Yerel Mahkemece kasten adam öldürmeye teşebbüs, 6136 Sayılı yasaya muhalefet, Silahlı tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyetlerine dair verilen kararlara katılan sanıklar ve sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, katılan-sanıklar ve sanıklar hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Bilecik C. Başsavcılığının 10/12/2018 tarihli ve 2018/1320 Esas sayılı iddianamesi ile müşteki sanık O. K. hakkında 6136 Sayılı yasaya muhalefet, müşteki sanık Y. E. P. hakkında kasten yaralama, müşteki sanık M. K. hakkında kasten adam öldürmeye teşebbüs, 6136 Sayılı yasaya muhalefet ve silahlı tehdit, sanık H. K. hakkında kasten adam öldürmeye teşebbüs, 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından dolayı eylemlerine uyan 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK 53/1, 54 (müşteki sanık O. K. hakkında); TCK 86/2, 25 (müşteki sanık Y. E. P. hakkında); TCK 106/2-a, 43/2, 53/1, 54, TCK 37 maddesi delaletiyle aynı yasanın 81, 35, 53/1, 54, 63, 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK 53/1, 54 (müşteki sanık M. K.. hakkında); TCK 37 maddesi delaletiyle aynı yasanın 81, 35, 53/1, 54, 63, 6136 Sayılı yasanın 13/1, TCK 53/1, 54 (sanık H. K. hakkında) maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bilecik Ağır Ceza Mahkemesi'nin 06/05/2019 tarih, 2018/423-2019/195 E.K. sayılı kararı ile; sanık M. K. ve H. K.'un 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarında beraatine, katılan-sanık Y. E. P. hakkında katılan sanık M. K.'a kasten yaralama suçundan beraatine, katılan-sanık O. K.'un katılan sanık H. K.'a karşı kasten yaralama suçundan TCK 86/2, 29, 53, 58 md uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanık O. K.'un üzerine atılı 6136 Sayılı kanunun 13/1 maddesine aykırılık suçundan 6136 SY 13/1, TCK 52/2, 53, 58 md uyarınca 1 yıl hapis ve 600 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, katılan sanıklar H. K. ve M. K.'un katılan O.K.'a karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK 37/1 md yollamasıyla TCK 81/1, 35/2, 29, 53, 58 (sanık H. hk.), 63 md uyarınca ayrı ayrı 9'ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, katılan sanıklar H. K. ve M. K.'un katılan sanık Y. E. P.'e yönelik kasten yaralama suçundan TCK 37/1 md yollamasıyla TCK 86/1, 86/3-e, 87/1-son, 29, 53, 58 (sanık H. hk.), 63 md uyarınca ayrı ayrı 3'er yıl 9'ar ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, katılan Sanık M. K.'un katılan sanıklar O. K. ve Y. E. P.'e yönelik silahlı tehdit suçundan TCK 106/2-a, 43/1, 29, 53 md uyarınca 1 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Katılan sanıklar M. K. ve H. K. vekilinin 28/08/2019 tarihli dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının sanıklar lehine bozularak sanıkların beraatlerine, aksi kanaat halinde meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasına yada haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasına, diğer sanıklar O.ve Y. E.'nin 1.olaydan kaynaklı müvekkil H.'a yönelik neticesi sebebiyle ağırlaştırılmış yaralama, hakaret, tehdit ve hürriyeti tahdit suçlarından ve 2.olayda müvekkillere karşı yaralama, hakaret ve tehdit eylemlerinden cezalandırılmalarına karar verilmesini talep etmiştir.
Katılan sanık Y. E. vekilinin 30/07/2019 tarihli dilekçesinde özetle: sanıkları M. ve H. K.'a müvekkili Y. E.'ye karşı eylemlerinden dolayı kasten yaralama suçundan somut nitelendirilmesine uygun olmadığı, tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eylemi olarak değerlendirilmesi gerektiği, sanıklara hukuka aykırı olarak haksız tahrik indirimi yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Katılan sanık O. vekilinin 26/07/2019 tarihli dilekçesinde özetle; Müvekkilinin eksik tahkikat yapılarak hakkaniyete uygun olmayacak şekilde cezalandırıldığını, mahkemece muhallefet suçuna konu silahın kimin olduğu belirlenememiş ise şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince tüm sanıkların beraat etmesi gerektiğini, müvekkilinin H.'a yönelik herhangi bir eyleminin olmadığını, sanıklar M. ve H. hakkında tasarlayarak öldürmeye suçunun sabit olmasına rağmen kasten öldürmeye teşebbüsten hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, haksız tahrikin kimden kaynaklandığının belli olmaması nedeni ile haksız tahrik hükümlerinin de bu sanıklar için uygulanamayacağını, sanık M. tarafından tehdit eylemi nedeni ile en altı sonordan ceza verilerek haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek, müvekkilin tüm suçlardan beraatine, diğer sanıkların cezalandırılmasının talep etmiştir.
IV-SAVUNMA VE İDDİA
Katılan sanık O. K. 06/07/2018 tarihli savcılıktaki ifadesinde;
"Müşteki şüpheli H. K.'u yaklaşık 10 yıldır tanırım. Kendisi taksicilik yapar. Olay günü gece saatlerinde arkadaşım ve yeğenim olan Y. E. P. ile birlikte Ö. C.'in sahibi olduğu dükkanda alkol içtik. Ben Y. E. P.'i köyüne götürmesi için H. K.'u aradım. Kendisi aracıyla geldi. Daha sonra alkol içtiğimiz dükkanın içine bizim davetimiz üzerine girdi. Orada H. K. bana oğluyla ilgili sıkıntıları anlattı. H. K. aşırı alkollüydü. Kendisinin alkollü olmasını görmem üzerine Y. E. P.'i araçla götüremeyeceğini anladım ve kendisine "H. abi sen git, ben Y. E.'yi başka bir taksiyle göndereyim" dedim. H. bana "ben buraya kadar geldim, müşterimi götürmek isterim, paramı alırım" dedi. Ben bunun üzerine H.'a 20 TL para verdim ve gitmesini istedim. Ancak kendisi bu miktarın az olduğunu, daha fazlasını almak istedi, daha fazlasını alabileceğini söyledi. Bu sırada aramızda bir arbede yaşandı, karşılıklı olarak birbirimizi tutarak silkeledik. Ancak kesinlikle birbirimize vurmadık. Y. E. gelerek bizi ayırdı. H. K.'a "siktir git" dedim ve kendisi Y. E.'nin de yardımıyla taksisine kadar götürüldü. H. K. gittikten sonra yerde siyah bir silah gördük. Ben silahı alarak içindeki mermileri ve şarjörü çıkarttım. Yaklaşık 1 saat sonra H. K.beni 0536 936 25 25 numaralı telefonumu aradı ve aynı yerde olup olmadığımızı sordu. Bende aynı yerde olduğumuzu söyledim ve onu beklemeye başladım. Bir müddet sonra H. K.'un düşürmüş olduğunu tahmin ettiğim silahın şarjörünü takarak silahı belime taktım ve dışarıda H. K.'u beklemeye başladım. Bir müddet sonra H. K. oğlu ile birlikte geldi. Oğlu bana "biz almasını biliriz vb" ifadeler kullandı. Daha sonra H. K. araçtan inerek elinde bulunan bıçakla vücudumun üst bölgesine saldırdı. Bu sırada oğlu M. K.'ta elinde bulunan bıçakla bana saldırmaya başladı. Bu sırada bana tehdit ve hakaret içerikli ifadeler kullanıp kullanmadıklarını hatırlamıyorum. Daha sonra Y. E. P. beni onların elinden kurtarmaya çalışırken ona da saldırdılar. M. K. bu sırada araçtan çıkarttığı tüfeği bize doğrulttu. Ben yaralanmamın etkisiyle o sırada aramızda geçen konuşmaları hatırlayamıyorum. Ben olayla ilgili H. K. ve M. K.'tan davacı ve şikayetçiyim. H. K. ve M. K.'un beyanları tarafıma okundu. Her ne kadar Ö. C.'in işyeri içinde H. K.'a tehdit ve hakaret içerikli ifadeler kullandığım, kendisini zorla silahla orada tuttuğumu ve silahla kendisine ateş ettiğimi beyan etmiş ise de, ben bu suçlamaları kesinlikle kabul etmiyorum. Söz konusu silah benim değildir. Yukarıda ifadem de bahsettiğim gibi silahı ben H. K.oradan ayrıldıktan sonra gördüm ve silahı kesinlikle kullanmadım. Ben H. K. ve M. K.'un hakkımdaki iddialarını kabul etmiyor ve üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum. Savunmam bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan sanık ..... 31/01/2019 tarihli yerel mahkemece alınan savunmasında;
"Efendim aynı gün, o günü oturuyorduk biz dükkandı evlere gitmek için taksi çağırdık. H. K. geldi, kendisini aradım. Biz kendimiz otururken alkol bitmediği için içeri davet ettim biraz beklemesini söyledim. Fakat kendisi gördüğüm kadarıyla daha alkollüydü. Biraz oturduktan sonra zaten alkolün etkisiyle zaten kendi oğlundan biraz şikayetçi olduğunu, bu şekilde beyanlarda bulundu, şikayet etti kendi oğlunu. Abi dedim sen biraz alkollüsün sen git dedim ben başkasıyla giderim dedim, gerek yok dedim. Bu şekilde olunca bu seferde ben geldim, müşterimi götürmeden gitmem gibisinden konuştu. 20 lira para verdim ben o zaman. Dedim abi sen git ben başkasıyla giderim dedim. Kabul etmedi ondan sonra biraz bu olaydan sonra zaten biraz sert konuşmaya başladık. En son ayağa kalkıp birbirimizi silkeleme gibi bir şey oldu. Ondan sonra E.'ye dedim ben, E. arabasına kadar H. K.'u yolladı. Ondan sonra biz yeniden geçtik oturduk. O arada yarım saat bir saat sonra tekrar aradı beni, dedi böyle böyle "yine aynı yerde misin" dedi, "evet abi" dedim. 15-20 dakika sonra geri geldi, o arabadan indiği gibi beni bıçaklamaya başladılar. E. dükkanda duruyordu zaten, beni bıçaklamaya başladıklarını görünce haliyle beni kurtarmak için koştu. Ama o sırada ona da saldırdılar. Silahı H. K. çıktıktan sonra yerde buldum ben. İkinciye aramasının sebebi zaten sanırım silahı almaya geliyor diye düşünmüştüm ve nitekimde zaten silahı alıp gittiler. İlk ifademde hastanedeydim zaten. İkinci gün hastanede ifade aldılar. Yani açık bir ifade vermemiştim zaten. Telefonum emniyette incelendi, bu şekilde bir fotoğraf yoktu. Tüfeği en son bana doğrulttuydu fakat oraları net hatırlayamıyorum. Yerde zaten yarı baygındım. Efendim zaten geç saat olduğu için hava almak için çıktım zaten. O araya girme sebebim de karşıdaki dükkana baktım camdan içeri baktım. Ayrı gidecektik. E. köye gidecekti ben burada Bozüyük'teki evime gidecektim. İkinci seferde ben taksiciyi çağırmadım. Yani gitmek amaçlı çağırmadım. Kendisi beni aradı aynı yerde misin diye kendisi geldi" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık; hukuki neticeleri hatırlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini belirtmiştir.
