Yerel Mahkemece sanık Yasin V... hakkında yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanık müdafiinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Bandırma C.Başsavcılığı'nın 2018/522 sayılı iddianamesiyle; sanığın "Silahla Vücutta Kemik Kırığı Oluşacak Şekilde Yaralama" suçunu işlediği iddiasıyla TCK 86/1-3.e, 87/3, 53 maddelerinden cezalandırılması istemiyle Bandırma 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Bandırma 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2019 tarih, 2018/146-2019/120 E.K.sayılı kararı ile; sanığın TCK 86/1,86/3-e,87/3,62,53 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
Sanık müdafiinin 28/03/2019 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; sanık hakkında gerekçesiz olarak üst sınırdan ceza verilmesinin, sanığın sabıkasız olması ve tahrik hükümlerinin dikkate alınmadan alt sınırdan uzaklaşırak ceza verilmesinin hukuka uygun olmadığını beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılarak sanık hakkında beraat kararı verilmesini, aksi kanaat halinde sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SANIK YASİN V... YEREL MAHKEMECE ALINAN SAVUNMASINDA : "Bu konuda savcılık aşamasında ifade vermiştim, o ifadem geçerli olmakla birlikte olayın öncesine dair açıklamada bulunmak istiyorum, müşteki Hakan ile aynı söktürde taşımacılık işiyle uğraşırız, müşteki eşinden boşandıktan sonra eski eşiyle aramda duygusal birliktelik bulunuyordu evlenmeyi planlıyorduk ancak müşteki bu duruma karşıydı, bu durumla ilgili eski eşi olan Melissa ya sürekli olarak tacizde bulunuyordu, telefon ederek tehdit ve hakaret ediyordu, ben bu hareketlerine karşılık olarak kendisini daha önceden de tanımam sebebiyle yanına gidip yüzyüze görüşerek bir sıkıntısının olması durumunda benimle iletişime geçmesini melissa yı rahatsız etmemesi gerektiğini söyledim, daha sonra aynı sıkıntılar devam etti, yine bir gün melissa nın garajda bulunan eşylarını çöpe atmış bir kısmını da başka yerlere dağıtmış, Melissa bu durumu bana anlattığında mülkiyet hakkı senin anahtarı değiştir bir daha yapamasın dedim, anahtarı değiştirdikten sonra aralarındaki sıkıntı daha da büyüdü telefon açarak tehdit ve hakarette bulundu, daha sonra aralarında nafaka davası meydana geldi bu davayla ilgili Melissa ya yine tehdit ve hakarette bulununca bu tehdit ve hakaretleri telefon ahizesinden duymam sonucunda sinirle kendisini aradım, telefonu açma dı ben de mesaj olarak kendisine kızgınlıkla hakaret ettim. Benim attığım mesajları tehdit unsuru olarak kullanarak nafaka davasını Melissa dan geri çekmesini istedi, bu mesajları ekran fotoğraflarının melissa nın tüm ailesine göndermiş bu sebeple de aile içerisinde ciddi tartışma meydana geldi. Olay günü Bekir Oto isimli iş yerine borcumu ödemek amacıyla gitmiştim tesadüfen müşteki de oradaymış içeri girip ustayı sorduğumda dışarıda dediler. Dışarıya çıktığımda kapı önünde müşteki sandalyede oturuyordu, Bekir ustaya doğru giderken bana laf attı, ben aldırış etmedim, laf atarken " bana yazmış olduğun mesajları sana söyleyim mi tek tek iade edeyim mi " diye söyledi, ben umursamadan bekir ustayı çağırdım borcumu ödemek istediğimi söyledim tekrar içeriye giridğimde yazmış olduğum hakaretlerden birini söyledi, ben dışarıya çıkmak istedim, ikinci kez bana sinkaflı sözü söyleyince o anki sinirle almış olduğum sandalye yi savurdum amacım yaralamak değildi araya kolunu koyunca sandalye koluna denk geldi, kolunda kırık oluşmuş, ben sandalyeyi plastik olarak gördüm vurduktan sonra ayaklarının metal olduğunu gördüm , daha sonra o bana hmle yapınca kafamı çekince attığ ıyumruk omzuma geldi araya çalışanlar girdi, olay uzamasın diye borcumu ödemeden oradan ayrıldım, pişmanım keşke bu olay hiç yaşanmasaydı, maddi manevi zararı olması durumunda karşılamak isterim, şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim ancak mahkumiyetime karar verilmesi durumunda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini isterim, öncelikle beraatime karar verilmesini talep ederim;ancak mahkumiyetime karar verilmesi durumunda verilecek cezanın kamuya Yararlı bir işte çalışma cezasına çevrilmesine karar verilmesini isterim, olayın gidişatını gören tanıklar V...dır ancak müştekinin attığı lafı duydular mı aramızdaki konuşmaları duydular mı emin değilim ,ortam gürültülüydü "demiştir
