Yerel Mahkemece sanık .... hakkında Kasten Öldürme, Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma suçlarından mahkumiyetine dair verilen karara sanık müdafii ile katılan .... vekilinin istinaf başvurusunda bulunmaları üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 02/10/2018 tarih ve 2018/23834 esas numaralı iddianamesiyle: sanık .... hakkında Kasten Öldürme suçundan Türk Ceza Kanunu 81/1, 29/1, 53/1, 54/1, 63 maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 03/12/2018 tarih, 2018/104260 Soruşturma Numaralı iddianamesi ile yine sanık .... hakkında Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma suçundan 2018/574 Esas sayılı dosyamız ile birleştirme talepli olarak kamu davası açıldığı ve aynı mahkemenin 2018/699 Esasına kaydedildiği, mahkemenin 24/01/2019 tarih, 2018/699 Esas ve 2019/29 numaralı kararıyla, 2018/699 Esas sayılı dosyanın iş bu 2018/574 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verildiği görülmüştür.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/04/2019 tarih, 2018/574-2019/132 E.K. sayılı kararı ile; sanığın kasten öldürme suçu nedeni ile TCK 81/1,29,62,53,63 maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK 62,52,53 maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Katılan Necmettin vekilinin 14/05/2019 tarihli dilekçesinde özetle; sanık hakkında yeterli delil toplanmadan haksız tahrik indiriminin yapıldığını, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamalarındaki beyanlarının çelişkili olduğunu, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik tutarsız beyanlarının olduğunu, tüm dosya kapsamında, maktul M.'in ....'ya tecavüz ettiği, tehdit ve şantajla zorla parasını aldığı hususlarına dair en ufak bir delil, iz, emare, beyan dahi bulunmadığını, olay günü sanığın olaydan hemen önce emniyet mensuplarıyla sık ve uzun bir şekilde görüşmesi, durumu kendi lehine çevirecek bilgiler aldığını, bu bilgiler dahilinde haksız tahrik indiriminden yararlanmak üzere plan yaptığını ortaya koyduğunu, soruşturma ve kovuşturma aşamalarında gerekli araştırmalar yapılmadan ve delillerimiz toplanmadan, salt sanığın beyanları esas alınarak eksik inceleme ile yargılama yapıldığını, tüm bu nedenlerle Yerel Mahkemece verilen kararın sanık .... aleyhine bozulmasını talep ettiği görülmüştür.
Sanık vekilinin 06/05/2019 havale tarihli istinaf dilekçesinde özetle: olayın çıkış nedeni, sanığın, maktül tarafından kız kardeşine cinsel saldırıda bulunulduğunu öğrenmesi ve olayı bu şekilde kabul ederek, buna inanması ve cinsel saldırıda bulunulduğunun düşünülmesi olduğunu, mahkemece de kabul edilen bu durum, kabul edilen haksız tahrikin adalet ve nasafet kurallarına, haksız hareketin şekli, niteliği ve boyutlarına göre belirlenmesi gereği ve sanığın yaşadığı çevre, namus anlayışı dikkate alınmadığını, basit bir hakaret nedeniyle uygulanabilecek en üst sınır olan 18 yıl hapis cezası olarak hükmolunmak suretiyle, takdiri indirimin bu ceza üzerinden yapılmak suretiyle, müvekkil sanığa fazla ceza verilmesi kesinlikle hukuka aykırı olduğunu, hükmün bozulmasını gerektirdiğini, sanık Y.'a bu suçtan 6136 Sayılı yasanın 13/1 maddesi uyarınca “suçun işleniş biçimi, ruhsatsız silahı kasten adam öldürme suçunda kullandığı, sanığın kişisel, sosyal ve ekonomik durumu…” göz önünde bulundurularak cezanın alt sınırı çok aşılmak suretiyle 2 yıl 6 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve takdiri indirimin bu ceza üzerinden yapılmak suretiyle, sanığa hak ve nesafet ilkelerine aykırı bir biçimde çok ceza verilmesi hukuka aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanık lehire yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SANIK …… YEREL MAHKEMECE ALINAN SAVUNMASINDA: ".... .... benim ablamdır, hem .... .... hem de onun dışında iki kardeşim konuşma ve duyma özürlüdür, bu nedenle ailemin genel olarak işlerini ben yapmaktayım, ablam .... .... olaydan 4-5 ay öncesine kadar başka bir işyerinde çalışıyordu, daha sonra bu işyerinden ayrılarak Bosh fabrikasında işe girdi, bu fabrikada işe girdikten bir süre sonra eve para getirmemeye başladı, ben de bunun üzerine ablamı gözlemledim ve ablamın whatsapptan birisiyle konuştuğunu gördüm , mesajlarını okudum, mesajlarda normal arkadaş konuşmaları vardı, konuştuğu kişinin ismi M. idi, ben bu kişiyi arayarak buluşmak istedim, benim Alemdarda bulunan dükkanımın arka tarafına .... geldi, onunla bir süre konuştuk, kendisine ablamın konuşma ve duyma özürlü olduğunu, ayrıca ablasının artık eve para getirmez olduğunu söyleyerek ablamdan uzak durmasını söyledim, .... da bana biz sadece arkadaşız, arkadaşlıktan öte birşey yok, ayrıca ben duyma engelli birisinin parasını yiyecek kadar şerefsiz değilim dedi, ben kardeşimden uzak durmasını kendisine açık ve net bir şekilde söyledim, daha sonra ayrıldım, aradan 3-4 ay geçtikten sonra ablam .... bana telefonla mesaj attı, hemen eve gelmemi söyledi, ben de hemen .... Ablamın kaldığı eve gittim, gittiğimde ablam kapıyı açar açmaz ağlar şekilde boynuma sarıldı, ben kendisine ne olduğunu sorduğumda bana birşey anlatmayacağını ve kendisini polis merkezine götürmemi söyledi, ben de bunun üzerine ablamı Merinos polis merkezine götürdüm, orada ablam polislere kalemle birşeyler yazdı, ben M. ismi duydum ancak gerisini anlamadım, buradaki polisler bize Bağlarbaşı polis merkezinin yetkili olduğunu söyleyerek oraya yönlendirdiler, ben de bu esnada annemi ve babamı aradım, onlar da yanımıza geldiler, hep birlikte Bağlarbaşı polis merkezine babamın aracıyla gittik, burada ablam polislere sorununu anlatırken ben kendisine tercümanlık yaptım, ablam polislere ....'ın kendisine tecavüz ettiğini, elindeki paralarını aldığını, eğer bu olanları ailesine söylerse ....'ın telefonundaki ablama ait çıplak resimleri yayacağını söylemiş, bunları ben tercüme ettim, sonra ben dışarı çıktım, .... ablam karakolda kaldı, annem ve babam da karakolun önünde bekliyorlardı, ben ....a saat hatırladığım kadıyla gece 01:00 sıralarında mesaj attım ve olduğum yeri söyleyerek buluşmak istedim, o da yaklaşık yarım saat sonra Bağlarbaşı karakoluna yaklaşık 500 metre ilerde kendi aracıyla gelerek beni aldı, ben aracın ön yolcu koltuğuna oturdum, ben kendisine benim dükkanımda konuşalım diye söyledim, o da aracı benim dükkanıma doğru sürdü, yolda ben kendisine konuyu açtım, kendisi de "ben böyle birşey yapmadım" dedi. Ben de tekrardan böyle birşey yapmışsın dedim ve birbirimize bağırmaya başladık, .... bunun üzerine kenara otoparkın oraya doğru çekti, ben kendisinden şikayetçi olduğumuzu söyledim, o da bana "bacısını siktiğim çocuğu, benden şikayetinizi geri çekin, bundan sonra olacakları benden bilmeyin" şeklinde söyledi, tartışma iyice alevlendi, arabadan aşağıya indik, elini beline attı, üzerinde artık silah mı vardı bıçak mı vardı bilemiyorum, ben de kendimi koruma amaçlı olarak belimdeki silahı çıkartarak 1 el ateş ettim, .... ben ateş ettiğimde dengesini kaybettiği için kursun göğsüne denk geldi, sonra buradan uzaklaştım, olayın verdiği panikle bir araziye girdim, orada amcamın oğlu .... ....'ı aradım ve olayı anlattım, daha sonra .... .... benim dükkanımın yanına kendi aracıyla geldi, ben de zaten dükkanın yanındaki arazideydim, .... ile birlikte olay yerine gittik, benim olay yerinden ayrılıp tekrar geri gelmem yaklaşık yarım saat sürmüş olabilir, ben geldiğimde ....'a bakmadım, .... .... baktı ve polis ve ambulansı .... .... aradı, ben kendisini arattırdım, ben oradan uzaklaştım, daha sonra babamı aradım, olayı anlattım, teslim olacağımı söyledim, babam polislerle birlikte dükkanıma doğru geldi ve beni teslim aldılar, başka söylemek istediğim birşey yoktur "demiştir.