Katılan Sanık O. K. Dairemizce Alınan Savunmasında: Ben daha önce mahkemede ifade vermiştim okunsun, tabanca bana ait değildir, ilk olaydan sonra H. gidince tabancayı yerde gördüm, şikayetçiyim, katılan sıfatım devam ediyor, o ifadeyi hastanede verdim, olayın sıcaklığıyla yaralı halde bu şekilde söyledim, sonraki ifadelerim daha detaylı ve doğrudur, "demiştir.
Katılan sanık Y. E. P. 31/01/2019 tarihli yerel mahkemece alınan savunmasında;
"Efendim biz o akşam O.K.'la beraber dükkanda oturuyorduk. Alkol almıştık, alıyorduk daha doğrusu sohbet muhabbet. Saat de geç olduğu için eve gitmek üzere taksi çağırdık daha doğrusu O. K. çağırdı. Gelen taksiciyi ben zaten tanımıyorum. Kendisi geldiğinde de benim karşılamamı söylemişti hani daha alkolümüzün olduğu için. Ondan sonra ben taksiciyi karşıladım içeriye oturduk. Kendisi geldiğinde kendisi de alkollüydü beraber oturduk. Alkolümüz bittikten sonra beraber çıkacaktık. İçeride oturduğumuzda efendim bilgisayarda müzik dinliyorduk beraber. Ben taksiciyi tanımadığım için pek fazla muhabbete dahil olmadım. Oralarda bilgisayarda müzik dinliyordum. Ondan sonra lavobaya girmiştim efendim. Lavoboya girdiğimde ses duymuştum, yüksek bir ses. Tam olarak ne olduğunu hatırlamayadım, duymadım yani. Çıktığımda ikisi de ayaktaydı. Ben de bir şey olduğunu arz ederek araya girdim. İkisi iki tarafı da oturttum sakinleşti. Muhabbete sohbete devam etmeye başladık. Ondan sonra efendim taksici gitmek istedi ben eve gideceğim diye efendim. O. K. da gitmesini söyledi. Gidebilirsin diye. Taksici sonra gitti efendim biz oturmaya devam ettik. Üzerinden biraz zaman geçtikten sonra O.. K.'a bir telefon geldi. Ben o karşı taraftan geldiğini bilmiyordum ama efendim, taksicinin aradığını. Ondan sonra O.K.telefon elinde dışarıya çıktı. Ben telefonda özel bir şey görüşecek diyerekten karşı tarafın geleceğini bilmiyordum. Sonra içeride bilgisayarda oyalandım ben. Tekrar lavobaya girdim. Çıktığımda yine girmemişti O. K. Dışarı çıkıp baktığımda efendim kimseyi göremedim. Tekrar lavobaya doğru yöneldiğimde araba sesi duydum. Ondan sonra tekrar dışarıya çıktığımda daha doğrusu baktığımda O. K. yerdeydi, diğer iki şahıs da saldırı halindeydi efendim ben de saldırıyı dağıtmak amaçlı efendim olayı ayırmak amaçlı girişimde bulundum. Sonrası bu şekilde efendim. En son gördüğümde iki sefer kendimden gitmiştim efendim. En son gördüğümde tüfek görmüştüm, daha sonrasını hatırlamıyorum zaten. Tabanca görmedim. Ben ayırmak için araya girdim. Girdiğim sırada da H. K. arkamdan iki sefer bıçakladı döndüğümde önünden bıçaklamaya başladı. Arkadan da yere düşen şahıs ayırmak amacıyla girdiğimde kalkarak müdahalade bulundu efendim, sonradan zaten yere yıkıldım. Duyduğum ses hani hakaret veya başka bir şey değildi, tam olarak kelime anlamında bir şey duymadım. Sadece ses duydum. Tuvalette de oturduğumuz yerin mesafesi böyle çok uzak bir mesafe de değil efendim. Tartışma anlamında da öyle kelime olarak şudur, bu diye bir şey duymadım. Ambulans ve polisi efendim şöyle cevap vereyim; ambulans ve polisi bizzat kendi telefonumdan aradım. Ne kadar zaman geçtiğini hatırlamıyorum çünkü kendime geldiğimde yerde yatıyordum. ....oruk da yerde yatıyordu. Bağırıp sesimin çıktığı kadar haykırmama rağmen, cevap vermedi ona rağmen kalktım telefon yanımda değildi ceplerimi yokladım acaba diyerekten, bir şekilde telefonumu buldum. Ambulans ve polisi kendim aradım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık; hukuki neticeleri hatırlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini belirtmiştir.
Katılan Sanık Y. E. P. Dairemizce Alınan Savunmasında: Ben daha önce mahkemede ifade vermiştim okunsun, ekleyecek bir husus yoktur, ben tabanca ne masada ne sandalyede ne de yerde görmedim, O.'ın tabancası olup olmadığını da bilmiyorum, şikayetçiyim, katılan sıfatım devam ediyor, ilk olay sırasında ben O.'la H.'ın bağırışma seslerini duydum ancak küfür ve hakaret duymadım, silah sesi de duymadım," demiştir.
Katılan sanık M. K. 06/07/2018 tarihli savcılıktaki ifadesinde;
"O. K.'un babamın müşterisi olması nedeniyle tanırım. Y. E. P.'i ise tanımam. Sadece simaen birkaç kez görmüşlüğüm vardır. Olay günü saat 05:30 sıralarında babam H. K.beni telefonla arayarak işe gitmem amacıyla uyandırdı. Ben babamın kullanmış olduğu araca daha önceden arkadaşım olan ve Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan Demirçelik Fabrikası'nda çalışan Ö. A.'in bana tamir için vermiş olduğu tüfeği de alarak bindim. Babam yolda O. isimli şahsı arayarak ".... gülüm, gideceksiniz sizi de gideceğiniz yere bırakayım" dedi. Daha sonra babamla birlikte söz konusu yere araçla geldik. Ben aracın içerisinden baktığımda O. isimli şahıs kenarda bekliyordu. .... araca doğru gelirken elini belinde bulunan silaha doğru götürüyordu. Ben araçtan indim ve .... İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde vermiş olduğum ifademde belirttiğim tehdit ve hakaret içerikli ifadeleri babam H. K. ve bana yöneltti. Daha sonra babam H. K.'ta araçtan inerek yanımıza geldi. Bu sırada O. elini silaha götürecekken babam bıçak ile O.'a saldırdı. Bende O.'da duran silahın etkisiyle yanımdaki bıçağı çıkartarak karın bölgesine saldırdım. Bu sırada O. K.'un belindeki silah yere düştü. Y. E. P. arkamdan gelerek bana saldırdı ve beni yere düşürdü. Ayrıca yerdeyken Y. E. P. bana "sen miydin orospu çouğu, öldürecez sizi" diyerek hakaret ve tehdit etti. Daha sonra babam Y. E.'ye bıçakla saldırdı. Daha sonra ben düştüğüm yerden kalktım. Y. E. P.'e bıçakla saldırıp saldırmadığımı hatırlamıyorum. Ben babamın aracına yönelerek çalışmadığını bildiğim tüfeği aldım ve Y. E. P. ile O. K.'a doğrulttum. Bu sırada ben şahıslara tehdit ve hakaret içerikli birşey söyleyip söylemediğimi hatırlamıyorum. Biz O. K. ve Y. E. P.'i yaralı şekilde sağlık ve emniyet güçlerine olayı haber vermeden olay yerinden ayrıldık. Olay yerinden ayrılırken Y. E. P. yerde bulunan silahı alıp bize zarar vermemesi amacıyla ben O. K.'a ait olduğunu düşündüğüm silahı aldım. Ben babama beni servise bırakmasını söyledim ve daha sonra servisle Söğüt ilçesinde bulunan Söğütsen Seramik Fabrikası'na çalışmaya gittim. Öğleye kadar orada çalışıp izin alıp işyerinden ayrıldım. Karşı taraftan bana yönelik yapılabilecek saldırılardan korunmak amacıyla yaklaşık 4-5 gün dağlarda saklandım. Daha sonra teslim oldum. Yaşanılan olaylarla ilgili O. K.'tan tehdit ve hakaret suçundan, Y. E. P.'ten ise yaralama, tehdit ve hakaret suçlarından şikayetçi ve davacıyım. Aramızda yaşanılan olay ifademde bahsetmiş olduğum gibi gerçekleşmiştir. Y. E. P. ve O. K.'un ayrıca hakkımdaki iddialarını ve üzerime atılı suçlamaları ifademde bahsettiğim hususlar dışında kabul etmiyorum. Savunmam bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan sanık M. K. 31/01/2019 tarihli yerel mahkemece alınan savunmasında;
"Efendim olayın yaşandığı zaman Söğüt Seramikte çalışıyordum ve altı aylık çocuğum vardı, çocuğum var. Çocuğumdan dolayı zaten gecem gündüzüm belli değil, sabah fabrikaya geç kalıyordum çoğu zaman babam arayarak uyandırıyor veya durağa bırakıyor. Olayın olduğu gün normal tüfeği alarak şey yaptım babam normal uyandırdı ve hazır araba olmuşken saat 4 'te işten çıktktan sonra da tüfeği tamire bırakırım, yan tarafında da yemci var oradan yemi alırım çiftliğe dönerim gibisine düşünüyordum. Ondan sonra sabah çıktık beraber, zaten arızalıydı ve yolda giderken babam dedi O. abinlerde bekliyor dedi, .... abinleri bırakalım, oradan seni durağa bırakırız dedi oradan geçerim ben eve dedi ve telefonla tam dükkana yaklaştığımız zaman aradı. Hala dükkanda mısın dedi, gelip alalım bırakalım gideceğin yere dedi. Ondan sonra cevapta dükkanda olarak geldi karşı taraftan. Dükkana tam yaklaştık önünde durduk, dükkanın sol tarafta olduğunu biliyordum bende sağ taraftan elleri cebinde şeklinde geldi O. K., o sıra tam arka koltuğa geçeyim dedim. Sonuçta müşteri olduğu için öne oturmak ister. Araba ön koltuktan indim selam verip arka koltuğa geçecektim. O sırada tam yaklaşırken seni dövdüğümüz yetmedi mi dedi. Oğlunuda mı getirdin orospu çocuğu dedi. Ondan sonra ne olduğunu anlamadım sonra bana döndü, sende mi dayak yemeye geldin dedi, kahpe çocuğu dedi. Öyle olunca tam elini hafif yaklaştırdı o sırada silahı farkettim. Silahı çekecek gibi olunca istemeyerek yani olay gerçekleşti yani efendim. Tam babamı ve bana zarar verdiği için üzerimde olan bıçağı savurdum. Fabrikada bakımcıyım efendim ben. Sabahları normalde 8-4'lerde veya 4-12'lerde bakım yapıyoruz, kayış falan kesiyoruz. Üzerimizde taşıyoruz bıçağı da, fabrikalarda taşıdığım zaman alıyorlar bulamıyoruz. O yüzden akşamdan bir gün öncesinden bırakmıştım zaten arabaya. O gün sabah ta fabrikaya gideceğim için üzerime alayım, üzerimde dursun, fabrikada lazım oluyor amacıyla almıştım. O sırada olay yaşanırken daha önceden husumetimiz veya tanışıklığımız yok. Olay yaşandığı zaman efendim arkamdan bir darbe aldım yere düştüm, ellerim falan kanadı her tarafım. O sırada başımı çevirdiğimde arkamda bir kişi daha olduğunu farkettim yani Y. E.'ye de zarar verebilecek bize zarar verebilecek şeyiyle yani oldu efendim. O.K.'u bir iki defa falan yani babam keçileri falan güderken öyle O. abin de olacak onu gideceği yere bırakıver gibisiyle götürmüştüm efendim. Y. E. sürekli silaha bakıyordu yerdeyken efendim, tehlike arz edecek arkamızdan ateş edebilirler giderken gibisine almıştım yanımıza. Silaha bakıp bize bakır duruyordu. Silahı aldık efendim, koydum bir yere zaten teslim olurken de teslim ettik kolluk kuvvetlerine. Tüfeği zaten arkadaştan arızalı olarak almıştım efendim, yani tamirini yaptırdıktan sonra bir sıkıntı çıkmazsa kendi üzerime alacaktım silahı. O sırada Y. E. sürekli silaha bakıp bize bakınca arabaya doğru dönerken geri gideceğimiz vakit arkamızdan ateş etme korkusuyla aldık. Y. E. daha yakındı efendim. Y. E. silaha bakıp duruyordu ondan korktuğumuz için arkamızdan ateş edecek korkusuyla aldım. Olmaz efendim. Sadece tuttuğum gibi teslim ettim. Söğüt seramikte çalıştığım için nereden baksan 50 dakika 1 saat yol sürüyor. İş başlangıcı 07:45 geçe hazır oluyoruz. Tüfeği zaten saat 4'ten sonra işten çıktıktan sonra bırakırım, yemimi alırım oradan gelirim amacıyla almıştım yanıma efendim. Zaten tüfeği, tüfeğin sahibi sürekli baskı yapıyordu artık üzerine. Yani sıkıntı olabilir gibisine. O anda araba hazır olunca yani araba evin önünde olunca işten çıktığım gibi direk gelirim tüfeği bırakıp tamire, oradan da yem alırım bir taraftan ve geri dönerim amacıyla almıştım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık; hukuki neticeleri hatırlatılan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ettiğini belirtmiştir.
