İDDİA: "Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13/07/2016 tarih ve 2016/2035 esas ve 2016/1847 sayılı iddianamesiyle; maktul ... olay tarihinde şüphelilerin sahibi ve yöneticisi oldukları inşaatın sıva işlerini yaparken yüksekten düşerek yaralandığı, kaldırıldığı hastanede yapılan otopside yüksekten düşme sonucu genel vücut travması ve kemik kırıkları nedeniyle solunum ve dolaşım sistemlerinin durması sonucu vefat ettiği, olayda kusur oranın belirlenmesi için iş güvenlik uzmanı ...'ın hazırladığı 12.07.2016 tarihli bilirkişi raporunda; şüpheli ...'ın asli kusurlu, şüpheli şantiye şefi ... ve ana iş veren müteahhit ...’nın tali kusurlu olduğunun belirtildiği, olay tarihinde maktulün şüphelilerin yanında uzun zamandan beri sigortalı işçi olarak çalıştığı, olay sırasında da yüksekten düşerek yaralanıp ardından vefat ettiği, otopside yüksekten düşmeye bağlı vefat ettiğinin sabit olduğu, teknik bilirkişi raporuna göre şüphelilerin kusurlu olduklarının belirtildiği, dolayısıyla şüpheliler ..., ... ve ...’nın taksirle bir kişinin ölümüne sebebiyet vermek suçunu işledikleri iddiasıyla TCK'ınn 85/1 ve 53. maddeleri gereğince ayrı ayrı cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
Mahkememizin birleşen 2017/454 esas 2017/506 karar sayılı dosyasındaki Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 11/08/2017 tarih ve 2017/2296 esas ve 2017/1881 sayılı iddianamesiyle; Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016 /432 esas sayılı dosyasında maktul ... olay günü olan 01/07/2016 günü inşaat sıvası yaptığı sırada yüksekten düşerek vefat etmesi nedeniyle sanıklar ..., ... ve ... hakkında Yalova C.Başsavcılığının 2016/5084 sor.evrakı üzerinden 13/07/2016 tarihinde Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesine dava açıldığı, davanın 2016/432 esas sayılı dosya ile yürütülmekte iken mahkemece Ankara 28.Asliye Ceza Mahkemesine talimat yazılarak Bilirkişi heyetinden alınan kusur raporuna göre olayın meydana gelmesinde sanıklardan başka inşaattın sahibi ( vekili ) ...'in birinci derecede asli kusurlu, İş güvenliği uzmanı ... ikinci derecede tali kusurlu olduğunun rapor edildiği, mahkemece her iki şüpheli hakkında suç duyurusunda bulunulduğu, alınan bilirkişi raporuna göre 24/05/2017 tarihli iş güvenliği uzmanı heyetince verilen rapora göre olay meydana gelmesinde inşaat sahibi vekil ... ve İş güvenliği uzmanı ... kusurlu olmaları nedeniyle şüphelilerin yargılamasını halen derdest olan dava dosyasıyla birleştirilerek yukarıda gösterilen sevk maddeleri ile cezalandırılmaları gerektiği, şüphelilerin bu şekilde taksirle yaralama suçunu işledikleri iddiası ile TCK’nın 851 ve 53/6. maddeleri gereğince cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
MAHKEMENİN KABULÜ: Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/05/2018 tarih ve 2016/432 (E) ve 2018/523 (K) sayılı ile Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan sanıklar ..., ..., ... hakkında ayrı ayrı 18.200'er TL Adli Para Cezası ve ..., ... hakkında ayrı ayrı 12.100'er TL. Adli Para Cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı Cumhuriyet Savcısı sanıklar ... ve ... müdafii, Sanık ... müdafii, Sanık ... müdafii, sanık ... müdafii tarafından istinaf yoluna başvurulmuş olmakla; ilk derece mahkemesi tarafından dosya Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmiş olduğu, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 15/11/2019 tarih, 1354 sayılı Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri iş bölümüne ilişkin kararı sonrasında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine aktarıldığı anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan ön inceleme sonucunda istinaf yoluna başvuranların istinaf isteme haklarının olduğu, başvuruların süresinde yapıldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, Dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda da Dairemizce yapılan müzakere sonucunda hükümde tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SAVUNMALAR:
SANIK ... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Suçlamayı kabul etmiyorum, ben o inşaatta resmi olarak müteahhit gözüküyorum, yalnız müteahhitlik yapmıyorum, inşaat sahibi yabancı uyruklu olduğu için bu şekilde kayıtlara geçildi, ben inşaatın kaba işini yaptım, kaba işini yaptıktan sonra inşaatla ilişkim bitmiştir, yalnız sıva işi de bana ait olduğu için ben o işi daha sonra ... 'a götürü bedel olarak anlaştım, ölen ... ustayı pek tanımam, F1 Birimi isimli güvenlik şirketiyle anlaştık, iş sağlığı ve güvenliği konusunda önlemler alması konusunda anlaşmıştık, onlar üzerine düşen görevleri yerine getiriyorlardı, olayın meydana geldiği gün orada değildim, bana haber verilmesi üzerine hastaneye gittim, suçsuzum, beraatımı istiyorum, mahkeme aksi kanaatte ise ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum, " şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK ... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Öncelikle bu olayın meydana gelmesinden dolayı üzgünüm, ben inşaatın şantiye şefiyim, benim bu yapıdaki görevim ruhsatı verilmiş binanın Türkiye Standartlarına göre oluşturulmasını sağlamaktır, yapıdaki kaba inşaat sona ermişti, sadece sıva işçiliği kalmıştı, olay sabah saatlerinde gerçekleştiği için olay mahallinde değildim, yapıda ayriyeten bizim iş sağlığı ve güvenliği uzmanımızda mevcuttu, benim bu bağlamda sorumluluğum yoktur, ... amcam olur, onunla aramızdaki sözleşmede de bu durum açıkça belirtilmiştir, iş sağılığı güvenliği olarak bizde eğitim aldık, insan olarak uyarılarda bulunduk, ... ustayı tanırım, ben uyardığım zaman "rahat ol şefim, biz kırk yıldır iskelede çalışıyoruz" şeklinde cevaplar veriyordu, bu iş sağlığı ve güvenliğiyle ilgili belge ve sözleşmeler müdafi tarafından mahkemeye sunulmuştur, oraya bakıldığında anlaşılacaktır, ben suçsuzum, beraatımı istiyorum, mahkeme aksi kanaatte ise ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
SANIK ... İLK DERECE MAHKEMESİNDE ALINAN SAVUNMASINDA: "Öncelikle ben suçlamaları kabul etmiyorum, vefat eden ustamız yaklaşık 20 yıldır bizimle birlikte çalışmaktadır, olay günü ben işyerinde değildim, ben sıvacılık işiyle uğraşmaktayım, Kadıköy'de iki buçuk katı vallanın sıva işi için anlaşmıştım, ustabaşı benim, bu binanın bitmesinin son günüydü, arkadaşlar beni arayarak ... beyin düştüğünü söylediler, düşmesinin bazı sebepleri olduğunu düşünüyorum, ailevi sebepleri vardı, sakinleştirici ilaç kullandığını biliyorum, diğer arkadaşlarımızda şahittir, anlaştığımız iş sonucu ev sahibinden ben Cuma'dan Cuma'ya paramızı alırım ve o şekilde de çalışanlara dağıtırım, şirket olarak değiliz, şahıs olarak çalışıyorum, biz iskelede çalışırken ...'i sürekli uyarırdık, içimizde en yaşlı oydu, o bize "ben 40 yıllık ustayım, 10 katlı binalarda tek kalas üzerinde çalışmışlığım var, bana akıl vermeyin " derdi, buna diğer arkadaşlarımız da şahittir, biz işyerinde gerekli iş güvenliği önlemlerini almıştık, baretleri ve emniyet kemerlerini ben işyerinde olmadığım sıralarda arkadaşlar çıkarırdı bunlarla çalışmak bir süre sonra sıkıcı oluyordu, evrak üzerinden çalışmadığımız için işyeri güvenliğinden sorumlu uzmanımız yoktur, denetim uzmanının da ismini bilmiyorum, işyeri güvenliği sertifikamız bulunmaktadır, ... ustanın da iş sağlığı ve güvenliği eğitim katılım belgesi vardır, işin ağır riskli olduğunu da kendisi bilmekteydi, suçsuz olduğuma inanıyorum, beraatımı talep ederim, mahkeme aksi kanaatte ise ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum, biz olaydan sonra aileyle görüşmeye devam ediyoruz, kendilerine her türlü desteği vereceğimiz sözümüz devam etmektedir, " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... İlk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben olay tarihinde ... isimli dostumun bina işini vekaleten yürütüyordum, arsa sahibi o dur, ben vekalete istinaden binanın yapım işi ile ilgili olarak ustalarla sözleşme imzalıyordum ve ücretlerini ödüyordum, ben ...'yı tanımıyorum, inşaat benim evimin yakınındadır ara ara inşaata giderdim, gittiğimde işçilerin başında hep baret olurdu, ben gittiğimde ... hep inşaatın içinde çalışırdı, düştüğü esnada olay yerinde değildim, ben bu işten anlamıyorum, ... ile inşaatın kabası ve