(5271 S. K. m. 280, 286, 303) (5237 S. K. m. 29, 35, 50, 51, 53, 58, 62, 86, 87, 231) (ANY. MAH. 08.10.2015 T. 2014/140 E. 2015/85 K.)
Yerel Mahkemece sanıklar S. Ç. ve A. G.'in mağdur K. K.'ya karşı işlemiş olduğu kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin karara sanıklar A. G. ve S. Ç. istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Balıkesir C. Başsavcılığının 09/02/2016 tarihli 2016/471 sayılı iddianamesi ile sanıkların basit yaralama suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açılmış, sanık A. G.'in TCK 86/1-3-e, 87/3, 53/1, sanık K. K.'nın 86/2, 86/3-e, 35/2, 53/1 maddeleri, sanık S. Ç.'nın 86/2, 86/3-e, 53/1 maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle Balıkesir 4.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Balıkesir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarih, 2016/158 esas, 2017/594 karar sayılı ilamı ile,
1-Sanık A. G.'in mağdur K. K.'ya karşı yaralama suçunu işlediği sabit görüldüğünden TCK'nun 86/1 maddesi uyarınca 1 Yıl 6 Ay hapsine, sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği dosya kapsamında sabit olduğundan, TCK'nun 86/3-e maddesi uyarınca cezası yarı oranında arttırılarak 2 yıl 3 Ay hapsine, Sanığın eylemi neticesinde mağdurda kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanma meydana geldiğinden TCK'nın 87/3 maddesi uyarınca cezası 1/3 oranında arttırılarak 3 Yıl hapsine, olayın karşılıklı hakaretleşme ve saldırı sonucu gerçekleştiği anlaşılmakla TCK'nun 29. Maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 1 Yıl 6 Ay hapsine, Sanığa verilen cezanın geleceği üzerinde olumlu olası etkileri lehine yasal takdiri hafifletici sebep kabul edilerek TCK.'nun 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 YIL 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
2-Sanık S. Ç.'nın mağdur A. G.'e karşı yaralama suçunu işlediği sabit görüldüğünden TCK'nun 86/2 maddesi uyarınca 6 Ay hapsine, sanığın eylemini silahtan sayılan bıçak ile işlediği dosya kapsamında sabit olduğundan, TCK'nun 86/3-e maddesi uyarınca cezası yarı oranında arttırılarak 9 ay hapsine, olayın karşılıklı hakaretleşme ve saldırı sonucu gerçekleştiği anlaşılmakla TCK'nun 29. Maddesi uyarınca cezasından 1/2 oranında indirim yapılarak sanığın 4 Ay 15 Gün hapsine, Sanığa verilen cezanın geleceği üzerinde olumlu olası etkileri lehine yasal takdiri hafifletici sebep kabul edilerek TCK.'nun 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık S. Ç. 22/11/2017 tarihli dilekçesiyle; Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararını istinaf ettiğini ve istinafının kabul edilerek dosyanın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sanık A. G. 29/12/2017 tarihli dilekçesiyle; Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin kararını istinaf ettiğini ve istinafının kabul edilerek dosyanın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
IV-SAVUNMALAR
SANIK A. G. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SAVUNMASINDA: "Olay tarihinde ben alkollü idim, kavga ettiğimizi hatırlıyorum, ancak olayın nasıl olduğunu hatırlamıyorum, şikayetçi değilim, devamla; benim şimdiki ifadem daha doğrudur, bana kesinlikle bıçakla kimse saldırmadı, birbirimize vurmuş olabiliriz, ancak kimsenin elinde bıçak yoktu, dediğim gibi detayları hatırlamıyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK A. G. BAM 1.CEZA DAİRESİNDEKİ SAVUNMASINDA: "Biz birbirimize vurmadık sadece tartıştık ve balkondan düştük. Hepimiz alkolloydük ancak en ayık bendim. S. bizden uzaktı. S. sadece bizi ayırmaya çalıştı. Ne K. ile ne de bende bıçak ya da cam parçası yoktu. Karakolda da şikayetçi olmadık uzlaştık ama sabıkalıyız diye farklı yazmış olabilirler." demiştir.
