Yerel Mahkemece sanık Sel......cı'nın katılana karşı işlemiş olduğu basit yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanık vekilinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Balıkesir C. Başsavcılığının 05/04/2018 tarihli 2018/1357 sayılı iddianamesi ile sanıkların basit yaralama suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açılmış, sanıklar Harun..... ve Selm......kıcı'nın TCK 86/2 ve 53/1. maddeleri gereğince cezalandırılmaları istemiyle Balıkesir 4.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Balıkesir 4. Asliye Ceza Mahkemesi'nın 27/11/2018 tarih ve 2018/387 esas sayılı kararı ile sanık Selman Çakıcı'nın basit yaralama suçundan TCK 86/2, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık Harun Evren'in ise basit yaralama suçundan TCK 86/2, 62, 53, 58 maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasıhna karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık vekili Av.Bahadır Işınkaralar 13/12/2018 tarihli istinaf dilekçesinde; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, sanığın suçu işlediğine dair açık ve kesin bir delil bulunmadığını, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi gerekirken, hiçbir kesin delil bulunmadığı halde takdiri indirimler uygulanmadan ceza verilmesinin yanlış olduğunu, ayrıca alt sınırdan uzaklaşılması ve cezanın diğer yaptırım seçeneklere çevrilmemesi de usul ve yasaya aykırı olduğundan, kararın kaldırılarak müvekkil lehine karar verilmesini talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
Sanık Selman Çakıcı savunmasında; "Olay tarihinde geceleyin saat bir sıralarında bacanağım olan diğer sanığa ait birahaneye ziyaret maksadı ile gitmiştim, mağduru da daha önceden tanırım. Kendisinin patronu olan Umut Kesikbaş arkadaşım olur. Mağdur da güvenlik görevlisi olarak çalıştığını biliyorum, meyhanenin içinde müşteki eline silahını alıp "intihar edeceğim" gibi konuşmalarda bulunduğunu gördüm, alkollü idi, biz de kendisine yardım etmek maksadı ile müdahalede bulunduk, elindeki silahı aldık. Bu sırada kendisine vurmamız söz konusu değildir, sadece elinden almaya çalışırken yere yatırdık. Suçlamaları kabul etmiyorum, iş yeri kamera kayıtlarında bu durum gözükmektedir, beraatimi isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
V-MÜŞTEKİ BEYANI:
Katılan beyanında; "Bu konuda hazırlıkta verdiğim ifademi tekrar ederim. Suç tarihinde sanıkların işletteği meyhaneye alkol almaya gitmiştim. Kısa bir süre kaldıktan sonra, hesabımı da ödedikten sonra, çıkacağım esnada sanıkların her ikisi de bana durduk yere arkadan tekme- tokat saldırıp beni darp ettiler. Niçin böyle bir şey yaptıklarını anlamadım. Her hangi bir taşkınlık yapmamıştım. Olay sonrasında üzerimde bulunan tabancamın ve kolumdaki saatimin olmadığını fark ettim. Tabancamı karakolda geri aldım, diğer maddi kayıplarım giderilmiş değildir. Benim içeride intihar edeceğime ilişkin eylemde bulunduğum tamamen iddiadır. Sanıklardan şikayetçi ve davacıyım." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan vekili beyanında: "Beyanlara aynen katılıyoruz. Müvekkilimin intihar edeceği şeklindeki beyanı kabul etmiyoruz sanıklar kendi eylemlerine kılıf bulmaya çalışmışlardır. Müştekinin bu olaydan dolayı saati kaybolmuştur. Maddi kaybımız budur. Sanıklardan şikayetçiyiz, davaya katılmak istiyoruz. Müvekkilim saatin illada sanıklardan tarafından bu olay esnasında alındığını iddia etmiyor. Başka şekilde de kaybolmuş olabilir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-DELİLLER:
1-YAZILI DELİLLER:
Balıkesir Devlet Hastanesinin 03/05/2017 tarihli 242257 sayılı katılan hakkında düzenlenen raporuna göre; " Şahsın etanol ölçümü 0,74 promildir, şahsın durumu BTM ile düzeltilebilir. Hayati tehlikesi yoktur. Kati hekim raporudur." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Bursa Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün BRS-BLS- 17-02648 sayılı uzmanlık raporuna göre; ""152929" numaralı ,7,65X17 mm çap ve tipinde fişek atan, Çekoslavakya yapısı, Ceska marka, 70 model, yarı otomatik tabanca ve bir (1) adet şarjörün. (söz konusu tabancanın sürgüsünün sol yan yüzeyinde " VZOR 70 CAL 7,65 MADE IN CZECHOSLAVAKIA" ibaresi mevcut olup, şarjör kapağı mevcut değildir ) 7,65X17 mm çap ve tipinde üç (3) adet fişek.