Katılan Sanık M. K. Dairemizce Alınan Savunmasında: Ben daha önce mahkemede ifade vermiştim okunsun, ekleyecek bir husus yoktur, tüfeği olaydan bir iki hafta önce almıştım, tamire götürecektim, o gün bu amaçla aldım, tüfek arızalıydı, ben sabah 8 de mesaiye başlıyorum, benim oturduğum yerle Bozuyük arası 2 buçuk km dir. Bozuyükten sersive binip 30 km ötedeki Söğüt'e gidiyorum, ....'ın elinde tabancayı görmüştüm, elini beline yaklaştırdı, silahı çekecek sandım, önce babam bıçak savurdu, sonra ben vurdum, ben Y. E.'ye vurup vurmadığımı hatırlamıyorum, olay sonrası kaçtım, kaçtığım sırada babamla beraber değildim, karşı taraf silah çekecek diye tüfeği doğrulttum uzak durun dedim, tüfekte fişek yoktu heralde hatırlamıyorum ama arızalıydı," demiştir.
Sanık H. K.06/07/2018 tarihli savcılıktaki ifadesinde;
"Ben Bozüyük ilçesinde taksicilik işi ile geçimimi sağlarım. O. K.'u yaklaşık 7 yıldır tanırım. Aramızda herhangi bir husumet bulunmamaktadır. Olay günü gece saatlerinde beni arayarak taksi lazım olduğunu söyledi ve bana adres tarif etti. Bende söylenilen adrese gittim. Gittiğim adreste beni daha önceden tanımadığım Y. E. isimli şahıs karşıladı. O. ve Y. E. beni içeriye davet etti. İçeriye girdiğimde alkol masası kurulmuştu. Masanın kenarında üç tane sandalye vardı. İki sandalyeye kendileri oturdu. Bir sandalyenin üzerinde ise siyah bir tabanca vardı. Ben oturmak amacıyla sandalyeden alarak masanın üzerine koydum. Bu hareketim üzerine O.'ın morali bozuldu ve hiç alakasız şekilde bir köpek muhabbeti açtı. Daha sonra bana İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde vermiş olduğum ifademde bahsettiğim tehdit ve hakaret içerikli ifadeleri kullandı. Ben söz konusu dükkandan çıkmak istedim. Ancak .... ve Y. E. buna müsade etmeyerek beni sandalyeye oturttular. Daha sonra O.'ın talimatıyla dükkanın kapısını iç taraftan kilitledi. .... orada bulunan tabanca ile benim omuz hizama doğru bir el ateş etti. Mermi benim kafamın yanımdan geçti. Ben daha çok korktuğum için çıkmak için yalvarmaya başladım. Yaklaşık 1 saat boyunca orada beni zorla tuttular. Bu süre içerisinde .... ve Y. E. beni darp etti. Ben onlara vurmadım. Ben onlara tehdit ve hakaret içerikli bir ifade kullanmadım. Daha sonra O.'ın izniyle dükkandan çıkarıldım ve aracımla Yeşilkent mahallesine hayvanlarıma yem vermeye gittim. .... ve Y. E. hayvanlarıma yem verdikten sonra tekrar kendilerini aracımla almamı istedi. Bende hayvanlarıma yem verdikten sonra oğlum M. K.'u telefonla arayarak işe gitmek için uyandırdım. Daha sonra onu da işe götürmek için aracıma aldım. Oğlum M. yanında tamir ettirmek amacıyla kendisine ait olan tüfeği de getirdi ve aracıma koydu. Ben ....'dan korktuğum için aramızda geçen bu olayı emniyete giderek anlatamadım. Ben oğlumla birlikte O. ve Y. E.'yi almak için onların bulunduğu yere gittim. Araçla gittiğimde O. ve Y. E. karşılıklı olarak sokakların başında bizi bekliyorlardı. Araçtan önce oğlum indi. Daha sonra ben indim. Ben araç içerisinde baktığımda O.'ın belinde silah görmem üzerine aracımda bulunan bıçağı da aldım ve indim. O. bana "seni dövdüğüm yetmedi mi oğlunu da getirdin" demesi üzerine ve silahı da O.'ın belinde görmem üzerine kendimi korumak amacıyla yanımda bulunan bıçakla O.'ın vücudun çeşitli yerlerine saldırdım. Bu sırada Y. E. isimli şahısta geldi. Bizi itekledi. Ben Y. E. isimli şahsa da bıçakla saldırdım. Oğlum M. K.'un o sırada ne yaptığını görmedim ve olayın şokuyla aramızda geçen konuşmayı hatırlayamıyorum. Olayın şokundan dolayı O. ve Y. E.'nin olay yerinde yaralanmış vaziyette bırakıldığını güvenlik güçlerine ve sağlık ekiplerine haber vermeden olay yerinden ayrıldım. Ben İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde vermiş olduğum ifademde ve şu anda vermiş olduğum ifademde bahsettiğim olaylarla ilgili O. K. ve Y. E. P. isimli şahıslardan şikayetçi ve davacıyım. O. K.'un ifadesi bana okundu. Kendisinin ifadesinde bahsetitği gibi ben söz konusu dükkana silahla gitmedim. Çünkü benim silahım bulunmamaktadır. Kendisi ile taksi ücreti ile ilgili aramızda bir tartışma geçmedi. Ben O.K.'a vurmadım. O. K. ve yunus E. P.'in üzerime isnat ettikleri hiçbir suçlamayı kabul etmiyorum. Savunmam bundan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık H. K. 31/01/2019 tarihli yerel mahkemece alınan savunmasında;
"Uzun yıllardır taksicilik yapıyorum yine o gece taksimi çalıştırırken O.K. beni aradı saat 03:00 gibi cep telefonundan aradı. Daha önce 9-10 defa gideceği yere götürmüştüm. Taksici müşteri tanışıklığım vardır. Aradı, adresi sordum. Adrese vardığımda Y. E. karşıladı beni. İçeriye girmemi söylediler. Girdim içeri, içeride Y. E. ve O. K. iki sandalyede oturuyordu fakat üç sandalye vardı. Üçüncü sandalyeye O. K. oturmamı söyledi, otur sandalyeye dedi. Sandalyenin üzerinde tabanca vardı. Ben de tabancı var dedi, iki üç sefer tekrarladı. Otur sandalyeye dedi ve bende tabancayı aldım onların içki içiyorlardı. Masanın üzerine bıraktım tabancayı ve sonra üçüncü sandalyeye oturdum. Tabi tabanca yer değiştirince O. K. sinirlendi hiç alakası olmayan " köpek, benim köpek herkesi ısırır" dedi, seni de ısırır dedi. Ben de konuyu pek anlamadım. Dedim ben hayvanları severim benim de keçi ve tavuklarım var köpeğim var dedim. O arada kalktı ayağa bana yumruk vurdu. Ben otururken yumruk vurdu yere düştüm yere yerde ikisi de tekmelediler. Bu arada ana avrat, "ananı avradını sikerim, orospu çocuğusun, hep taksiciler zaten senin gibi oluyor" gibi hakaretlerle beni yerde tekmelediler. Sonra ben yalvardım dedim; " aramızda bir sorun yok biz ağabey kardeşiz. Niye böyle yapıyorsun" dedim. Tekrar sandalyeye oturttular. O arada yüzümü yıkattırdılar lavobaya götürdüler. Tabi ben mekanı bilmediğim için yüzümü yıkattılar. Bu işin tadı kaçtı ben gidiyorum dedim. Sen gidemezsin dedi, o tezgahın üzerinde tabanca vardı, diğer şahısa ver şu tabancayı dedi. O belindeki tabancayı uzattı, 'onu değil şunu ver lan'' dedi. O tabancayı eline aldı ve ben "tadı kaçtı bu işin gidiyorum dedim". Gidemezsin benden izinsiz nasıl gidiyorsun dedi orospu çocuğu, sen kim oluyorsun" dedi. Tekrar sandalyeye oturttular. Bu arada tabi ben yalvardım yakardım " biz ağabey kardeşiz, bizim aramızda sorun yok, sakin ol" diye yalvardım yakardım ve yarım saat elli dakika arasında beni salladılar. Tabi tabancayı eline alır almaz O.şarjörü takıp ateş etti benim omuz hizamdan. Ben de korktum ikna yoluna gittim yani. İkna etmeye çalıştım. O bana küfür etti hakaret etti, ikna yoluna gittim. Sonra "ben gitmek istiyorum işim gücüm var, keçileri yemleyeceğim" dedim. "Gidemezsin" dedi. İşte o süre zarfında tuttu beni en az yarım saat ve elli dakika arasında. Tabi biraz yumuşadı benim ikna çabam sonucunda. Biraz yumuşadı, dedi "bizi gelip alacaksın gideceğimiz yere bırakacaksın" dedi. Yani geçmişimi zaten biliyorsundur dedi. "evini yurdunu biliyorum" dedi. "Aileni dağa kaldırırım gelmezsen" dedi. "Daha önce amcamlarla dağa kaldırdık, duymuşsundur" dedi. Ben de o korkuyla geri döneceğime söz verdim ve geri döndüm, evlerine bıramaya. Sabah hayvanlarımı yemledikten sonra oğlumu dışarıda söğütte çalıştığı için servis durağına bırakıyordum. Hayvanlarımızı yemleyip rutin olarak, onu servis durağına bırakmak için aldım arabaya, çağırdım cep telefonuyla aldım arabaya. Çağırdım cep telefonuyla arabaya. Mekana giderken, geceki mekana giderken O.'a telefon ederken dedim "gülüm aynı yerde misiniz?", "Aynı yerdeyiz" dedi. Almaya oğlumla beraber giderken telefonlaştık ve haberleştik. Oğlumla almaya vardık, dükkan sol tarafımızda kalıyordu, beni park ettiğim halde sol tarafımızda kalıyordu. Arabanın içinde beklerken .... sağdan çıktı geldi, elleri cebinde. Tabi ben anlayamadım neden dükkandan gelmiyor da sağdan geliyor diye. Belinde akşamki bana ateş ettiği silah vardı, namlusunu gördüm elleri cebinde. Montu altından namlusunu gördüm. Kapı açık oğlum aşağı indi ne için indiğini de bilmiyorum. Arabadan aşağı indi. Arabanın kapısı açık olduğu için dedi^" Orospu çocuğu seni dövdüğüm yetmiyor mu oğlunu da mı getirdin" diye. Ben de kötü niyetli olduğunu düşünerek arabanın sol kapısının cebinde bıçağım vardı ekmek bıçağı, hayvancılık yaptığım için gece çalışıyorum ekmek bıçağı vardı. Bıçağımı alıp aşağı indim ve o arada oğluma da hakaret etmeye başladı. Kötü bir durum olacağını düşünerek elini belindeki tabancaya attığını görünce ben kendimi savunmak için rastgele ben bıçağı savurdum yani olay bundan ibarettir. İfadem bundan ibarettir. İçeriden ayrılırken "kimseye haber vermeyeceksin, kimseye haberdar etmeyeceksin, çoluğunu çocuğunu dağa kaldırırım, daha önce de amcamla kaldırdık, iki tane de taksiciyi dövdüm haberin vardır" diye söz verdirdi. Bu sebeple güvenlik güçlerine haber vermedim. Korktuğum için haber vermedim. Tüfekle alakam yoktur efendim. Tüfek oğlumun haberdar olduğu bir konudur. Benim haberim yoktur. Tüfeği gördüğümde "tamire götüreceğim baba" dedi. "Akşam işten çıktıktan sonra tamire götüreceğim" dedi. Bir arkadaştan satın almaya, aldım, Tamir ettirebilirsem satın alacağım" dedi. O kadar bilgim var efendim. Tabancayı belinde namlusunu ve elini beline attığı zaman gördüm. Geceden sona ama. Gece masanın üzerindeydi o tabanca ve diğer tabanca da Y. E.'nin belindeydi önü de açıktı. Oğlum arabaya getirdiğinde gördüm tabancayı. Daha önce ateş etmesini önlemek için aldım dedi. Yani arabada görünce elinde ateş etmesini önlemek için aldım dedi. Özür dilerim ağzım kuruyor. Dilim biraz sıkıntı var efendim, şeker rahatsızlığım var. Y. E.'yi o gece tanıdım, daha önce tanışıklığım yok. Bir husumetim yok. O gece olaylara ....la beraber karıştıkları için öyle bir fiili bir olay yaşadık. Arkamız dönükken o da gece yaşadığımız dükkandan koşarak geldi oğluma diz ve yumrukla girişti, o sebeple korumak için onu savundum yani savunma yaptım" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan Sanık H. K. Dairemizce Alınan Savunmasında: Ben daha önce mahkemede ifade vermiştim okunsun, ekleyecek bir husus yoktur, tabanca bana ait değildir, yaşanan olaydan dolayı pişmanım, şikayetçiyim, katılan sıfatım devam ediyor, yoktur, tabanca bana ait değildir, yaşanan olaydan dolayı pişmanım, şikayetçiyim, katılan sıfatım devam ediyor, daha önce böyle bir olay yaşamadığım için aileler arasında kargaşa çıkmasın, diye kaçtım, o gün alkollü değildim, çalışırken alkol almam, onun dışında alkol aldığım olur," demiştir.
V-)DELİLLER:
1-)Sanıklara ait nüfus kayıt örneği ve adli sicil kaydı.
2-)Genel adli muayene raporu.
3-)Üst arama ve yakalama tutanağı.
4-)Rıza ile teslim ve muhafaza altına alma tutanağı.
5-)Görüntü izleme tutanağı.
6-)Parmak izi ve fotoğraf kayıt formu.
7-)Parmak izi uzmanlık raporu.
8-)Olay yeri inceleme raporu.
9-)Uzmanlık raporu.
10-Adli Tıp Kurumu Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 01/10/2018 tarihli raporu.
11-Adli Tıp Kurumu Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07/11/2018 tarihli raporu.
12-Bilecik Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Bilecik Devlet Hastanesinin 23/10/2018 tarihli yazısı.
13-Bilecik C. Başsavcılığının 10/12/2018 tarihli ve 2018/619 Sayılı emanet eşya makbuzu.
14-Sosyal ve ekonomik durum araştırma tutanağı.
15-Bilecik Valiliği İl Sağlık Müdürlüğü Bilecik Bozüyük Devlet Hastanesinin 04/01/2019 tarihli yazısı.
16-Araştırma tutanağı.
17-Uzlaştırma raporu.
18-Adli Tıp Kurumu Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11/03/2019 tarihli raporu.
Tanık E. A. 31/01/2019 tarihli yerel mahkemece alınan ifadesinde;
"Ben olaydan önce M. K. isimli şahsa av tüfeğimi 250-300,00 TL civarında bir paraya satmıştım, ben M.'yı babasından dolayı tanırım, babasıyla 17 yıl beraber çalışmıştık, olayda ele geçen av tüfeğinin ruhsatı halen benim üzerimedir, tüfek çalışır vaziyetteydi, benim olayın oluş anı ile ilgili herhangi bir bilgim veya görgüm yoktur. H. K.'un silahı olup olmadığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre katılan sanıklar O.K. ve Y. E. P. vekillerinin kendi müvekkilleri lehine yapmış oldukları istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini, diğer istina taleplerinin kabulüne karar verilmesini buna göre;
1-)katılan sanıklar H. ve M. K.'un .....'a karşı eylemlerine uyan TCK 37/1 maddesi delaletiyle TCK 81/1, 35/2, 29, 62, 53, 58, 63 maddelerince ayrı ayrı cezalandırılmalarına, teşebbüs ve tahrik indirimlerinin dosya kapsamı ile sanıklar lehine olarak yeniden değerlendirilmesine karar verilmesi,
2-)Katılan sanıklar H. ve M. K.'un Y. E. P.'e karşı eylemlerinin de öldürmeye teşebbüs olarak kabulüyle eylemlerine uyan TCK 37/1 maddesi delaletiyle TCK 81/1, 35/2, 29, 62, 53, 58, 63 maddelerince ayrı ayrı cezalandırılmalarına, teşebbüs ve tahrik indirimlerinin dosya kapsamı ile sanıklar lehine olarak yeniden değerlendirilmesine karar verilmesi,
3-)Sanık M. K. hakkında tehdit suçundan cezalandırılması yönünde karar verilmiş ise de sanığın bu eyleminin öldürmeye teşebbüs eylemleri içerisinde eridiği anlaşılmakla sanığın bu suçtan beraatine karar verilmesi,
4-) Mütalaa kapsamı ile sanıkların tutuklanma tarihleri nazara alınarak tuutukluluk hallerinin devamına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur ." demiştir.
VII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda;
"Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde iddia, katılan sanıklar ve sanığın savunması, tanık beyanı, tutanaklar, nüfus ve adli sicil kayıtları ile tüm dosya içeriğinden;
Katılan sanık Y. E. ile diğer katılan sanık O. K.'un arkadaş oldukları, olay günü birlikte alkol aldıkları, katılan sanık ....'ın, evlere dağılmak için taksici olan sanık H. K.'u aradığı, sanık H.'ın dükkana geldiği, katılan sanık Y. E.'nin sanık H.'ı karşıladığı ve dükkana beraber girdikleri, sanık H.'ın bu sırada alkollü olduğu, beraber alkol almaya devam ettikleri, belirlenemeyen bir sebepten ötürü katılan sanık .... ve sanık H. arasında tartışma çıktığı, bu tartışma arbede döndüğü, birbirlerine darp uyguladıkları ve karşılıklı küfür ettikleri, katılan sanık Y. E.'nin tartışmayı ayırdığı, katılan sanık Y., sanık H.'ı dükkandan çıkarttığı ve sanık H.'ın aracına binerek gittiği, bunun üzerine yarım saat sonra sanık H. yanına katılan sanık M. K.'u da alarak geri döndüğü, katılan sanık O.'ın yanına gelmesiyle sanık H. ve katılan sanık M. cebindeki bıçakları çıkararak katılan sanık O.'a saldırdıkları, katılan sanık O.'ın yere düştüğü, yere düşmesiyle sanık H.'ın bıçaklamaya devam ettiği, katılan sanık M. ise tekmelemeye başladığı, diğer katılan sanık Y., saldırıyı defetmek için katılan sanık M.'yı iterek yere düşürdüğü, yere düşmesiyle elindeki bıçağı da düşürdüğü, bu sırada sanık H. da, katılan sanık Y.'u sırt bölgesinden bıçakladığı, diğer katılan sanık O.'ın yere kalktığını gören sanık H., katılan sanık O.'ı bıçaklamaya devam ettiği, katılan sanık M. ise, o panik ile düşürdüğü bıçağı bulamadığından araca yönelerek tüfeği aldığı ve katılan sanıklar O.'a ve Y. E.'ye doğrulttuğu, bu sırada sanık H. ise kaçmaya çalışan katılan sanık O.'ı ardarda bıçaklamaya devam ettiği, katılan sanık M. ve sanık H. eylemlerine son vererek araca doğru yöneldikleri, bu esnada katılan sanık M. araca binmeden önce Y.'u ve O.'ı tehdit ettiği ve olay yerinden kaçtıkları hayatın olağan akışı ve olayın intikal şekli gözetildiğinde sabit kabul edilmiştir.