SANIK YASİN V... TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Müşteki Hakan şuan evli olduğum Melisa isimli eşimin eski eşi olur. O dönemde şuan ki eşim olan Melise ile müşteki Hakan boşanmışlardı. Ve aralarında nafaka olaylarından dolayı sürekli bir anlaşmazlık V...dı. Bunları ara ara telefonda konuşurlardı. Biz o dönemde şuanki eşim olan Melisa ile nişanlı idik. Bir gün Bursa da eşim Melisa ile düğün alışverişi için gezinirken telefonunun çalması üzerine karşı tarafla arasında geçen konuşma sonucunda yüzünün düştüğünü gördüm. Ne oldu diye yanaştığımda karşı taraftaki müşteki Hakan isimli kişinin Melisa'ya yönelik hakaret ve tehdit içerikli şuan azıma alamayacağım küfürler etti ve ayrıyetten "bu nafaka davasını sonlandırmazsan ben size yapacağımı biliyorum.", şeklinde tehditler etti. Bunun üzerine ben kendi telefonumdan şahsı aradım. Fakat açmadı. Ben de olayın verdiği sinirle kendisine hakaret içerikli mesajlar attım. Mesajın ardından bir gün sonra müşteki beni telefonla arayarak bana da hakaret içerikli sözler sarf etti. Benim sinirle müştekiye attığım mesajları müşteki eski eşi olan Melisa'nın ailesine göndererek beni onlara kötülemiş. Hatta bundan dolayı hala eşimin ailesi şuan ben ve eşimle görüşmemekteler. Bu olaylardan yaklaşık 10-15 gün sonra aracımla alakalı olarak sanayide her zaman gittiğim ustaya gittiğimde müştekinin de orada oturduğunu ve elindeki telefonu ile uğraştığını gördüm. İçeridekilere ustayı sorduğumda birazdan geleceğini söylediler. Bu arada müşteki bana hitaben "bu işler öyle mesaj atmaya benzemiyor. Erkeksen yüzüme söyle", şeklinde beni tahrik edici cümleler kullandı. Ben de kendisine Melisa ila aralarındaki nafaka olayının benimle bir alakası olmadığını ve beni karıştırmaması gerektiğini ve olayı daha fazla büyütmemesi gerektiğini söyleyerek iş uzamasın diye dışarıya çıktım. Bir müddet sonra usta geldiği için ben tekrar içeriye girerken müşteki hala bana yönelik küfürlerine devam ediyordu. Bana hitaben "bana attığın mesajları aynen sana iade ediyorum.", dedi. Ben de bu duruma dayanamayarak o anki sinirle yerde bulunan plastik sandalyeyi alarak savurdum. Ancak amacım müştekiyi yaralamak değildi. Hedef olarak da doğrudan onu almadım. Müşteki kendini korumak için kolunu kafasının önüne koyunca kolundan yaralandı. Ama kendisi de bana karşılık verdi. Ancak yine de yaşanan olaydan dolayı çok pişmanım. Şuanda müştekinin çocuğu ile aynı evde yaşamaktayım. Ve yaşanan bu olaylardan dolayı ben de üzüntü duymaktayım"demiştir.
CMK. 213/1. maddesi gereğince soruşturma aşamasındaki beyanı okundu. Çelişki görülmesi üzerine Soruldu: Soruşturmada böyle bir beyanda bulunduğumu hatırlamıyorum. Ben müşteki ile karşılaştığımızda "bana yazdığın mesajları sana aynen iade ediyorum.", cümlesi üzerine direk müştekiye saldırmadım. Az önceki beyanımda ve daha önceki mahkeme beyanlarında da belirttiğim gibi ben olay büyümesin diye birkaç defa dışarıya çıktım. Ancak müşteki ısrarla beni tahrik edici şekilde hakaretlerine devam edince en sonunda dayanamayarak sandalye ile saldırdım. Müştekinin bulunduğu bölüme birkaç kere girip çıktığım hususu dosyada mevcut kamera kayıtlarından da görülecektir. Hakkımda Hükmün Açıklanmasının Geriye bırakılmasına rızam V...dır"demiştir.
SANIK YASİN V... DAİREMİZCE ALINAN SAVUNMASINDA: "Daha önce mahkemede savunma yaptım okunsun, doğrudur, pişmanım şu an da Melisa ile evliyim. Hakan beyin çocuğu da bizimle yaşıyor"demiştir.
