(5237 S. K. m. 52, 53, 62, 86) (5271 S. K. m. 223, 231, 280)
Yerel Mahkemece sanık ........'ın mağdura karşı işlemiş olduğu basit yaralama suçundan beraatine dair verilen karara C. Savcısının istinaf başvurusunda bulunması üzerine dairemizce yapılan incelemede, sanık hakkındaki davanın CMK'nun 280/1-c maddesi uyarınca yeniden görülmesine karar verilmiştir.
I-İDDİA:
İnegöl C. Başsavcılığının 09/03/2018 tarih 2018/687 Esas sayılı iddianamesiyle; sanığın eylemine uyan TCK 86/2, 86/3-a.4 ve 53 Maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla İnegöl 5.Asliye Ceza Mahkemesine davası açılmıştır.
II-İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İnegöl 5 Asliye Ceza Mahkemesinin 20/06/2018 tarih ve 2018/142 E - 2018/180 Karar sayılı ilamı ile sanığın eylemini tedip hakkı sınırları içerisinde kaldığı ve hukuka uygunluk nedeni olduğu anlaşılmakla sanığın üzerine atılı bu suçtan CMK'nın 223/2-d maddesi gereğince beraatine karar verildiği görülmüştür.
III-İSTİNAF YOLUNA BAŞVURANLAR VE NEDENLERİ:
C. Savcısı ........ 05/07/2018 tarihli istinaf talebinde; Tedip, terbiye hakkının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunun Ceza Sorumluluğunu Kaldıran veya Azaltan Nedenler başlıklı bölümünde düzenlenmediği ve cezasızlık sebebi olarak kabul edilmediği, tedip, terbiye hakkı gerekçesiyle sanık hakkında beraat kararı verilemeyeceği gözetilmeksizin, sanığın eylemini tedip, terbiye hakkı sınırları içinde gerçekleştirdiğinin kabulü ile yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve esas yönünden kanuna aykırı bulunduğundan kararın istinafen kaldırılmasını talep etmiştir.
IV-SAVUNMA
SANIK ........ YEREL MAHKEMEDEKİ SAVUNMASINDA: "Kardeşimin kötü arkadaşları vardı ve son dönemlerde eve sıklıkla geç gelmeye başlamıştı, takıldığı internet kafeninde ortamının çok kötü olduğunu duymuştum. Yine böyle bir gün eve geç gelince bende sinirlenerek yüzüne bir tokat attım. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatimi talep ederim. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması düzenlemesini anladım suçun sübutu halinde hakkımda uygulanmasını kabul ederim." demiştir.
SANIK DAİREMİZDE TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA: "Ben daha önceki beyanlarımı tekrar ederim. Olay anlık bir sinirlenme sonucu meydana gelmiştir. O anki kızgınlığımla kendisine tokat attım. Ancak şuan olay nedeniyle pişmanım. Suç işleme kastıyla hareket etmemiştim. Hatta ben kendisini şuan özel okulda okutuyorum. Üzerime atılı bulunan suçlamaları bu haliyle kabul ederim. Hakkımda şikayetten vazgeçme olursa kabul ederim, Öncelikle Mahkemeden Beraatime karar verilmesini, mümkün olmaması durumunda lehime olan tüm yasa maddelerinin uygulanmasını talep ederim." demiştir.
V-MÜŞTEKİ BEYANI:
MAĞDUR …..YEREL MAHKEMEDEKİ BEYANINDA: "Olaylar aynen abimin anlattığı şekildedir. Olay gecesi ben eve bayağı geç gelmiştim. Abimin bunun üzerine bana kızınca bende ona karşı saygısızca sözlerde bulundum. O da bunun üzerine sinirlenerek bana bir tokat attı. Olay tamamı ile benim yüzümden olmuştur. Şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum." demiştir.
MÜŞTEKİ ........ YEREL MAHKEMEDEKİ BEYANINDA: "Olay aynen oğullarımın anlattığı şekildedir. H.'ın 2 gün eve gelmediği bile oluyordu, bu sebeple şikayetçi değilim. Davaya katılmak istemiyorum." demiştir.
VI-DELİLLER:
-Nüfus ve adli sicil kaydı
-Sanık savunması
-Mağdur ve Müşteki beyanı
-Adli Muayene Raporu
-Dairemizce aldırılan Bursa ATK Şube Müdürlüğünün 25/07/2019 tarih, 2019/9989 sayılı raporu ile, mağdurun yaralanmasının "kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, Kaş üzerinde tarif edilen kesi nedbesi büyük ölçüde cilt renk ve seviyesini almış olduğundan sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilebilir nitelikte olmadığı yüzde kalıcı iz niteliğinde olmadığı" belirtilmiştir.
