Yerel Mahkemece sanık Hasa.....'ın mağdura karşı işlemiş olduğu yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanık müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Bozüyük C.Başsavcılığı'nın 10/04/2017 Tarih ve 2017/278 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık Has....'ın TCK'nın 86/1, 86/3-e, 53/1, sanık Ken....elik'in TCK'nın 86/2, 86/3-e ve 53/1 maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi için Bozüyük 1.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bozüyük 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 19/09/2018 tarih 2017/214-2018/585 E-K sayılı ilamı ile sanık Hasan Çalışkan'ın TCK 86/1, 86/3-e, 62, 51/1-3-7-8, 53 maddeleri uyarınca 1 yıl 5 ay 15 gün hapis cezasının ertelenmesine, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine, sanınk Ken....n TCK 86/2, 86/3-e, 62, 52/2-4 md uyarınca 3.740 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık Hasan Çalışkan müdafi 22/10/2018 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; öncelikle mağdur Must....'in müvekkili Has.... ve oğluna vurduğunu yargılama aşamasında beyan ettiğini, savcılık aşamasında ise beyanlarının yanlış olduğunu duruşma aşamasında verdiği ifadelerin doğru olduğunu belirterek savunma yaptığını, eylemi bizzat kendisi yapmış olmasına rağmen iddianamede mağdur olarak belirtildiğini, ilk derece mahkemesinde delillerin tam olarak toplanmadığını, asıl eylemi yapanın mağdur olduğunu , mağdurun eylemi yaptığını yargılama aşamasında dile getirdiğini, müvekkilinin sadece mağdura karşılık verdiğini, bu nedenle ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak müvekkilinin beraatine karar verilmesini talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
Sanık Hasan Çalışkan Yerel Mahkemedeki Savunmasında; "Musta.....ik benim 25 yıllık arkadaşımdır. Geçen sene özel yaşamından ve ailevi meselerinden dolayı tavır alıp kendisine mesafe koydum. Sanki bu düzeni ben bozmuşum gibi kendisinden sürekli tepkiler geliyordu. Arkadaşın çiftliğine geçerken onun çiftliğinden geçmek zorundaydık ve dönüşte Mustafa kalasla arabamın camına ve kaportasına vurdu. Oğluma devam etmesi gerektiğini söyledim. Ancak durmak zorundaydık. Çünkü durmazsak Mustafa'yı ezmek zorunda kalırdık. İndikten sonra oğlumla Mustafa'nın boğuştuğunu gördüm. Ben de bunun üzerine onun elindeki kalasla o anki heyecan ve kontrolsüz bir davranışla Mustafa'ya vurdum. Pişmanım. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim. Aksi takdirde lehime olan hükümler uygulansın. Her ne kadar polisteki ifademde vurduğuma dair herhangi bir beyanda bulunmamışsam da olayın heyecanı, acı duymam, kontrolsüzlüğü ve şoku ile kalasla sadece Mustafa Özçelik'e vurdum" şeklinde beyanda bulunarak mahkumiyeti halinde, yasal şartlar oluştuğu takdirde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasını kabul etmiştir.
Sanık Hasan Çalışkan Müdafii Yerel Mahkemedeki Beyanında; "Müvekkilimiz samimi bir şekilde olayı anlatmıştır. Olaydan pişmandır. Diğer müşteki de ifade verdikten sonra yazılı beyanda bulunacağız. Taraflar şikayetten vazgeçmiştir. Lehe olan hükümler uygulanarak beraatimize karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık Hasan Çalışkan Dairemizde Talimatla Alınan Savunmasında:"Mustafa özçelik benim eski dostumdur. Ancak bir takım özel nedenlerle aramızda anlaşmazlık oldu. Olay günü tavuk çiftliği,ne giderken mustafa özçeliğin çiftliğinin önünden geçmek zorundaydım. Aracı oğlum kullanıyordu. Giderken önümüze bir kalas ile çıktı ben oğluma dikkate alma devam et dedim. Geri dönüşte yeniden kalas ile karşımıza çıktı ve araca vurdu. Oğlum panikledi aşağıya inip tartyışmaya basladılar. Oğlumu kurtarmak amacıyla bende olaya dahil oldum. Mustafanın elindeki kalası almaya calıstım. Bu aşamada kendisini darp etmiş isem de olaylar kendiliğinden gelişti. Benim amacım oğlumu kurtarmaktı. Olayın tanığı Kenan dır. Kenan oğluma kalasla vurdu, oğlkumun vucudundan kan gelmeye başladı. O aşamada kendimi kaybettim. Biz araca binip gidekren bile mustafa bizi takip ediyordu. Eylemin meşru müdafaa hakkı kapsamında gerçekleştirdim. Hakkımda beraat kararı verilmesini talep ederim." demiştir.