V-KATILAN BEYANI:
KATILAN HAKAN Ö... YEREL MAHKEMECE ALINAN İFADESİNDE: "Ben hazırlık aşamasında verdiğim ifademi tekrar ederim. Ben bu olayın öncesinde eski eşimi kesinlikle rahatsız etmedim, taciz, tehdit veya hakarette bulunmadım aksine dosyaya daha sonradan sunacağım yazışmalarda belli olduğu üzere böyle bir durum V...sa açıklamasını isterim, oğlumuza anlatmasını istedim, yine sanığın daha önceden bana tehdit ve hakaret içerikli çekmiş olduğu mesajlarla ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulundum, sanığın bahsettiği gibi bu mesajları eşimin ailesine bu terbiyesizliği hak etmediğimi göstermek amacıyla gönderdim. Olay günü lastikçide otururken ve telefonumla ilgilenirken bir anda sanığın bana doğru yaklaştığını hissettim kafamı kaldırıdğım anda sandalye ile bana doğru hamle yaptı, oturur vaziyette iken sağ elimi ve sağ ayağımı havaya kaldırarak kendimi korudum sonrasında ayağa kalktım ikinci darbeyi kafama doğru yaparken bu sefer araya kolumu koydum bu sefer kolum kırılmış, sanığın bu dabeyi yapmasından önce ben kesinlikle kendisine bahsettiği gibi bir sataşmada bulunmadım herhangi bir söz söylemedim, orada bulunan lastikçi arkadaşlar bana 1-1,5 mt uzaklıktaydılar, sanığın bahsetmiş olduğu sözleri söylemiş olsam duymuş olabilirler, ben oturmuş olduğum evi eski eşim ve çocuğuma bırakarak ayrıldım bu evin farajını ise kullanmaya devam ediyordum, kendisi garajın anahtarını değiştirmiş geldiğimde garaja giremedim, kendisiyle görüşerek buradan yararlanacağımı söyledim, şu anda kumanda yapılmış durumdadır, ikimiz de garajı kullanmaktayız ikimizin de eşyaları burada bulunmaktadır, bu olay sebebiyle sanık benim ofisime geldi ben de burada anlattığım gibi ona da anlattım, orada herhangi bir tartışma meydana gelmedi, bir önceki celse dosyaya sunulan mesajı nafakayla ilgili olarak attım, eski eşimin başka bir avukatı beni nafaka ile ilgili en az 15 kere görüşmeye çağırdı sürekli olarak eski eşimle görüşerek nafakayı kabul etti etmedi şeklinde beni uğraştırdılar, ben de davayı açacağımı kast ederek bu mesajı gönderdim, sanıktan şikayetçiyim davaya katılma talebim V...dır, maddi zarar hususunda celse arasında vekilim vasıtasıyla beyanda bulunmak istiyorum "demiştir.
KATILAN HAKAN Ö... TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: Sanık savunmalarını katılmıyorum, doğruları söylememektedir, benim eski eşim Melisa'yı arayıp hakaret, tehdit ettiğimi söylemektedir, kesinlikle böyle birşey yoktur, ben eski eşimle nafaka konusunda konuştuk ve o dönemde birlikte olduğu sanık Yasin V... ile olan ilişkisini resmileştirmesini birlikte yaşadıkları ortak çocuğumuz olan oğlumuz D.... Ö...'nu bu durumdan olumsuz etkilenmemesi için ilişkilerinin resmileştirmelerinin oğlumuz D.... için daha iyi olacağını eski eşime söyledim, beyanda bulunulduğu üzere kesinlikle eski eşime hakaret, tehditte bulunmadım, nafaka ile ilgili olarak ta aramızdaki problemin hukuki olarak çözülmesi için gayret sarf ettim, nihayetinde hukuki olarak bu problem çözüldü, Susurluk Asliye hukuk Mahkemesinde nafakaya ilişkin Aile Mahkemesi kararının düzeltilmesi için dava açtım ve kazandım, bu şekilde nafaka olayı da çözümlenmiş oldu, sanık Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinde kendisine verilen cezadan kurtulmak için savunmasını değiştirmekte kendisini tahrik ettiğimden bahsetmektedir, oysa ki dosya içinde mevcut olan CD ve bilirkişi raporlarıyla sabit olduğu üzere ve yine dosyaya sunulan mesaj kayıtlarına göre sabit olduğu üzere de ben sanığa ne olaydan önce ne olay günü hiç bir şekilde hakaret etmedim, tehdit etmedim, olayda mağdur olan taraf benim ancak sanık cezadan kurtulmak için bu şekilde beyanda bulunmaktadır, yine sanık olay günü lastik tamircisinde oturup çayımı içerken kendisine karşı hiçbir söz ve davranışta bulunmama rağmen bana kasıtlı ve planlı olarak demir sandalyeyi alarak saldırmıştır, bu saldırma neticesinde kendimi korumama rağmen başıma gelecek darbeden son anda elimi koymak suretiyle kurtuldum, ancak ikinci demir sandalye darbesiyle elimi başıma koymak için demir sandalye arasına koymamla gelen darbe neticesinde kolum kırıldı, bu olay düğünümden iki gün önce meydana geldi, düğünümü 26 Kasımdaki düğünümü bu nedenle kolum alçılı olarak ve moral bozukluğu içinde buruk bir şekilde yapmak zorunda kaldık, mağdurum sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etmekteyim, inceleme raporunda belirtildiği üzere sanık bana arka arkaya iki defa demir sandalyeyle vurmak suretiyle darp ederek ağır şekilde yaralanmama neden olmuştur, eğer elimi koymasaydım sanığın vurduğu sandalye direk olarak kafamı hedef almıştı, dolayısıyla sanığın eylemi kanaatimce beni öldürmeye teşebbüs eylemidir, inceleme raporunda sanık hakkında temel cezanın yüksek takdir edildiği belirtilmiş ise de bu değerlendirmeyi kabul etmiyorum, hem yaralanmam hem de sanığın eylemi çok ağırdır, ceza sanık için kanaatimce fazla değil az bile takdir edilmiştir, sanıkhakkında en ağır cezanın uygulanmasını talep ederim, dedi.