VII-İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTAASINDA; "Sanık ile mağdurun kardeş oldukları, mağdurun derslerinin iyi olmaması ve olay gecesi eve geç gelmesi nedeniyle sanığın mağdur kardeşine tokat atıp durduğu, sanığın suçunu ikrar ettiği, mağdurun BTM ile giderilir derecede yaralandığı, ilk dereceli mahkemece sanığın terbiye hakkı sınırlarında davrandığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, ilk dereceli C.Savcısı tarafından kararın sanık aleyhine istinafa gönderildiği, dosya kapsamıyla sanığın müsnet suçu işlediği anlaşılmış olmakla, ilk dereceli C.Savcısının istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi ve sanık ........'ın eylemine uyan TCK 86/2-3-a, 62, 53 maddelerince cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur." demiştir.
VIII-DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mağdur ile sanığın kardeş oldukları, mağdurun dersleri ile ilgilenmemesi, arkadaş çevresinin uygunsuz kişilerden oluşması ve bu sebeple ailesi tarafından pek çok ikaz edilmesine rağmen olay tarihinde eve geç gelmesi sonucu sanığın sinirlenerek mağduru BTM ile giderilebilir şekilde yaraladığından bahisle sanık hakkında kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında; Kardeşinin sıklıkla tekrarladığı kötü davranışları yüzünden ona tokat attığını ikrar etmiştir. Mağdur beyanında; Olayın kendi kusuru yüzünden olduğunu, eve geç geldiğini, abisinin de buna kızması sonucu ona saygısızca sözlerde bulunması üzerine abisinin sinirlenerek kendisine bir tokat attığını beyan etmiş ve şikayetçi olmamıştır. Yapılan yargılama neticesinde; Mağdur sanığın kardeşinin olması sanığın eyleminin tedip hakkı sınırları içinde kaldığı ve bu hak kapsamında gerçekleştirilen eylemin hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilerek beraatine karar verildiği,
Mağdurun raporunda; sağ frontal bölgede şişlik, sağ kaşta kesi, sol gözde ekimoz, sol temporalda şişlik bulunduğunun kesin raporun beyin cerrahi, plastik cerrahi ve göz hastalıkları uzmanı tarafından verilmesi gerektiği, bu haliyle yaralanmanın BTM ile giderilemeyeceği şeklinde geçici rapor bulunduğu,
Cumhuriyet Savcısı süresinde bulunduğu istinaf başvurusunda, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği, sanığın tedip ve terbiye hakkının bulunmadığını ileri sürdüğü,
Dosya kapsamı, istinaf dilekçesi içeriğine göre, sanığın eyleminin hukuki niteliğinin değerlendirilmesi bakımından CMK'nun 280/e maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanılmasına karar verildiği, Dairemizce yapılan yargılamada toplanılan deliller ile dosyadaki bilgi ve belgelere göre; mağdurun aşamalarda değişmeyen beyanları, sanığın ikrara yönelik ifade ve savunmaları, mağdur hakkında düzenlenen adli muayene raporunun mağdur beyanları ile uyumlu olması nedeniyle sanığın üzerine atılı kardeşe karşı yaralama suçunu işlediği kanısına varıldığı, bu sebeple Cumhuriyet Savcısının istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırıldığı, ancak, ilk derece mahkemesince mağdur hakkında kesin raporun alınmadığı, dosyadaki raporda geçici olduğu hususu belirtilmesine rağmen kesin raporun alınmamasının usul ve yasaya aykırı bulunduğundan Dairemizce mağdurun sevk edildiği, Bursa ATK Şube Müdürlüğünün 25/07/2019 tarih, 2019/9989 sayılı raporu ile, mağdurun yaralanmasının "kişinin yaşamını tehlikeye sokmadığı, Basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu, Kaş üzerinde tarif edilen kesi nedbesi büyük ölçüde cilt renk ve seviyesini almış olduğundan sözel diyalog mesafesinden ilk bakışta fark edilebilir nitelikte olmadığı yüzde kalıcı iz niteliğinde olmadığı" hususunda kanaat belirtildiği, böylelikle sanığın kardeşe karşı basit yaralama suçundan cezalandırılması gerektiği, sanığın suçu işleyiş şekli mağdura meydana gelen zararın ağırlığı da dikkate alındığından cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılmasını gerektirir bir husus bulunmadığı, sanığın sabıkasının bulunmaması, sosyal ve ekonomik