sıvasıyla ilgili anlaşma yapmıştım, olay nedeniyle kusurumun olduğunu düşünmüyorum, beraatimi talep ediyorum, Mahkeme aksi kanaatteyse ceza verilecekse hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini istiyorum," şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... İlk derece mahkemesinde alınan savunmasında: "Ben daha önce mahkemenizde bu olay ile ilgili tanık olarak ifade vermiştim, olay tarihinde benim ile ... arasında iş güvenliği konusunda bir sözleşme yoktu, zaten iş güvenliği konusunda F1 OSGB ile ... arasında sözleşme yapılır idi, bende bir süre bu kapsamda orada çalışmıştı, ancak olay tarihi itibariyle resmi olarak iş güvenliği danışmanlığımız sona ermişti, bu nedenle benim herhangi bir sorumluluğum yoktur, beraatimi talep ediyorum, Mahkeme aksi kanaatteyse ceza verilecekse hakkımda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini istiyorum." şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... İstinaf aşamasında talimatla alınan savunmasında: “atılı suçumu ve tüm yasal haklarımı anladım, müdafii talebim yoktur, susma hakkımı kullanmayacağım, savunma ve delillerimi şu anda kendim yapacağım, ayrıca savunma ve delillerimi hazırlayabilmek için ek süre talep etmiyorum" şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... İstinaf aşamasında talimatla alınan savunmasında:” Önceki verdiğim savunmalarımı tekrar ederim, eklemek istediğim bir husus yoktur. Beraatimi talep ederim, ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Sanık ... İstinaf aşamasında talimatla alınan savunmasında: "Önceki verdiğim savunmalarımı tekrar ederim, eklemek istediğim bir husus yoktur. Beraatimi talep ederim, ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum, " şeklinde savunmada bulunmuştur.
Sanık ... İstinaf aşamasında talimatla alınan savunmasında: "Önceki verdiğim savunmalarımı tekrar ederim, eklemek istediğim bir husus yoktur. Beraatimi talep ederim, ceza verilecekse hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını istiyorum, " şeklinde savunmada bulunmuştur.
KATILAN BEYANLARI:
Katılan ... İlk derece mahkemesinde alınan beyanında: "Sanıklardan şikayetçiyim, babamın sakinleştirici kullanıp düştüğüne dair söylemek istediklerim şunlardır; sakinleştirici kullanan birini çalıştırmak doğru değildir, kaldı ki otopsi raporundan bu husus anlaşılacaktır, iskelenin kusurlu olduğunu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alınmadığını düşünüyorum, inşaatta altı kişi çalışırken babamın düştüğünü kimsenin görmediğine inanmıyorum, güvenlik önlemlerinin alındığı söyleniyor fakat kimse işbaşı yaparken kontrol etmedi mi, bu hususun araştırılmasını istiyorum, şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ...’nın İlk Derece Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Şikayetçiyim, babamın psikolojik sorunları yoktu, herhangi bir sağlık sorunu da yoktu, ilaç kullanıyordu, neye ilişkin ilaç kullandığını tam bilmiyorum, davaya katılmak istiyorum " şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ...’nın İlk Derece Mahkemesinde Alınan Beyanında: "Eşim iskelede çalışırken can güvenliği yoktu, şikayetçiyim, eşim ile ailecek mutluyduk, psikolojik sorunlarımız yoktu, eşim astım tedavisi görüyordu, buna ilişkin ilaç kullanıyordu, eşimin psikolojik rahatsızlığı yoktu, sadece astım ilaçları kullanıyordu, eşim evin içerisinde olsun, dışarıda olsun ilaçların etkisiyle hareketler yapmıyordu, gayet sağlıklıydı, davaya katılmak istiyorum." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ...’nın İstinaf Aşamasında Talimatla Alınan Beyanında: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, olay nedeniyle hem maddi hem de manevi zararımız oluştu. Zararımız giderilmedi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Katılan ...’nın İstinaf Aşamasında Talimatla Alınan Beyanında: "Önceki beyanlarımı tekrar ederim, olay nedeniyle hem maddi hem de manevi zararımız oluştu. Zararımız giderilmedi," şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER; İddianame ve ekleri, sanıkların savunmaları, Katılanların beyanları, bilirkişi raporları, Tanık beyanları, diğer tutanak ve belgeler.
