(5271 S. K. m. 280) (5237 S. K. m. 53, 54, 58, 63, 86, 87)
Yerel Mahkemece sanık ....'ın katılana karşı işlemiş olduğu yaralama suçundan mahkumiyetine dair verilen karara sanık vekili ve C. Savcısı istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 11/10/2017 tarih ve 2017/4269 Esas sayılı iddianamesi ile, sanık ....'ın eylemine uyan TCK'nun 86/1-3-e, 87/1-d, 53/1, 58, 63, 54/1 maddeleri gereğince cezalandırılması istemi ile Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
Balıkesir 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 16/05/2018 tarih, 2017/985 esas, 2018/718 karar sayılı ilamı ile sanığın sabit olan yaralama suçundan TCK'nın 86/1 maddesi uyarınca 1 Yıl Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, sanığın suçu silahtan sayılan bıçakla işlediği anlaşıldığından TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca cezası yarı oranında arttırılarak 1 Yıl 6 ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, sanığın eyleminin katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sebep olduğundan TCK'nın 87/1-d maddesi uyarınca cezası bir kat arttırılarak 2 Yıl 12 ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, sanığın eyleminin TCK'nın 87/1-son maddesi uyarınca 5 Yıldan az olamayacağından sanığın 5 Yıl Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına, sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek cezanın TCK'nın 62 maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 3 Yıl 9 ay Hapis Cezası ile Cezalandırılmasına karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
C. Savcısı .... 18/06/2018istinaf dilekçesinde özetle; Sanık ....'ın bıçakla hayati tehlikeye neden olacak şekilde kasten yaralama suçunu işlediği sabit görülerek TCK'nın 86/1, 86/3-a, 87/1-d maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra TCK'nın 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 4 Yıl 2 Ay olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın 3 Yıl 9 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı olduğundan Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 16/05/2018 gün ve 2017/985 Esas ve 2018/718 Karar sayılı kararının istinâfen kaldırılması talep etmiştir.
Sanık vekili 04/07/2018 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; Katılan ....' ın baltayla vekil edenin üzerine yürümesi anında vekil edenin kendisini savunmak amacıyla cebinden çıkardığı çakı bıçağını hedef gözetmeksizin salladığı, bu esnada yaralanmanın oluştuğundan bahisle meşru müdafa hükümlerinin uygulanması gereken müvekkili hakkında beraat kararı verilmesi yönündeki savunmalarına sayın yerel mahkeme tarafından itibar edilmediğini, Adli Tıp Kurumu Balıkesir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 17/04/2018 tarihli raporda katılan ....' ın yaşamını tehlikeye sokacak, BTM ile giderilemeyecek şekilde yaralandığı belirtildiği, yüzeysel bağırsak zarı kesisinin "iç organ yaralanması" olarak değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve kesi etrafında tespit edilen hematomun (kan pıhtısı) kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesinden heyet raporu alınması gerekmekte olduğu, Bu nedenle eksik inceleme sonucu müvekkilinin TCK'nun 87/1-son maddesi uyarınca 5 Yıl Hapis Cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesini yasaya aykırı olduğundan usul ve yasaya aykırı olan kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Olay günü yeğenim .... ile Zirai Donatım güzergahından .... Benzinliğin önüne geldiğimizde güzergahtaki araçlara yeşil ışık yanarken şahıs sola dönüş yapacaktı, ona da kırmızı yanıyordu, aracı yolun ortasına koymuştu, bizimde geçişimizi engellediğinden dolayı "birader yolun ortasında durmuşsun" dedik, o da açık olan camından "sanane amına koyduğumun çocuğu" diye küfür etti, bende ....'e motosikleti durdurmasını söyledim, şahsa "hayırdır birader" dediğim de ana avrat sinkaf ederim dedi ve elleriyle boğazıma sarıldı, yeğenim motosikleti park edip geldiğini görünce aracından balta alarak üzerime doğru yürüdü, benimde üzerimde çakı vardı, çakıyı çıkartarak şahsa doğru salladım, amacım kendimi korumaktı, beraatimi talep ederim" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK DAİREMİZDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Olay tarihinde yeğenim .... ile onun kullandığı motosiklet arkasında ben oturuyordum, seyir halindeyken kavşakta yolun ortasında durmuş bir araba vardı, ben bir sorun mu var manasında yolun ortasında durmuşsun dedim, şahıs bana küfür etti daha sonra biz gidecektik, yine küfür etti, eliyle durun diye işaret yaptı, ben yanına gittiğimde yine küfür etti, boğazıma saldırdı, karnıma yumruk attı, yeğenim motorsikleti durdurup, bana doğru koşarken bu şahıs arabasının bagajından balta aldı, balta ile önce bana saldırdı, ben de balık için kullandığım çakı bıçağını çektim, kendimi korumaya çalıştım, bıçağı savurdum, ona ibabet ettiğini hisssetmedim, sonra beni bırakıp park halindeki motosiklete şahıs balta ile vurdu, olayın başından beri olay yerindeki kameraların araştırılmasını istedim, ancak bu husus yapılmadı " demiştir.