Katılan Sanık H. K. savunmasında özetle; katılan sanık O.'ı öncesinde tanıdığını aralarında herhangi bir husumetinin bulunmadığını, O.'ın kendisini çağırdığını, geldiğinde alkol masasının kurulmuş olduğunu, O.'ın kendisine hakaret ve tehdit içerikli sözler söylediğini, silah ile omzunun üzerine doğru ateş ettiğini, korktuğu için dükkandan çıkmaya çalıştığını, ancak dükkanın kapılarını kilitlediklerini, katılan sanıklar .... ve Y. E.'nin kendisini darp ettiklerini, yerde tekmediklerini, daha sonra kendisinin çıkmasına izin verdiklerini, oradan ayrıldıktan sonra hayvanlarına yem verdiğini, yem vermesi bittikten sonra oğlunu işe götürmek için uyandırdığını ve oğlunu almaya gittiğini, bu sırada katılan sanıklar O. ve Y. E. tekrar kendisini arayarak çağırdıklarını ve yanlarına gittiklerini, diğer katılan sanıkların dükkanına gittiklerinde kendilerini kapıda beklediklerini ve katılan sanık ....'ın kendisini tehdit ettiğini, katılan sanık ....'ın belindeki silahın namlusunu gördüğünü, kendini korumak amacıyla saldırdığını beyan etmiştir.
Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07.11.2018 tarihli raporunda, katılan sanık ....'ın vücudunda beş adet kesici delici alet yaralanmasının bulunduğu, bu yaralanmalardan 2 tanesinin göğüs bölgesinde olduğu, bu her iki kesinin de kişinin yaşamını tehlikeye soktuğu, bir tanesinin karın bölgesinde olduğu ve yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte olduğu, diğer 2 tanesinin de leğen kemiğinin olduğu bölgede bulunduğu ve yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte bulunmadığı tespit edilmiştir.
Her ne kadar sanık H., katılan sanığın, oğlunu işe götürecekken tekrar arayıp gelmesini istediği ve bunun üzerine gittiği savında bulunsa da; aralarında tartışma yaşandıktan ve arbede çıktıktan sonra katılan sanık O.'ın telefonunu "gülüm" diyerek açıp bu kişinin istediğini yerine getirmek için oğluyla birlikte ve arka koltukta tüfekle gitmelerinin mantıklı bir izahının bulunmadığı, diğer bir yandan katılan sanık O.'ın belde takılı vaziyette duran silahının namlusunu görebilmesi için silahın belinden çıkarılması ve kendisine doğrultulmasının gerektiği dosya münderecatındaki kamera kayıtlarından da görüleceği üzere katılan sanık O. belindeki silahı hiç çıkarmadığı, yaralanıp yere kapaklandığında silahın yere düşmesiyle silahının olduğunun farkedilebildiği, ayrıca sanığın araçtan cebinde bıçakla indiği, katılan sanık ....'ın herhangi bir şey söylemesini beklemeden direkt bıçakla saldırdığı anlaşılmakla sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanığın üzerine atılı öldürmeye teşebbüs suçunun tespitinin incelenmesine gelince; bilindiği gibi, kast insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olup, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir.
Sonuçlarını bilerek ve isteyerek fiili işleme iradesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kast, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. Öldürme kastının varlığı ise;
a-) Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı,
b-) Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı,
c-) Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,
d-) Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı,
e-) Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği,
f-) Olay sonrası mağdura yönelik davranışları, başka bir anlatımla olayın kendine özgü tüm özellikleri dikkate alınarak saptanmalıdır.
Tüm bu hususların değerlendirilmesinde; sanık ile katılan sanık .... arasında husumetin bulunduğu, zira dükkandan ayrıldıktan yarım saat sonra oğlunu da yanına alarak geri döndüğü, yoldayken de katılan sanık O.'ı arayarak dükkanda olup olmadığını teyit ettiği, bu husus sanığın işi şansa bırakmak istemediğini gösterdiği, diğer bir ifadeyle ani gelişen bir tartışma esnasında bu eylemlerini gerçekleştirmediği, hazırlanıp geri geldiği, katılan sanığın vücudundaki yaşamsal tehlikeye yol açacak tüm yaralanmaların kişinin yaşamsal organlarında meydana geldiği, zira göğüs boşluğunda kan toplanmasına, karaciğerinin ve ince bağırsağının zarar görmesine neden olduğu, hedef seçme imkanı varken sürekli yaşamsal bölgeyi hedef aldığı, .... yere düşüp savunmasız kaldığında ya da yerden kalkıp kaçmaya çalıştığında dahi sanığın bıçak darbelerine devam ettiği, bu haliyle sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu aşikardır. Sanık H.'ın eylemleri neticesinde katılan sanık ....'ın ölmemesi ve neticenin meydana gelmemesi, ....'ın gördüğü etkin tedavi sonucudur. Tüm bu nedenlerle sanık H.'ın O.'a yönelik eylemleri kasten öldürmeye teşebbüs olarak değerlendirilmiş ve bu nedenle sanığın kasten öldürme suçuna teşebbüsten cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Diğer bir yandan sanık ile katılan sanık .... arasında arbede çıktığı olayda ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda taraflar arasında farklı beyanlar bulunduğu, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarih ve 2002/4-238 Esas, 367 Sayılı Kararı uyarınca ve bu kararla uyumlu Ceza Dairelerin yerleşmiş ve süreklilik gösteren kararlarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediğinde şüpheli kalan bu halin sanık lehine değerlendirilmesi gerektiğinin belirtilmesi karşısında, 5237 Sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerini uygulanarak cezasından indirim yapılmıştır. Ayrıca sanık hakkında TCK 25. Maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanabilmesi için, sanığın kendisine veya yakınlarına yönelik bir haksız saldırıyı bertaraf etme zorunluluğunun bulunması gerektiği, somut olayda ise olay yeri görüntülerinden de anlaşılacağı üzere, katılan sanık O.'ın sanığa yönelik herhangi bir saldırıda bulunmadığı, O.'ın aracın yanına geldiği anda sanığın herhangi bir şey söylemeden bıçakla O.'a saldırdığı, dolayısıyla sanığın saldırıyı defetme amacıyla değil, öldürme kastıyla hareket ettiği anlaşılmakla TCK 25. ve 27. Maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir. Son olarak, 5237 Sayılı TCK'nın 36. Maddesinde düzenlenen gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanabilmesi için sanığın suçun icra hareketlerinden gönüllü vazgeçmesi, kendi çabasıyla suçun tamamlanmasını önlemesi gerektiği, ancak sanık öldürme kastına yönelik icra hareketlerini tamamladığı, katılan sanığı ağır yaralı bir şekilde bırakarak kaçarak uzaklaştığı, diğer bir ifadeyle öldürme kastının sonucunu öngördüğü ve bunu kabul ettiği anlaşılmakla TCK 36. Maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Katılan Sanık Y. E. P.'in alınan Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 07.11.2018 tarihli raporunda; katılan sanık Y. E.'nin vücudunda 5 adet kesici delici alet yaralanmasının bulunduğu, bu yaralanmalardan karın boşluğundaki kesinin katılan sanığın yaşamını tehlikeye soktuğu tespit edilmiştir.
Sanığın kastının belirlenmesine yönelik kriterler yukarıda detaylıca açıklandığı, buna göre, katılan sanık Y. E., O. bıçaklanıp yere düşene kadar dükkandan hiç çıkmadığı, daha sonra dükkandan çıkarak sanık H. ile diğer katılan sanık M.'yı uzaklaştırmaya çalıştığında sanık tarafından bıçaklandığı, ancak sanığın eylemlerine devam etmediği, uzaklaşması için eliyle işaret yaptığının görüldüğü, olay yerinden ayrılana kadar da orada sabit bir şekilde durduğu halde sanığın Y. E.'ye yönelik başka herhangi bir eyleminin bulunmadığı, bu haliyle sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği konusundaki şüphe hali sanık lehine yorumlanarak sanığın Y. E.'ye karşı silahla kasten yaralama suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Diğer bir yandan sanık ile katılan sanık .... arasındaki tartışmaya müdahil olup olmadığının kesin olarak belirlenemediği, bu hususta her türlü şüpheden uzak herhangi bir delilin bulunmadığı, diğer bir ifadeyle kavgayı ayırırken sanık H.'a yönelik bir haksız saldırının mevcudiyetinin varlığı hususunda şüphenin oluştuğu, bu şüphe de sanık lehine değerlendirilerek, yukarıda detaylıca açıklandığı üzere 5237 Sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerini uygulanarak cezasından indirim yapılmıştır. Ayrıca sanık hakkında TCK 25. Maddesinde düzenlenen meşru savunma hükümlerinin uygulanabilmesi için, sanığın kendisine veya yakınlarına yönelik bir haksız saldırıyı bertaraf etme zorunluluğunun bulunması gerektiği, somut olayda ise olay yeri görüntülerinden de anlaşılacağı üzere, katılan sanık Y. E.'nin sanık H.'a yönelik herhangi bir eyleminin bulunmadığı, bu haliyle sanık hakkında TCK 25, 27 ve 36. Maddelerin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Katılan sanık M. K. savunmasında özetle; babasının kendisini işe götüreceği için uyandırdığını, beraber giderken katılan sanık O.'ın babasını aradığını, babasının da katılan sanık O.'ı alabileceğini söylediğini, dükkana gittiklerinde katılan sanık O.'ın saklandığını ve elini belindeki silaha götürmek suretiyle üzerilerine küfür ederek geldiğini, bu sırada diğer katılan sanık Y. E.'nin kendilerine küfür ettiğini, babasının da kendisini korumak amacıyla öncelikle katılan sanık O.'ı bıçakladığını, o sırada kendisinin de araçtan bıçak alarak katılan sanık O.a saldırdığını, katılan sanık Y.'un kendisine saldırmasından sonra araçtan tüfeği alarak .... ve Y. E.'ye doğrulttuğunu, bu sırada ....'ın belinden yere düşen silahı da yanına aldığını, kimseyi tehdit etmediğini beyan etmiştir.
