Yerel Mahkemece sanık .....'ın katılan .....'a karşı işlemiş olduğu basit yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanık müdafii ve katılan AÇSH Bakanlık vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Orhaneli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 27/12/2016 Tarih, 2016/196 Esas ve 2016/114 Soruşturma numaralı iddianamesi ile Müşteki şüpheli .....'ın kardeşi müşteki şüpheli .....'ı yaralaması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK 86/2 , 86/3-a, Müşteki şüpheli .....'ın kardeşi müşteki şüpheli .....'ı silah olduğu değerlendirilen bağ budama makasıyla yaralaması şeklinde gerçekleşen eyleminin TCK 86/3-a,e ve 87/1-c maddeleri kapsamında Yüzde Sabit İz Bırakacak Şekilde Silahla Kasten Yaralama suçundan cezalandırılması istemiyle Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2018 tarih, 2016/251 esas, 2018/181 karar sayılı ilamı ile, sanık .....'ın katılan .....'a karşı kasten yaralama suçundan TCK 86/1, 86/3-a ve 86/3-e, 87/1-c, 62, 53 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık .....'ın kardeşi .....'ı basit yaralama suçundan TCK 86/2, 86/3-a, 29, 62, 52, 52/4 maddeleri uyarınca 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, 5 yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık ..... vekili Av...... 05/01/2019 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; olayın karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiğini, sanığın kendisini savunma maksadıyla bir bağ makasını hedef gözetmeksizin sağa sola savurduğunu, Buna rağmen yerel mahkemenin müvekkili 5 yıl gibi ağır bir ceza ile cezalandırdığını, ancak katılan sanığa verdiği adli para cezasının dahi açıklanmasını geriye bıraktığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dosya kapsamında dinlenen tüm tanık ve sanık anlatımları incelendiğinde olayın karşılıklı kavga şeklinde gerçekleştiğinin ortada olduğunu, Zaten Yerel Mahkeme de her iki tarafa da kasten yaralama suçundan ceza vererek bu durumu kabul etmiş ancak sadece katılan sanık ..... yönünden haksız tahrik hükümlerini uyguladığını, oysa yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre karşılıklı kavga durumunda haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiğinin tespit edilmesi gerektiğini, eğer Mahkeme tarafından ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği tespit edilemiyorsa bu durumda yine yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre her iki tarafın da haksız tahrik indiriminden faydalanması gerektiğini, usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılarak müvekkilinin beraatine, aksi kanaat halinde lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
Müşteki Aile ve Çalışma Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili 20/12/2018 tarihli istinaf dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanıklara üst sınırdan ceza verilmesini, davaya katılmalarına, taraflarına vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
Sanık ..... Yerel Mahkemede alınan savunma ve beyanlarında, "Babam kavgamıza konu olan araziyi 20 yıl kadar önce hepimize pay etmişti. Yollarımızıda ayırmıştı. Ancak daha sonra kardeşim ..... bu yolu kapattı. Geçmemize izin vermedi. Olay günüde yine yol açma meselesinden aramızda kavga çıktı. "bana hitaben Ananı avradını sinkaf ederim dedi" Benim başımı belaya sokma dedi. .....'ın yanında hanımıda vardı. Tartışma esnasında ikisi beni altlarına aldılar. Bende kendimi korumak istedim. Cebimde bahçe budama aleti vardı ancak olay esnasında kullanıp kullanmadığımı hatırlamıyorum. Beni altlarına alınca kullanmış olabilirim. Tamamen kendileri beni darp ettiği için müdahale ettim. Beratimi istiyorum...... ve karısı bana bel dediğimiz toprağı havalandıran aletle vurdular. Beni altlarına aldılar yüz üstü düşmedim, ancak ellerindeki aletle sırtıma vurdular. Benim yaralanmam ayağımdaydı. Ben vurmalarının acısını hissettim. Yüz üstü düşmüştüm. yüzüstü düşmüştüm bir önceki ifademi kabul etmiyorum. İkisi de birinin elinde çapa birinin elinde bel vardı. Birinin elinde çapa vardı. Görmedim ancak acılarını hissettim dedi. Adli rapor düzenlenirken bu yaralanmalarımı söylemedim. Barışacağımızı düşündüm.Şikayetimiz devam etmektedir, katılma talebimiz vardır, esas hakkında ve tanık beyanlarına karşı beyanda bulunmak için tarafımıza süre verilsin" , "Önceki savunma ve beyanlarımı tekrar ederim, şikayetçiyim, karşı tarafın zararı oluşmamıştır gidermek istemem." , "Önceki savunma ve beyanlarımı tekrar ederim, suçsuzum beraatimi talep ediyorum."şeklinde savunma yapmış; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rızasının olduğunu belirtmiş;atılı suçtan zarar görme ihtimali dikkate alınarak katılma talebinin kabulüne karar verilmiş açık yargılamaya devam olunmuştur.
