Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanığın kardeşi maktul .....'ı bıçakla öldürmesi suçundan dolayı açılan davanın yargılaması sonucunda Yerel Mahkemece sanığın ceza ehliyeti konusunda ATK Gözlem İhtisas Dairesi ve 4. İhtisas Dairesinden rapor aldıktan sonra TCK 82/1-d, 29, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 17 Yıl 6 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde sanık müdafii tarafından lehe istinaf talebinde bulunulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde;
Sanığın savunması, müşteki .....'nın beyanı ve tüm dosya kapsamına göre; soruşturma aşamasında alınan beyanında, sanığın kardeşini "bir takım ahlaksız hal ve hareketleri mevcuttu... evde masturbasyon yaparken gördüm, abim benim cinsel bölgelerime dokundu, bu tarihten sonra da beraber aynı kaldığımız odaya çırılçıplak girmişliği oldu, en son bana ahlaksız teklifte bulundu..." şeklinde gerekçe belirterek öldürdüğünü söylediği, duruşma aşamasında ise bu beyanını daha ilerleterek ve genişleterek "...Bir gün uyurken .....'ın benim popomu ellediğini farkettim, ne yapıyorsun dedim, anneme söyledim, bizi rezil mi edeceksin diye susturdu..." şeklinde beyanda bulunduğu, tanık olarak dinlenilen müşteki ..... ise sadece soruşturma aşamasındaki beyanında "...Her ikisi de aynı odada yatıp kalkardı ancak olaydan bir hafta kadar öncesinde Ramazan bana abisi ..... ile aynı odada kalmak istemediğini, eğer aynı odada kaldığı takdirde daha kötü sonuçlar olacağını söyledi..." şeklinde beyanda bulunduğu, bunun dışında cinsel saldırı, poposunu elleme gibi eylemlerle ilişkili bir açıklamada bulunmadığı, bu durumda maktulün sadece sözlü olarak kardeşine yönelik bir takım beyanlarda bulunduğunun kabul edilebileceği, fiziki somut bir cinsel saldırının vuku bulduğunun kabul edilemeyeceği, bu durumda sanık lehine TCK 29 maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılması gerektiği halde 18-24 yıl hapis öngörülen cezalardan 21 yıl hapis seçilmesi suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe istinaf talebi olmadığından yeniden yargılama sebebi sayılmamış, eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabule, oluşa,soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, cezayı azaltıcı takdiri indirim nedenlerinin varlığı takdir kılınmış,savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde eleştiri konusu hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca sanık müdafiinin ATK raporlarının yetersiz olduğuna, haksız tahrikin derecesine yönelen ve yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
Tutuklu sanığın üzerine atılı suçun niteliği, atılı suç için yasada öngörülen ceza miktarı, ilk derece mahkemesinin kararı, suçu işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığının gösteren somut delillerin bulunması ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde atılı suçun 5560 sayılı Kanunla değişik 5271 sayılı CMK.'nın 100/3-a. maddesinin 2. bendi gereğince tutukluma sebebi var sayılan suçlardan olması, tutuklu kaldığı süre ve bu aşamada adli kontrol uygulamasının yetersiz kalacağı hususu da nazara alınarak tutuklu sanığın TUTUKLULUK HALİNİN DEVAMINA, (bu konudaki kararın tebliği tarihinden itibaren yedi (7) günlük yasal süre içerisinde dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak veyahut tutuklu sanığın bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürlüğüne beyanda bulunarak veya bu hususta bir dilekçe vererek ya da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe göndermek suretiyle Dairemize İTİRAZ kanun yolu açık olmak üzere,)
İstinaf başvurusunda bulunan taraflara kararın tebliği tarihinden itibaren onbeş gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, tutuklu sanığın cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286. maddesi uyarınca TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere, 22/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)