Her ne kadar katılan sanık M., O.'ın elini belindeki silaha götürmek suretiyle üzerilerine küfür ederek geldiği savında bulunsa da; olay yeri inceleme görüntülerinden de anlaşılacağı üzere, O.'ın bıçak darbesi alıp yere düşene kadar üzerindeki silahın hiç bir şekilde görünmediği, O.'ın silahına doğru herhangi bir hamlesinin bulunmadığı, ayrıca katılan sanık M.'nın, O.'ın konuşmasına fırsat vermeden eylemlerine başladıkları nazara alındığında katılan sanığın bu yöndeki savunmaların itibar edilmemiştir.
Sanığın kastının belirlenmesine yönelik kriterler yukarıda detaylıca açıklandığı, buna göre, katılan sanık M., Y. E.'nin saldırıyı bertaraf etmeye yönelik eylemine kadar elindeki bıçakla O.'a ardarda saldırdığı, sanık H.'a ilişkin yapılan açıklamaların burada da geçerli olduğu, zira sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde birlikte hareket etmek suretiyle suçun işlenişi üzerinde ortak hakimiyet kurdukları, kaldı ki katılan sanık M. elindeki bıçağı düşürmesine rağmen eylemlerine devam edebilmek için aracın arka koltuğuna koyduğu tüfeğe yöneldiği, her ne kadar katılan sanık tüfeğin arızalı olduğunu bildiğini iddia etmişse de; dosya kapsamında dinlenen tanık E. A., tüfeği çalışır vaziyette katılan sanık M.'ya sattığını beyan ettiği, zira çalışmadığını bildiği bir tüfeği hemen ulaşabileceği bir yere hazır bir şekilde koymasının mantıklı bir izahın bulunmadığı, olay yeri inceleme görüntülerinde de katılan sanık M. eline tüfeği aldığı esnada tüfeğin ağzına fişek vermeye çalıştığı ve uğraştığı, ancak mekanizmayı çalıştıramadığı, daha sonra o telaşla daha fazla uğraşamayıp tüfeği tehdit unsuru olarak kullanmaya karar verdiği, katılan sanığın bu eylemi silahla tehdit suçunu oluşturduğu, ayrıca aynı suçu birden fazla kişiye tek bir fiille işlediğinden TCK 43/2 fıkrası uyarınca sanığın cezasından arttırım yapılmıştır.
Tüm bunlar katılan sanığın eylemi devam ettirme hususundaki kararlılığını gösterdiği, bu haliyle katılan sanık M.'nın kavga anında diğer katılan sanıklara doğrulttuğu tüfeğin tutukluk yapmış ve olay yerinden kaçtıktan sonra tüfeğin ateşleme iğnesini kırmış olabileceği zira babasıyla fikir birliği içerisinde kavgaya giden katılan sanığın çalışmayan tüfeği de yanına almasının gereksiz bir hareket olacağı, kaldı ki yanında zaten bıçağının da bulunduğu ve kastını gerçekleştirmek için bıçağın da yeterli olacağı, katılan sanık eylemini tamamlamasına engel harici bir neden bulunduğu, dolayısıyla eylemine kendiliğinden son vermediği de nazara alındığında katılan sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Diğer bir yandan, sanık H.'daki 5237 Sayılı kanunun 25,27, 29 ve 36. Maddelerinde düzenlenen cezayı kaldıran ya da hafifleten nedenlere ilişkin açıklamalar katılan sanık M. yönünden de geçerli olduğu anlaşılmakla, katılan sanığın cezasından TCK 29. Madde gereğince indirim yapılmıştır.
Her ne kadar katılan sanık M., Y. E.'nin kendisine küfür ettiği savında bulunsa da; Y. E., O. bıçaklanıp yere düşene kadar dükkan dışarı çıkmadığı, O.'a yönelik haksız saldırıyı bertaraf edebilmek için katılan sanık M.'yı ittirdiği, bu eyleminden sonra sanık H. tarafından bıçaklanarak etkisiz hale getirildiği anlaşılmakla katılan sanık M.'nın bu yöndeki savunmalarına itibar edilmemiştir.
Sanığın kastının belirlenmesine yönelik kriterler yukarıda detaylıca açıklandığı, buna göre, katılan sanığın, sanık H. ile müşterek faillik sıfatının bulunduğu, dolayısıyla katılan sanık M.'nın kastının yaralamaya yönelik olduğunun kanaatine varıldığı, diğer bir yandan katılan sanık Y. E.'nin ittirmesiyle yere düşen katılan sanık M., yerden kalkıp Y. E.'ye vurarak direncini kırdığı, sanık H. da bundan faydalanarak katılan sanık Y. E.'yi bıçakladığı nazara alındığında, katılan sanık M. yere düşmesiyle bıçağını düşürdüğünden Y. E.'yi silahla yaralamadıysa da diğer sanık H. ile suç üzerinde ortak hakimiyet kurdukları ve müşterek faillik sıfatını haiz olduğundan katılan sanık M.'nın silahla kasten yaralama suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiştir.
Diğer bir yandan, sanık H.'daki 5237 Sayılı kanunun 25,27, 29 ve 36. Maddelerinde düzenlenen cezayı kaldıran ya da hafifleten nedenlere ilişkin açıklamalar katılan sanık M. yönünden de geçerli olduğu anlaşılmakla, katılan sanığın cezasından TCK 29. Madde gereğince indirim yapılmıştır.
Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Uzmanlık Raporuna göre H. K.'tan ele geçirilen bıçağın 6136 Sayılı kanunun 4. Maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz bıçaklardan olmadığı tespit edilmiştir.
Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Uzmanlık Raporuna göre, M. K.'tan ele geçen av tüfeğinin yapılan incelenmesinde ateşleme iğnesinin kırık olduğu, bu nedenle çapına uygun av fişeklerini katlatamadığı, av tüfeği çalıyor olsa dahi 6136 Sayılı kanunun kapsamı dışında kaldığı, yine ele geçirilen bıçağın 6136 Sayılı kanunun 4. Maddesinde belirtilen yasak niteliği haiz bıçaklardan olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre; katılan sanıkların 6136 Sayılı kanunun 13/1 fıkrası gereğince cezalandırılabilmeleri için, ele geçen bıçağın ve tüfeğin bu kanun hükümlerine aykırı nitelikte olması gerektiği, ancak bıçak ve tüfeğin yasak niteliğini haiz olmadığının tespiti, bıçak ve tüfeğin yasadışı bir şekilde ülkeye sokulup sokulmadığının belirlenemediği hususları nazara alındığında katılan sanıkların beraatine karar verilmiştir.
Katılan sanık Y. E. P. savunmasında özetle; olay günü diğer katılan sanık .... ile beraber alkol aldıklarını, daha sonra ....'ın, kendisini eve götürmesi için taksi çağırdığını, bunun üzerine sanık H.'ın geldiğini, sanık H. geldiğinde de alkollü olduğunu, üçü birlikte alkol almaya devam ettiklerini, bir ara sanık H. ile katılan sanık O.ın yanından ayrıldığını, geri döndüğünde para mevzusundan tartıştıklarını, daha sonra sanık H.'ın yanından ayrıldığını, geri döndüğünde yanında oğlu olan katılan sanık M.'nın da bulunduğunu ve katılan sanık O.'a saldırdıklarını, katılan sanık O.'ı kurtarmak için diğer katılan sanık M.'yı ittirdiğini beyan etmiştir.
Dosya münderecatında bulunan kamera kayıtlarına göre, katılan sanık M. K.'u ittirdiğinin ve yere düştüğünün görüldüğü, bu açıdan bakıldığında katılan sanık Y.'un eylemlerinin TCK 86/2 maddesi kapsamında kalmış olsa da; katılan sanık Y., diğer katılan sanık ....'a yönelik haksız bir saldırıyı defetmek amacıyla eylemini gerçekleştirdiği, zira o sırada katılan sanık O.'a diğer katılan sanıkların öldürmek kastıyla saldırdıkları, yere düşmesine rağmen eylemlerine devam ettikleri, bunu gören katılan sanık Y. dükkandan koşarak olaya müdahale etmeye ve şahısları uzaklaştırmaya çalıştığı, bu haliyle katılan sanık Y.'un eyleminin TCK 25. Maddesinde düzenlenen meşru savunma kapsamında kaldığı anlaşılmakla katılan sanığın beraatine karar verilmiştir.
Katılan sanık O. K. savunmasında özetle; arkadaşı Y. E. ile beraber alkol aldıklarını, Y. E.'yi eve götürmesi için taksi çağırdığını ve sanık H.'ın geldiğini, geldiğinde de oldukça alkollü olduğunu, sürekli konuştuğunu, araç kullanamayacağını düşününce kendisine gitmesini söylediğini, bunun üzerine sanık H.'ın sinirlendiğini ve taksi ücreti konusunda aralarında tartışma çıktığını ve arbede yaşandığını, sanık H.'a küfür ettiğini ancak vurmadığını, diğer katılan sanık Y. E.'nin bizi ayırdığını, bunun üzerine sanık H.'ın ayrıldığını, belinde bulunan silahın kendisine ait olmadığını beyan etmiştir.
Bozüyük Devlet Hastanesinin 05.07.2018 tarihli raporunda sanık H.'ın vücudunda yeşile dönük eski ekimoz izinin bulunduğu, sol kulağında hafif ödem mevcut olduğu ve alkollü bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bilecik Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.03.2019 tarihli raporunda sanık H.'ın yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
Bozüyük C.Başsavcılığının 2018/512 Uzlaştırma raporuna göre katılan sanık ile sanık H. arasında uzlaşma sağlanamadığı anlaşılmıştır.
Bilecik 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2019/106E ve 2019/141K sayılı ilamıyla, işbu dosya ile mahkememiz dosyası arasında fiili ve hukuki irtibat olduğu kanaatiyle Mahkememiz dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Her ne kadar katılan sanık H. K., katılan sanık O.'ın kendisine ateş ettiği savında bulunsa da; Bozüyük İlçe Emniyet Müdürlüğünün 05.07.2018 tarihli olay yeri inceleme raporuna göre, işyeri içerisinde boş kovan, mermi sekme izi ve mermi çekirdeğine rastlanılmadığının tespit edildiği bu haliyle katılan sanık H.'ın soyut beyanından öteye gitmediğinin anlaşılmakla bu savunmasında itibar edilmemiştir. Keza olay yeri inceleme görüntülerinde sanık H. dükkandan elindeki sigarayı içerek aheste bir şekilde çıktığı, herhangi bir panik havasının bulunmadığı, saatlerce darp edilip üzerine ateş edilip korkutulan bir kişinin duruşu bulunmadığı, yani sanık savunmasında kendisini mağdur, korkmuş ve travma yaşamış biri gibi göstermeye çalışsa da, görüntüler bunun tam aksini gösterdiği kanaatine varılmıştır.