SANIK .... .... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Olay tarihinde akşam 22:00 - 23:00 arası ablam bana mesaj attı, eve çağırdı, kendisi sağır ve dilsizdir, eve gittiğimde boynuma sarıldı, karakola gitmek istediğini söyledi, Merinos karakoluna götürdüm, orada polislerle konuşurken kağıda M. diye bir isim yazdı, ben konunun ne olduğunu anlamadım, polisler Bağlarbaşı polis merkezine gidin, dedi. O sırada annem ve babamı da aldık 4 kişi karakola gittik, orada tercüman olmadığı için polisler ablamın ifadesini benim aracılığımla aldı, ablam ....'ın kendisine tecavüz ettiğini, M.'in elinde çıplak resimleri olduğunu, onunla tehdit ettiğini söyledi, ifade bittikten sonra ben karakoldan çıktım, M.'e mesaj attım, M. yarım saat kadar sonra Karakol'un 500 metre ilerisinden beni arabasına aldı, benim dükkana doğru gitmesini söyledim, yolda ablama tecavüz ettiğini bu yüzden ablamın şikayetçi olduğunu, bundan sonra konunun devlete ait olduğunu söyledim, o sırada benim dükkanın önüne varmıştık, M. bana küfür etti, şikayeti geri alacaksın, dedi, o sırada araba durmuştu, ikimiz de arabadan indik, M. arabadan mı aldı , yoksa yerden mi buldu, anlamadığım bir bira şişesini bana fırlattı, çekilince isabet etmedi, sonra sol elini belime doğru attı, benim de üzerimde iki yıl önce tanımadığım birinden aldığım ve üzerimde bulunan silahı çektim, bir el ateş ettim, sonra oradan ayrıldım, kendisi düşmüştü, ben biraz ilerde .... ....'ı aradım, yarım saat içinde geldi, sonra konuyu ona anlattım, olay yerine gittik, .... 112 ve 155' i aradık, ben maktule o sırada bakmadım, yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum, kendim oradan yaya olarak ayrıldım, babamı aradım, sonra polislere teslim oldum, ablamla M.'in sevgili olduklarını olaydan 4 ay önce öğrendim, çünkü bizim evde anne baba dışında 4 kardeşiz, diğer 3 kardeşim sağır ve dilsizdir, yük bendedir, ablam daha önce çalıştığı parayı eve getiriyordu, artık getirmez olmuştu, ben de bu yüzden telefonunu karıştırdığımda M. ile sevgili olduklarını anlamıştım, M.'i aradım buldum, kendisine kardeşimin sağır ve dilsiz olduğunu, bizim gibi olmadığını söyledim eve artık para getirmediğini söyledim, kendisi bana sağır dilsiz bir kızın parasını yiyecek kadar şerefsiz değilim dedi, ondan sonra ayrıldık, olay gününe kadar da başka yüz yüze kadar ya da telefonla görüşmemiz olmadı, ayrıca o görüşmemizde kendi whatsapp görüşmelerini M. gösterdi, ben normal arkadaş gibi yazıyorum ama ablan bana hediye alıyor, biz sevgili değiliz, normal arkadaşız diye söylemişti, M. bacıma ve aileme küfür etti, bana şişe fırlattı, daha sonra sol elini cebine attı, ben de onun üzerine ateş ettim, ateş ettiğim sırada M.'le aramızda 1 metre kadar mesafe vardı, ben tabancayı göğsüne doğru tutmadım, Devamla ablam beni çağırdığında ticari taksiyle onun evine gittim, yine ticari taksiyle Merinos karakoluna gittik, oraya annem, babam kendi arabalarıyla geldiler, sonra kendi arabamızla Bağlarbaşı karakoluna gittik, Haritadan bilmiyorum ama bağlarbaşı karakolunun 500 metre ilerisinden beni aldığı, çevreyolundan Soğanlı tarafından alemdara girdik, Olayın heyecanıyla biraz abartılı ifade vermiş olabilirim, benim şimdiki ifadem daha doğrudur, maktul arabası ile gelip beni arabasına aldı, doğrusu budur, "demiştir.
V-KATILAN BEYANI:
KATILAN .... YEREL MAHKEMECE ALINAN İFADESİNDE: "Olay ile ilgili kollukta ifade vermiştim, o ifaedemi aynen tekrar ediyorum ancak daha sonra olayın içeriği hakkında detaylı bilgiler öğrendim, ben sanıktan şikayetçiyim, ayrıca sanığın ablası .... ....tan da şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum "demiştir.