KATILAN HAKAN Ö... DAİREMİZCE ALINAN ŞİKAYETİNDE; "Ben daha önce mahkemede ifade verdim okunmasını isterim, Doğrudur, benim eski eşim ile boşanmam 15 dakika sürdü anlaşmalıydı aramızda bir sorun yoktu ancak benim tekrar başkası ile evlenecek olmamı provake etmek için bu olay düğünden iki gün önce oldu benim eski eşim ile de bir sorunum yoktu. Nafaka ile ilgili sorunda Susurluk Mahkemesinde tavzih ile çözüldü. Olay günü ben oto lastikçideyken sanık geldi. Aramızda herhangi bir konuşma geçmedi. Zaten ben telefonuma bakıyordum bir elimde de çay V...dı Kendisine onun attığı mesajları sözlememde doğru değildir. Direk geldi vurdu şikayetim devam ediyor , plastik demir döküm sandalye ile fotoğrafları da avukatımdadır ben kolum ile ayağımı kaldırdım kendimi korumak istedim ilk darbe sağ ayak ve koluma geldi. İkincisinde ayağa kalkmıştım. Sol koluma saldalye ile vurdu hatta kolumdaki saatin kordonu koptu. Kolum alçılı düğünüme katılmak zorunda kaldım "demiştir.
VI-DELİLLER:
YAZILI DELİLLER:
Kamera kaydı , CD çözüm tutanağı ,katılana ait kati hastane raporu, tanıklar , katılan ve sanık beyanı ile tüm dosya kapsamı
TANIK BEYANLARI:
TANIK YÜCEL İNAL YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Hazırlıkta verdiğim ifademi tekrar ederim. Ben bekir Ticaret isimli iş yerinde çalışırım olayın gerçekleştiği anda müştekinin bulunduğu yere 1-2 mt mesafade bulunan bölmede tost yiyordum , müşteki dükkanın içinde sandalye de oturuyordu, sanık daha sonradan iş yerine gelerek içeriye girdi, benim yanıma geldi, halimi hatrımı sordu daha sonra dışarıya çıktı, ben içeride kaldım, o daha sonradan tekrardan içeriye girmiş ben de o sırada elimi yıkamak için lavaboya doğru gitmiştim arkamı döndüğümde ikisini kavga eder vaziyette gördüm, müştekiye uzak değildim, kavga öncesinde laf dalaşı , hakaret veya tehdit içerikli bir söz söylemiş olsa duyabilirdim, ortamda gürültü V...dı, yaklaşık 10 mt mesafe ileride lastik söküm işlemleri yapılıyordu, yan yana geldikleri anda aralarında bir konuşma geçtiyse duymamış olma ihtimalim V..., lastik söküm işlemi müştekiden 10 mt uzaktaydı, ben müştekiden yaklaşık 1-1,5 mt uzaklıktaydım, bulunduğum yemek yediğim bölmede kapı da bulunuyordu kapı açıktı benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir"demiştir.
TANIK YÜCEL İNAL TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Daha önce verdiğim beyanlarımı tekrar ederim, Ben Bekir Ticaret isimli işyerinde olay tarihinde çalışıyordum, olay günü işyerinde tost yiyordum, müşteki de dükkanın içinde sandalyede oturuyordu, sonrasında sanık işyerine gelerek içeri girdi, benim yanıma geldi, sonra dışarı çıktı, ben lavobaya ellerimi yıkamak için gittim geri döndüğümde müşteki ile sanığı kavga eder vaziyette gördüm, küfür ya da tehdit sözü duymadım, sanığın elinde sandalye V...dı, sandalyeyi elinden ben aldım, sanığın müştekiye vurduğunu görmedim, ancak ben lavobadayken vurmuş olabilir, müşteki olaydan sonra polisi aradı, sanık olay yerinden gitti, müşteki polisi bizim yanımızda bekledi, kendisinde gözle görülen bir darp izine şahit olmadım, bilgim bundan ibarettir,"demiştir.
TANIK EBUBEKİR ÖZ YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "hazırlıktaki beyanımı tekrar ederim. Ben kaganın olduğu yere 10 mt den fazla uzaklıktaydım, ses üzerine olay yerine gittiğimde ikisi de birbirine kenetlenmişti, ben Yasin 'i tutarak çektim, ben dışarıda olduğum için kavga öncesinde taraflar arasında bir konuşma geçip geçmediğini bilmiyorum, benim olaya ilişkin bilgim ve görgüm bundan ibarettir,"demiştir.
TANIK EBUBEKİR ÖZ TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA: "Daha önce verdiğim beyanlarımı tekrar ederim, Ben kavganın 10 metre kadar uzağındaydım, sesler üzerine gittiğimde müşteki ve sanığı birbirlerine sarılmış kavga eder şekilde gördüm, Yasin'i çekerek ayırdım, sanığın müştekiye sandalyeyle vurduğunu görmedim, küfür tehdit sözü de duymadım, bilgim bundan ibarettir"demiştir.