V-MÜŞTEKİ BEYANI:
KATILAN SERDAL NERGİZ İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN BEYANINDA: "Olay günü Otel .... tarafından Eski Kepsut yolu istikametine doğru giderken kavşak içerisinde çok araç olduğu için kavşağa yaklaşmadan durdum, motosikletli şahıslar benim yanıma şoför tarafına gelerek bana ana avrat küfür ettiler, bende siz kime küfür ediyorsunuz dedim ve hareket ettim, şahıslar .... Benzinliğinde önünde durdular, ben araçtan indim, şahıslara doğru ilerlerken huzurunuzda bulunan sanık cebinden çakıyı çıkartarak bana doğru salladı, karnıma baktığımda bıçağın değdiği yerin iç kısmından birşeylerin çıktığını gördüm, ben kesinlikle şahıslara karşı hakaret etmedim, cezalandırılmasını istğiyorum, şikayetçiyim, davaya katılma talebim vardır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
VI-DELİLLER:
YAZILI DELİLLER:
Adli Tıp Kurumu Balıkesir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 17/04/2018 tarihli adli rapor ile; katılan sanık ....'deki yaralanmanın, kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durumolduğu, kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı, vücudunda kemik kırığı tanımlanmadığı, yüz sınırları içerisinde cilt bütünlüğünü bozan travmatik lezyon veya sabit iz niteliği taşıyan bulgu tarif ve tespit edilmediğinden yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı, kişinin yaralanması ile ilgili olarak herhangi bir anatomik eksiklik veya fonksiyonel bozukluk tarif ve tespit edilmediğinden, yaralanmasının duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflaması ya da yitirilmesi niteliğinde olmadığı bildirilmiştir.
TANIK .... İLK DERECE MAHKEMESİNDEKİ BEYANINDA: "Olay günü .... Petrol karşısındaki kavşağa geldiğimizde durdum, yeşil yandıktan sonra hareket ederken öndeki aracın yolun ortasında kaldığını gördüm, geçerken sanık .... "abi yolun ortasında kalmışsın" dedi, müşteki de "size ne lan amına koyduğumun çocukları" dedi, fakat köyde düğünümüz olduğu için biz bu küfrü duymamıza rağmen devam ettik, daha sonra şahısın arkamızdan küfür ettiğini duyduk, bunun üzerine motosikleti durdurdum, sanık .... motosikletten inerek müştekiye doğru gitti, ben orada olay yerine doğru giderken müşteki, sanığın boğazını o kadar sıkmıştı ki, tırnak izleri ve boğazında kızarıklık vardı, daha sonra şahıs aracından balta alarak üzerimize doğru yürüdü, ben ....'ın bıçak çıkarttığını görmedim, tanıklık ve yol ücreti istemiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
TANIK .... DAİREMİZDE TALİMAT İLE ALINAN BEYANINDA; "Ben daha önce ifade vermiştim, bu ifademi aynen tekrar ediyorum, olay tarihinde sanık .... ile birlikte köyden Merkeze geliyorduk, .... Petrol kavşağında kırmızı ışıkta durdum, yeşil yandığında hareket edecekken .... müştekiye yolun ortasında kalmışsın dedi, müştekide bize hitaben "size ne lan amına kodumun çocukları" dedi, ben motorsikletle devam ettim, müşteki arkamızdan küfür etmeye devam etti, bunun üzerine .... motorsikletten inerek müştekinin yanına gitti, müşteki küfürlerine devam ediyordu, senin ananı avradını sikerim dedi, bu sırada ben motorsikletimi park ettim, bu sırada müşteki .... ı boğazını bir eliyle sıkmış diğer eliylede karnına yumruk atıyordu, ben ne oluyor dediğimde, müşteki arabasına gidip bagajdan baltasını almaya gitti, ben bu sırada kaçtım, .... ta kaçtı, ben .... ın elinde bıçak görmedim, .... ın müştekiyi bıçakladığını da görmedim, müşteki balta ile üzerime doğru gelip motorsikletimi vurdu, bu sırada bıçakladı beni " demiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA; Sanık hakkında kasten yaralama suçundan verilen mahkumiyet kararına karşı sanık tarafından lehe, Yerel C. Savcısı tarafından aleyhe istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, toplanan deliller ve dosya kapsamına göre suçun sübutunda ve vasıflandırılmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulama koşullarının gerçekleşmesine rağmen uygulanmadığı, ceza uygulama sırasında ise TCK 62 maddesi gereğince indirim yapılırken hesap hatası sonucu sanığa eksik ceza tayin edildiği anlaşılmakla, her iki istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılmakla sanıkığın TCK 86/1-3e, 87/1-d-son, 29, 62, 58 maddeleri uygulanmak suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur, " demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; katılan sanık ....'in aracı ile ışıklarda beklerken arkadan diğer katılan sanık ....'ın motosikleti ile geldiği, ışıkta bekleyen ve daha önce aralarında husumet bulunmayan katılan sanık .... ile tartışmaya başladıkları, ....'ın üzerinde bulunan çakıyı çıkartarak ....'e doğru salladığı ve ....'i Adli Tıp Kurumu Balıkesir Adli Tıp Şube Müdürlüğünce düzenlenen 17/04/2018 tarihli adli rapora göre yaşamını tehlikeye sokacak, BTM ile giderilemeyecek şekilde yaraladığı, katılan sanık ....'in de katılan sanık ....'a sinkaflı küfürde bulunarak kendini korumak maksadıyla katılan sanık ....'ı boğazladığı anlaşılmış, oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiştir. oluş ve sübut bu şekilde kabul edilmiş olmakla birlikte her ne kadar katılan sanık .... üzerinde bulunan çakıyı balta alarak üzerine doğru yürüyen ....'den kendini korumak amacıyla ....'e salladığını beyan etmiş ise de; olayın hemen ardından düzenlenen adli muayene raporları incelendiğinde söz konusu olayın meydana geliş şekli ile alakalı sanığın savunmasının doğrulanmadığı, dinlenen tanık ....'un katılan sanık .... ile aynı motosiklette olduğu ve arkadaşı olması nedeniyle tarafsız olmayacağı düşünülerek beyanına itibar edilemeyeceği anlaşılmakla, katılan sanık ....'in soruşturmanın başından itibaren özde değişmez, oluş ve sübutu açıklar, zaman, mekan ve ayrıntısı kaydı ihtiva eder, adli muayene raporu ile doğrulanır, iddia ve anlatımları karşısında katılan sanık ....'ın savunması kendisini ceza almaktan kurtarmaya matuf beyanlar olarak değerlendirilmiş, bu nedenle savunma samimi ve inandırıcı bulunmamıştır. Katılan sanık ....'ın üzerine atılı suçun basit yaralama suçu olduğu, sanığın eyleminin adli muayene raporları da göz önünde bulundurulduğunda, kendisine karşı yönelen haksız ve mevcut saldırıyı o andaki hal ve koşullara göre defetmek zorunluluğu ile eylemde bulunduğu, eyleminin meşru müdafaa sınırları içerisinde kaldığı anlaşıldığından beraatine karar verilmiştir. Katılan sanık ....'in eylemine uyan TCK'nun 125/1, 62/1, 52/2, 52/4, katılan sanık ....'ın eylemine uyan TCK'nun 86/1-3-a, 87/1-d-son, 62/1 maddeleri uyarınca cezalandırılmalarına karar verilmiştir. Cumhuriyet Savcısı yasal süresi içerisinde, mahkemece sanık .... hakkında kurulan hükümde, TCK'nun 87/1-d-son maddesi gereğince belirlenen 5 yıl hapis cezasından TCK'nun 62. Maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılmasıyla 4 yıl 2 ay hapis cezası verilmesi gerektiği halde, 3 yıl 9 ay hapis cezası verilerek eksik ceza tayin edildiğinden bahisle istinaf talebinde bulunmuştur.
Sanık .... müdafii yasal süresi içerisinde; müvekkilinin eyleminin meşru savunma şartları içerisinde gerçekleştirdiğini, mağdur hakkında eksik ve yetersiz raporla karar verildiğini ileri sürerek istinaf talebinde bulunmuştur.
Dosya kapsamı, istinaf dilekçeleri içeriğine göre, sanığın eyleminin hukuki niteliği, oluşturduğu suçun vasıf ve mahiyeti, verilen ceza miktarı, haksız tahrik ve derecesi hususlarının değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verilmiştir.