KATILAN .... TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Ben maktulün babası olurum. Ben maktulun öldürülmesi olayına bizzat şahit olmadım. Maktul ve sanığın kardeşi .... aynı iş yerinde çalışmaktaydı. .... isimli şahıs oğlum ....'a ilgi duymaya başlamış bunun üzerine arkadaşlıkları başlamış. .... oğluma defalarca kez arkadaşlık teklifinde bulunmuş oğlum ise bu teklifleri kabul etmemiştir. Söz konusu teklif içerir yazışmalar sosyal medya ve sms kayıtları dosyada bulunmaktadır. .... oğluma çeşitli zamanlarda çeşitli hediyeler almaktaydı. .... oğlumun evine kendi rızası ile gelmiş bizim bu durumlardan dava sürecinde haberimiz olmuştur. Tam da bu sıralarda 23 Haziran 2018 tarihinde ....nun kardeşi sanık oğlumu arayarak bir senet konusunda görüşmek istediğini söylemiş. M. bunun üzerine kendisi ile görüşmüş. Bu görüşme esnasında kendisinin ....yu arkadaş olarak gördüğünü ....'ya iletmesini söylemiş. Kardeşi de bunun üzerine sıkındı değil. Sen bizim mekanımıza gelip çay kahve içebilirsin demiştir. Bu konuşmalardan sonra da oğlum ve .... 10 Temmuz 2018'e kadar görüşmemiş. .... 10 Temmuz 2018 günü oğlum M.'e hediye vermek talebi ile tekrar görüşmek istediğini mesaj atmış. M. bu hediyeyi kabul etmemiş. ....nun daha önceden kendisine verdiği hediyeleri de iade etmek için ....'yu Karaman metro istasyonunun oraya çağırmış .... gelmeyeceğini söylemiş .... metro istasyonunun oraya gitmiş ancak .... gelmeyince geri dönmüş. Bunun üzerine .... M. ile arkadaşlıklarının biteceklerini düşünerek sanık Y.'u eve çağırmış. .... M.'in kuzeni M.'ye bekle seni görecek diyerek ağlama emojesi ile birlikte mesaj göndermiş. Daha sonra Y. eve gelmiş. Karakola gidip karakola şikayette bulunacaklarını söylemiş. .... karakolda M.'in kendisine tecavüz ettiğini söylemiş. .... duyma engellidir. Bu sebeple konuşamamaktadır. .... ....'ya ifade esnasında tercümanlık yapmış. .... ....'nun tecavüz ifadesi üzerine M.'i aramış. Ayrıca emniyet mensubu …… isimli memuru ve …… isimli şahısı aramış. Bu kişiler ile fikir alışverişinde bulunmuş biz sanığın bu kişilerden talimat aldığını düşünmekteyiz. Daha sonra sanığın silah temin etmeye çalıştığını düşünüyorum. Daha sonra M.'e samimi bir ifade ile "kardeşim gel görüşelim" diye mesaj atmış M.'i kameraların bulunmadığı ıssız bir yere çekmiş bu nedenlerle tasarlayarak oğlum M.'i öldürdüğünü düşünmekteyim. Sanıktan şikayetçiyim. Sanığın ve .... 'ın dosyada çelişkili ifadeleri mevcuttur. Anlatmış olduğum bu detaylar ilk derece mahkemesince dikkate alınmadan karar verilmiştir. Beyanlarım doğrultusunda değerlendirilme yapılarak sanığın en ağır ceza ile cezalandırılmasını talep ediyorum. Birinci derece suçlunun .... olduğunu düşünüyorum. "demiştir.
KATILAN …… YEREL MAHKEMECE ALINAN İFADESİNDE : "Ben daha önce kollukta veya savcılıkta ifade vermedim, maktül .... benim oğlum olurdu, ben Balıkesir Susurlukta yaşamaktayım, oğlum ise olay tarihinde Bursada çalışıyor ve yaşıyordu, olayı internette gören akrabalar bize haber verdiler ve benim bu şekilde haberim oldu, oğlum olay öncesinde bana olayla ilgili herhangi birşey söylememişti, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum" demiştir.
KATILAN …… TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Katılan ....'IN beyanlarına katılıyorum. Sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep ediyorum. Ayrıca .... ....'ın ifadelerinde tercüman olarak görev yapan ……. isimli şahıs .... 'ın yakın arkadaşıdır. Bu sebeple yapmış olduğu tercümeye itibar edilmemesini talep ediyorum" demiştir.
KATILAN ...... YEREL MAHKEMECE ALINAN İFADESİNDE: “Ben de daha önce kollukta veya savcılıkta ifade vermedim, maktül .... benim kardeşimdir, ben İzmirde yaşamaktayım, olayı internette gören akrabalar bana haber verdiler, ben de o şekilde öğrendim, olay öncesinde kardeşim .... veya .... .... ile ilgili herhangi birşey söylememişti, sanık ……. şikayetçiyim, ayrıca .... ....'ın da bu olayın azmettiricisi olması nedeniyle şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum , ayrıca ben yazılım geliştiricisiyim, bu nedenle kardeşimi 2014 yılına kadar geçmişe dönük dakika dakika nerede bulunduğunu, arabalı veya yaya olup olmadığını araştırıp rapor olarak sunabilirim veya mahkemenizce bu konuda uzman bilirkişilerden rapor aldırılabilir, ayrıca .... ....'ın kollukta kardeşimin kendisine tecavüz ettiğine yönelik iddiası üzerine tutulan tutanakta belirtilen tarih olan 10 Temmuz günü kardeşim .... ....'ın evinin yakınından dahi geçmemiştir, hatta hiçbir zaman kardeşim o sokaktan geçmemiştir," demiştir.
VI-DELİLLER:
-Sanık savunması,
-Katılan beyanları,
-Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı 11/07/2018 tarihli ölü muayene tutanağı,
-Katılan vekili tarafından dosyaya sunulan maktul ile .... .... arasında geçen konuşmalara ilişkin flash bellek ve dökümü (soruşturma dizi 57 ve devamı)
-Bursa Emniyet Müdürlüğü Olay Yeri İnceleme Müdürlüğü'nün 16/07/2018 tarihli 2018/BVI-020481 numaralı parmak izi uzmanlık raporu,
-Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 16/07/2018 tarihli BRS-KIM-18-05717 Uzmanlık Numaralı atışın uzaktan atış olduğu şeklindeki raporu,
-Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 16/07/2018 tarihli BRS-18-11408 Uzmanlık Numaralı suçta kullanılan silaha ve maktulün vücudundan çıkartılan mermiye ilişkin raporu,
-T.C Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü Bursa Adli Tıp Kurum Başkanlığı'nın 24/09/2018 tarihli otopsi raporu,
-Maktulun Navigasyon kayıtlarına ilişkin alınan 11/02/2019 tarihli, kayıtların iddianamenin anlatımı ile uyumlu olduğuna dair bilirkişi raporu,
-Nüfus ve sabıka kayıtları,
-Tüm dosya kapsamı
TANIK BEYANLARI:
TANIK ....... YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Benim öldürme olayına ilişkin ve o tarihte yaşananlara dair herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur. Ancak ölen .... benim işyerinden yakın arkadaşımdı, .... ....'ı da yine aynı işyerinde çalışmamız nedeniyle tanıyordum. .... olay tarinden bir buçuk yıl önce bizim bölümümüzde çalışmaya başlamıştı ancak kısımlarımız ayrıdı, normalde onun bizim çalıştığımız bölüme gelmesi yasaktı ancak .... sürekli M.'le görüşmek için bizim kısmımıza gelirdi. Sonradan M.'e ilgisinin olduğunu, M.'le arkadaşlık yapmak istediğini M.'den öğrendim. Bir süre görüştüklerini biliyorum, ancak M. sonradan kendisine onu arkadaş gibi gördüğünü, onunla görüşmek istemediğini ....'ya iletti. Buna rağmen ....'nun onunla görüşmeye devam etmek istediğini biliyorum. Bu arada ....'nun M.'e ismi yazılı kemer, motosiklet maketi gibi hediyeler aldığını da biliyorum ancak M. onun bu hediyelerini de istemiyordu. En son 23 Haziran 2018 tarihinde ....'nun ağbisi olan sanığın M.'i arayarak kendisiyle görüşmek istediğini M. bana söyledi. Sanıkla görüştükten sonra bana "sanığın kendisine ....'nun birisine borcu varmış, bundan haberin varmı" şeklinde soru sorduğunu onunda bilgisinin olmadığını beyan ettiğini sonradan sanığın kendisine bundan sonra da görüşelim şeklinde söz söylediğini anlattı. O tarihten sonra M. ....'a bir daha kendisiyle görüşmek istemediğine dair söz de söyledi. Onun öldürülmesinden bir gün önce de tüm gün M.'le birlikte çalıştık daha sonra birlikte işyerinden çıkarak bir mekana gittik, bir süre oturup evimize gittik. 10 Temmuz 2018 günü akşam 18.30 sularında M.'le ayrıldık ben ertesi gün sabah işyeinde M.'in öldürüldüğünü öğrendim benim olayla ilgili bilgim ve görgüm bundan ibarettir "demiştir.
TANIK ...... DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Benim mahkemedeki ifadem okunsun, Doğrudur, "demiştir.