TANIK MELİSSA DEMİRHAN YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA: "Ben hazırlık aşamasında verdiğim beyanlarımı tekrar ederim. Eski eşimden boşandıktan sonra kendisiyle olan telefon görüşmelerimizde tehdit ve hakaret içerikli sözleri oluyordu, yine bir gün garajda bulunan ayakkabılarımı bulamamam üzerine ve garaja yabancı kişilerin girip çıkması üzerine garajın anahtarımnı değiştirdim, eski eşim bu durumu benimle konuştu şoförlerinin garaja girmiş olabileceğini söyledi, ben de yabancı kişilerin girmesini istemediğim söyledim, hakaret ve tehdit içerikli sözlerin geçtiği başka bir konuşmayı nişanlımın yanında yapması üzerine bu konuşmaları nişanlım duydu, ikisi arasında bu sebeple bir görüşme oldu, ben kendisinin başka birisiyle evleneceğini öğrenmem üzerine ve oğluma ilişkin nafakayı da bir süredir alamamam üzerine oğlumun hakkını almak için nafakanın tahsili için uğraştım, kendisiyle bu sırada da görüşmelerimiz oluyordu, nafakaya ilişkin görüşmeler diğer avukatımın söyleidği üzere olumsuz olarak sonuçlanınca eski eşim bana dosyaya sunulan tehdit içerikli mesajı attı, nişanlım olan sanık bu mesajı görünce ikisi arasında hakaret içerikli mesajlaşmalar geçmiş, bu mesajlaşmaları da nafakaya ilişkin görüşmelerde istediği sonucu almak amacıyla tehdit unsuru olarak kullandı, benim kavgaya ilişkin herhangi bir görgüm olmamıştır , ayrıca bu mesajlaşmaları aileme göndererek ilişkimizi olumsuz etkilemiştir kagaya ilişkin görüntüleri oğluma izleterek psikolojisini bozmuştur"demiştir.
TANIK MELİSA DEMİRHAN TALİMAT MAHKEMESİNCE ALINAN BEYANINDA; "İddianamede ismi geçen Hakan Ö... eski eşim olur, Yasin V... ise şuan evli olduğum eşimdir, ben iddianame bahsedilen olayı görmedim, ben Hakan Ö...'dan boşandıktan sonra kendisinden sürekli tehdit ve hakaret içeren telefonlar alıyordum, bir defasında Yasin V... Bursa'da olduğumuz bir sırada Hakan Ö... telefonla beni aradı, bana telefonda seni Bandırma'da yaşatmam, anahtarı değiştirme hakkın yok dedi ve bana ağza alınmayacak küfürler etmeye başladı, bu sırada yanımda Yasin V... V...dı, kendisi hakaretleri ve tehditleri duydu, bende konuyu açıklamak zorunda kaldım, arkasından Yasin V..., Hakan Ö...'u iş yerinde ziyaret etti, artık evleneceğimizi ve bir daha hakaret ve tehdit konularının olmaması gerektiğini rica etti, aradan bir süre geçtikten sonra Hakan Ö... evlendi, bende yıllardır kendisinin borcu olduğu için talep etmediğim nafakayı almak için icra takibi başlattım, bunun üzerine kendisi bana mesaj gönderdi, nafakayı kendine göre düşürmek istedi ve yazdığı mesajda istediğim kağıdı imzalayın yoksa sonunu siz düşünün diye mesaj attı, bu mesajı da Yasin V... gördü, daha sonra aralarında Yasin V... ve Hakan Ö... arasında küfürlü mesajlaşma olmuş, mesajların çıktısını alıp Hakan Ö... oğlumun okuluna geldi ve bana mesajları gösterip Yasin V... hakkında şikayetçi olmamı istemiyorsan nafakadan vazgeç yoksa bu mesajları Savcılığa vereceğim dedi, arkasından bende oğlumun hakkı olan bir konuyu bu tür şeylere karıştırmaması gerektiğini, arzu ettiği şekilde davranabileceğini söyledim, Hakan Ö... bu mesajları tüm aile fertlerine gönderdi bu sebepten halen ailem ile ilişkilerim kötü durumdadır, iddianameye konu olan olay gününe dair videoları müşteki Hakan Ö... 9 yaşındaki oğlum D.... Ö...'a izleterek oğlumun psikolojisini bozmuştur, benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir"demiştir.
Tanık vekilinin talebi üzerine soruldu: Hakan Ö...'un Melisa D....'a sarf ettiği tehdit ve hakaret içerikli söylemiş olduğu ve de Yasin V...'ın duyduğu küfürlü sözler nelerdir?
Tanık Melisa V... cevaben: Sana Bandırma'yı dar ederim, kim olduğunu sanıyorsun, ananı sinkaf ederim, seni şeyine koyarım gibi sözler sarf etti, bunları da Yasin V... duydu, demiştir.
