Yerel Mahkemece sanık ..... hakkında basit yaralama suçundan beraatine dair verilen karara yerel C. Savcısı istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
İnegöl Cumhuriyet Başsavcılığının 05/06/2018 tarih, 2018/1392 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın üzerine atılı basit yaralama suçundan TCK'nun TCK 86/2-3.a, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İnegöl 2 Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İnegöl 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2018 tarih 2018/390-649 E.K. Sayılı kararı ile yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
C.Savcısı ..... 03/01/2019 tarihli istinaf dilekçesinde : Mahkemece her ne kadar Sanık .....'nin resmi nikahlı eşi .....'ye yönelik üzerine atılı "Basit Yaralama" suçunu işlediğinin sabit olmaması nedeniyle beraatine karar verilmiş ise de Müşteki .....'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesi, Müşteki .....'nin soruşturma aşamasında alınan beyanları ile hakkında İnegöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 19/04/2017 tarihli adli muayene raporunda (rapor saati 22:30) belirtilen bulguların örtüşmesi, Müşteki .....'nin soruşturma aşamasında alınan ifadesi ve hakkında İnegöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen adli muayene raporunun saatleri ile olayın kolluk kuvvetlerince ihbar alınma saati hep birlikte değerlendirildiğinde Sanık .....'nin üzerine atılı suçu işlediği sabit olmasına rağmen Mahkemece mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi, Sanık .....'nin üzerine atılı suçu eşine karşı işlediği, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 237/2 maddesi uyarınca kanun yolu muhakemesinde katılma talebinde bulunulamayacağına dair hüküm de gözetildiğinde, 6284 sayılı yasanın 2/1-d ve 20/2. maddeleri uyarınca Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanlığı'nın kadına, çocuğa ya da aile bireylerine karşı işlenen suçların, suçtan zarar göreni olduğu, bu sıfatının gereği olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 233 ve 234. maddeleri gereğince kovuşturma evresinde sahip olduğu davaya katılma ve öteki haklarını kullanabilmesi için duruşmadan haberdar edilmesi gerektiği halde, usulen dava ve duruşmalar bildirilmeden, davaya katılma ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun mağdur ve katılanlar için öngördüğü haklardan yararlanma olanağı sağlanmadan yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması,Usul ve esas yönünden Kanun'a aykırı bulunduğundan istinaf incelemesinde tespit edilecek sair nedenlerle, kararın istinafen kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
Sanık ..... yerel mahkemede alınan savunmasında: " Ben daha önce konu ile ilgili olarak emniyette ifade vermiştim, o ifadem doğrudur aynen tekrar ile ..... benim 12 yıllık eşim olur aramızda eşimin kıskançlığı yüzünden çeşitli tartışmalar yaşanmış olsa da 19/04/2018 günü evimizin içinde eşimle aramızda tartışma çıktı fakat kendisiyle sözlü tartışmanın ötesinde herhangi bir fiziksel darp olayı yaşanmadı, aramızda sözlü tartışma yaşanınca ben kayınpederimi aradım, biz kızınla geçinemiyoruz gel kızını al dedim. Kayınpederim de kızdı telefonu kapattı. Sonradan da polisleri aramış zannettim ancak komşular gürültüyü duyunca polisleri aramışlar. Ben eşim .....'yi darp etmedim, bacağındaki morlukların nasıl olduğunu bilmiyorum. Olayın kızgınlığı ile hakkımda şikayetçi olmuştur. Şu an barıştık, eşim şikayetçi değildir. Suçsuzum, masumum, olayı evin içinde olduğundan dolayı herhangi bir kamera kaydı ya da tanık da yoktur, göstereceğim başkaca bir delilim de yoktur. Şikayetten vazgeçildiği takdirde bunu kabul ederim, öncelikle beraatime karar verilmesini mahkeme aksi kanaatteyse hükmün açıklanmasının geri bırakılması da dahil tüm lehe olan yasa maddelerinin uygulanmasını talep ederim." şeklinde savunma yapmıştır.