TANIK ....... YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Ölen M. benim çocukluk arkadaşımdır, kendisiyle ölümünden önce aynı evde birlikte kalılyorduk. Bana .... ....'tan bahsetmişti, .... ....'ın kendisiyle arkadaşlık yapmak istediğini ancak onun bunu kabul etmediğini anlatmıştı. Ben tam olarak tarihi hatırlamıyorum ancak olay tarihinden yaklaşık 5 ay kada r önce olabalir. Bir gün öğleden sonra saat 16.00-17.00 sularında eve gittiğimde evde M.'in bana tanıştırdığı .... ....'ı görmüştüm, bana bizde şimdi çıkacaktık dediler. Hep birlikte evden çıkıp yemek yedik daha sonra da M. bana ....'nun bir kez daha sabah saat 06.00 sularında evine gelmek istediğini ancak onun da kombiciler geleceği için bunu kabul etmediğini anlatmıştı. Bildiğim kadarıyla M., ....'nun arkadaşlık teklifini kabul etmiyordu ve .... ona bu yönde bir çok mesaj gönderiyordu, benim yanımda ....'nun mesajlarına cevap vermediğini de biliyorum. Yine olay tarihinden önce sanık Y.'un M. ile görüştüğünü bu görüşmesinde ....'nun bir kişiye borcu olup olmadığına ve o kişinin kendisi olup olmadığına dair sorular sorduğunu anlattı. Kendisininde .... ile arasında böyle bir borç ilişkisi olmadığını aksine ....'nun kendisiyle görüşmek istediğini ancak .... ile arkadaş gibi görüştüklerini anlatarak ....'nun kendisine hediye almamasını da söylediğini bana anlatmıştı. O görüşmeden sonra Y.'un kendisine yine işyerime çay kahve içmeye beklerim şeklinde söz söyleyerek vedalaştıklarını anlatmıştı. Olay günü gece saat 24.00 sularında eve gittim, M. yeni uyanmıştı bana birisi ile görüşmek için evden çıkacağını söyledi, evden çıktı, yaklaşık yarım saat sonra geldi, görüşeceği kişinin kendisini çağırdığını söyledi ve tekrar evden gitti. Ben gece saat 03.00 sularında kendisini aradığımda telefonu polis açtı, sabahta polislerle buluşarak olay yerine gittim. Benim bildiklerim bundan ibarettir. Olay günü kiminle görüşeceğini M. bana söylememişti "demiştir.
TANIK …… DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Benim mahkemedeki ifadem okunsun, Doğrudur, "demiştir.
TANIK .... YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Olay tarihinden 5 gün önce ben aracımı tamir etmesi için ....'a vermiştim, aracı tamire götürmeyince olay günü kendisini aradım aracı istediğimi söyledim bana merinos karakolunda olduklarını, kötü bir şey olduğunu söyledi ve beni çağırdı. Bende bunun üzerine amcam olan R.'i arayarak onunla birlikte Merinos karakoluna gittik. Yanımızda A. ....'da vardı. Merunos karakoluna gittiğimde Y.'un ve ....'nun durumu çok kötüydü. Bu arada bana ....'nun tecavüze uğradığını söylediler orada tercüman olmadığı için ifade alınmak üzere bağlarbaşı polis merkezine gittik burada beklediğimiz sırada Y. bir kaç telefon görüşmesi yaptı sonra da yanımızdan ayrıldı. Biz sonrasında telefonla kendisini aradığımızda telefonlarımıza cevap vermedi. Amcam R.'le araca binip Y.'u aramaya başladık bu sırada telefonumuza cevap verdi bizi olay yerine çağırarak kötü şeyler olduğunu söyledi, olay yerine gittiğimizde bize hemen ambulansı aramamızı söyledi, bizde hemen ambulansı aradık. Daha sonra Y. yanımızdan ayrıldı. Y. bize vurduğu kişinin elini beline attığını korktuğu için onu vurduğunu anlatmıştı " demiştir.
TANIK .... DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Ben daha önce mahkemede ifade vermiştim, Doğrudur, ben sanığın amca oğluyum, olay öncesinde benim arızalı arabam vardı, anahtarı Y.'a vermiştim, araba çalışmıyordu, .... onu tamir ettirecekti, olay akşamı onu bu konuda aradığımda Merinos karakolunda olduğunu söyledi, bende yedek araba vardı, diğer akrabalarla oraya gittik, orada Y. ağlıyordu, ablamı mahfetmişler dedi, sağır dilsiz tercüman olmadığı için Bağlarbaşı karakoluna gidin dediler, oraya gittiğimizde ....'nun tecavüze uğradığını orada öğrendim, Y. ağlıyordu, çok üzgündü, bir ara bizden uzaklaştı, sigara içecek sandım, sonra bir daha Y.'u görmedim, daha sonra arabayla ararken Y. telefon açtı, ilk aradığımda Sırameşelerdeyim dedi, biz geleceğiz bekle dedik, Y.'la buluştuğumuzda ağlıyordu, istemeden oldu, ambulans çağır diyordu, ölenin başına gittik, Y. oradan kayboldu, şahıs ölmüş müydü, yoksa yaşıyor muydu bilmiyorum, 112 ve 155'i biz aradık, "demiştir.
TANIK .... YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA:" Olay tarihinde .... beni aradı, Y.'un kendisini aradığını karakolda olduklarını söylediğini iletti, bizde bunun üzerinne merinos karokulana gittik, burada Y.'un kız kardeşi ....'nun tecavüze uğradığını öğrendik, Y.'un durumu çok kötüydü biz kendisini sakinleştirmeye çalıştık buradan Bağlarbaşı polis karakolun gittik orada tercaman beklerken Y. bir ara yanımızdan ayrıldı, sigara içmeye gittiğini düşündüm. Ancak uzun süre gelmeyince kendisini aradık, telefonlarımıza cevap vermeyince ....'la ben aracımıza binip onu aramaya başladık bu sırada Y. bizi aradı işyerinin önünde olduğunu söyledi. Bize kötü şeyler olduğu yönünde telefonda açıklama yaptı işyerinin oraya gittiğimizde Y. bizi ambulansı aramamızı söyledi daha sonra bizi ölen M.'in bulunduğu yere götürdü işyerinin yaklaşık 200 metre uzağındaki bir yere gittik, burada M.'in vurulmuş olduğunu gördük. Bize korktuğu için M.'i vurduğunu aralarında tartışma yaşandığını anlattı. Y. kendi halinde yardım sever bir insandır "demiştir.