SANIK ..... DAİREMİZDEKİ SAVUNMASINDA:"Ben daha önce mahkemede beyanda bulunmuştum, o beyanım doğrudur." demiştir.
V-MÜŞTEKİ BEYANI:
Katılan ..... Yerel Mahkemede alınan savunma ve beyanlarında, "olay günü ben eşimle birlikte tarlaya belle bakla ekiyorduk. Olay günü dediği yoldan değil karşı taraftan geliyordu. Aramızda önceye dayalı yol ile ilgili husumetimiz vardı. Husumetimiz ağız dalaşı şeklindeydi. Olay günü yine abim yanımıza gelince .....yolu açsın .....yolu açınca bende sana evin önünden yol vereceğim dedim. Bunu demem üzerine abim Ali yanında bulunan bağ budama makasını yüzüme doğru sapladı, yüzüm kanamaya başladı. İki dakika önce oğlumdan su istemiştim bu sebeple oğlum olay yerine geldi. Oğlum beni .....'ın altından aldı. Tarla komşularımız vardı onlarda geldi. Bağ budama makasını yüzüme sapladıktan sonra herhangi bir darp eylemi olmadı. Ben kesinlikle diğer sanı Alinin savunmasını kabul etmiyorum. Ben eşimle kendisine vurmadım. Asıl oğlum beni onun elinden kurtardı. Beratimi istiyorum.Katılma talebimiz kabulünün, yüzde sabit şekilde iz bırakacak yaralama suçundan dolayı şikayetimiz devam etmektedir. Hukuk davasıda açacağız duruşma gününe kadar beyanda bulunmak için tarafımıza süre verilsin " , "Önceki savunma ve beyanlarımı tekrar ederim, maddi zararım vardır, giderilmedi." ,"Önceki beyan ve savunmalarımı tekrar ederim katılan sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum." şeklinde savunma yapmış; hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesine rızasının olduğunu belirtmiş;atılı suçtan zarar görme ihtimali dikkate alınarak katılma talebinin kabulüne karar verilmiş açık yargılamaya devam olunmuştur.
VI-DELİLLER:
1-YAZILI DELİLLER:
Dosya arasında yer alan katılan sanık ..... hakkında düzenlenen Bursa Adli Tıp Kurumu Şube Müdürlüğü'nün 15/11/2017 Tarih ve 2017/12912 sayılı raporunda özetle, Kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit bir tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğu, vücuttaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3), ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında; kişide tespit edilen kırığın hayat fonksiyonlarını orta (2) derecede etkileyecek nitelikte olduğu, sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilebilir nitelikte olduğundan yüzde kalıcı iz niteliğinde olduğu, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına ya da yitirilmesine neden olmadığı belirtilmiştir.