SANIK ..... DAİREMİZCE TALİMAT İLE ALINAN SAVUNMASINDA: "Olay günü eve geldim. Telefonla uğraşıyordum. Eşim sıkıldı, kendisi ile ilgilenmemi istedi. Bu nedenle aramızda tartışma oldu. Biraz sonra polis ekipleri geldi. Dışarıdan tartışmamız üzerine bizi ihbar etmişler. Biz polislere şikayetçi olmadığımızı söyledik. Buna rağmen bizi hastaneye götürdüler. Daha sonra ifade verdik. Eşim benden şikayetçi olduğunu söylemiş. Daha sonra şikayetinden vazgeçti. Olay eşimin anlattığı şekilde olmamıştır. Doktor raporunu kabul etmiyorum. Raporda eşimin bacağının morardığı belirtilmiş bunun nedenini de kendisinin bacağını masaya çarpması nedeniyledir. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi isterim, mahkeme aksi kanaatte ise hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim,"demiştir.
V-KATILAN BEYANI:
Mağdur ..... yerel mahkemede alınan beyanında: "Ben konu ile ilgili olarak aşamalarda ifade vermiştim ancak emniyette vermiş olduğum ifadeyi bir anlık sinirle verdim, zaten ertesi gün gidip şikayetimi geri aldım. Celse arasında mahkemeye dilekçe sunmuştum ben o dilekçemi tekrar ile eşim .....'den davacı değilim, o akşam yani 19/04/2018 günü evde eşimle sözlü olarak tartıştık. Birbirimize bağırdık bu esnada kalçam masa kenarına çarptı ve bacağım morardı. Eşim beni dövmedi. Biz birbirimize bağırınca birileri polisi aramış. Polisler bizi karakola götürünce bende eşime sinirlendiğimden şikayetçi oldum ve o beyanı verdim ve eşimin dövdüğünü söylemiştim fakat şu anki beyanımın esas alınmasını istiyorum, davacı ve şikayetçi değilim. Olay evin içerisinde olmuştur, bu sebeple herhangi bir kişi olayı görmemiştir. Katılma talebim yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur ..... Dairemizce talimat yolu ile alınan beyanında Ben bu hususta daha önceden beyanda bulunmuştum. O beyanlarım doğru olup tekrar ederim. Olay günü eşim ile gece saatlerinde ailevi nedenlerden dolayı aramızda tartışma çıktı. Ben eşime sinirlendim. Mutfağa doğru gitmek istedim. Ancak bu esnada sağ bacağım ortada bulunan sehpaya çarptı. Sinirle ailemi arayarak durumu anlattım. Onlarda polislere haber vermişler. Polisler geldi. Bizi alarak karakola götürdüler. Orada ben eşime sinirli olduğum için eşim bacağıma vurmak suretiyle beni darp etti demiştim. Ancak olay öyle olmamıştır. Ben mutafa geçerken bacağımı sehpaya çarptım. Eşime olan sinirle o şekilde beyanda bulundum. Bir anlık sinirle öyle beyanda bulundum. Amacım iftira atmak değildi. Eşime kızmış olduğumdan öyle beyanda bulundum. Sanıktan şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum" demiştir,
VI-DELİLLER:
Adli muayene raporları, sanık ve müşteki beyanları, sanığın adli sicil kaydı, nüfus kayıt örneği, soruşturma evrakının tamamı, mağdur .....'nin 05/12/2018 havale tarihli dilekçesi ve tüm dosya kapsamı
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:" Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi ve buna göre sanık .....'nin eşi olan .....'ye karşı eylemine uyan TCK 86/2-3-a, 29, 53 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur," demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Tarafların karı koca oldukları, olay günü ailevi nedenlerden dolayı tartışma sonucunda sanığın müşteki eşini yaraladığı iddiasıyla açılan davanın yargılaması sonunda yerel mahkemece sanığın delil yetersizliğinden dolayı beraatine karar verilmiş, bu karara karşı yerel C.Savcısı tarafından müştekinin hazırlık beyanı ve bunu destekleyen rapora göre mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği belirtilerek istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde; sanığın eyleminin sübutu, hususunun değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Dairemizce sanık ve müşteki talimat yoluyla dinlenilmiştir. Dairemizce alınan beyanlar, aşamalarda alınan beyanlar, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre; Tarafların karı koca oldukları, olay günü ailevi nedenlerden dolayı tartışma sonucunda sanığın müşteki eşini yaraladığı, Yerel Mahkemece müştekinin duruşma aşamasında değiştirdiği