TANIK .... DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA: "Ben daha önce mahkemede ifade vermiştim, Doğrudur, Y.'la .... Merinos karakoluna hangi araçla gitti bilmiyoruz, ben o gün Merinos karakoluna A. ...., .... ....'la beraber kendi arabamla gittik, Y. orada ağlıyordu, kız kardeşime ne yapmış diye karakolun 300-400 metre ilerisinde yürüyordu, Bağlarbaşı karakoluna gönderdiler, ....'la ikimiz benim kullandığım arabayla gittik, Y.'lar Bağlarbaşına nasıl gitti bilmiyorum, ya ....'un babası arabayla geldi, ya başka arkadaşları geldi, ya ticari arabayla gittiler, Bağlarbaşı karakolundan Y. tekrar çıktı, hıçkırarak ağlıyordu, kardeşime neler yapmış diye söyleniyordu, biz tecavüz meselesini anlamadık, sonra Y. yanımızdan ayrıldı, 5-10 dakika sonra gelmediğini anlayınca telefon ettik, Y. önce telefonu açmadı, sonraki aramalarımızda telefonu kapatmıştı, ....'la ısrarla aramaya devam edince Y. telefonunu açtı, ben mahalledeyim dedi, işim var dedi, dükkanın orda olduğunu söyledi, biz karakolun oradan ayrılıp olay yerine giderken .... tekrar aradı, ben dükkanın önündeyim, o kişiyle tartıştım, vurdum diye söyledi, olay yerine gittiğimizde ambulansı arayın dedi, o tarafa gittik, ....la buluştuğumuz yerin 200 metre ilerisinde maktulün cesedi vardı, ambulansı arayın diye söyledi, .... ambulansı aradı, Y. 1-2 dakika içinde oradan ayrılmıştı, maktule çok yaklaşmadım, yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum, Y. daha önce mahalledeki uyuşturucu satıcılarından kullanıcılarından tüm mahalle olarak savaş açtığımızdan kolundan makasla ya da maket bıçağı ile yaralanmıştı, olaydan 3-5 ay öncesiydi, bu yüzden silah taşıdığını söylüyordu, ben silahını hiç görmedim, olay günü Merinos karakolunun içine girmedik, ....'u karakolun dışında gördüm, Bağlarbaşı karakolunun da dışında gördüm, üzerinde silah olup olmadığını hiç farketmedim, ambulansı .... aradı, o sırada ....'la ikimizden başka sadece sanık vardı, saati hatırlamıyorum, ama Y.'un karakoldan çıkmasından en fazla 40 dakika sonradır, "demiştir.
TANIK .... ....'IN İŞARET DİLİ BİLİRKİŞİSİ EŞLİĞİNDE YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Ben 2016 yılında Bosh fabrikasında çalışmaya başladım, M. de aynı işyerinde çalışıyordu, bu şekilde kendisiyle tanıştım, bir süre sonra aramızda arkadaşlık gelişti ve sevgili olarak görüşmeye başladık, 2017 yılı Ekim ayında beni evine davet etti, onun evine bu daveti üzerine gittim, bana içecek ikram etti, onun ikram ettiği içeceği içtikten sonra kendimden geçtim, uyandığımda elbiselerimin üzerimde olmadığını ve onun evde olmadığını farkettim, ilişkiye girdiğimizi evde bulunan prezarvatif ve tuvalet kağıtlarından anladım, daha sonra M. beni sürekli benimle evleneceği vaadiyle oyalamaya başladı, sonradan benim çıplak halde fotoğraflarımı çektiğini de öğrendim, beni bu fotoğraflarımla aileme bilgi vereceğinden bahisle tehdit ediyordu, sanık beni tehdit ettiği için ben onun yanına gitmek zorunda hissediyordum, aynı zamanda beni evlenme vaadiyle de oyalayıp arkadaşlarıyla tanıştırma bahanesiyle evine davet ediyordu, bu nedenle ben onun evine gidiyordum,
Bu sırada Katılan vekili Av. …… söz istedi: Ben bilirkişinin sizin sorduğunuz sorularla ilgili olarak yaptığım gözlemde tanığa soru sormadan kendisinin cevap verdiği kanaatine vardım, bilirkişinin yorum yaparak bilirkişilik yaptığını zannediyorum, ben işitme dili konusunda herhangi bir eğitim almadım ancak böyle bir zanna kapıldım, dedi.
Tanık .... .... devamla; Biz M. ile mesajlaşarak cep telefonundan iletişim kuruyorduk, ben yanına gittiğimde bana gönderdiği mesajları telefonumdan siliyordu, 2017 yılı Kasım ayında görüşmeye ara verdik, 2018 yılının Şubat ayında sevgililer gününde tekrar görüşmek istediğini söyleyerek beni evine tekrar davet etti, ben evine gitmek istemediğimi yazarak söyleyeceği birşey varsa işyerine gittiğimde orada söylemesini istedim, buna rağmen maktül M. beni sürekli olarak ailesi ile tanıştıracağını, arkadaşlarıyla tanıştıracağı şeklindeki sözlerle beni davet ediyordu, tehditle benden maaş kartımı da almıştı, benim maaş kartım da ondaydı, maaş kartımdan harcamalar yapıp bana küçük harçlıklar veriyordu, onun bana yaptığı şantajlar nedeniyle bunlara göz yummak zorunda kalıyordum, aynı zamanda beni yine şantajla evine götürerek benim istememe rağmen benimle zorla cinsel ilişkiye girmeye devam ediyordu, birçok kez benimle istemediğim halde bu şekilde cinsel ilişkiye girmiştir, benimle ne zaman evleneceksin diye sorduğumda dudaklarını okuduğumda beni istemediğine dair ve bana hakaret ettiğine dair sözler anlıyordum, olay günü kendisine onu Karaman durağında beklediğime dair mesaj gönderdim, sevgililer gününde biz karşılıklı olarak birbirimize hediye almıştık, o gün yanıma geldiğinde benim o gün ona aldığım hediyeyi getirdiğini gördüm, bu poşeti üzerime attı, ben o gün kendisinden şikayetçi olacağımı söyledim ve ....in yanından ayrıldım, kardeşim ....a mesaj gönderdim, onu çağırdım, birlikte önce Bağlarbaşı Polis Merkezine gittik, oradan bizi Merinos Polis Merkezine yönlendirdiler ,ben başımdan geçenleri polis merkezinde işaret dili bilirkişisi olmadığı için yazarak polis memurlarına ifade etmeye çalıştım, Bağlarbaşı polis merkezinde kardeşim ....u en son görmüştüm, ondan sonra nereye gittiğini bilmiyorum, tanıklık ücret talebim yoktur" demiştir.
TANIK .... .... İŞARET DİLİ BİLİRKİŞİSİ EŞLİĞİNDE DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA:" 2017 Yılında maktulle aynı iş yerinde çalışmaya başladık, kasım ayında beni evine çağırdı, türk kahvesi ikram etti, sonra kendimden geçmişim, uyandığımda elbisemin üzerimde olmadığını, ilişkiye girdiğimizi anladım, M. evde yoktu, daha sonra çıplak resimlerimi çektiğini bunları babama anneme, göstereceğini, Facebook'a koyacağını söyledi, ben fotoğrafları bir kez onun telefonunda gördüm, beni tehdit etti, "demiştir.
TANIK .... YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Benim kızımla maktül arasında M. arasında yaşananlara ilişkin olay tarihinden öncesine dayanan herhangi bir bilgim ve görgüm yoktur, kızımın yaşadıklarını olay günü şikayetçi olmak için karakola gittiklerinde öğrendim, benim kızım abdestinde namazında niyazında bir kızdı, sonradan içine kapanık birisi oldu, olay tarihinden yaklaşık 3 ay öncesinde hiçbirşey söylemeden evden ayrılmak istediğini söyleyip ayrı bir eve çıktı, biz sonradan ....in tehditleri nedeniyle evden ayrıldığını öğrendik, benim olayın oluşuna ilişkin bir görgüm de yoktur," demiştir.
