İDDİA:
Ezine Cumhuriyet Başsavcılığının 11/05/2018 tarih ve 2018/260 Esas sayılı iddianamesinde özetle; Sanığın olay günü sevk ve idaresi altında bulunan tescilsiz bir motosikletle ilçemiz ........ köyünden ........ köyüne seyir halindeyken motorsikletin direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu tek taraflı trafik kazasına neden olduğu, kazadan yaklaşık bir saat sonra sanığın yapılan alkol ölçümünde 1,53 promil alkollü olduğunun tespit edildiği, sanığın alınan savunmasında üzerine atılı suçlamayı açıkça ikrar ettiği, 2918 sayılı KTK'nın 48. maddesi uyarınca bu miktarda alkollü olduğu halde araç kullanan sanığın eyleminin tek başına trafik güvenliğini tehlikeye sokmak suçunu oluşturduğu, sanığın aracını kullanmaya başladığı ilk anda bu suçun oluştuğu, 2918 sayılı KTK'nın 48. Maddesinde yer alan düzenleme uyarınca 1,00 promilin üzerinde alkollü olan sanığın eylemi ile kişilerin hayatı ve mal varlığı bakımından somut bir tehlikeye neden olmasının gerekmediği, sanığın eyleminin soyut tehlike suçunu oluşturduğu tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanığın müsnet suçtan yargılamasının yapılarak eylemine uyan yukarıda yazılı sevk maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmıştır.
MAHKEMENİN KABULÜ:
Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih ve 2018/338 (E) ve 2019/15 (K) sayılı ilamı ile sanık hakkında Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma suçundan Beraat kararı verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı Cumhuriyet Savcısı Cumhuriyet Savcısı .....(.....) tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla; ilk derece mahkemesi tarafından dosya Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmiş olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 15/11/2019 tarih, 1354 sayılı Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri iş bölümüne ilişkin kararı sonrasında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine aktarıldığı anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan ön inceleme sonucunda istinaf yoluna başvuranların istinaf isteme haklarının olduğu, başvuruların süresinde yapıldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, Dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda da Dairemizce yapılan müzakere sonucunda hükümde tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SAVUNMALAR:
SANIK …..'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA:
"Ben olay tarihinde alkollü değildim. Alkollü olduğumu kabul etmiyorum. Motorun lastiği patlayınca kaza yaptım. Ben baygındım. Ertesi gün kendime geldim. Kafamda 47 dikiş atıldı, kalbimin üzerinde 3 çatlak oluştu. O halde alkolmetreyi üflemem mümkün değildi. Olay bu şekilde olmuştur, sanığa 6008 S.Y. ile ek CMK.nun 231/6-Son cümle uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasınının hukuki sonuçları anlatılarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını isteyip istemediği soruldu; Sanık cevaben; öncelikle beraatımı istiyorum, ancak Mahkeme aksi düşüncede ise hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini KABUL EDİYORUM" şeklinde savunmada bulunmuştur.
DELİLLER:
İfadeler, kaza tespit tutanağı, olay yeri görgü tespit tutanağı, fotoğraflar, Nüfus ve Sabıka Kayıtları.