beyanına üstünlük tanınarak sanığın delil yetersizliğinden dolayı beraatine dair verilen kararın isabetsiz olduğu, müştekinin soruşturma aşamasında olayın hemen sonrasında sıcağı sıcağına alınan samimi beyanında sanığın müştekiye vurarak yaraladığı, hatta sonrasında kayın babasını müştekiye aratarak gelin kızınızı alın diye söylediği, kayın babasının polisi araması üzerine polisin olay yerine gitmesi sonucunda olayın açığa çıktığı, esasen Müşteki .....'nin İnegöl Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 19/04/2018 tarihli raporunda sol baldır ön orta yüzeyde iki adet 1 cm çaplarında morluk izleri mevcut, 3x1 cm çapında yüzeye sıyrık alanı mevcut BTM ile giderilebileceği şeklinde rapor düzenlendiği, raporun müştekinin beyanını doğruladığı halde sık sık rastlandığı üzere müştekinin kocasını korumak için değiştirdiği, duruşma ifadesine üstünlük tanınmasının isabetsiz olduğu, Yerel C. Savcısının istinaf talebinin yerinde olduğu vicdani kanısına varılmış, Yerel Mahkemenin verdiği beraat kararı kaldırılarak sanığın mahkumiyetine dair aşağıda yazılı hüküm tesis olunmuştur.
Sanığın eyleminin niteliği, meydana gelen yaralanmanın özelliği nazara alınarak sanık hakkında adli para cezası tercih edilmek suretiyle hüküm kurulmuş, müşteki beyanlarında sanık ile tartıştıklarını, ona çıkıştığını beyan ettiğinden sanık hakkında TCK 29 maddesi uygulanmış, daha önce HAGB kararı bulunduğundan yeniden HAGB kararı verilemeyeceğinden CMK 231/5 maddesi uygulanmamıştır.
HÜKÜM:GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-İlk dereceli C.Savcısının istinaf talebinin KABULÜ ile, İnegöl 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 27/12/2018 tarih, 2018/390-649 E.K.sayılı kararının hüküm kısmının 1 ve 2 nolu bentlerinin KALDIRILMASINA,
2- Sanık ..... hakkında mağdur .....'ye yönelik basit yaralama suçu sübut bulunduğundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK 86/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, nazara alınarak takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın üzerine atılı suçu eşine karşı işlemiş olduğu gözetilerek TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca cezası 1/2 oranında arttırılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
-Mağdurdan kaynaklanan hareketler sanık lehine haksız tahrik sayılarak TCK'nın 29/1 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 135 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
-Sanığın suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak cezasının TCK’nun 62. Maddesi oranında takdiren 1/6 oranında indirilerek 112 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığa verilen bu cezadan başkaca yasal yada takdiri herhangi bir artırım veya indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına,
-Sanık hakkında tayin olunan 112 gün adli para cezasının TCK 52 maddesi gereğince beher günü 20 TL den hesaplanlam suretiyle sanığın neticeten 2.240 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığa hükmedilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak TCK.nun 52/4.maddesi uyarınca adli para cezasının taktiren 20 eşit taksitle ve birer aylık aralar ile TAHSİLİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan tutarın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtaratına (ihtarat yapılamadı)
-Sanık hakkında daha önce HAGB kararı verildiğinden yeniden HAGB kararı verilmesine yer olmadığına,
-Karar kesinleştiğinde mahkemesince daha önce HAGB kararı veren İnegöl 5.Asliye Ceza mahkemesinin 2014/539 esas sayılı dosyasına CMK 231/11 maddesi gereğince ihbarda bulunulmasına,
3-İlk derece mahkemesi tarafından yapılan 2 davetiye gideri 28,00 TL posta gideri 25,00 TL 3 tebligat gideri 42,00 TL olmak üzere toplam 95,00 TL ile Dairemizce yapılan 2 davetiye gideri 28,00 TL posta gideri 15,60 TL Toplamı 43,60 olmak üzere toplam 138,60 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; sanık ve müştekinin yokluğunda iddia makamında C.Savcısı .....'ın huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/02/2020 (¤¤)