İnceleme konusu bulgular bölümünde özellikleri belirtilen tabancanın yapılan incelemesinde; normal olarak çalıştığı, atışına engel mekanik herhangi bir arızasının bulunmadığı, Laboratuvarımızda yaptığımız tatbiki atışlarda çap ve tipine uygun fişeklerin patlattığı görülmüştür.
Birlikte gönderilen üç (3) adet fişek; 7,65x17 mm çap ve tipinde olup, çap ve tipine uygun ateşli silahlarda kullanılmak üzere imal edilmiştir. Bu fişekler, inceleme konusu tabanca ile deneme ve mukayese atışlarında kullanılmış ve patladıkları gözlenmiştir.
Bu itibarla, inceleme konusu tabanca ve üç(3) adet fişek; 6136 Sayılı Yasaya göre yasak niteliği haiz ateşli silah ve fişeklerdendir. Ancak, söz konusu tabanca nitelikleri itibariyle , ilgili yasanın 12/4. Maddesinde belirtilen vahim silahlardan değildir.
İnceleme konusu fişeklerin, nitelikleri bakımından vahim olup olmadıkları hususunda yaptığımız değerlendirmede; fişeklerin, nitelikleri bakımından vahametinin 6136 Sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanunun 13/2. Maddesinde bahsedilmekle birlikte ham ilgili kanun hem de ilgili kanunun uygulanmasına ilişkin yönetmelikte nitelikleri bakımından vahim olması gereken fişeklerde bulunması gereken kriterler belirtilmediğinden fişeklerin nitelikleri bakımından vahameti hususunda bir tespitte bulunmak tarafımızca mümkün olamamıştır.
İnceleme konusu silahtan elde edilen mukayese kovanlarının;
Kriminal Polis Laboratuvarın Müdürlükleri, Silahı Tespit Edilemeyen Olaylar Arşivlerinin Merkezi Balistik Görüntü Analiz ve Tanıma Sisteminde (BALİSTİKA) kayıtlı bulunan çap ve tipinde uygun kovanlar ile yapılan ilk karşılaştırmalarında; mevcut izlere atfen, aralarında herhangi bir irtibatının bulunmadığı sonucuna varılmıştır." şeklinde görüş bildirildiği anlaşılmıştır.
Atılı suçun 6763 sayılı yasa ile yapılan değişiklik sonrasında uzlaşma kapsamına alındığı, buna göre dosyanın soruşturma aşamasında uzlaşma bürosuna gönderildiği, uzlaştırmacı tarafından yapılan işlemlere rağmen tarafların uzlaşamadıklarına dair raporun dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.