2-TANIK BEYANLARI:
Tanık..... Yerel Mahkemedeki yeminsiz beyanında, "Olaydan 5 dk kadar önce babam benden su istemişti. Tam suyu getiriyordum ki bir kargaşa olduğunu duydum. Koşarak olay yerine geldiğimde babamın yüzü kanlar içindeydi. Buna rağmen amcam elindeki makası babamın karnına gögüs hizasına vurmaya çalışıyordu. Ben amcamın kollarından tuttum, vurmasına engel olmaya çalıştım. Kendilerini ayırdım. 112'yi çağırdım.Amcamı kollarından tutup yatırdıktan sonra annemle babam amcama saldırmaya çalışıyordu. Onları da ayırdım, amcamı da yerden kaldırdım gönderdim. Daha sonra 112 aradım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... DOĞAN Yerel Mahkemedeki yeminsiz beyanında, " Savcılıkta vermiş olduğum ifademi aynen tekrar ederim, ifademe ekleyecek bir husus yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ..... Yerel Mahkemedeki yeminsiz beyanında, "olay günü eşim ..... ile birlikte beli belliyorduk. ..... geldi niye belliyorsunuz dedi. Yolu bellemeyin dedi. Eşimde .....yol açarsa bende yol açarım dedi. .....'da .....yolu açacak dedi. Ali birden saldırdı. Ben karışmak istemedim. Bu esnada eşime vurduğunu gördüm ancak eline dikkat etmedim. Ayırmak için aralarına girdiğimde ayırdıktan sonra elinde makası gördüm. Oğlumla birlikte ayırdık. .....'ın ifadelerini kabul etmiyorum, ben kesinlikle kendisine vurmadım. Ben eşimi onun altından aldım.Jandarmada vermiş olduğum ifademi kabul etmiyorum, ben eşimin yanındaydım, oğlum evdeydi. Eşimin yanında birlikte çalışıyordum. Jandarmada vermiş olduğum ifadeyi kabul etmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK ..... Dairemizde Talimatla Alınan Beyanında:"Eşimle ben evimin önündeki tarlada çalışmaktaydık, bu sırada eşimin ağabeyi olan ..... geldi "ben tarlanın burasını yol olarak kullanacağım burayı ekmeyin" dedi, bunun üzerine eşim ..... da diğer ağabeyi.....'ı kasterek "o tarlasından yol verirse ben de seni buradan geçireceğim" dedi, bunun üzerine ..... birden eşimin üzerine saldırdı, elinde bağ makası vardı, eşimin yüzü yaralandı, ben ayırmaya çalıştım,sonrasında oğlum geldi ve ayrıldılar, eşim karşılık vermedi zaten buna fırsatı da olmadı, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücret talebim yoktur." demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA;"İlk derece mahkemesince sanık hakkında verilen mahkumiyet kararına karşı lehe ve aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, suçun sübutu ve vasıflandırılmasında herhang bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak olayın oluş şekli ve sebebine göre sanık lehine tahrik hükümlerinin uygulama koşullarının gerçekleşmesine rağmen uygulanmadığı sonucuna varılmakla, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığın TCK 86/1,3-a-e,87/1-c,29,62,53 maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Kardeş olan müşteki-sanıkların olay tarihinde arazi ve yol kullanımı nedeniyle aralarında meydana gelen münakaşa ve kavga sırasında karşılıklı olarak birbirlerini yaraladıkları iddiasıyla kamu davası açılmış, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda; sanık .....'ın Ali'ye karşı gerçekleştirdiği eylem nedeniyle TCK 86/2,3-a, 29, 62 maddeleri gereğince 2.240 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve HAGB, sanık Ali'nin Müşteki-sanık .....'a karşı gerçekleştirdiği yaralama eylemi nedeniyle TCK 86/1, 86/3-a-e, 87/1-c, 62, 53 md uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı süresi içerisinde sanık ..... müdafii tarafından lehe, katılan AÇSH Bakanlık vekili tarafından aleyhe istinaf talebinde bulunulmuş olup, Dairemizce yapılan istinaf incelemesinde, sanık .....'ın eyleminin hukuki niteliği, ceza miktarı ve haksız tahrik hususlarının değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Dairemizce sanık ..... dinlenilmiş, tanık ..... dinlenilmiş, katılan ve tanık Bayram talimata rağmen gitmediklerinden dinlenilememiş, tanık ..... çekilme hakkını kullanmış olup, Dairemizce alınan beyanlar, aşamalarda alınan tarafların beyanı, tanık beyanları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre, kardeş olan katılan ve sanığın olay günü kendilerine miras olarak kalan arazinin kullanımı nedeniyle tartıştıkları, tartışmanın kavgaya dönüştüğü, sanık .....'ın dosya kapsamında emanete alınan bağ budama makası ile katılan .....'ın yüzüne vurarak onu sabit iz kalacak ve 2.derece kırık meydana gelecek şekilde nitelikli olarak yaraladığı, yerel mahkemece sanık .....'