TANIK .... DAİREMİZCE ALINAN BEYANINDA:" Kızım .... işçi olarak fabrikada çalışıyordu, daha önce parasını eve harcardı, ama son zamanlar parası yetmez oldu, bizden para istiyordu, sorduğumda sorma diyordu, olay gecesi karakolda kızımın maktul tarafından tecavüze uğradığını ve parasının alındığını öğrendik, sanık oğlum da bizim yanımızdaydı, daha sonra bizi çarşı karakoluna götürdüler, hatta kızımla ben polis arabasındaydık, kocam kendi arabasıyla geldi, ama Y. bağlarbaşı karakolundan sonra ortadan yok oldu, çarşı karakoluna gelmedi, bağlarbaşı karakolundayken Y. kısmen ağlıyordu, kısmen sinirleniyordu, bacıma yapacaklarını yapmışlar diye söylüyordu, cinayet olayını görmedim, kızım 3 ay önce evi terketmişti, bunu da maktulün zoruyla yapmış, dava konusu olaydan 1 ay kadar önce kızım ayrı çıktığı evde ben ziyaretine gittiğim sırada kolunu kesmiş 3 kutu hap içmiş, intihara teşebbüs etmişti, Çekirge Devlet Hastanesine gitmiştik, cinayet olayından sonra da Ruh ve Sinir hastalıkları hastanesinde yatarak tedavi gördü, şu anda da ilaç tedavisi görüyor," demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre katılan .... vekillerinin istinaf taleplerinin ESASTAN REDDİNE karar verilmesi, sanık vekillerinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi ve buna göre,
1-)Olay gecesi sanığın maktul ....'ın sanığın sağır dilsiz, özürlü olan ablası ....'ya tecavüz ettiğini ve tehdit ettiğini polis karakolunda öğrenmiş olmasının meydana getirdiği şiddetli tahrik altında suçu işlediği, maktul ile sanığın özürlü ablası .... arasındaki olayların ne olduğundan çok sanığın bu olayları nasıl anladığının tahrik üzerinde etkili olduğunun kabulünün gerekeceği ve buna göre de tahrik indiriminin sanık lehine olarak yeniden değerlendirilmesinin gerekeceği, bu nedenle sanık ....'ın şiddetli tahrik altında kasten öldürme suçundan eylemine uyan TCK 81/1, 29, 62, 53, 63 maddelerince cezalandırılmasına,
2-)Her ne kadar sanığın 6136 Sayılı kanunun 13/1 maddesince sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis ve 1500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş ise de, ceza tertibinde ilk dereceli mahkemece fahiş şekilde alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tertip edildiği anlaşılmış olmakla, bu nedenle sanık lehine olarak ceza miktarının yeniden değerlendirilmesine ve sanık ....'ın 6136 Sayılı kanunun 13/1, TCK 62, 53, 54 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi,
3-)Mütalaa kapsamı ve tutuklama tarihi nazara alınarak sanık ....'ın tutukluluk halinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Maktul .... ile sanığın ablası işitme engelli .... ....'ın aynı işyerinde çalıştıkları ve aralarında bir süredir arkadaşlık bulunduğu, 10/07/2018 günü akşam saatlerinde .... ....'ın kardeşi olan sanık ....'a mesaj atarak hemen eve gelmesini söylediği, sanığın ablasının evine gelerek ne olduğunu sorduğunda kardeşine anlatamayacağını, kendisini karakola götürmesini söylediği, sanığın ablasını Merinos Polis Merkezi'ne götürdüğü ve anne babasına durumu haber verdiği, buranın yetkili olmadığını öğrenmeleri üzerine yetkili olan Bağlarbaşı Polis Merkezi'ne gittikleri, sanığın anne ve babasının da buraya geldikleri, karakolda işaret dili bilirkişisi bulunmadığı için .... ....'a sanığın tercümanlık yaptığı, .... ....'ın burada ''.... isimli şahın kendisine yaklaşık olarak bir yıldan beri kendi rızası olmadan tehdit zoruyla tecavüz ettiğini, ailesini öldürmekle tehdit ettiği için konuyu kimseye söyleyemediğini, 10/07/2018 günü saat 22.00 sıralarında işten geldikten sonra duş alıp kıyafetlerini giymeden yatağa girip yatıp uyuduğunu, kendisinin arkasından birisinin sarıldığını hissetmesi üzerine uyandığında yanında maktulü gördüğünü, maktulün kendisine zorla tecavüz ettiğini bunun üzerine daha fazla dayanamadığını'' beyan ettiği, .... ....'ın abisinin tercümanlığıyla alınan bu beyanının Bağlarbaşı Polis Merkezi Amirliği'nin 11/07/2018 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ile tutanak altına alındığı ancak .... ....'ın bu beyanlarının gerçekliğinin kovuşturma aşamasında toplanan deliller ve maktulle .... .... arasındaki iletişim kayıtları gözetildiğinde şüphede kaldığı, ardından sanığın bir ara dışarı çıkarak karakoldan ayrıldığı ve maktulün ablasına cinsel saldırıda bulunduğunu öğrenmesinin verdiği kızgınlık ile maktülü arayarak telefonda görüştüğü, maktül ile sanığın aynı gece saat 01:00 sıralarında Alemdar Mahallesi Selim Sokak üzerinde buluştukları, burada maktülün aracının içerisinde tartıştıkları, daha sonra aracın dışına çıktıkları ve sanığın içinde bulunduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında, üzerinde taşıdığı tabanca ile maktülün göğüs bölgesine doğru bir el ateş ettiği ve maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği, olaydan kısa süre sonra teslim olan sanığın suçta kullandığı bir adet 7,65 mm tabancayı kolluk ekiplerine teslim ettiği, Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü Bursa Adli Tıp Kurum Başkanlığı'nın 24/09/2018 tarihli otopsi raporuna göre maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırığı ile birlikte iç organ yaralanması ve buna bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, tabanca, mermiler ve maktülün vücudundan çıkan mermi çekirdeği üzerinde yapılan kriminal incelemede maktülün üzerinden çıkan mermi çekirdeğinin sanığın teslim ettiği tabancadan atıldığının tespit edildiği, Yerel Mahkemece yapılan yargılama sonunda, sanığın kasten öldürme suçu nedeni ile TCK 81/1,29,62,53,63 maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK 62,52,53 maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis ve 1.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, bu karara karşı süresi içerisinde sanık müdafii tarafından lehe, katılan vekili tarafından aleyhe istinaf talebinde bulunulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde; , sanığın eyleminin hukuki niteliği, verilen ceza miktarları, haksız tahrik ve derecesi hususlarının değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Dairemizce sanık dinlenmiş, tanıklar A. ...., .... ...., Anıl Çelik, Yasin Malak, .... ...., R. .... dinlenmiş, katılan A.'in beyanı alınamamış, katılan vekili dinlenmiş, Yerel Mahkemece dinlendiğinden yeniden dinlenilmesi zorunlu görülmemiş olup, Dairemizce alınan tarafların beyanı, tanık beyanları, aşamalarda alınan beyanlar, otopsi tutanağı, otopsi raporu, ekspertiz raporları, maktulün telefonunun incelenmesine dair tutanak, mesajlaşma kayıtları ve tüm dosya kapsamına göre; Yerel Mahkemece "Maktul .... ile işitme engelli .... ....'ın aynı işyerinde çalıştıkları ve aralarında bir süredir arkadaşlık bulunduğu, sanığın ise .... ....'ın kardeşi olduğu ve maktul ile ablası arasındaki arkadaşlıktan haberinin olduğu, 10/07/2018 günü akşam saatlerinde .... ....'ın kardeşi olan sanık ....'a mesaj atarak hemen eve gelmesini söylediği, sanığın ablasının evine gelerek ne olduğunu sorduğunda kardeşine anlatamayacağını, kendisini karakola götürmesini söylediği, sanığın ablasını Merinos Polis Merkezi'ne götürdüğü ve anne babasına durumu haber verdiği, buranın yetkili olmadığını öğrenmeleri üzerine yetkili olan Bağlarbaşı Polis Merkezi'ne gittikleri, sanığın anne ve babasının da buraya geldikleri, karakolda işaret dili bilirkişisi bulunmadığı için .... ....'a sanığın tercümanlık yaptığı, .... ....'