2-TANIK BEYANLARI:
Tanık Harun Evren'in Yerel Mahkeme sanık sıfatıyla verdiği ifadesinde; "Olay bana ait iş yerinde meydana gelmiştir, mağdur alkollü vaziyette iken eline aldığı silahla kendisinin intihar edeceğinden bahsetmeye başladı. Bu sırada iş yerime ziyarete gelen kayınbiraderim olan diğer sanık ile birlikte mağduru elindeki silahı almak için müdahale ettik, kendisini yere yatırdık, bu sırada ona vurmamız darp etmemiz söz konusu değildir, daha öncesinde bir husumetimiz bulunmamaktadır, zaten mağdurun iş yerinden patronu da olay yerinde idi, o da olanları görmüştür, olay gününe ilişkin iş yeri kamera görüntülerini polisler almıştı, dosyada olup olmadığını bilmiyorum, ben suçlamayı kabul etmiyorum, beraatimi isterim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Erkan Turan Yerel Mahkemedeki anlatımında: "Olay tarihinde ben sanıklardan Selman ile söz konusu iş yerine gitmiştim. Gece geç saatlerdi, bu mekanda müşteri olarak bulunan müşteki silahını çekerek kendi kendine intihar edeceğini söylemeye başladı. Sanıklarda tatsızlık büyümesin diye müştekiye müdahale edip elindeki silahı aldılar. Müşteki bu duruma kızarak sanıklara küfür etti. Sonra polisler geldi, ben sanıkların müştekiye kasten yaralamak gayesiyle vurduklarını görmedim." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık Umut Kesikbaş Yerel Mahkemedeki anlatımında: "Müşteki benim şirketimde güvenlik elemanı olarak çalışırdı. Sanıklardan Harun olay günü beni arayarak müştekinin akşam saat 8 den itibaren meyhaneye gelip alkol aldığını ve durumunun iyi olmadığını söyledi. Ben de ne olduğunu öğrenmek için oraya gittiğimde müştekinin alkollü bir vaziyette üzerinde bulundurduğu tabanca ile intihar etmek istediğini konuştuğunu gördüm. Kendisini sakinleştirmeye çalıştık, sanıklar bu sırada müştekinin elinden tabancıya aldılar, bu sırada müştekiyi yaralamak gayesi ile hakeret etmeleri söz konusu değildir, ben alınan tabancayı jandarma karakoluna teslim ettim. Hatta bu olaylar sırasında müşteki sanıklara sürekli küfür ediyordu, en son bildiğim kadarıyla müşteki Balıkesir merkezdeki Realitiy World emlak ofisinde çalıştığını duymuştum." şeklinde beyanda bulumuştur.
Tanık Erkan Turan Dairemizde Talimatla Alınan Beyanında: "Ben konuyla ilgili olarak daha önce Emniyette ve mahkemede ifade vermiştim, oradaki ifadelerim doğrudur. Mahkemede bana ne sorulduysa ona cevap verdim. Olay tarihinde Harun EVREN'in mekanında Selman ile birlikte gitmiştik, biz gittiğimizde ismini sonradan öğrendiğim Erol isimli şahıs oradaydı. Erol bir ara belindeki silahı göstererek intahar edeceğini söyledi, Selman'da mekan sahibi olan Harun'un bacanağı olduğu için olay çıkmasın diyerek Erol'un yanına gitti ve belinde silah var yardım edin dedi, bende mekanda sıkıntı çıkmasın diyerek yanlarına gittim Erol'un elinden tuttum, o sırada Erol'un belinde bulunan silah yere düştü, Umut'da yerde olan silahı aldı ve gitti, bizde Selman ile birlikte mekandan çıktık, aradan biraz zaman geçtikten sonra Harun Selman'ı aradı ve biz tekrardan Harun'un yanına gittik, gittiğimizde polis ekipleri mekandalardı, Erol Harun'a hitaben "a...na koyarım" diyerek küfür ettiğini duydum, Harun buna karşılık vermedi ancak Selman ile Harun Erol'un üzerine doğru yürümeye başladılar, zaten polisler olay yerinde oldukları için araya girdiler. Ben Harun ve Selman'ın Erol'a vurduklarını görmedim, sonrasında hep birlikte karakola giderek ifade verdik, benim bilgi ve görgüm bunlardan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." demiştir.