V-MÜŞTEKİ BEYANI:
Mağdur Özol Feyy....n Yerel Mahkemedeki Şikayet ve Delillerinde; "Babamın da ifade ettiği gibi orada çalışmakta olan bir ustayı görmeye gittik. Geçerken Mustafa .....'in el hareketi yaptığını gördük. Görmezden gelip yolumuza devam ettik. Dönüşte Mustafa önümüzü kesip aracımıza kalasla vurdu. Aracı ben kullanıyordum. Mustafa Özçelik babama birşey yapacağından araçtan indim. İlk araçtan ben indim. Mustafa'ya araca niye vurduğunu sordum. Cevap vermedi bağırmaya başladı. Kalasla üzerime yürüdü. Koluma birkaç darbe aldım. Babam da o sırada arabadan inmişti. Babam ve Mustafa kavga etmeye başladılar. Ben de Mustafa ile babamı ayırmaya çalışıyordum. Babama darbe geldiği için ben de sinirle Mustafa'ya vurdum. Mustafa babamın yakasına yapışıp köşeye sıkıştırdı. Ben ayırmaya çalışıyordum. Olay büyümesin dedim. O sırada arkamdan Kenan Özçelik'in kalasla vurduğunu hissettim. Kavganın başında zaten gözlüğüm düşmüştü. Zaten gözlüğümün düşmesiyle olayı net göremedim. Ancak Kenan'ın bana vurduğunu net gördüm. Sonra başım döndü yere düştüm. Bizi orda Kenan'ın ustaları ayırdı. İleride arabayı döndürmek için durduk. O sırada Kenan, Mustafa ile araçta duruyordu. Kenan durup araçtan indi. Aracın ön camına bijon anahtarı ile vurarak aracın ön camını patlattı. Ben de arabayı heyecandan stop ettirmiştim. O sırada arabayı çalıştırıp gaza bastım. Ben gaza basınca bijon anahtarı bu sefer de sol arkadaki cama isabet etti. Olay nedeni ile şikâyetçi değilim" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mağdur Mustafa Özçelik Yerel Mahkemedeki Şikayet ve Delillerinde; "Olay nedeni ile sanıklardan şikâyetçi değilim. Biz Pazaryeri Arpadere Köyü'nde tavuk çiftlikleri kurduk. Onların bir yetişme dönemi, teslim tarihi vardı. 15 Temmuzdan ötürü bazı gecikmeler oldu. Biz de bakanlıktan uzatma istedik. Hasa.....n da bu süreci sabote etti. 03/10/2016 tarihi de olayın olduğu teslim tarihiydi. Bizim projemiz yetişmediği için o gün Hasan Çalışkan şantiyeye geldi. O gün oğluyla gelip resimlerini falan çekti. Uzaktan da eliyle tehdit ediyordu. Ben de bunlara karşılık olarak güldüm. Daha sonra Hasan şantiyeden arabayla çıkarken de arabadan taciz ediyordu. Ben de bir tane odun kalasını atıyor gibi yaptım. Bunun üzerine Hasan Ç.....n arabasıyla durdu. Oğluyla beraber gelip indiler. Ben odunu attım. "Sen ne yapmaya çalışıyorsun?" dedim. Sonra ben elimle Hasan Çalışkan'a vurdum. O da yere düştü. O esnada işçiler falan da vardı. Beni tuttular. Beni tutunca da oğlu Feyyaz da bana birkaç tane vurdu. Ondan sonra beni tutanlardan kurtuldum. Sonra Feyyaz'a da vurdum. O da düştü. O karambolde de omzuma kalasla vurulduğunu hissettim. Ancak vurma anında göremedim. Sonra arkamı döndüğümde Hasan'ın elinde odun vardı. Arkamda da odunla bekleyen Hasan'dan başka kimse yoktu. Diğer şahıslar o sırada ayırmaya çalışıyordu. Feyyaz bana sadece normal yumruk vurdu. Odunla vurmadı. Jandarmadaki ifademde "ben kimseye vurmadım, ya da vurduysam da hatırlamıyorum" şeklindeki ifademi kabul etmiyorum. Ben olay yerinde Hasan ve Feyyaz'a yumrukla vurdum. Elimde odun parçası falan da yoktu" şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-DELİLLER:
1-YAZILI DELİLLER:
Nüfus ve adli sicil kayıtları, mağdura ait rapor, dosya içerisindeki diğer bilgi ve belgeler.