SANIK S. Ç. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ SAVUNMASINDA: "Ben suçlamayı kabul etmiyorum, olay tarihinde arkadaşım K. ile beraberdik, benim evime gittiğimiz sırada benim üvey abim olan A.'i gördük, evden uzaklaştırması vardı, elinde bira şişesi ile dolaşıyordu, alkollü idi, ben kendisine "A. napıyorsun" deyince bana ters bir cevap verdi, tartışmaya başladık, bu sırada K. tartışmaya dahil oldu, bunu duyunca A. "sen kimsin" diyerek ona laf attı, bunun üzerine K. ile A. kavga etmeye başladılar, A. elindeki bira şişesi ile K.'a vurdu, K. da yumruk ile ona vurdu, ben araya girmeye çalıştım, hatta yere düştüm, A.'de bıçak yoktu, K.’da da bıçak yoktu, bu sırada A. G. geldi, o da ayırmaya çalıştı, ben hiç bir şekilde A.'e saldırmadım, onu yaralamadım, ben de bıçak bulunmuyordu, suçsuzum, şikayetçi değilim, vazgeçme olursa kabul ederim, devamla; ben tanığın beyanını kabul etmiyorum, çünkü A. G. ne dediyse aynısını tekrar etmiş, bu sebeple A. G.'in tarafını tutmaktadır, yaralama söz konusu değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
SANIK S. Ç. BAM 1.CEZA DAİRESİNDEKİ SAVUNMASINDA: "Bu olay K. ile A. arasında 30-40 dakika sürdü sonra biz oradan gittik A. ile K. cam kırıklarının üzerine düştü. A.'in elinde pense gibi bir şey vardı." demiştir.
V-MÜŞTEKİ BEYANI:
MAĞDUR K. K. İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ ŞİKAYETİNDE: "Olay aynen S.'ın anlattığı şekilde olmuştur, S. ile birlikte onun evine gidiyorduk, bu sırada kapının önünde elinde bira şişesi ile A. abiyle karşılaştık, S. ile tartışmaya başladılar ben araya girmek istedim, ben " bu kim" deyince S. "abim uzaklaştırması var" dedi, bu sırada A. bana küfür etti, tartışmaya başladık, "sen ne karışıyorsun" diyerek bira şişesi ile kafama vurdu, ben de ona yumruk attım, beni ittirdi yere düştüm, A. te bıçak yoktu, ben de de bıçak yoktu, S. da da bıçak yoktu, daha sonra A. G. geldi, araya girdi, bizi ayırdı, ben bıçak ile A.'e saldırmadım, sadece yumruk ile vurdum, şikayetçi değilim, A. abi ile barıştık, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, olay tarihinde bende her hangi bir kırık yoktu, yaklaşık 5-6 ay önce trafik kazası geçirdim ayağım o sırada kırıldı, devamla; o gün alkollü olduğum için A.'de bıçak var demiştim, aslında onda bıçak yoktu." şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-DELİLLER:
YAZILI DELİLLER:
-Sanıklara ait adli sicil ve nüfus kayıtları, Adli Tıp Raporları,
-Sanıkların savunması,
-Katılanların beyanları,
-Tanık A. G. anlatımında; "İddianamede ismi geçen K. K. ve S. Ç., A. G. üçü birlikte K. K.nın evinde oturuyorlarmış bana da telefon açarak sende gel içelim dediler, bende yanlarında gittim, A. ortamdan kalkmak istedi, S. ve K. A.'i bırakmak istemediler, daha sonra üçü birlikte dışarı çıktılar, sonra S. ile K. A.'e saldırdılar. S. ve K.’ın elinde bıçak vardı dedi bu bıçak ile A.'e saldırdılar " şeklinde beyanda bulunmuştur.
-Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 22/03/2015 tarih ve 1707 sayılı raporuna göre; mağdur sanık A. G.'in kesici delici alet yaralanması başlığı altında hayati tehlikesinin bulunmadığı, BTM ile iyileşebilecek şekilde yaralandığının belirtildiği,
Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 22/03/2015 tarih ve 1712 sayılı raporuna göre; mağdur sanık S. Ç.'nın darp cebir izi bulunmadığına ilişkin hakkında rapor düzenlendiği,
Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 22/03/2015 tarih ve 1711 sayılı raporuna göre; mağdur sanık K. K. hakkında "şu an itibari ile hayati tehlikesinin bulunmadığı, kati raporunun beyin cerrahı ve ortopedi uzmanınca kati raporunun verilmesi gerektiği" belirten rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.
Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 27/01/2016 tarih ve 132 sayılı raporuna göre sanık K. K.'nın söz konusu olay nedeniyle hayati tehlike geçirmemiştir. Yaralanma BTM ile giderilemez. Vücudunda kemik kırılmasına neden olmuştur. Kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisi 4(ağır) derecededir. Şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Balıkesir Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğünün 13/06/2017 tarih ve 2017/264 sayılı raporuna göre sanık K. K.'nın kişinin yaşamı tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, vücutta kemik kırığı tanımlanmadığı, şahsın yüz sınırları içerisinde olayla illiyetli cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tespit edilemediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomit eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilemediği şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
-Tüm dosya kapsamı ve belgeler.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA: "Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararları istinaf edilmiş olmakla sanık S. Ç. hakkında kurulan hükümde sübut vasıflandırma yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine,
A. G. yönünden ise her ne kadar TCK'nın 87/3 maddesi uygulanmış ise de olay sırasında mağdur K. K. da herhangi bir kemik kırığı oluşmadığı, bunun daha sonra meydana gelen bir trafik kazasından kaynaklandığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak sanığın TCK'nın 86/2, 86/3-e, 29, 62 maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Olay tarihinde gece geç saatlerde mağdur sanık A. G.'in üvey kardeşi olduğu belirtilen mağdur sanık S. Ç. ve onun arkadaşı olan mağdur sanık K. K. ile birlikte alkol aldıktan sonra aralarında çıkan tartışma sonrasında evden çıktıkları ve evin önündeki yol kenarında aşırı derecede alkollü olan sanık A.'in küfürlü konuşmaları sonrasında mağdur sanık A.'in diğer sanıklara silahtan sayılan bira şişesi ile mağdur sanık K.'ın kafasına vurduğu, sonrasında sanık A.'in yumruk ile sanık K.'a vurduğu, bu durumu gören sanık S.'ın da elindeki bıçak ile sanık A.'i bacağından yaraladığı, bu olaylar sırasında sanık K. da elindeki bıçak ile sanık A.'e vurmak için savurduğu ancak bıçağın A.'e denk gelmediği, bu olaylar sonrasında ilk hastane raporlarına göre: Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 22/03/2015 tarih ve 1707 sayılı raporuna göre; mağdur sanık A. G.'in kesici delici alet yaralanması başlığı altında hayati tehlikesinin bulunmadığı, BTM ile iyileşebilecek şekilde yaralandığının belirtildiği, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 22/03/2015 tarih ve 1712 sayılı raporuna göre; mağdur sanık S. Ç.'nın darp cebir izi bulunmadığına ilişkin hakkında rapor düzenlendiği, Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 22/03/2015 tarih ve 1711 sayılı raporuna göre; mağdur sanık K. K. hakkında "şu an itibari ile hayati tehlikesinin bulunmadığı, kati raporunun beyin cerrahı ve ortopedi uzmanınca kati raporunun verilmesi gerektiği" belirten rapor düzenlendiği anlaşılmış, sonrasında mağdur sanık K. K. hakkında Balıkesir Atatürk Devlet Hastanesinin 27/01/2016 tarih ve 132 sayılı raporuna göre sanık K. K.'nın söz konusu olay nedeniyle hayati tehlike geçirmediği, bu yaralanmanın BTM ile giderilemediği, vücudunda kemik kırılmasına neden olduğu, kırığın yaşam fonksiyonlarına etkisi 4(ağır) derecede olduğu belirtilmiş, sonrasında mağdur sanık K. K.'nın vücudundaki kemik kırığının kavga olayı öncesinde geçirdiği trafik kazasına ait olduğu yönündeki beyanları doğrultusunda Balıkesir ATK Şube Müdürlüğünün 13/06/2017 tarih ve 2017/264 sayılı rapor verdiği, buna göre; mağdur sanık K. K.'nın kişinin yaşamı tehlikeye sokan bir durum olmadığı, kişi üzerindeki etkisinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğu, vücutta kemik kırığı tanımlanmadığı, şahsın yüz sınırları içerisinde olayla iliyetli cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon tespit edilemediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde herhangi bir anatomit eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilemediği şeklinde görüş bildirildiği, Balıkesir Devlet Hastanesinin 9.11.2015 tarihli raporunda sanığın 10.11.2015 tarihinde trafik kazası sonucu femur şaft kırığı nedeniyle hastane yatışının yapıldığının bildirildiği, sanık A.'in eylemi sonucunda mağdurun kemik kırığını gerektirecek bir yaralanmasının bulunmadığı, eylemin bu durumda basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde kasten yaralama suçunu oluşturduğu kanaatine varılarak sanık A. hakkında katılan K.'a yönelik kasten yaralama suçundan TCK'nın 86/2,86/3-e,29,62 maddeleri gereğince 2 Ay 15 Gün Hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, şartları oluşmadığından TCK'nın 50,51 ve 231.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Sanık K.'ın da mağdur Sanık A.'i btm ile giderilebilir şekilde yaraladığı ve ceza aldığı anlaşılmakla, mağdur Sanık K.’tan kaynaklanan haksız tahrik teşkil eden davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak sanığın cezasının TCK'nın 29.maddesi gereğince 1/2 oranında indirilmesine karar verilmiştir.
