Yerel Mahkemece SSÇ .....'ın yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara SSÇ müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-)İDDİA:
Simav Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 23/03/2017 tarih ve 2017/104 Esas sayılı iddianamesi ile ; SSÇ .....'ın mağdur .....'e yönelik yaralama olayına ilişkin TCK 86/2, 86/3.e, 87/1.c, 53, 31 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Simav Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Simav Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2017 tarih, 2017/167-2017/543 E.K. sayılı kararı ile; TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-c, 87/1-son, 31/3, 62 maddeleri uyarınca 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına (T.C.K.51 maddesi uyarınca cezanın ertelenmesine) karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
SSÇ ..... müdafiinin 11/12/2017 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; SSÇ nin pişman olduğunu ve tüm içtenliği ile olayı anlattığını, bu hususların dikkate alınmayarak üst sınırdan ceza verildiğini, yasal ve takdiri indirimlerin yeterince uygulanmadığını, HAGB koşulları oluşmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, bu nedenle yerel mahkemece kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK ..... 19/07/2017 TARİHİNDE YEREL MAHKEMECE ALINAN SAVUNMASINDA: "Olayın üzerinden uzun zaman geçmiştir olayı tam olarak hatırlamıyorum, ben .....'in çalıştığı Manolya çiçekçiliğe …. adında akrabam ile birlikte gittim, mesajları .....'e gösterdim, masanın altındaki muştayı gördüm ….. muştaya almak için eğildi ben de elimle ittirerek oradan çıktım şeklinde beyanda bulunduğu, soruşturma aşamasındaki beyanı ile çelişkinin sorulduğu; Ben vurmadım elimle omzundan ittirdim o da beni ittirdi kendisi yere düştü" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SSÇ ..... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA:" Olay öncesinde müşteki ile kavga etmiştik, bana mesaj atmıştı, bulunduğu yeri söylemişti, gelmemi istemişti, ben de onun bulunduğu Tunahan Yüksek isimli şahsın dükkanına gitmiştim, orada bana gönderdiği mesajları gösterdim, sonra bana ayağıyla vurdu, masanın altında muşta vardı, muştaya eğilince ben onu ittirdim, ittirmeyle kafasını dolabın demirine çarptı, daha sonra barıştık, muşta ben de yoktu," şeklinde beyanda bulunmuştur.
V-)MAĞDUR BEYANI:
MAĞDUR ….. 19/07/2017 TARİHİNDE YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Önceki beyanımı tekrar ederim, ….., ..... ben dükkanda oturuyorduk, ..... yanında ..... ile beraber dükkana geldi, bana mesajlar gösterdi aramızda tartışma çıktı, bunun üzerine yumruk ile gözüme vurdu ben olay anında muşta ile vurduğunu düşünüyorum ancak tam olarak görmüş değilim yaralanmam nedeniyle yüzümde halen dikiş izleri mevcuttur .....'ın bana vurması ile birlikte yanında bulunan ..... .....'ı alarak olay yerinden gittiler olay nedeniyle şikayetçi değilim davaya katılmak istemiyorum maddi zararım yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-DELİLLER:
İddia, suça sürüklenen çocuğun ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin savunmaları, mağdurun, mağdur vekilinin ve tanıkların beyanları, kollukça tutulan tutanaklar, sosyal ve mali durum araştırmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile dosyada mevcut bulunan diğer tutanak, belge ve deliller tüm dosya kapsamı.
Mağdur .....'in 23/02/2017 tarihinde saat 23:23'te Simav Devlet Hastanesi Acil Servisinde tanzim edilen geçici adli muayene raporunda "şahsın yapılan harici muayenesinde sağ göze darbe olup ekimoz, ödem, kesi mevcuttur. Yüzde kalıcı ize neden olabilir. Hayati tehlikesi yoktur. Basit tıbbi müdahale ile giderilebilir. Kırık çıkık yok" şeklinde yaralanmasının olduğu belirlenmiştir.
21/03/2017 tarihli suça sürüklenen çocuk ..... hakkında Simav Devlet Hastanesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uz. Dr. …… tarafından tanzim edilmiş kasten yaralama ve tehdit olaylarını algılama yeteneğinin geliştiği, yaşadığı olayın hukuki anlam ve sonuçlarını algılayabildiği, davranışlarını yönlendirme yeteneklerinin yeterince geliştiği kanaatini bildirir rapor olduğu,
Uşak Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 03/08/2017 tarih, 2017/568 Sayılı raporunda mağdur .....'in yaralanmasının kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, kişi hakkında düzenlenmiş tıbbi belgelerde tarif edilen ve kişinin Adli Tıp Şube Müdürlüğünde yapılan muayenesinde, sağ kaş dış kısmı içinde saptanan üzeri sütür izli 2,5x0,1 cm'lik yara izinin belirli bir mesafeden, belirgin bir dikkat sarf etmeden, ilk bakışta dikkat çektiğine göre, yüzde sabit iz niteliğinde olduğu bildirilmiştir.