TANIK HÜSNÜ ÖZ YEREL MAHKEMECE ALINAN BEYANINDA:" ben Bekir Oto Lastik isimli iş yeri sahibiyim,katılan Hakan Ö... o gün lastik değiştirmek için bize gelmişti, biz onun lastik işiyle ilgilenirken balans makinasıyla uğraştığım için gürültüden olaya şahit olamadım, sadece olayın sonuna doğru bağırışmaları duyunca ikisini ayırmaya gittik, biz müdahale ettiğimizde olayda kullanılan sandalye Hakan Ö...'un hemen yanındaydı, Hakan Ö...'un kolu yaralıydı, olay yerinde benim dışımda Yücel İnan ve Ebubekir Öz V...dı, ben herhangi bir hakaret veya tehdit duymadım, ancak olsaydı duyabilecek mesafedeydim, sadece şahitliğim ikisinin birbirlerine girmiş bir şekilde görmemden ibarettir, "demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:"Yapılan yargılamaya ve toplanan delillere göre sanık vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesi özellikle ilk derece mahkemesinin belirlediği temel ceza miktarı ve kırık nedeni ile yapılan arttırımlar ile olay da sanığın eylemini tahrik altında işlemiş olduğu anlaşılmış olmakla sanık Yasun V...'ın müşteki Hakan Ö...'a karşı olan eylemine uyan TCK'nın 86/1-3-e, 87/3, 29, 62, 53 maddelerince cezalandırılmasına cezanın tertibinde alt sınırdan uzaklaşılmadan hüküm kurulmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Yerel mahkeme tarafından yapılan yargılama sonunda;
" Kamera kaydı , CD çözüm tutanağı ,katılana ait kati hastane raporu, tanıklar , katılan ve sanık beyanı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde ;
Katılan ile sanık arasında, katılan Hakan Ö...'un eski eşi tanık Melisa D.... ile sanık Yasin V...'ın suçun işlendiği dönemlerde aralarında duygusal birliktelik olmasından dolayı husumet bulunduğu , bu bağlantı sonucu birbirlerini daha önceden tanıyor oldukları ,olay günü Bekir oto lastik isimli iş yerinde katılan Hakan sandalyede oturur vaziyette elindeki telefonu ile uğraşırken sanık Yasin'in de bu işyerine geldiği , katılanın önünden geçeceği esnada katılanın sanığı görerek ayağa kalktığı ,sanığın katılan önünden geçip tanık Yücel'in bulunduğu bölmeye geçmesiyle katılanın da tekrar yerine oturduğu , bu sırada sanığın ara ara arkasına dönerek katılana baktığı , fakat katılanın sanığa hiç bakmayarak sürekli olarak elindeki telefonla uğraştığı , daha sonra kısa bir süre tanık Yücel ile konuştuktan sonra sanık Yasin'in tekrar katılan Hakan'ın önünden geçerek aralarında hiçbir konuşma geçmeden direk dışarıya çıktığı ,bu esnada katılanın hala telefonuyla uğraşarak sanığa hiç bakmadığı , sanığın dışarıda yaklaşık bir dakika oyalandıktan sonra elindeki gözlüğü dışarıda bulunan lastiklerden birinin üzerine bırakarak içeriye girdiği ,içeriden aldığı bir sandalye ile telefonla uğraşmaya devam eden katılanın üst bölgesine doğru bir kez vurduğu , katılanın durumu fark ederek ayağa kalktığı ,sanığın 2.defa sandalye ile hamle yaptığı ,katılanın eliyle engel olmaya çalışırken hamlenin koluna isabet ettiği , sanığın ısrarla eylemlerine devam etmeye çalışırken katılanın ise engellemeye çalıştığı ve sanığı dış kapıya doğru ittirdiği ,birlikte dışarıya kadar gittikleri ve burada etraftakilerin tarafları ayırdığı kamera kayıtları ve cd çözümüne ilişkin bilirkişi raporundan anlaşılarak sanığın üzerine atılı katılana yönelik kasten yaralama suçunu işlediği mahkememizce sabit olmuştur. Katılanın olay sonrası Bandırma Devlet Hastanesi'nde aldırılan kati raporunda sol dirsek kemiğinde 2(orta) dereceli kemik kırığı olduğu görülmüştür .Sanık Yasin'in savcılık tarafından alınan beyanında her ne kadar katılan Hakan'a daha önceden attığı hakaret içerikli mesajların olay günü katılan tarafından iade eder biçimde tekrarlandığı için durumun verdiği hiddetle orada bulunun sandalyeyi alarak yaraladığı şeklinde savunma yapılmış ise de bu beyanlarının haksız tahrik hükümlerinden faydalanmaya yönelik soyut iddialar olduğuna kanaat getirilmiştir .Zira olayın en objektif delili olan kamera kayıtları incelendiğinde sanık ilk olarak içeri girdiğinde katılanın ayağa kalktığı ve bu esnada aralarında konuşma geçip geçmediğinin anlaşılamadığı , ancak zaten bu sürenin 2-3 saniye kadar kısa bir süre olduğu , bu sürede sanığın katılanın kendisine yönelik sarf ettiğini iddia ettiği sözleri söyleyebilecek kadar uzun bir süre olmadığı, sonrasında katılanın bulunduğu yere tekrar oturarak sanıkla hiç bir şekilde muhatap olmadığı ve sürekli olarak elindeki telefona baktığı , sanıkla aralarında bir konuşma geçmiş olsaydı sonrasında sanığa karşı bu kadar kayıtsız kalmasının mümkün olamayacağı .sanığın ise katılanın önünden direk geçerek tanık Yücel'in olduğu bölüme girdiği ve tanıkla gülerek sohbet ettiği değerlendirildiğinde kendisine birkaç saniye önce hakaret edilmiş bir kimsenin bu şekilde tepkisiz kalıp sakinliğini koruyarak hiç bir şey olmamış gibi içeri girip güler vaziyette başkası ile muhabbet etmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu , tanıkların da böyle bir hakarete şahit olmadığı , tanık Yücel'in böyle