ın burada ''.... isimli şahın kendisine yaklaşık olarak bir yıldan beri kendi rızası olmadan tehdit zoruyla tecavüz ettiğini, ailesini öldürmekle tehdit ettiği için konuyu kimseye söyleyemediğini, 10/07/2018 günü saat 22.00 sıralarında işten geldikten sonra duş alıp kıyafetlerini giymeden yatağa girip yatıp uyuduğunu, kendisinin arkasından birisinin sarıldığını hissetmesi üzerine uyandığında yanında maktulü gördüğünü, maktulün kendisine zorla tecavüz ettiğini bunun üzerine daha fazla dayanamadığını'' beyan ettiği, .... ....'ın abisinin tercümanlığıyla alınan bu beyanının Bağlarbaşı Polis Merkezi Amirliği'nin 11/07/2018 tarihli olay, yakalama ve muhafaza altına alma tutanağı ile tutanak altına alındığı ancak .... ....'ın bu beyanlarının gerçekliğinin kovuşturma aşamasında toplanan deliller ve maktulle .... .... arasındaki iletişim kayıtları gözetildiğinde şüphede kaldığı, ardından sanığın bir ara dışarı çıkarak karakoldan ayrıldığı ve maktulün ablasına cinsel saldırıda bulunduğunu öğrenmesinin verdiği kızgınlık ile maktülü arayarak telefonda görüştüğü, maktül ile sanığın aynı gece saat 01:00 sıralarında Alemdar Mahallesi Selim Sokak üzerinde buluştukları, burada maktülün aracının içerisinde tartıştıkları, daha sonra aracın dışına çıktıkları ve sanığın içinde bulunduğu hiddet ve şiddetli elemin etkisi altında, üzerinde taşıdığı tabanca ile maktülün göğüs bölgesine doğru bir el ateş ettiği ve maktulün olay yerinde hayatını kaybettiği, olaydan kısa süre sonra teslim olan sanığın suçta kullandığı bir adet 7,65 mm tabancayı kolluk ekiplerine teslim ettiği, Adli Tıp Kurumu Müdürlüğü Bursa Adli Tıp Kurum Başkanlığı'nın 24/09/2018 tarihli otopsi raporuna göre maktulün ölümünün ateşli silah mermi çekirdeği yaralanmasına bağlı kot kırığı ile birlikte iç organ yaralanması ve buna bağlı iç ve dış kanama sonucu meydana geldiğinin tespit edildiği, tabanca, mermiler ve maktülün vücudundan çıkan mermi çekirdeği üzerinde yapılan kriminal incelemede maktülün üzerinden çıkan mermi çekirdeğinin sanığın teslim ettiği tabancadan atıldığının tespit edildiği, Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü'nün 16/07/2018 tarihli BRS-18-11408 uzmanlık numaralı raporuna göre suçta kullanılan tabanca ve fişeklerin 6136 Sayılı kanuna göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğunun tespit edildiği somut olayda; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında üzerine atılı suçu samimi olarak ikrar etmesi ve tutarlı beyanlarda bulunması, aşamalarda dinlenen tanık beyanlarının sanığın savunmalarını doğrular nitelikte olması, katılanın telefonunun incelenmesiyle elde edilen navigasyon kayıtlarına ilişkin aldırılan 11/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda, telefon kayıtlarının iddianameyi ve dolayısıyla sanık savunmalarını doğrular nitelikte olduğunun tespit edilmesi, katılan beyanları, otopsi raporu, ölü muayene ve olay yeri tespit tutanakları, uzmanlık raporları, nüfus ve adli sicil kayıtları ile dosya kapsamındaki tüm delillerden sanık ....'ın üzerine atılı kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu hukuki sonuç ve vicdani kanaatine varılarak, eylemine uyan Türk Ceza Kanunu 81/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına, her ne kadar maktulün sanığın kardeşi ....'ya cinsel saldırıda bulunduğu şüphede kalmış ise de, sanığın eylemini kardeşine cinsel saldırıda bulunulduğunu düşünmesinin verdiği hiddet ve şiddetli elemin etkisiyle haksız tahrik altında işlediğinin sabit olduğu hukuki sonuç ve vicdani kanaatine varılarak cezasında Türk Ceza Kanunu 29. maddesi gereğince indirim yapılmasına, sanığın yüklenen ruhsatsız ateşli silah taşıma suçunu işlediğinin sabit olduğu hukuki sonuç ve vicdani kanaatine varılarak eylemine uyan 6136 Sayılı Kanun'un 13.maddesinin 1.fıkrası gereğince cezalandırılmasına, tabancayı aynı zamanda kasten öldürme suçunu işlerken kullanması sebebiyle cezasında takdiren alt sınırdan uzaklaşılmasına dair aşağıdaki şekilde oybirliği ile hüküm kurulmuştur..." şeklinde gerekçe ile sanığın TCK 81/1, 29, 62, 6136 SY 13/1, 62 maddeleri gereğince mahkumiyetine dair verilen kararda sanığın eylemlerinin sübutu, vasıflandırılması, haksız tahrikin varlığı konusunda isabetsizlik bulunmamakta ise de Yerel Mahkemece haksız tahrikin asgari düzeyde oluştuğunun kabulü ve 6136 SY 13/1 maddesi gereğince temel cezanın üst sınıra yakın olacak şekilde 2 yıl 6 ay hapis ve 90 gün adli para cezası olarak tayin edilmesi isabetsizdir, şöyle ki; sanığın kız kardeşi ....'nun işitme engelli olduğu, ailesindeki annesi hariç diğer bireylerin de işitme engelli olduğu, bu özürleri nedeniyle .... ve diğer aile bireylerinin bir çok işlerinin sanık tarafından görüldüğü, takip edildiği, adeta bunların koruyucusu, gözeticisi konumunda olduğu, kendisini onlara karşı daha fazla sorumlu hissettiği, Yerel Mahkemece kabul edildiği üzere, maktul ile .... arasında aynı iş yerinde çalıştıklarından dolayı tanışıklık bulunduğu, zaman zaman görüştükleri, tanık Anıl'ın beyanına göre ....'nun en azından iki defa maktulün evine geldiği, (maktulün bir keresinde .... ile seviştiklerini söylediği) taraflar arasında dosyada örneği bulunan bir çok whatsapp mesajlaşmaları bulunduğu bu mesaj içerikleri incelendiğinde daha çok ....'nun maktule ilgi duyduğu, maktulün ise özellikle bazı mesajlarda ....'yu sadece arkadaş olarak gördüğünü, kendisine hediye almamasını istediğine dair mesajlar bulunmakta ise de olay günü ....'nun kardeşi sanığı çağırarak karakola müracaat için gittikleri, orada ....'nun sanığın tercümanlık yapması suretiyle ifadesinin alınmaya çalışıldığı, burada ....'nun kendisine maktul tarafından tecavüz edildiğini söylediği, sanığın bunu duyunca hiddet ve öfkeye kapıldığı, önceden çağırdığı, annesi, babası ve akrabaları gelince karakoldan ayrılarak maktulü aradığı, buluştuktan sonra maktule yakın mesafeden tabanca ile ateş ederek öldürdüğü, ....'nun şikayetçi olduğu soruşturma evrakında takipsizlik kararı verildiği, tecavüze uğradığına ilişkin açık deliller bulunmamakta ise de sanığın olay sırasında bu hususu öğrenince doğru olduğunu düşünüp kapıldığı elem, ıstırap ve hiddet ile olayı gerçekleştirdiği, sanığın özürlü kardeşine karşı konumu, yaşanan olaylar nazara alındığında TCK 29 maddesi gereğince asgari oranda değil, makul oranda (15 yıl hapis) indirim yapılarak ceza tayin edilmesinin dosya kapsamı ve hakkaniyete uygun düştüğü, keza sanığın ruhsatsız silah taşıyarak 6136 SY muhalefet suçundan dolayı üst sınıra yakın olacak şekilde 2 yıl 6 ay hapis ve 90 gün adli para cezası olarak tayin edilmesi isabetsiz olduğu, sanığın temel cezasının, tabancayı öldürme gibi nitelikli bir suçta olması nazara alınarak alt sınırın üzerinde 1 yıl 6 ay hapis ve 60 gün adli para cezası olarak belirlenmesinin dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun düşeceği vicdani kanısına varılmış, katılan vekilinin olayda tahrik bulunmadığı, az ceza tayin edildiğine yönelik istinaf talepleri yerinde görülmemiş, sanık müdafiinin istinaf talebi yerinde görülerek, Yerel Mahkeme kararı kaldırılarak, aşağıda belirtildiği üzere sanığın mahkumiyetine dair hüküm tesis olunmuştur.