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA:
"Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih ve 2018/338 Esas 2019/15 Karar sayılı kararının 7188 sayılı kanunun 24. Maddesi başlığı ile yeniden düzenlenen CMK 251 TCK 7. Maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle Basit Yargılama Usulü yönünden sanık yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunlu kılınması nedeniyle CMK 280/1-f maddesi gereğince bozulmasına karar verilmesi mütaala olunur" şeklinde görüş bildirmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE:
Sanık hakkında TCK 17973-2 maddeleri kapsamında cezalandırılması istemi ile ikame edilen kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih ve 2018/338 (E) ve 2019/15 (K)sayılı kararı ile atılı suçun işlendiğinin sabit olmaması sebebi ile CMK 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar tesis edilmiş ise de:
Tüm dosya kapsamı itibari ile: Suç tarihinde sanığın kullandığı motorsiklet ile seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybederek tek taraflı yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası yaptığı, kaza sonrasında hastaneye kaldırılan sanık hakkında tanzim edilen adli muayene raporunda sanığın 1.53 etanol mg/dl alkollü olduğunun belirtildiği, yargılama aşamasında temin edilen sanığa ait tıbbi evrakların ekinde bulunan kan tahlil sonucuna göre sanıkta 153 mg/dl etanol respit edildiği, sanıkta tespit edilen alkol miktarının kişisel farklılıkları da elemine edecek ve güvenli sürüş yeteneğini kaybettirecek düzeyde olduğu sabit olmasına rağmen delillerin takdirinde hataya düşülerek sanık hakkında beraat kararı tesisi usul ve yasaya aykırı olmakla; Cumhuriyet Savcısı'nın aleyhe başvurusu bulunması dolayısı ile tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi amacı ile CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle davanın yeniden görülmesine karar verilmiş ise de;
Yargılama aşamasında; sanığa isnat edilen eylemin 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 179.maddesinin 2.-3.fıkralarında düzenlenen ''Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma'' suçuna ilişkin olduğu, trafik güvenliğinin tehlikeye sokma suçu için TCK'nın 179.maddesinin 2.fıkrasında temel ceza miktarının ''üç aydan iki yıla kadar hapis cezası'' olarak belirlendiği, 17.10.2019 tarihli ve 7188 Sayılı Kanun'un 24.maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan 2571 Sayılı CMK'nın ''Basit Yargılama Usulü'' başlıklı 251.maddesinin 1.fıkrasında yer alan ''Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.'' şeklindeki düzenlemeye 7188 sayılı Kanun'un geçici 5.maddesinin 1- d bendinde yer alan '' 01/01/2020 tarihi itibarıyla kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.'' şeklindeki düzenleme ile sınırlama getirildiği, Anayasa Mahkemesi'nin 19/08/2020 tarihli 31218 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile '' .... kovuşturma evresine geçilmiş...'' ibaresinin aynı bentte yer alan ''...basit yargılama usulü...'' ibaresi yönünden Anayasaya aykırı bulunarak iptaline karar verildiği, bu nedenlerle kovuşturma evresine geçilmiş olan ve basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden 7188 sayılı Kanunun 5.maddesinin 1- d bendinde yer alan düzenlemenin iptal edildiği, Anayasa Mahkemesi kararlarının geriye yürümesi mümkün olmadığı, 2571 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda yapılan değişikliklerin ise derhal uygulanması gerektiği, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251.maddesinin 3.fıkrasına göre '' mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir'' şeklindeki düzenleme karşısında Anayasa Mahkemesi'nin anılan iptal kararının neticeleri itibarıyla maddi ceza hukukuna ilişkin olduğu ve CMK'nın 251.maddesinin 3.fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmıştır.
TCK'nın 7.maddesi ile CMK'nın 251.maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmakla; Cumhuriyet Savcısı'nın istinaf nedenleri yerinde görüldüğünden hükmün yukarıda belirtilen sebepler ile bozulmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Sanığa atılı TCK 179/3-2 maddesinde düzenlenen suç için yasada öngörülen ceza miktarı itibari ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 Sayılı Kanun'un 24.maddesi ile başlığı ile birlikte yeniden düzenlenmiş olan 2571 Sayılı CMK'nın 251/1 maddesinde düzenlenen ''Basit Yargılama Usulü''ne tabii kılındığı, basit yargılama usulü uygulanan olaylarda CMK'nın 251.maddesinin 3.fıkrasına göre ''mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir'' şeklindeki düzenleme ile Anayasa Mahkemesi'nin Basit Yargılama Usulünün yürürlüğüne ilişkin kısmi iptal kararı ve CMK'nın 251.maddesinin 3.fıkrasında yer alan düzenlemenin sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikte olduğu anlaşılmakla; TCK'nın 7.maddesi ile CMK'nın 251.maddesi hükümleri gözetilmek suretiyle sanık lehine olan uygulamanın belirlenerek yerine getirilmesi ve ''Basit Yargılama Usulü'' yönünden yeniden mahkemesince değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğundan Cumhuriyet Savcısı'nın (..... istinaf talebinin kabulü ile Ezine 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 15/01/2019 tarih ve 2018/338 Esas 2019/15 Kararsayılı kararının 7188 Sayılı Yasanın 27. maddesi ile değişik 5271 Sayılı Yasanın 280/1.f maddesi gereğince BOZULMASINA,
2-Dosyanın yeniden incelenmek ve karar verilmek üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
Dair tarafların yokluğunda Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı .....'in (….) huzurunda ve mütalaasına uygun olarak CMK 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)