bir hakaret olsaydı eğer duyabilecek mesafede olduğu , zaten sanığın katılanın kendisine hakaret ettiğine dair iddiasının iş yerine girerken değil çıkarken gerçekleştiğine yönelik olduğu , bu kısımların kamerada net bir şekilde mevcut olduğu , sanığın tanık Yücel ile konuştuktan kısa bir süre sonra yine katılan önünden geçerek dışarı çıkıp iş yeri önünde durduğu , bu esnada aralarında hiç bir konuşma geçmediğinin kamera kayıtlarından net olarak görüldüğü , kısa bir süre iş yeri önünde bekleyen sanığın birden elindeki gözlüğü (yüksek ihtimalle meydana gelecek arbedede kırılmaması amacıyla) orada bulunan lastiklerden birinin üzerine bırakıp içeriye girerek içeride bulunan bir sandalyeyi kaptığı gibi katılana saldırdığı , katılanan darbe alana kadar elindeki telefonla uğraştığı ve durumdan habersiz olduğu , darbe öncesinde aralarında hiç bir konuşmanın geçmediğinin kamera kayıtlarından sabit olduğu görülerek sanığın suçu haksız tahrik etkisi altında işlediğine yönelik beyanlarına itibar edilmemiştir .Her ne kadar sanık müdafii tarafından tarafların arasında daha önceden husumet bulunduğuna dair belgeler dosyaya sunulmuşsa da sanık beyanında bu sebeplerin etkisi altında suçu işlediğini beyan etmediği için dosyaya etkisi olmayacağından bu hususlar dikkate alınmamıştır .
Sanık Yasin V...'ın bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği sabit olmakla sanığın katılana yönelik saldırısında tek eylemle yetinmeyip elindeki sandalye ile birden fazla kez vurduğu , katılanın engel olmaya çalışmasına rağmen haksız eylemlerinin etrafta bulunanlar ayırana kadar devam ettiği , hedef aldığı bölümün kamera kayıtlarından anlaşılacağı üzere katılanın hayati öneme sahip kafa/yüz bölgesi olduğu , sandalyenin demirden yapılmış ayak bölümü ile sert bir şekilde vurduğu gözetildiğinde suçun işleniş biçimi , sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak takdiren alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak sureti ile ceza tayin edilmiş ,sanığın atılı suçu TCK 6-f maddesi kapsamında silahtan sayılan ayakları demir sandalye ile işlediği anlaşıldığından cezasında TCK 86/3-e maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırım yapılmış , sanığın eylemi sonucunda katılanın vücudunda kemik kırığı oluştuğu anlaşıldığından sanığın cezasında TCK 87/3 maddesi gereğince kırığın etkisi ve derecesine göre takdiren 1/3 oranında arttırım yapılmış , sanığın pişmanlığı ve mahkeme huzurundaki saygılı tutum ve davranışları lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezasında TCK 62. Maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapılmış , sanığın aldığı ceza miktarı itibarı ile koşulları oluşmadığından TCK 50, 51 ve CMK 231/5 maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına dair karar verilmiştir . "
Şeklindeki gerekçeli kararla sanığın cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya inceleme için Dairemize gelmiştir.
Dairemizce yapılan inceleme ve müzakere sonunda sanık hakkında temel cezanın ve kemik kırığı nedeniyle yapılan artırımın yeniden değerlendirilmesi amacıyla duruşma açılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılama sonunda;
Katılan ile sanık arasında, katılan Hakan Ö...'un eski eşi tanık Melisa D.... ile sanık Yasin V...'ın suçun işlendiği dönemlerde aralarında duygusal birliktelik olmasından dolayı husumet bulunduğu , bu bağlantı sonucu birbirlerini daha önceden tanıyor oldukları ,olay günü Bekir oto lastik isimli iş yerinde katılan Hakan sandalyede oturur vaziyette elindeki telefonu ile uğraşırken sanık Yasin'in de bu işyerine geldiği , katılanın önünden geçeceği esnada katılanın sanığı görerek ayağa kalktığı ,sanığın katılan önünden geçip tanık Yücel'in bulunduğu bölmeye geçmesiyle katılanın da tekrar yerine oturduğu , bu sırada sanığın ara ara arkasına dönerek katılana baktığı , fakat katılanın sanığa hiç bakmayarak sürekli olarak elindeki telefonla uğraştığı , daha sonra kısa bir süre tanık Yücel ile konuştuktan sonra sanık Yasin'in tekrar katılan Hakan'ın önünden geçerek aralarında hiçbir konuşma geçmeden direk dışarıya çıktığı ,bu esnada katılanın hala telefonuyla uğraşarak sanığa hiç bakmadığı , sanığın dışarıda yaklaşık bir dakika oyalandıktan sonra elindeki gözlüğü dışarıda bulunan lastiklerden birinin üzerine bırakarak içeriye girdiği ,içeriden aldığı bir sandalye ile telefonla uğraşmaya devam eden katılanın üst bölgesine doğru bir kez vurduğu , katılanın durumu fark ederek ayağa kalktığı ,sanığın 2.defa sandalye ile hamle yaptığı ,katılanın eliyle engel olmaya çalışırken hamlenin koluna isabet ettiği , sanığın ısrarla eylemlerine devam etmeye çalışırken katılanın ise engellemeye çalıştığı ve sanığı dış kapıya doğru ittirdiği ,birlikte dışarıya kadar gittikleri ve burada etraftakilerin tarafları ayırdığı kamera kayıtları ve cd çözümüne ilişkin bilirkişi raporundan anlaşılarak sanığın üzerine atılı katılana yönelik kasten yaralama suçunu işlediği mahkememizce sabit olmuştur.