Katılan vekili tarafından ....'nun da olaya iştirak ettiği, ....'nun HTS kayıtlarının araştırılması gerektiği, sanığın olay sırasında karakoldan çıkıp gittiğinden tabancanın üzerinde olamayacağı, karakoldan çıktıktan sonra temin ettiği, bu hususun ve aradığı kişilerle ilgili soruşturmanın genişletilmesi istenilmiş ise de .... ile ilgili açılmış bir dava bulunmadığı, ....'nun sanığı azmettirdiğine dair herhangi bir beyan veya delil bulunmaması, sanığın olay öncesi ve sonrasındaki aradığı kişileri açıkça söyleyip arama sebebini izah etmesi karşısında katılan vekilinin soruşturmanın genişletilmesi talepleri kabul edilmemiştir. Ayrıca katılan vekili Dairemizce dinlenen, duruşmaya ara verilmesi sırasında rahatsızlanması nedeniyle hastaneye kaldırılan tanık ....'nun yeniden dinlenmesini talep etmiş ise de Dairemizce ara vermeden önce alınan tanık ....'nun beyanları, aşamalarda alınan beyanları yeterli görüldüğünden, esasen yukarıda açıklandığı üzere ....'nun adeta koruyucusu veya vasisi pozisyonunda bulunan sanığın karokola gittiklerinde ....'nun beyanlarından tecavüz iddiasını öğrenince haksız tahrik oluştuğundan ayrıca tecavüzün fiilen bulunup bulunmadığının kesin olarak tespiti gerekmediğinden, esasen tanık Anıl Yerel Mahkemedeki beyanında bir keresinde maktulün .... ile seviştiklerini söylediği hususu nazara alınarak bu konuda daha detaylı bir araştırma yapılmamıştır.
Sanık hakkında 6136 SY muhalefet suçundan dolayı tayin olunan ceza hakkında TCK 51 ve CMK 231 maddesinin uygulanması düşünülebilirse de sanığın taşıdığı tabancayı kasten öldürme gibi bir suçta kullanması, bu konuda Dairemizce samimi pişmanlığının gözlemlenmemesi nazara alınarak bir daha suç işlemeyeceği kanaati oluşmadığından sanık hakkında TCK 51 ve CMK 231 maddeleri uygulanmamıştır.
SONUÇ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-)Katılan Necmettin vekilinin istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
2-)Sanık .... vekillerinin istinaf taleplerinin KABULÜ ile, Bursa 4.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 09/04/2019 tarih, 2018/574 esas, 2019/132 karar sayılı kararının hüküm kısmının A ve B bentlerinin KALDIRILMASINA,
3-)Sanık ....'ın 11/07/2018 tarihinde maktul ....'a karşı yüklenen kasten öldürme suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla, eylemine uyan TCK'nın 81.maddesinin 1.fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği zaman ve yer, meydana gelen zararın niteliği göz önünde bulundurularak MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın suçu haksız tahrik altında işlediği anlaşılmakla sanığa verilen cezada TCK'nın 29/1.maddesi gereğince takdiren indirim yapılarak sanığın 15 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkisi gözetilerek sanığa verilen cezada TCK'nın 62.maddesi gereğince takdiren indirim yapılarak 12 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık hakkında 24/11/2015 tarih ve 29542 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. Sayılı kararında iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 MADDE FIKRALARININ TATBİKİNE,
-Sanığın gözaltında ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin TCK'nın 63. maddesi gereğince verilen cezalarından MAHSUBUNA,
-Sanık hakkında verilen cezanın miktarı, tutuklulukta geçirdiği süre, kaçacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunduğu, kaçacağına dair kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunduğu, işlediği sabit görülen suçun TCK'nın 100.maddesinin 3.fıkrasının a) bendinde yazılı olan işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı halinde tutuklama nedeninin de varsayıldığı suçlardan olduğu gözetilerek sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA,
-Hüküm özetinin sanığın bulunduğu ceza infaz kurumuna gönderilmesine,
4-)Sanık ....'ın yüklenen ruhsatsız ateşli silah taşıma suçunu işlediğinin sabit olduğu anlaşılmakla eylemine uyan 6136 Sayılı Kanun'un 13.maddesinin 1.fıkrası gereğince suçun işleniş biçimi, ruhsatsız silahı kasten adam öldürme suçunda kullandığı, sanığın kişisel, sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak ceza belirlenerek 1 YIL 6 AY HAPİS VE 60 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası olumsuz etkileri gözetilerek verilen cezada TCK'nın 62.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 3 AY HAPİS VE 50 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığa doğrudan verilen 50 gün adli para cezasının TCK'nın 52/2 maddesi gereğince sanığın ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak 1 gün karşılığı 20,00-TL takdir edilerek paraya çevrilmek suretiyle sanığın 1.000,00-TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığa doğrudan verilen adli para cezasının miktarı, sanığın sosyal ekonomik durumu gözetilerek taksitlendirme yapılmasına ve ödenmesi için mehil verilmesine takdiren YER OLMADIĞINA,
-Sanık hakkında 24/11/2015 tarih ve 29542 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. Sayılı kararında iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 Sayılı TCK'nın 53/1-2-3 MADDE FIKRALARININ TATBİKİNE,
-Sanığın bu suçla birlikte kasten öldürme suçunu işlemesi nazara alınarak ileride suç işlemekten çekinceğine dair mahkememize olumlu kanaat gelmediğinden TCK 51 ve CMK 231 maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
5-)Katılan kendisini vekille temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi için karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre belirlenen 5.450,00-TL, Dairemiz için 1.700 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılana verilmesine,
6-)İlk derece mahkemesinde yapılan 1.051,60 TL ve 45,90 TL tebligat gideri, 18,05 TL posta gideri olmak üzere 1.115,55 yargılama gideri ile dairemizce yapılan 154,80 TL tebligat gideri, 13,00 TL posta gideri 167,80 TL den ibaret toplam 1,283,35 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, sanık ve vekilleri ile, katılan Necmettin vekillerinin yüzüne karşı, katılan ….., ….. ve ....'nin yokluğunda, 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçundan verilen karar yönünden KESİN, diğer suç yönünden verilen kararın hazır bulunan taraf yönünden tefhim edildiği tarihten itibaren, yokluklarında karar verilen taraf yönünden tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, mütalaaya uygun, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı …… huzuruyla ve oybirliğiyle verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 06/03/2020 (¤¤)