Tanık Umut Kesikbaş Dairemizde Talimatla Alınan Beyanında: "Ben bu konu hakkında daha önceden ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben, Harun Evren ile Semra Çakıcının Erol Buldan'a darp ettiğini görmedim, fakat Erol Boldan'ı da tanırım, sanık Harun ve Selman'ı da tanırım. Olay günü Harun beni arayarak Erol isimli şahısın mekanda taşkınlık söyleyince ben mekana geçtim, kendisine aşırı alkol aldığını ve mekandan ayrılmasını söyledim, kendisi benimle de tartışmaya başladı, bunun üzerine ben ayrıldım, eve geldim, daha sonra beni 01:30 sularında tekrar aradılar, şahsın mekanda olduğunu ve zorluk çıkardığını söylediler, ben mekana gittiğimde şahısa gerekirse polis çağıracağımı söyledim, ben içerdeyken Erol Buldan'ı arabaya bindirmeye çalıştıklarını gördüm, akabinde çalışanlardan biri gelerek abi bu bize silah çekti demesi üzerine bende silahı alarak polise teslim ettim, bildiklerim bundan ibarettir." demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA;"İlk derece mahkemesince sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararı istinaf edilmiş olmakla, sübut ve vasıflandırma yönünden herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak koşulları oluştuğu tahrik hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla, bu nedenle ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak sanığnı TCK 86/2,3-a,29,58 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Sanıklar hakkında müştekiye karşı basit yaralama suçundan dolayı açılan dava sonunda yerel mahkemece her iki sanık TCK 86/2,62,53,58 maddeleri uyarınca 4 ay 5 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, bu karara karşı sadece sanık Selman müdafii tarafından süresi içerisinde istinaf talebinde bulunulmuş olup, Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda, sanık Selman Çakıcı hakkında haksız tahrikin değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/1-e maddesi uyarınca duruşma açılarak davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
Dairemizce tanık Umut ve Erkan dinlenmiş, sanık ve diğer tanıklar ile katılan tüm aramalara rağmen bulunamadığından dinlenilememiş olup, Dairemizce alınan beyanlar, aşamalarda alınan tarafların beyanları, doktor raporları ve tüm dosya kapsamına göre,
Suç tarihinde katılan Erol Boldan'ın olay tarihinde Balıkesir ili, Karesi ilçesi, Kayabey Mahallesinde faal olup sanık Harun Evren tarafından işletilen Agora Meyhanesi isimli işyerine giderek alkol aldığı, alkol aldıktan sonra taşkınlık yaptığı, intihar edeceği ile ilgili söylemlerde bulunduğu, silah çıkarttığı, sanıklarca müştekinin kendisine zarar vermesini engellemek amacıyla ona müdahale ettikleri, silahı aldıkları, patronu olan tanık Umut'a haber verdikleri, polisi aradıkları, sanıkların bu aşamaya kadar müştekiye dokunsalar çekiştirseler bile eylemlerinin suç teşkil etmediği, ancak işyerine polis geldikten sonra müştekinin hakaret içeren sözler söylemesinder sonra sanıkların tekme ve tokat vurmak suretiyle katılanı olay sonrası aldırılan doktor raporuna göre hayati tehlike geçirmeksizin basit tıbbi müdahale ile iyileşecek şekilde yaraladıkları, yerel mahkemece sanıkların eyleminin sübut bulduğunun kabulünde bir isabetsizlik olmadığı, ancak sanıkların müştekiye yardım etmek amacı taşımalarına rağmen, müştekinin özellikle polisler geldikten sonra sanıklara hakaret etmesi nedeni ile yaralamanın gerçekleştiği, sanıklar lehine haksız tahrik uygulama koşulları oluştuğu halde uygulanmamasının isabetsiz olduğu vicdani kanısına varılmış, yerel mahkeme kararı kaldırılarak kararı istinaf eden sanık lehine TCK 29 maddesi gereğince asgari oranda indirim yapılarak sanığın mahkumiyetine dair aşağıda yazılı hüküm tesis olunmuştur.
Sanık Selman'ın tekerrüre esas alınan ilam yanlış olarak yazıldığından, doğru ilam yazılarak bu yanlışlık düzeltilmiştir.