Dairemizce aldırılan Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28/08/2019 tarih, 2019/6820 sayılı raporu ile, "mağdurun yaralanmasının Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU, Vücudunda kemik kırığı tarif edilmediği" belirtilmiştir.
2-TANIK BEYANLARI:
Tanık Kenan Özçelik Yerel Mahkemedeki Sanık sıfatıyla verdiği Beyanında;"Ben Hasan ağabey ile olaydan yarım saat önce hal hatır sormak için konuşmuştum. Mustafa ile aralarındaki sorunları halletmeleri gerektiğini söyledim. Mustafa Özçelik de Hasan'ın arabasının önüne dikildi. Ben de önceden kavga çıkmasın diye onu götürmek istemiştim. Ancak gelmedi. Mustafa arabaya kalasla vurdu. Arabaları durmak zorunda kaldı. Ben de kavga etmelerini istemiyordum. Ancak sonra arabadan inince kavga başladı. Ben de ayırmaya gittim. Ancak ayırmaya gidince benim de kavgaya karıştığımı zannettiler. Ben de darbe alınca Feyyaz'a odunla vurdum. Dört kişilik bir arbede oldu. Mustafa ile Özol Feyyaz bundan darbe aldı. Diğer iki kişi de sadece vurdu. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim. Pişmanım. Öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim. Aksi takdirde lehime olan hükümler uygulansın. Her ne kadar polisteki ifademde Feyyaz'a vurduğumdan bahsetmemiş olsam da aramızda arbede çıktı. Dört kişi birbirimize girdik. Ben de arbede esnasında odunla Feyyaz'a vurduğumu kabul ediyorum" şeklinde beyanda bulunarak mahkumiyeti halinde, yasal şartlar oluştuğu takdirde hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümlerin uygulanmasını kabul etmiştir.
Tanık Şinasi Sarıçam Yerel Mahkemedeki Beyanında; "Ben bu hususta 03/10/2016 tarihinde hazırlık aşamasında beyanda bulunmuştum, o ifademi tekrar ederim, ekleyecek başkaca husus yoktur" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TanıkKenan Özçelik Dairemizde Talimatla Alınan Beyanında:"Bozüyük Cumhuriyet Savcılığının iddianamesi tarafıma okundu, konu hakkında bilgi sahibi oldum. İddianamede adı geçen müşteki Özol Fe..... ile sanık Hasan .....n benim Arpadere Köyündeki çiftlik komşum olur, olay günü sabahleyin kendileri ile karşılaştım, selamlaştık, yarım saat sonra ben Mu....'e ait tavuk çiftliğine gittim, yarım saat sonra her ikisi benimde bulunduğum çiftliğin önünden geçtiler, Mustafa Özçelik ile aralarında daha önceye dayalı husumet sebebiyle Must....k eline bir sopa alarak araçlarının önüne durdu, elindeki sopa ile araca vurdu, ben Must....kolundan tuttum kavga etmemeleri için telkin ettim, sonra Özo...aracı durdurdu, Ha....n ile birlikte araçtan indi, Musta....ik ile birlikte kavga etmeye başladılar, ben şahısları ayırmaya çalıştım, kavga esnasında Mustafa...lik H.... ve Feyyaz'a vurdu o esnada Hasan....n yumruğu ile benim sağ boyun tarafıma yani kulak arkasına doğru yumruk attı, ben sadece tarafları ayırmaya çalıştım."demiştir.