Sanık hakkında TCK'nın 86/1 maddesi gereğince ceza tayin edilirken, suçun işleniş biçimi, sanığın kastı, suç konusunun önem ve değeri dikkate alınarak 1 Yıl 6 Ay hapis cezasının olaya ve dosya kapsamına uygun düşeceği kanaatine V...ılmıştır.
Katılanın alınan adli raporunda ; Sol ulna distal uçta deplase fraktür mevcut olduğu, btm ile giderilemez ve kemik kırığının hayat fonksiyonlarını orta(2) derecede etkilediği tespit edilmiştir. Yerel mahkeme tarafından kurulan hükümde kemik kırığı nedeniyle TCK'nın 87/3 maddesi gereğince artırım yapılırken Dairemizin istikrarlı uygulamalarına göre 2/12 oranında artırım yapılması gerekirken yazılı şekilde 1/3 oranında indirim yapılarak sanığa fazla ceza tayin edilmesi uygun bulunmadığından sanık hakkında TCK'nın 87/3 maddesi gereği artırım oranı adli rapor doğrultusunda 2/12 oranında yapılmıştır.
Olay anında katılanın işi için belirtilen yerde bulunduğu, tarafların tesadüfen karşılaştıkları, sanığın işyerine gelirken katılanın aracını görerek tanıdığı ve baktığı daha sonra içeriye girdiğinde katılanı gördüğü, kamera kayıtları ve tanık beyanlarının incelenmesinde katılandan sanığa yönelen haksız tahrik teşkil eden bir söz ya da davranış tespit edilmediğinden sanık hakkında haksız tahrik hükümleri uygulanmamıştır.
Sanığın mahkeme huzurundaki saygılı tutum ve davranışları lehini takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK’nin 62. maddesi gereği cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:GEREKÇESİ YUKARIDA AÇIKLANDIĞI ÜZERE;
1-Sanık vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile Bandırma 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06/03/2019 tarih 2018/146 esas 2019/120 karar sayılı kararının hüküm kısmının KALDIRILMASINA
2-Sanık Yasin V...'ın, üzerine atılı olan kemik kırığına sebep olacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği sübut bulmuş olmakla, eylemine uyan 5237 Sayılı TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan bir miktar uzaklaşılmak suretiyle ceza tayiniyle sanığın 1 YIL 6 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA
Sanığın atılı suçu silahtan sayılan ile işlediği anlaşıldığından TCK’nin 86/3-e maddesi uyarınca cezasında ½ oranında artırım yapılarak 1 YIL 15 AY HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA
Sanığın eylemi neticesinde, katılan Hakan Ö...'un vücudunda kemik kırığı meydana geldiği anlaşıldığından, kemik kırığının hayati fonksiyonlara etkisi dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 87/3 maddesi gereğince, sanık hakkında takdir olunan hapis cezasında 1/6 oranında artırım yapılarak, sanığın 1 YIL 19 AY 15 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Şartları oluşmadığından TCK'nın 29 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına
Sanığın mahkeme huzurundaki saygılı tutum ve davranışları lehini takdiri indirim sebebi kabul edilerek TCK’nin 62. maddesi gereği cezasında 1/6 oranında indirim yapılarak 1 YIL 14 AY 7 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
Koşulları oluşmadığından sanığa verilen cezada başkaca kanuni ve takdiri artırım ya da indirime yer olmadığına
Sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı verilen bu hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olarak sanık hakkında Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre, TCK'nin 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,
Koşulları oluşmadığından TCK 51 ve CMK 231/5 maddesi hükümlerinin uygulanmasına yer olmadığına
Verilen cezanın miktarı itibarıyla TCK’nin 50. maddesinde yer alan seçenek tedbirlere çevrilmesine yer olmadığına,
3- İlk derece mahkemesi tarafından yapılan 234,00 TL ve tebligat gideri 18,50 TL, posta gideri 16,50TL olmak üzere toplam 269,00 TL ile dairemizce yapılan tebligat gideri 74,50 TL, posta gideri 39,90 TL olmak üzere toplam 114,40 TL toplamı 383,40 TLnin sanıktan tahsiline
4-Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT göre ilk derece mahkemesi için 2,725,00 TL dairemiz için 1.700 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak, katılana verilmesine,
Dair; sanığın ve vekili ile katılan ve vekilinin yüzüne karşı, iddia makamında C.Savcısı Mesut TURAN'ın huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.27/01/2020 (¤¤)