Dairemizce yapılan yargılamada toplanılan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; ilk derece mahkemesinin suçun sübutunda ve vasıflandırılmasında usul ve yasaya aykırı bir husus bulunmadığı,
Ancak, daha önce birbirlerini tanımayan tarafların trafik kuralları ile ilgili olarak tartıştıkları, olayın tek tanığı olan ....'un aşamalarda değişmeyen ifadelerinde, katılanın kendisini uyaran sanığa küfür ettiğini bildirdiği, sanığın da değişmeyen ifade ve savunmalarının bu yönde olduğu, olayın oluş şekline göre, sanığın tanımadığı katılanı bıçaklaması için bir sebep olmadığı, ancak, haksız bir fiil karşısında eylemi gerçekleştirmesinin makul olacağı, tanığın sanığın arkadaşı olması nedeniyle beyanına itibar edilmemesinin kabul edilemeyeceği, tanığın beyanının aksine bir delil olmadıkça olayın tek tanığının beyanına itibar edilmesinin gerektiği, kaldı ki, bu beyanın da hayatın olağan akışına uygun olduğu, bu sebeplerle sanık lehine haksız fiil teşkil eden eylemin mahiyeti karşılığında katılanı bıçakla hayati tehlike geçirecek şekilde yaralaması nedeniyle etki-tepki arasında olması gereken ölçü ve orantılılık ilkesi gereğince sanık lehine haksız tahrik sebebiyle cezasında asgari oranda indirim yapılmasının gerektiği, anlaşılmakla sanık vekilinin istinaf talebinin kabulüne ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanısına varıldığı,
Öte yandan sanık hakkındaki hüküm fıkrasında, TCK'nın 86/1, 86/3-a, 87/1-d maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildikten sonra TCK'nın 62 maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılırken sonuç cezanın 4 Yıl 2 Ay olarak belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın 3 Yıl 9 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilerek eksik ceza tayini yasaya aykırı olduğundan Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilerek usul ve yasaya uygun bulunana aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM/Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-İlk derece c. savcısının ve sanık şafak çatal müdafiinin istinaf taleplerinin kabulü ile balıkesir 1. asliye ceza mahkemesinin 16/05/2018 tarih, 2017/985 esas, 2018/718 karar sayılı kararının hüküm kısmının 3 nolu bendinin KALDIRILMASINA,
2-Katılan sanık ....'ın sabit olan Katılan ....'e karşı kasten yaralama suçundan eylemine uyan TCK'nun 86/1 maddesi gereğince suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan ceza tayini ile takdiren 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Katılan sanığın suçu silahtan sayılan bıçakla işlediği anlaşıldığından, TCK'nun 86/3-e. maddesi uyarınca, cezası yarı oranında artırılarak 1 YIL 6AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Katılan sanığın eyleminin katılan sanık ....'in yaşamını tehlikeye sokan bir duruma sebep olduğundan dolayı, cezasında TCK'nun 87/1-d maddesi uyarınca 1 kat arttırım yapılarak 2 YIL 12 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, ancak bu şekilde verilecek ceza TCK 87/1-son maddesi gereğince 5 yıldan az olamayacağından sanığın 5 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Katılandan kaynaklanan hareketler sanık lehine haksız tahrik kabul edilerek TCK 29 maddesi gereğince takdiren cezasından 1/4 oranında indirim yapılarak 3 YIL 9 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Katılan sanığa verilecek cezanın geleceği üzerindeki olası etkileri lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek, cezasının TCK'nun 62. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirilerek sanığın 3YIL 1 AY 15 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA;
-Katılan sanık hakkında başkaca artırım ve indirim yapılmasına takdiren yer olmadığına;
-Katılan sanığa verilen cezanın nevi ve miktarı nazara alınarak katılan sanık hakkında CMK'nun 231/5, TCK'nun 50 ve 51 maddelerinin uygulanmasına ayrı ayrı yer olmadığına,
-Katılan sanığın kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetinin sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin İPTAL kararı gözetilerek sanık hakkında TCK.nın 53/1-2-3 maddesinin UYGULANMASINA,
-Katılan sanığın sabıka kaydında bulunan, Balıkesir (Kapatılan) 3.Sulh Ceza Mahkemesine ait 2012/500 Esas ve 2012/691 Karar sayılı ilamı ile almış olduğu 6 Ay Hapis Cezasının 22/02/2015 tarihinde yerine getirildiği, bu suç nedeniyle mükerrir olduğu anlaşıldığından, TCK'nun 58. Maddesi uyarınca sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve sanık hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına;
Katılan sanığın nezarette ve tutuklulukta kaldığı günlerin TCK 63 maddesi gereğince cezasından mahsubuna,
3-İlk derece mahkemesi tarafından yapılan 156 TL ile 1 davetiye gideri 14 TL ve Dairemizce yapılana 3 talimat gideri 75 TL toplamı 245 TL nin sanık ....'tan tahsiline,
Dair; sanığın ve vekilinin yüzüne karşı, katılan ....'in yokluğunda mağdurun yokluğunda iddia makamınnda C.Savcısı ....'ün huzuru ile isteme uygun CMK 286/2-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.04.03.2019 (¤¤)