TanıkÖzol Feyyaz Çalışkan Dairemizde Talimatla Alınan Beyanında:" Bozüyük Cumhuriyet Savcılığının iddianamesi tarafıma okundu, konu hakkında bilgi sahibi oldum. Olay tarihinde babam Hasan Çalışkan ile birlikte Mustafa Özçelik'in ağabeyine ait inşaat alanının yanından geçen yoldan aracımız ile bir yere gitmek seyir halindeydik, geçerken Mustafa Özçelik eline kalas aldı, araca doğru yaklaştı, babam bana durma devam et dedi, bende devam ettim, babam ile işimizi hallettik dönüşte, aynı yerden geçerken bu kez Mustafa Özçelik elindeki kalas ile aracımızın önüne atladı ve aracın ön kaputuna vurdu, ben aracı durdurdum, araçtan inerek ne yapıyorsun ağabey dedim, üzerime yürüdü, babam üzerime yürüdüğünü görünce araçtan indi, tam kalası kaldırıp bana vuracağı sırada babam kalası tuttu, bunun üzerine Mustafa Özçelik ile boğuşmaya başladılar, sonra Kenan Özçelik yapmayın diye bağırdı, araya girdi, bu sırada her iki kişinin elinde bulunan tek kalas bir babama bir de Mustafa Özçelik'e isabetsizce rastgele vurmaya başladı, babam eline geçirdiği kalası ileri atarak Must...k'i uyardı, bu esnada bende babamın üzerine yürüyen Must...k'i tutmaya çalıştım, bu esnada Mu....k bana yumruk attı, gözlüğüm çatladı, daha sonra yumruk atmaya devam etti, babam bu kez araya girdi, bu kez Mus...ik boğazıma sarıldı, babamı boğmaya çalıştı, ben arkam dönük iken Ken....k'in sesini duydum ne yapıyorsunuz siz dedi, daha sonra bana yaklaşarak kafamın arkasına vurdu, kafam kanadı, düşerken Ke....'in elinde kalası gördüm, ileride inşaat işinde çalışan ustalar vardı, bizi görerek olay yerine geldiler ve ayırdılar, ben ve babam araca bindi, oradakiler babama gözlüğümü vermişler biz seyir halinde iken babam gözlüğü Mustafanın sanarak camdan dışarı attı, ben gözlüğün bana ait olduğunu söyledim ve aracı durdurdum, sonra bizi arkamızdan Kenan Özçelik ve Mustafa Özçelik araç ile gelmişler, ben aracı durdurdum, o esnada Kenan Özçelik elinde araçtan aldığı demir parçası ile aracın ön camına vurdu, daha sonra aracın kapısını kilitledim, Kenan Özçelik inin aşağıya dedi, ben aracı çalıştırarak aracı hareket ettirdim, elindeki levye ben aracı çalıştırdığım için arka cama geldi, sonra olay yerinden uzaklaştırdık, karakola gittik, bizi takip ettiler, ben hızlı araç sürdüğüm için yetişemediler, sonra karakolda ifadelirimiz alındı, benim olay ile ilgili bilgi ve görgüm bundan ibarettir." demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA;"Yapılan yargılama ve toplanan delillere ve özellikle Dairemizce alınan ATK raporuna göre olayda mağdur Mustafa Özçelik'in BTM ile giderilir şekilde yaralandığı anlaşıldığından sanık Hasan Çalışkan vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesinin kararının hüküm kısmının 1 nolu bendinin kaldırılmasına ve sanık Hasan Çalışkan'ın Mustafa Özçelik'e karşı eylemi nedeniyle TCK 86/2-3-e, 29, 62, 53 maddeleri gereğince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İlk derece mahkemesinde yapılan yargılamada; sanık Hasan ile Mustafa arasında aynı işi yapmalarından kaynaklı rekabetin çekişmeye dönüştüğü, olay günü çıkan tartışma sonunda fiziksel olarak kavga ettikleri, sanık Hasan'ın kalasla Mustafa'ya vurduğunun ve istinaf dışı diğer sanık Kenan'ın ise Feyyaz' a odunla vurduğunun tespit olunduğu, tanık Şinasi Sarıçam'ın talimat mahkemesinde alınan doğruladığı kolluk ifadesinde de bu durumun sabit olduğu, dosyada mevcut mağdur Mustafa Özçelik'e ait 22/11/2016 tarihli kati raporda mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek şekilde yaralandığının tespit edildiği anlaşıldığından sanığın üzerine atılı suçu işlediği sabit görülmüştür. Taraflar arasında daha önceden de husumet olduğu görülerek ilk haksız hareketin kim tarafından yapıldığı net belli olmadığından sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın mahkemedeki savunmalarında fiillerini söylemesi nedeni ile bir daha suç işlemeyeceği yönünde olumlu kanaat hasıl olduğundan hakkındaki hapis cezasının ertelenmesine karar verilmiştir.
Müşteki hakkında Bilecik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen raporda; sağ omuz arkasındaki şişlik nedeniyle BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı tespit edilmiştir.