TANIK BEYANLARI:
TANIK ..... 19/07/2017 TARİHİNDE YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "….. arkadaşım ile beraber Manolya çiçekçilikte oturuyorduk ..... geldi daha sonra ..... geldi ..... ile konuşacaklarını zannettim yanına yaklaştığında .....'in yumruk ile yüzüne vurdu, ancak elinde muşta varmıydı yokmuydu bilmiyorum tam olarak görmedim olaydan sonra yaralanmasına baktığımızda kesici bir alet ile vurmuş olabileceğini düşündük ancak elinde muşta vurmaydı tam olarak görmedim şeklinde beyanda bulunduğu ifadelerindeki çelişki nedeniyle sorulduğu, İlk ifademde olay anında ..... ve S.'in bana muştayı gördük demeleri üzerine ben böyle bir ifadede bulunmuştum onlar bana elindeki siyah muşta ile vurduğunu söylediklerinden dolayı soruşturma aşamasındaki ifademde böyle söyledim ancak ben bizzat gözüm ile muştayı görmedim yumruk vurduğu esnada oraya bakmadığımdan elinde muşta varsa da görmemiş olabilirim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ……. 20/06/2017 TARİHİNDE DEMİRCİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Olay tarihinde .....'in çiçekçi dükkanında oturuyorduk, …. geldi, daha önceden aralarında mesajlaşma olmuş ve aralarında bir husumet meydana gelmiş, .....'i dükkandan dışarıya çağırdı, ..... yanına gitti, SSÇ elindeki muşta ile .....'e iki adet yumruk attı, hatırladığım kadarıyla sol kaşına isabet etti, daha sonra ..... benim üzerime yığıldı, SSÇ elinde muşta olduğu halde müştekiye vurdu, benim olay hakkında bilgim ve görgüm bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ……. TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Suça sürüklenen çocuk ..... benim erkek arkadaşım idi, ..... ise eski erkek arkadaşım idi, tam tarihini hatırlayamadığım bir zamanda bana müşteki ..... mesaj attı, önce normal bir şekilde mesajlaştık, mesajlaşırken ..... küfür etmeye başladı, en son suça sürüklenen çocuk ..... ve beni kast ederek "ikinizi de sikerim" diye mesaj attı, bende bu mesajı suça sürüklenen çocuk .....'ya gönderdim, davaya konu yaralama olayını görmedim, bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklık ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:" İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararı lehe istinaf edilmiş olmakla, suçun sübut ve vasıflandırılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak koşulları oluştuğu halde tahrik hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak SSÇ nin TCK 86/1,3-e,87/1-c-son,31/3,29,62 maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mağdur .....'in, arkadaşları ile otururken suça sürüklenen çocuk .....'ın iş yerine geldiği, mağdura telefonuyla gösterdiği mesajlaşmaları sorduğu, mağdurun telefonu itmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun suç mahallinde ve sonrasında yapılan araştırma çalışmaları esnasında ele geçirilemeyen elindeki siyah muşta ile mağdurun sağ gözüne vurduğu, kanısına varan ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen hüküm kurulmuştur.
SSÇ ifadesinde; Ben olay günü Manolya çiçekçilik isimli işyerine gitti..... Benim kız arkadaşım ..... isimli kız arkadaşıma beni de kast ederek "ikinizi de sikerim" diyerek mesaj atmış. Kız arkadaşım da bana bu mesajları gönderdi. Bu mesajlar bende kayıtlıdır, çıktısını alıp size daha sonra ibraz edeceği..... Bende ..... bunları nasıl açıklayacaksın, nasıl hesabını vereceksin diye sordu.....