durumu gözetilerek yasa maddesindeki seçimlik cezalardan adli para cezasının tercih edildiği, mağdurun sanığın torunu olması nedeniyle TCK'nun 86/3-a maddesi gereğince cezasının arttırıldığı, sanığın geçmişteki hali duruşmada izlenen pişmanlığı lehine takdiri indirim sebebi sayılarak lehine TCK'nun 62. Maddesinin uygulandığı, sanığın geçmişte suç işlememesi, bir daha suç işlemeyeceği yönünde kanaat oluşması, muvafakat göstermesi, tazmini gereken somut maddi bir zararın bulunmaması, verilen cezanın miktarı ve nev'i dikkate alınarak sanık hakkında CMK'nun 231. Maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gerektiği yönünde oluşan kanaat doğrultusunda usul ve yasaya uygun bulunan aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere:
1-İlk derece C. Savcısının istinaf talebinin KABULÜ ile, İnegöl 5.Asliye Ceza Mahkemesinin 20.06.2018 tarih, 2018/142-180 E.K.Sayılı kararının hüküm kısmının KALDIRILMASINA,
2- Sanık ........'ın mağdur ....'a yönelik basit yaralama suçu sübut bulunduğundan eylemine uyan TCK 86/2. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınarak takdiren 120 GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın üzerine atılı suçu kardeşine karşı işlemiş olduğu sabit görülerek cezasının TCK'nın 86/3-a maddesi uyarınca 1/2 oranında arttırılarak180 GÜN ADLİ PARA CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığın suçtan sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları nazara alınarak cezasının TCK’nun 62. Maddesi oranında takdiren 1/6 oranında indirilerek 150 GÜN HAPİS CEZASIYLA CEZALANDIRILMASINA,
-Sanık hakkında tayin olunan 150 gün adli para cezasının TCK 52 maddesi gereğince beher günü 20 TL den hesaplanmak suretiyle sanığın neticeten3.000 ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
-Sanığa hükmedilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve sosyal durumu gözönüne alınarak TCK.nun 52/4.maddesi uyarınca adli para cezasının taktiren 20 eşit taksitle ve birer aylık aralar ile TAHSİLİNE, taksitlerden birinin süresinde ödenmemesi halinde kalan tutarın tamamının tahsil edileceğinin sanığa ihtaratına (ihtarat yapılamadı)
Sanığın sabıkasızlığı, suç işleme eğilimi nazara alınarak sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, karar verilmesi halinde ileride yeniden suç işlemeyeceği yönünde mahkememizde olumlu kanaat oluştuğundan 5728 sayılı yasayla değişik CMK'nun 231.maddesi uyarınca sanık hakkında verilen HÜKMÜN AÇIKLANMASININ GERİ BIRAKILMASINA,
CMK'nun 231/8.maddesi uyarınca sanığın 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına, denetim süresi içerisinde sanığın denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına takdiren yer olmadığına,
CMK'nun 231/10 maddesi uyarınca denetim süresi içerisinde sanığın kasten yeni bir suç işlememesi halinde açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşürülmesine karar verileceğinin sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
CMK'nun 231/11.maddesi uyarınca sanığın denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlemesi halinde hakkında kurulan hükmün açıklanacağının sanığa ihtaratına, (ihtarat yapılamadı)
3-İlk derece mahkemesi tarafından yapılan 4 davetiye gideri 56,00 TL, 2 tebligat 28,00 TL, Sarf kararı 40,00 TL, dosya geliş ücreti 12,50 TL, Dairemizce yapılan 4 talimat davetiye gideri 56,00 TL, 1 ATK rapor ücreti 100,00 TL, posta giderleri 53,75 TL toplamı 346,25 TL yargılama giderinin sanıktan tahsiline,
Dair, sanık, mağdur ile vekili ve müştekinin yokluğunda, kararın yokluklarında karar verilen taraf yönünden tebliğden itibaren 7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt katibine beyanda bulunmak veyahut da bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmesi suretiyle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere İTİRAZ YOLU açık olmak üzere iddia makamında C.Savcısı ….'ın huzuruyla isteme uygun olarak oybirliğiyle verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 20.01.2020 (¤¤)