Sanık Hasan vekilinin; Mustafa'nın müvekkiline vurduğunu onun da karşılık verdiğini, bu nedenle haksız tahrik hükümlerinin uygulanması talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Dosya kapsamı, istinaf dilekçesi içeriğine göre, sanığın eyleminin hukuki niteliği, oluşturduğu suçların vasıf ve mahiyetleri, müşteki hakkında düzenlenen rapor içeriği ve yeterliliği, verilen ceza miktarı, haksız tahrik ve derecesi hususlarının değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılamada toplanılan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; ilk derece mahkemesinin kararının eylemin sübutu yönünden usul ve yasaya uygun bulunduğu, ancak, mağdur hakkında Bilecik Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen rapor içeriğinde belirtilen mağdurdaki arazlar ile rapor sonucunun Adli Tıp kriterlerine uygunluğu konusunda tereddüt oluştuğundan, mağdur hakkındaki tedavi evrakı getirtilerek, mağdurun sevk edildiği Küçükçekmece Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 28/08/2019 tarih, 2019/6820 sayılı raporu ile, "mağdurun yaralanmasının Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum OLMADIĞI, Kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte OLDUĞU, belirtilmiş olup, karar vermeye yeterli ve elverişli bu rapora göre sanığın eyleminin TCK'nun 86/2. Maddesinde yer alan basit yaralama suçunu oluşturduğu kanısına varılmakla sanık vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırıldığı, suçun işleniş şekline ve mağdurda meydana gelen zararın ağırlığına göre cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, sanığın adli sicil kaydında sabıkasının bulunmaması, sanığın sosyal ve ekonomik durumuna göre yasa maddesindeki seçimlik cezalardan adli para cezasının tayin edildiği, sanığın suçu silahtan sayılan kalasla işlemesi nedeniyle TCK'nun 86/3-a maddesinin tatbik edilerek cezanın yarı oranında arttırıldığı,
Ayrıca, olayın karşılıklı tartışma ve kavga şeklinde olduğu, tarafların birbirini suçlayıcı beyanlarda bulunurken tanıkların da arkadaş oldukları taraf lehine beyanda bulundukları, bu nedenle ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği, Yargıtay 3. Ceza Dairesinin yerleşmiş uygulamalarına göre, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının tespit edilemediği durumlarda şüphe sanık lehine değerlendirilerek sanık hakkında TCK'nun 29. Maddesi uyarınca cezasında asgari oranda indirim yapıldığı, sanığın olay sonrası duruşmadaki olumlu tutum ve tavrı lehine takdiri indirim sebebi sayılarak TCK'nun 62. Maddesinin tatbik edildiği, sanığın adli sicil kaydında HAGB ilamının bulunduğu ve denetim süresi içerisinde suç işlediği anlaşılmakla CMK'nun 231. Maddesi şartlarının oluşmadığından tatbik edilmediği, bu şekilde oluşan kanaat doğrultusunda usul ve yasaya uygun bulunan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-Sanık Hasan Çalışkan vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile, Bozüyük 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.09.2018 tarih, 2017/214 esas, 2018/585 karar sayılı kararının hüküm kısmının 1 nolu bendinin KALDIRILMASINA,
2-Sanık HASAN....N'ın, mağdur Musta....k'e karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılması için kamu davası açılmışsa da, alınan rapordan sanığın üzerine atılı basit yaralama suçunun sübut bulduğu anlaşıldığından eylemine uyan 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2 maddesi gereğince, suçun işleniş şekli, suç sebep ve saikleri de nazara alınarak takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın söz konusu suçu silahtan sayılan aletle gerçekleştirdiğinden 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/3-e maddesi gereğince cezasında 1/2 oranında artırım yapılarak 180 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı kesin olarak anlaşılamadığından bu durum sanık lehine haksız tahrik sayılarak TCK'nın 29/1 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 135 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanığın duruşmadaki iyi hali ve suç işlendikten sonraki tavır ve davranışları lehine değerlendirilerek 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1 maddesi gereğince cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 112 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında tayin olunan 112 gün adli para cezasının TCK 52 maddesi gereğince beher günü 20 TL den hesaplanlam suretiyle sanığın neticeten 2.240 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa hükmedilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak TCK.nun 52/4.maddesi uyarınca adli para cezasının taktiren 5 eşit taksitle ve birer aylık aralar ile TAHSİLİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan tutarın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtaratına (ihtarat yapılamadı)
-Sanık hakkında İstanbul Anadolu 12. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/523 Esas, 2013/482 Karar sayılı dosyası ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verilmesine rağmen denetim süresi içinde dosyaya müsnet kasıtlı suçu işlediğinden, kararın kesinleşmesi halinde gereği yapılmak üzere ilgili mahkemeye BİLDİRİMDE BULUNULMASINA,
3-İlk derece mahkemesi tarafından yapılan ve sanığın payına düşen 75,00 TL ile, 1 tebligat gideri 14,00 TL, dosya geliş ücreti 15,00 TL, Dairemizce yapılan 6 talimat davetiye gideri 84,00 TL, 1 e-tebligat 4,50 TL, 1 ATK gideri 100,00 TL, posta giderleri 41,70 TL, toplamı 334,20 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; sanık ve vekili ile, mağdur Mus....k'in yokluğunda iddia makamında C.Savcısı Mesu....N'ın huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20/01/2020(¤¤)