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının yapılan tebligata rağmen davaya katılma ve istinaf talebinde bulunmamıştır. SSÇ müdafi yasal süresi içerisinde, verilen ceza süresine ve hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği, SSÇ lehine gerekli indirimlerin yapılmadığı gerekçesiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Dosya kapsamı, istinaf dilekçesi içeriğine göre, eylemin hukuki niteliği, verilen ceza süresi ile haksız tahrik ve derecesi yönünden değerlendirilmesi için CMK'nun 280/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılamada toplanılan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; ilk derece mahkemesinin kararının eylemin sübutu, hukuki vasıflandırması, ceza miktarı ve hapis cezasının ertelenmesi yönleriyle usul ve yasaya uygun bulunduğu,
Ancak; aralarında aynı kızla arkadaşlık yapmaları sebebiyle husumet bulunan taraflar arasında, mağdurun gönderdiği bildirilen mesaj sebebiyle çıkan tartışma sonucu, SSÇ tarafından gerçekleştirilen eylemde, tartışmanın başlangıcına ilişkin anlatımların farklılık arz ettiği gözetildiğinde, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4 - 238 Esas - 367 Karar sayılı kararı ve bu kararla uyumlu ceza dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği durumlarda, sanık lehine 5237 Sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda uygulanması gerektiği kanısına varılarak SSÇ vekilinin istinaf talebinin kabulüyle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak usul ve yasaya uygun bulunan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
SONUÇ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-)SSÇ ..... vekilinin istinaf talebinin kabulüyle Simav Asliye Ceza Mahkemesi'nin 07/12/2017 tarih 2017/167 -543 E-K sayılı kararının hüküm kısmının 1 numaralı bendinin KALDIRILMASINA,
2-)Suça sürüklenen çocuk .....'ın mağdur çocuk .....'e yönelik “Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama” suçunu işlediği anlaşılmakla, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı gözetilerek gözetilerek 5237 Sayılı Kanun'un 86. maddesinin 1. fıkrası gereğince takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun eylemi silahtan sayılan alet ile işlediği anlaşılmakla, verilen cezanın TCK-86/3-e maddesi gereğince yarı oranında arttırılarak, sanığın 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonrasında mağdurun yüzünde sabit iz oluştuğundan hakkında verilen ceza TCK 87/1-c maddesi uyarınca 1 kat artırılarak 2 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; ancak 87/1 son cümle uyarınca verilen hapis cezası 5 yıldan az olamayacağı için 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı anlaşılmadığından bu husus SSÇ lehine haksız tahrik sayılarak TCK'nın 29/1 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
SSÇ'nin suç tarihinde 15-18 yaş aralığında bulunması nedeniyle hakkında verilen ceza TCK 31/3 maddesi gereğince 1/3 oranında indirilerek 2 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuğun yargılama sürecindeki davranışları sanık lehine takdiri indirim nedeni kabul edilmekle, verilen cezanın 5237 Sayılı Kanun'un 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirilerek 2 YIL 1 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Suça sürüklenen çocuk hakkında hükmedilen netice cezanın iki yıldan fazla hapis cezası olması nedeniyle CMK-231 gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve TCK-50 gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine YER OLMADIĞINA,
5237 Sayılı TCK'nun 51.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun olumlu kişiliği, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyet hükmü bulunmaması, yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde vicdani kanaat hasıl olduğundan takdiren suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan hapis cezasının ERTELENMESİNE,
5237 Sayılı TCK'nun 51/3.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğun kişisel ve sosyal durumu dikkate alınarak 2 yıl 1 ay denetim süresi belirlenmesine,
5237 Sayılı TCK'nun 51/6.maddesi gereğince hükümlünün kişiliği ve sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak denetim süresi içersinde herhangi bir yükümlülük belirlenmesine veya uzman bir kişi görevlendirilmesine takdiren yer olmadığına,
5237 Sayılı TCK'nun 51/7.maddesi gereğince denetim süresi içersinde kasıtlı bir suç işlenmesi halinde ertelenen cezanın kısmen yahut tamamen infaz kurumunda çektirilmesine mahkemece karar verilebileceği hususunun suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesine (gerekli yasal uyarı yapılamadı)
3-)İlk derece mahkemesinde yapılan 517,60 TL ve 14,50 TL posta gideri, 28,00 TL tebligat gideri olmak üzere 560,10 TL yargılama gideri ile dairemizce yapılan 98,00 TL tebligat gideri, 43,25 TL posta gideri olmak üzere 141,25 TL den ibaret toplam 701,35 TL yargılama giderinin SSÇ den tahsiline,
Dair; SSÇ ve müdafii ile mağdur ..... ve vekilinin yokluğunda iddia makamında C. Savcısı …….'ün huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 02/03/2020 (¤¤)