarak sanığın istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabule, oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedeninin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca sanığın sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-) İlk derece mahkemesi tarafından yapılan 28,10 TL, 2 tebligat gideri 28,00 TL, dosya geliş posta gideri 16,50 TL ile dairemizce yapılan 1 ATK Rapor ücreti 100,00 TL, 3 davetiye gideri 42,00 TL, posta giderleri 42,60 TL toplamı 257,20 TL nin sanıktan tahsiline
Dair; sanık ve katılanın yokluğunda iddia makamında C. Savcısı …..'ın huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/01/2020 (¤¤)