ın eyleminin sübutunun kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanığın eylemi nedeni ile katılanda hem sabit iz hem 2.derece kemik kırığı meydana gelmiş olsa, teşdit uygulanma gerekse bile temel cezanın alt sınırın bir kat üzerinde 2 yıl hapis olarak tayin edilmesinin dosya kapsamıyla uygun olmadığı, orantılı bulunmadığı keza taraflar arasında her ikisinin de kabul ettiği şekilde öteden beri süregelen arazi ve yol kullanımı nedeni ile bir anlaşmazlık ve çekişme bulunduğu, sanık Ali'nin katılanın yolunu kapattığını söylediği, olay günü de bu nedenle ciddi bir tartışma yaşandığı, taraflar arasında önceden gelen husumetin vardığı boyut nazara alındığında ilk kimin başlattığı belli olmasa bile sanık lehine asgari oranda haksız tahrik uygulanması gerektiği halde yerel mahkemece tahrik hükümlerinin uygulanmamasının isabetsiz olduğu vicdani kanaatine varılmış, yerel mahkeme kararı kaldırılarak, temel ceza yaralanmanın ağırlığı ile orantılı olacak şekilde alt sınırın üzerinde 1 yıl 6 ay hapis olarak tayin edilerek, haksız tahrik nedeni ile sanığın cezasında asgari oranda indirim yapılarak mahkumiyetine dair aşağıda yazılı hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1)Katılma talep eden AÇSH Bakanlık vekilinin istinaf talebinin SIFATTAN REDDİNE,
2)Sanık ..... vekilinin istinaf talebinin kabulü ile Orhaneli Asliye Ceza Mahkemesinin 05/12/2018 tarih 2016/251-2018/181 E-K sayılı kararının hüküm kısmının A bendinin KALDIRILMASINA,
3)Sanık .....’ ın katılan .....’a karşı üzerine atılı KASTEN YARALAMA suçunu işlediği sabit olmakla, eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’ nun 86/1 maddesi uyarınca suçun işleniş şekli ve özellikleri, işlendiği yer ve zaman, suçun konusunun önem ve değeri, sanığın amaç ve saiki, kastının ağırlığı, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın eylemi neticesinde mağdurda 2. derece kemik kırığı ( orta) ,yüzde sabit iz meydana gelmesi ve eylemin kardeşe karşı silahla işlendiği göz önünde bulundurularak sanığın alt sınırdan uzaklaşarak takdiren ve teşdiden 1YIL 6 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın eylemini kardeşe karşı silahla işlemiş olduğu anlaşıldığından 5237 sayılı TCK’nın 86/3-a ve 86/3-e maddesi gereğince takdiren 1/2 oranında artırım yapılarak sanığın 1 YIL 15 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Eylemin mağdurun yüzünde sabit ize sebep olduğu anlaşıldığından TCK 44.madde delaleti ile TCK’nın 87/1-c maddesi gereğince sanığın cezasında bir kat arttırım yapılarak 2 YIL 30 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, Ancak TCK 87/1-son maddesi gereğince sanığa verilecek ceza 5 yıldan az olamayacağından sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
İlk haksız hareketin kimden kaynaklandığı kesin olarak tespit edilmediğinden bu husus sanık lehine haksız tahrik sayılarak TCK'nın 29/1 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri göz önünde bulundurularak sanık hakkında verilen cezadan 5237 sayılı TCK' nın 62/1. Maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 3 YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığa verilen cezada başkaca artırım ya da indirim yapılmasına takdiren ve kanunen yer olmadığına,
Sanık hakkında 24/11/2015 tarih ve 29542 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 E. - 2015/85 K. Sayılı kararında iptal edilen hususlar gözetilerek, 5237 sayılı TCK'nın 53/1-2-3 MADDE FIKRALARININ TATBİKİNE,
Verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak CMK 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
Verilen hapis cezasının miktarı dikkate alınarak TCK 50. ve 51. maddelerinin uygulanmasına yer olmadığına,
4)Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Dairemiz için 1.700,00 TL vekalet ücretinin sanıktan alınıp katılan .....'a verilmesine,
5)İlk derece mahkemesinde yapılan 505,00 TL, 6 tebligat 84,00 TL, dosya geliş posta ücreti 16,50 TL, Dairemizce yapılan 8 davetiye 112,00, 2 e-tebligat 09,00 TL; posta giderleri 14,50 TL olmak üzere toplam 741,00 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; sanık ve vekili ile katılan vekilinin yüzüne karşı, katılan ..... ve katılma talep eden AÇSH Bakanlık vekilinin yokluğunda;
AÇSH Bakanlık vekilinin Sıfat yönünden red kararına karşı 7 gün içerisinde Dairemize itirazı kabil,
Diğer kısımlar yönünden iddia makamında C.Savcısı .....'ün huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2020 (¤¤)