Yerel mahkemece verilen karar sadece sanık Selman tarafından istinaf edilmiş olmasına rağmen, Dairemizce istinaf incelemesi sonunda, müştekiden kaynaklanan haksız tahrik nedeni ile sanıkların cezasında indirim yapılması gerektiği, kararın sanık Harun tarafından istinaf edilmediği ancak 5271 sayılı CMK'nın 280/3 maddesinde; "Birinci ve ikinci fıkra uyarınca verilen kararların sanık lehine olması halinde, bu hususların istinaf isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma olanağı varsa bu sanıklar da istinaf isteminde bulunmuşcasına verilen kararlardan yararlanırlar." hükmünün yer aldığı, bu nedenle; sanık Harun lehine olan bu hususun ona sirayet ettirilmesi gerektiği kanısına varılmış ve bu konuda karar verilmiştir.
HÜKÜM/Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1)Sanık Selman Çakıcı müdafiinin istina ftalebinin kabulü ile Balıkesir 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 15/11/2018 tarih 2018/387 -837 E-K sayılı kararının hüküm kısmının 2 nolu bendinin KALDIRILMASINA,
2)Sanık SELMAN ÇAKICI'nın suç tarihinde katılana yönelik gerçekleştirdiği kasten yaralama suçundan dolayı eylemine uyan 5237 Sayılı Kanunun 86/2 maddesi gereğince, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik göz önüne alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle ceza tayini ile 5 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Karşı taraftan kaynaklanan hareketler sanık lehine haksız tahrik sayılarak TCK'nın 29/1 maddesi gereğince sanığın cezası takdiren 1/4 oranında indirilerek sanığın 3 AY 22 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA ,
Sanığın duruşmadaki iyi hali lehine takdiri indirim nedeni sayılarak TCK'nun 62 maddesi gereğince cezası takdiren 1/6 oranında indirilerek 3 AY 3 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanık hakkında başkaca arttırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına,
Sanığın kişiliği ve sosyal durumu göz önünde alınarak cezasının TCK 50/1-a maddede belirtilen seçenek yaptırımlara çevrilmesine takdiren YER OLMADIĞINA,
Sanık hakkında verilen hapis cezasının sanığın geçmiş hali ve duruşmadaki hal durumuna göre benzer suç işlemiyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından oluşmadığından TCK 51 maddesi uyarınca takdiren ertelenmesine YER OLMADIĞINA
5237 sayılı TCK'nin 53/1,2,3 de belirtilen hakları kullanmaktan yoksun bırakılmasına, TCK'nın 53/1-b maddesinde yer alan hak yoksunluğu uygulaması yönünden, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih ve 2014/140 esas, 2015/85 sayılı kararının infaz aşamasında gözetilmesine,
Sanık hakkında Balıkesir 5 ASCM nin 2015/837 Esas, 2016/492 Karar sayılı hapis cezası şeklinde mahkumiyet kararı olduğundan ve bu kararda da tekerrür hükümleri uygulandığından ve sanık dosyamıza konu olan suçu işlediğinden;
Sanığın cezasının TCK 58/6 maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine,
5275 sayılı kanunun 108/4 maddesi gereğince ayrıca sanık hakkında cezanın infazından sonra da denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına,
5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanığın sabıkalı geçmişi ve duruşmaki haline göre bir daha benzer suç işlemiyeceği yönünde olumlu kanaat oluşmadığından takdiren sanığa verilen ceza ile ilgili hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,
3-Olay sırasında katılana karşı birlikte suç işleyen Har.... yönünden istinaf talebi bulunmadığı ve onunla ilgili karar kesinleştiği anlaşılmakla tahrik hükümlerinin sanık Haru.....EN'E SİRAYETİNE, bu konuda gereğinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılması için müzekkere yazılmasına,
4- İlk derece mahkemesinde yapılan 130,50 TL, 2 tebligat gideri 28,00 TL, dosya geliş posta ücreti 16,50 TL, Dairemizce yapılan 11 tebligat gideri 154,00 TL, 2 e-tebligat gideri 9,00 TL, talimat posta giderleri 25,30 TL olmak üzere toplam 363,30 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair; sanık, katılan ile vekilinin yokluğunda iddia makamında C.Savcısı Ali ÖKSÜZ'ün huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/01/2020(¤¤)