Diğer bir yandan katılan sanık H.'ın yaralanmalarının mahiyeti gözönünde bulundurulduğunda, katılan sanıklar O. ve H.'ın arasında bir tartışma çektiği, fitili ateşleyen hususun bu olay olduğu, bu tartışma esnasında katılan sanık ....'ın, H.'a vurduğu ve aralarında arbede yaşandığı birbirlerine hakaret ettikleri anlaşılmakla katılan sanığın kasten yaralama suçundan cezalandırılması cihetine gidilmiş; TCK 129. Madde gereğince takdiren katılan sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir.
Son olarak ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği hususunda mahkememizde şüphe hasıl olduğundan, bu şüphe katılan sanık lehine değerlendirilen cezasından TCK 29. Madde uyarınca indirim yapılmıştır.
Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün Uzmanlık Raporuna göre katılan sanıktan ele geçen tabancanın çalışır vaziyette olduğu, tabanca ve fişeklerin 6136 Sayılı kanuna göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerden olduğu, ancak tabancanın nitelikleri itibariyle 6136 Sayılı kanunun 12/4 maddesinde belirtilen vahim silahlardan olmadığı tespit edilmiştir.
Buna göre; katılan sanıktan ele geçen tabancanın 6136 Sayılı kanun kapsamında yasak silahlardan olduğu katılan sanığın da söz konusu tabancayı satmak için değil kendi ihtiyacı için bulundurduğu, katılan sanığın söz konusu tabancayı satma amacıyla bulundurduğuna dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller söz konusu olmadığı, bu nedenlerle sanığın eylemi mahkememiz tarafından 6136 Sayılı kanunun 13/1 maddesinde açıklanan suça vücut verdiği değerlendirilerek sanığın eylemine uyan 6136 Sayılı kanunun 13/1 maddesi uyarınca cezalandırılması cihetine gidilmiştir."
Şeklindeki gerekçe ile sanıklar hakkında verilen hükümlerin istinaf edilmesi üzerine dosya inceleme için Dairemize gelmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme ve müzakere sonunda suçların sübutu, vasıflandırılması, haksız tahrikin varlığı ve derecesinin yeniden değerlendirilmesi gerekçesiyle duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Yapılan yargılama sonunda;
Katılan sanık Y. E. ile diğer katılan sanık .....'un arkadaş oldukları, olay günü birlikte alkol aldıkları, katılan sanık O.'ın, evlere dağılmak için taksici olan sanık H. K.'u aradığı, sanık H.'ın dükkana geldiği, katılan sanık Y. E.'nin sanık H.'ı karşıladığı ve dükkana beraber girdikleri, sanık H.'ın bu sırada alkollü olduğu, beraber alkol almaya devam ettikleri, belirlenemeyen bir sebepten ötürü katılan sanık .... ve sanık H. arasında tartışma çıktığı, bu tartışma arbede döndüğü, birbirlerine darp uyguladıkları ve karşılıklı küfür ettikleri, katılan sanık Y. E.'nin tartışmayı ayırdığı, katılan sanık Y., sanık H.'ı dükkandan çıkarttığı ve sanık H.'ın aracına binerek gittiği, bunun üzerine yarım saat sonra sanık H. yanına katılan sanık M. K.'u da alarak geri döndüğü, sanık ....'ın bu sırada H.'ın işyerinde düşürdüğü tabancayı bularak beline taktığı ve o şekilde diğer sanıkların gelmelerini beklediği, katılan sanık O.'ın yanına gelmesiyle sanık H. ve katılan sanık M. cebindeki bıçakları çıkararak katılan sanık O.'a saldırdıkları, katılan sanık O.'ın yere düştüğü, yere düşmesiyle sanık H.'ın bıçaklamaya devam ettiği, katılan sanık M. ise tekmelemeye başladığı, diğer katılan sanık Y., O.'a yönelik devam eden bıçaklı saldırıyı defetmek için katılan sanık M.'yı iterek yere düşürdüğü, yere düşmesiyle elindeki bıçağı da düşürdüğü, bu sırada fırsat bulan sanık H.'ın da katılan sanık Y.'u sırt bölgesinden bıçakladığı, diğer katılan sanık ....'ın yere kalktığını gören sanık H., katılan sanık O.'ı bıçaklamaya devam ettiği, katılan sanık M. ise, o panik ile düşürdüğü bıçağı bulamadığından araca yönelerek tüfeği aldığı ve katılan sanıklar O.'a ve Y. E.'ye doğrulttuğu, ancak ateş etmediği, bu sırada sanık H.'ın ise kaçmaya çalışan katılan sanık O.'ı ardarda bıçaklamaya devam ettiği, O.'ın yaralanması üzerine sonuç aldıklarını düşünen katılan sanık M. ve sanık H. eylemlerine son vererek araca doğru yöneldikleri ve araca binerek olay yerinden kaçtıkları olayın bu şekilde meydana geldiği kabul edilmiştir.
Sanık O.'ın hakaret suçundan; kurulan hükmün usul ve yasaya uygun olduğu kanaatine varıldığı anlaşıldığından bu suça yönelen istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sanık .... hakkında 6136 Sayılı yasaya aykırılık suçundan açılan kamu davasında ise, sanık H.'ın işyerinde düşürdüğü ya da unuttuğu tabancayı alarak beline takmasının atılı suçu işleme kastını göstermediği ve üzerine atılı suçu işlediğinde dair her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
Sanık .... hakkında mağdur sanık H.'a yönelik kasten yaralama suçundan yapılan değerlendirmede; taraflar arasında olayın başlangıç aşamasında birbirlerine hakaret edip, basit darpta bulundukları anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediği, taraf beyanları, adli raporlar, tanık beyanları, olayın işleniş biçiminden anlaşıldığından sanığın eylemine uyan TCK'nın 86/2,29,62,maddeleri gereğince 3 ya 22 Gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, mağdurdan sanığa yönelen hakaret ve basit darptan kaynaklanan haksız davranışlardan dolayı sanık hakkında TCK'nın 29.maddesi gereğince 1/4 oranında indirim yapılmıştır.
Sanık Y. E. hakkında mağdur M.'ya yönelen kasten yaralama suçu yönünden yapılan değerlendirmede; sanığın eylemini sanık M.'nın ....'a yönelik hayat bütünlüğüne yönelik birden fazla bıçakla darbe vurması neticesi devam eden bıçaklı saldırıyı def edebilmek ve arkadaşı ....'ın can güvenliğine yönelik bıçaklı saldırıyı sonlandırabilmek amacıyla mağdur sanık M.'yı iteklediği ve eyleminin TCK'nın 25.maddesinde tanımlanan devam eden silahlı saldırıyı def edebilmek için saldırı ile eş zamanlı ve orantılı bir biçimde işlediği ve eyleminin yasal savunma koşulları içinde kaldığı anlaşılmakla yerel mahkeme tarafından eylemin yasal savunma koşulları içinde işlendiği kabul edilerek kurulan hüküm usul ve yasaya uygun görüldüğünden bu suçtan kurulan hükme yönelik istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Sanıklar H. ve M.'nın mağdur ....'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından kurulan hükümler yönünden yapılan değerlendirmede;
Sanıkların TCK'nın 37.maddesi kapsamında fiil üzerinde hakimiyet kurarak eylemi birlikte işledikleri, hedef aldıkları bölgeler, darbe sayısı, meydana gelen yaralanmanın niteliği, 5 adet kesici delici alet yarasının üç adetinin hayati tehlike yaratması, mağdurda karaciğer, ince bağırsak, mezo yaralanması oluşturup hemopnömotoraksa neden olması hususları birlikte değerlendirildiğinde sanıkların kastının öldürmeye yönelik olduğu kabul edilerek sanıklar hakkında TCK'nın 81.maddesi gereğince Müebbet Hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
Suça teşebbüs hükümlerini düzenleyen TCK'nın 35.maddesi gereğince meydana gelen yaralanmanın niteliği ve sonucu dikkate alınarak 9-15 yıl arasında hapis cezası öngören maddenin uygulanması sırasında sanıklara ayrı ayrı 13 Yıl 6 Ay Hapis cezası tayin edilmesi dosya kapsamına uygun görülmüştür.
Sanıkların eyleminin kimden başladığı belli olmayan haksız tahrik altında işlendiği kanaatine varılmakla TCK 29 maddesi uygulanmak suretiyle cezalarında 1/4 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 10 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına, -Sanıkların duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezalarından 1/6 oranında indirilerek sanıkların ayrı ayrı 8 yıl 5 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık H. hakkında sabıkasındaki ilamın infaz süresinden sonra yasal süreler geçtiğinden tekerrür hükümleri uygulanmamıştır.
Sanıklar H. ve M.'nın mağdur Y. E.'ye yönelik eylemleri yönünden yapılan değerlendirmede;
Her iki sanığın ....'ın bıçakla yaralanması üzerine onu kurtarabilmek amacıyla olaya dahil olan mağduru bıçakla birden fazla darbe vurarak adli tıp raporuna göre hayati tehlike yaratacak şekilde yaraladığı olayda; sanıkların hedef aldıkları bölgeler, darbe sayısı, mağdur ....'ı kurtarmaya çalışan Y. E.'yi engellemek kastı ile hareket etmeleri, kasıtlarının bölünmezliği, fiil üzerinde birlikte hakimiyet kurarak eylemi işlemeleri dikkate alınarak bu mağdur yönünden de her iki sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak sanıkların ayrı ayrı TCK'nın 81.maddesi gereğince Müebbet Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Suça teşebbüs hükümlerini düzenleyen TCK'nın 35.maddesi gereğince meydana gelen yaralanmanın niteliği ve sonucu dikkate alınarak 9-15 yıl arasında hapis cezası öngören maddenin uygulanması sırasında sanıklara ayrı ayrı 10 Yıl Hapis cezası tayin edilmesi dosya kapsamına uygun görülmüştür.
