Yerel Mahkemece verilen hükümlere karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabule, oluşa, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin edilmiş, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, cezayı azaltıcı haksız tahrik ve takdiri indirim nedenleri takdir kılınmış, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde düzeltme konusu yapılan husus dışında bir isabetsizlik görülmediği;
ANCAK;
Sanığın adli sicil kaydına göre mükerrir olmakla birlikte, tekerrür nedeniyle şartlı tahliye süresine eklenecek miktar yönünden tekerrüre esas ilamın gösterilmemesi,
Sanığın adli sicil kaydında ikinci kez mükerrir olduğuna dair ilam bulunmadığı halde, ikinci kez mükerrir olduğuna hükmolunması,
Usul ve yasaya aykırı olup, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken, 5275 sayılı Kanunun 108/2 ve 5237 sayılı TCK'nin 58/7. maddeleri dikkate alınarak, tekerrüre esas mahkûmiyetlerden en ağır cezayı içeren Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 26/05/2011 tarihinde kesinleşmiş, suç tarihi itibariyle ve halen infazı tamamlanmamış 2010/137 Esas - 2010/128 Karar sayılı 5237 Sayılı ilamı gereğince hükmolunan 13 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği,
Ayrıca, bu ilamda Bandırma 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/06/2006 tarih 2006/133 esas, 2006/286 karar sayılı ilamInın tekerrüre esas alınması nedeniyle sanık hakkında 2. Kez mükerrirlik hükümlerinin tatbik edilmesi gerektiği düşünülse de; sanığın üzerine atılı hırsızlık suçunun 02/12/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı yasa ile CMK.253'ncü maddede değişiklik yapılarak bu suçların uzlaşma kapsamına alındığından, Dairemizce yapılan inceleme esnasında mahkemesine uzlaştırma işlemlerinin yapılması için ihbarda bulunulması üzerine; ilk derece mahkemesince 15/11/2019 tarihli uzlaştırma raporunda tarafların uzlaşma teklifini kabul ederek karşılıklı olarak uzlaştıkları anlaşılmakla, hükümlü hakkındaki kamu davasının CMK'nun 254/2 maddesi gereğince düşürülmesine dair 19/11/2019 tarihli kesinleşen ek kararın uyarınca hırsızlık suçu yönünden kurulan hükmün tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırılması nedeniyle sanık hakkında 2. Kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığı, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususun CMK'nun 303. Maddesinin verdiği yetkiye istinaden düzeltilmesinin duruşma açılmadan mümkün olduğu anlaşılmakla, hüküm fıkrasının tekerrür uygulamasını düzenleyen 8 ve 9 nolu bentlerinin tamamen kaldırılarak yerine; " Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nin 27/08/2010 Tarih, 2010/137 Esas ve 2010/128 Karar sayılı ilamı ile kasten öldürme suçundan verilip, 26/05/2011 tarihinde kesinleşen 13 yıl 4 ay hapis cezasına ilişkin mahkumiyet hükmü tekerrüre esas alınarak sanık hakkında TCK'nın 58, 5275 sayılı CGTİK'nın 108/2. maddeleri gereğince birinci kez mükerrirlere mahsus infaz rejiminin ve TCK'nın 58/7, 5275 sayılı CGTİK'nın 108/4. maddeleri gereğince hapis cezasının koşullu salıverme tarihinden itibaren denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," paragrafı eklenmek suretiyle CMK'nun 280/1-a maddesi uyarınca sanığın sübuta yönelen ve yerinde görülmeyen İSTİNAF BAŞVURUSUNUN DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, CMK.nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olarak 09/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)