Sanık S. hakkında mağdur K.'a yönelik kasten yaralama suçundan, tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır ilam bulunduğu anlaşılarak tekerrür uygulamasına ilişkin hüküm metnindeki tekerrüre esas alınan ilamın çıkartılarak yerine sanığın tekerrür uygulamasına ilişkin ceza miktarı açısından kazanılmış hakkı saklı kalınmak kaydı ile daha ağır ilam içeren Balıkesir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/718 Esas, 2013/817 Karar sayılı ilamı eklenerek, yerel mahkemece suçun sübutu, vasıflandırılması, haksız tahrik ve takdiri indirim nedeninin uygulanmasında düzeltme nedeni dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sanığın istinaf talebinin esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Sanık K. hakkında mağdur A.'e yönelik kasten yaralama suçundan kurulan hüküm istinaf dışı bulunduğundan bu hükümle ilgili bir işlem yapılmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01/11/2017 tarih 2016/158 esas 2017/594 karar sayılı kararının sanık A. G. ile ilgili 1 no.lu hüküm kısmının İPTALİNE,
2-Sanık A. G.'in suç tarihinde mağdur K. K.'ya karşı işlediği basit yaralama eyleminden ötürü eylemine uyan TCK 86/2 maddesi gereğince olayın oluş şekli sanığın suç işlemedeki kastı ve suçun yoğunluğu dikkate alınarak takdiren 4 AY HAPİS CEZASI İLE CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini silahtan sayılan bıçakla gerçekleştirmiş olması nedeniyle TCK 86/3-e maddesi uyarınca takdiren yarı oranında artırılarak 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Olayların karşılıklı hakaretleşme ve saldırı sonrasında gerçekleştiği anlaşılmakla, haksız tahrik nedeni ile sanığın cezasından TCK 29 maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirilerek 3 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri ve yargılama sürecindeki davranışları dikkate alınarak TCK 62/1 maddesi gereğince verilen cezası 1/6 oranında indirilerek sanığın 2 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası varsa da ilk derece mahkemesi tarafından tekerrür hükümleri uygulanmadığından aleyhe istinaf bulunmadığından TCK'nın 58 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde alınarak cezasının TCK 50. maddede belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında verilen hapis cezasının şartları oluşmadığından TCK 51 ve CMK'nın 231 maddelerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA,
TCK’nun 53. maddesinin 3. fıkrası gereğince 1. fıkranın c bendinde yazılı sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet hakkı ile vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmette bulunmaktan koşullu salıverilmeye, TCK 53/c maddesinde belirtilen sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkisi dışındaki hak ve yetkiler ile TCK 53/1-a-d-e maddesinde belirtilen hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, TCK 53/1-b maddesinin uygulanmasına yönelik düzenlemeler Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararının gözetilmesine,
3-Sanık S. Ç. hakkında mağdur A.'e yönelik kurulan hüküm yönünden yapılan incelemede; Toplanan deliller karar yerinde incelenip, Sanığın mağdura yönelik kasten yaralama suçunun sübutu kabul, oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim sebeplerinin derecesi ve niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde düzelte nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiş;
Ancak sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamdan daha ağır ceza içeren ilam bulunduğu anlaşıldığından bu konuda CMK'nın 303. Maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirir bir durum olmadığından hüküm fıkrasındaki tekerrür ile ilgili bendin tamamen kaldırılarak yerine "sanık S. Ç. hakkında Balıkesir 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 2012/718 esas 2013/817 karar 16/07/2013 karar tarihli 20/10/2014 kesinleşme tarihli 6 Ay Hapis Cezası ilamı nazara alınarak TCK'nın 58 maddesi gereğince 1. Kez mükerrirlere özgü infaj rejimine göre cezanın çektirilmesine" "Balıkesir 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/817 esas 2015/209 karar sayılı ilamındaki ceza miktarı yönünden kazanılmış hak saklı tutulmak suretiyle cezanın infazından sora denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" bendinin eklenmek suretiyle DÜZELTİLEN hükme yönelik CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca sanığın bir nedene dayanmayan ve yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
4- Dairemizce yapılan bir talimat gideri 24,00 TL ile posta gideri 5,15 TL, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan 151,00 TL yargılama giderinden sanıklara isabet eden 100.66 TL olmak üzere 129,81 TL nin sanıklar A. ve S.'dan eşit olarak tahsiline,
Dair; sanıkların yüzüne karşı, mağdurun yokluğunda iddia makamında C. Savcısı A. Ö.'ün huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07.05.2018 (¤¤)