Sanıkların eyleminin kimden başladığı belli olmayan haksız tahrik altında işlendiği kanaatine varılmakla TCK 29 maddesi uygulanmak suretiyle cezalarında 1/4 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 7 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, -Sanıkların duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezalarından 1/6 oranında indirilerek sanıkların ayrı ayrı 6 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Sanık M.'nın mağdurlar .... ve Y. E.'ye yönelik silahlı tehdit suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanığın H. ile birlikte mağdurları ağır şekilde yaraladıktan sonra arabaya giderek av tüfeğini alıp mağdurlara doğrulttuğu, bu sırada sanık H.'ın ....'a bıçaklamaya devam ettiği anlaşılmakla sanığın eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs suçu içinde icra hareketleri kapsamında kaldığı, ayrıca silahla tehdit kastının bulunmadığı, kasten öldürmeye teşebbüs suçu işlenirken bu eylemin işlendiği, iştirak iradesinin kasten öldürmeye teşebbüs suçuna ilişkin olduğu kanaatine varıldığından sanığın bu eyleminin ayrıca silahlı tehdit suçunu oluşturmadığı kanaatine varıldığından bu suçtan ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-)Katılan Sanık O.K. hakkında H.'a karşı basit yaralama ve 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından verilen mahkumiyet kararları ile H.'a karşı hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararına karşı sanık .... vekilinin lehe istinaf talepleri ve katılan H. ve M. vekilinin aleyhe istanaf talepleri yönünden;
A-)Sanık O. hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararı ile basit yaralama suçundan cezalandırılmasına ilişkin kararlara aleyhe istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
B-)Sanık O. hakkında 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet kararına karşı lehe istinaf talebinin kabulüyle Bilecik Ağır Ceza mahkemesinin 16/05/2019 tarih, 2018/423 esas, 2018/195 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 3-B bendinin KALDIRILMASINA,
-Her ne kadar sanık O. K. hakkında 6136 SY muhalefet suçundan kamu davası açılmışsa da sanığın atılı suçtan mahkumiyetine yeter kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden ve taşıma kastı bulunmadığından CMK 223/2-c,-e maddeleri gereğince BERAATİNE,
C-)Sanık .... hakkında H. K.'a karşı basit yaralama suçundan kurulan mahkumiyet kararına karşı lehe istinaf talebinin kabulüyle Bilecik Ağır Ceza mahkemesinin 16/05/2019 tarih, 2018/423 esas, 2019/195 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 3-A bendinin KALDIRILMASINA,
-Birleşen dosyada katılan sanık O. K.'un katılan H. K.'a yönelik eylemi basit yaralama eylemi olarak nitelendirildiğinden ve eylem sabit görüldüğünden TCK'nin 86/2 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, meydana gelen zararın ağırlığı nazara alınarak takdiren ve teşdiden 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık O.K.'un eyleminin kimden başladığı belli olmayan haksız tahrik altında işlediği kanaatine varılmakla TCK 29 maddesi uygulanmak suretiyle cezasında 1/4 oranında indirim yapılarak 4 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezasından 1/6 oranında indirilerek sanığın 3 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca artırım ve indirim maddesi uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası olduğundan ve ileride suç işlemekten çekineceğine dair olumlu kanaate varılmadığından, TCK'nin 51 maddesinin ve CMK'nin 231 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi'nin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı Kararının gözetilmek suretiyle 5237 Sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına, aynı maddenin 2 ve 3 fıkrası uyarınca 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına,
Sanığın sabıka kaydında görülen Bozüyük 1. ASCM'nin 2014/219 Esas 2014/539 Karar sayılı ilâmı ile verilen mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas olduğu, sanığın tekerrüre esas olan bu sabıkası nedeniyle 5237 Sayılı TCK'nın 58 maddesi uyarınca cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,
Sanık O.K. hakkında Bozüyük Kapatılan Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2013/464 Esas 2013/907 Karar sayılı dosyasında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik olarak hükmün açıklanıp açıklanmayacağı konusunda mahkemesince karar verilmek üzere karar kesinleştiğinde ihbarda bulunulmasına,
2-)Katılan Sanık Y. E. P. hakkında M.'ya yönelik basit yaralama suçundan beraatine ilişkin karara aleyhe istinaf talebinin ESASTAN REDDİNE,
3-)Sanıklar H. K.ve M. K.'un katılan O.'a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılmasına ilişkin sanıklar vekillerinin lehe, katılan O. vekilinin aleyhe istinaf taleplerinin kabulü ile; Bilecik Ağır Ceza mahkemesinin16/05/2019 tarih, 2018/423 esas, 2019/195 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 4-A bendinin KALDIRILMASINA,
-Katılan sanıklar H. K. ve M. K.'un katılan O. K.'a karşı eylemi kasten öldürme suçuna teşebbüs olarak değerlendirildiğinden ve sabit görüldüğünden;
Sanıkların eylemlerine uyan TCK'nin 37/1 maddesi yollamasıyla TCK'nın 81/1 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, failin kastının ağırlığı, failin amaç ve saiki dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından eylemin geldiği derece yaralanmanın niteliği nazara alınarak TCK'nin 35/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı 13 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Yasal şartları oluşmadığından TCK 25, 27 ve 36. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanıkların eyleminin kimden başladığı belli olmayan haksız tahrik altında işlendiği kanaatine varılmakla TCK 29 maddesi uygulanmak suretiyle cezalarında 1/4 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 10 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
-Sanıkların duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezalarından 1/6 oranında indirilerek sanıkların ayrı ayrı 8 YIL 5 AY 7 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi'nin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı Kararının gözetilmek suretiyle 5237 Sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına, aynı maddenin 2 ve 3 fıkrası uyarınca 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına,
-Sanık H. hakkında TCK 58 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanıkların tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin TCK 63. maddesi uyarınca mahsubuna,
-Sanıklar H. K. ve M. K.'un üzerlerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, netice ceza miktarı dikkate alınarak 5271 Sayılı CMK'nın 100, 101 ve 108 maddeleri uyarınca tutukluluk hallerinin devamına, Bu konudaki karara 7 gün içinde Dairemize itirazı KABİL olduğuna,
-Hüküm Özetinin gönderilmesine,
4-)Sanıklar H. K. ve M. K.'un katılan Y. E. P.'e yönelik kasten nitelikli yaralama suçundan cezalandırılmasına ilişkin sanıklar vekillerinin lehe, katılan Y. E. vekilinin aleyhe istinaf taleplerinin kabulü ile; Bilecik Ağır Ceza mahkemesinin 16/05/2019 tarih, 2018/423 esas, 2019/195 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 4-B bendinin KALDIRILMASINA,
-Katılan sanıklar H. K. ve M. K.'un katılan Y. E. P.'e karşı eylemi kasten öldürme suçuna teşebbüs olarak değerlendirildiğinden ve sabit görüldüğünden;
Sanıkların eylemlerine uyan TCK'nin 37/1 maddesi yollamasıyla TCK'nın 81/1 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli, işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, failin kastının ağırlığı, failin amaç ve saiki dikkate alınarak sanıkların ayrı ayrı MÜEBBET HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Sanıkların eylemi teşebbüs aşamasında kaldığından eylemin geldiği derece yaralanmanın niteliği nazara alınarak TCK'nin 35/2 maddesi uyarınca ayrı ayrı 10 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
Yasal şartları oluşmadığından TCK 25, 27 ve 36. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanıkların eyleminin kimden başladığı belli olmayan haksız tahrik altında işlendiği kanaatine varılmakla TCK 29 maddesi uygulanmak suretiyle cezalarında 1/4 oranında indirim yapılarak sanıkların ayrı ayrı 7 YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMALARINA,
-Sanıkların duruşmadaki hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK 62. maddesi gereğince takdiren cezalarından 1/6 oranında indirilerek sanıkların ayrı ayrı 6 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanıkların kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesi'nin TCK.nın 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptaline ilişkin 24/11/2015 tarihinde yürürlüğe giren 08/10/2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Sayılı Kararının gözetilmek suretiyle 5237 Sayılı TCK.nın 53/1.maddesinde belirtilen haklardan yoksun bırakılmasına, aynı maddenin 2 ve 3 fıkrası uyarınca 1-c bendindeki hak yoksunluğunun şartlı tahliye tarihine kadar, diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanmasına,
-Sanık H. hakkında TCK 58 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanıkların tutuklulukta ve gözaltında geçirdiği sürelerin TCK 63. maddesi uyarınca mahsubuna,
5-)Sanık M. K. hakkında katılanlar O. K. ve Y. E. P.'e karşı zincirleme tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı katılanlar vekillerinin aleyhe istinaf taleplerinin ESASTAN REDDİNE,
6-)Sanık M. K. hakkında katılanlar O. K. ve Y. E. P.'e karşı zincirleme tehdit suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık vekilinin lehe istinaf talebinin KABULÜ İle; Bilecik Ağır Ceza mahkemesinin16/05/2019 tarih, 2018/423 esas, 2019/195 Karar sayılı kararının hüküm kısmının 5. bendinin KALDIRILMASINA,
-Her ne kadar sanık M. K. hakkında katılanlar O. ve Y. E.'ye karşı zincirleme tehdit suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmış ise de sanık M. hakkında her iki katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan dava açıldığı ve mahkumiyet kararı verildiği anlaşıldığından, tehdidin kasten öldürmeye teşebbüs suçu içinde kaldığı anlaşıldığından; bu suçtan ayrıca CEZA VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
7-)Sanık Y. E. P. yönünden yapılan masrafların ve diğer sanıkların beraat kararı verilen suçlar yönünden yapılan masrafların kamu üzerinde bırakılarak ilk derece mahkemesi tarafından yapılan H. ve M. K. yönünden 246,92 TL, H. K.'un 46,50 TL ile M. K.'un 56,00 TL, sanık O.K.'un 68,19 TL ve Dairemizce yapılan 6 e-tebligat gideri 27,00 TL yargılama giderinin 1/3 ünün sanık O.'dan, 1/3 ünün sanık M.'dan, 1/3 ünün sanık H.'dan TAHSİLİNE,
8-)Sanık Y. E. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ilk derece mahkemesi için 5.450 TL, Dairemiz için 1.700 TL vekalet ücretinin hazineden alınıp sanığa verilmesine,
9-)Katılanlar O. ve Y. E. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz için 1.700 er TL vekalet ücretinin sanıklar M. ve H.'dan eşit olarak alınıp ayrı ayrı .... ve Y. E.'ye verilmesine,
10-)Katılan H. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz için 1.700 TL vekalet ücretinin sanık O.'dan alınıp katılan H.'a verilmesine,
Dair; katılan sanıklar M., H., O. ve Y. E. ile vekillerinin yüzüne karşı,
Y. E. P.'in yaralama suçundan beraati, O.'ın H.'a karşı yaralama suçundan cezalandırılması, O.'ın hakaret suçundan ceza verilmesine yer olmadığı kararı yönünden KESİN;
....'ın 6136 SY muhalefet suçundan beraatine, H. ve M.'nın kasten öldürmeye teşebbüs suçlarından verilen kararlar yönünden hazır bulunan taraflar yönünden tefhim edildiği tarihten itibaren, onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, mütalaaya kısmen uygun, iddia makamında Cumhuriyet Savcısı ….. huzuruyla ve oybirliğiyle verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 17.01.2020 (¤¤)