İddia Makamı Esas Hakkındaki Mütalaasında: Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ilamını sanıklar ... ve ... hakkında verilen kararın CMK 280/2 maddesi uyarınca kaldırılmasına; müteveffa ..., sanıkların sahibi ve yönetici oldukları inşaatın sıva işlerini yaparken yüksekten düşüp yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, sanıklar hakkında alınan bilirkişi raporunda sanık ... ve ...'ın herhangi bir kusurunun bulunmadığı sanıklar ... ve ...’nın asli kusurlu, sanık ...’nın ise tali kusurlu olduğu anlaşıldığından sanıklar ... ve ...'ın beraatlerine, sanıklar ..., ... ve ...’nın ise TCK 85/1, 53 maddeleri uyarınca ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmesi talep ve mütalaa olunur. Demiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE: Mevcut dosya kapsamı ve delillere göre; maktul ... olay tarihinde sanıkların sahibi ve yöneticisi oldukları inşaatın sıva işlerini yaparken yüksekten düşüp yaralandığı, kaldırıldığı hastanede yapılan 07/06/2016 tarihli otopside maktulün 5 metre yüksekten düşmesi sonucu genel vücut travması ve kemik kırıkları nedeniyle solunum ve dolaşım sistemlerinin durması sonucu vefat ettiği, soruşturma aşamasında iş güvenliği uzmanı tarafından 12/07/2016 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre şantiye şefi olarak görev yapan sanık ...’nın tali kusurlu olduğu, F2 ve hafriyat sahibi ...’nın tali kusurlu olduğu, sıva işini alan ...'ın Asli kusurlu olduğunun belirlendiği, bu bilirkişi raporuna istinaden kamu davası açıldığı, kovuşturma aşamasında yerel mahkemenin üçlü bilirkişiye yeniden rapor aldırdığı, 24/05/2017 tarihli bilirkişi raporuna göre sanık ...’nın tali kusurlu, sanık ...’nın asli kusurlu, sanık ...'ın asli kusurlu oldukları, ayrıca Villa İnşaatı sahibi sanık ...'in asli kusurlu, iş güvenliğini uzmanı sanık ...'ın ise, tali kusurlu olduğunun belirlenmesinin üzerine yerel mahkemenin sanıklar ... ile ... hakkında suç duyurusunda bulunmak suretiyle sanıklar hakkında kamu davası açılmasını sağlandığı, yerel mahkemece sanıklar ..., ... ve ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan neticeden 18.200 TL Adli Para Cezası, sanıklar ... ve ... hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan 12.100 TL Adli Para Cezası hükmedilmiş ise de; Dairemizce bilirkişi raporları arasında çelişkinin giderilmesi maksadıyla İstanbul Teknik Üniversitesinden 25/03/2020 tarihinde alınan üçlü bilirkişi heyetinin hazırladığı rapora göre sanıklar ... ile ...'ın asli kusurlu oldukları, sanıklar ... ile ...'in kusurlarının bulunmadığı, ...’nın ise tali kusurlu olduğunun belirlendiği, Dairemizce alınan bilirkişi raporunun daha kapsamlı ve gerekçeli olduğu, bu nedenle bu rapora itibar edildiği, bu doğrultuda sanıklar ... ile ...'in kusurları bulunmadığından Beraatlerine, sanıklar ... ve ...'ın kusur durumları, olayın oluş şekli, dikkate alındığında teşdiden ceza tayin edilmesi gerektiği, yine sanıklardan ... hakkında verilen Cezanın katılanın zararının giderilmediğinden bahisle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasına karar verilmemiş ise de, sanık ...’nın UYAP'tan incelenen Adli sicil kaydının incelenmesinde sabıkasının bulunmadığı, olay sebebiyle katılanların dosyaya yansıyan somut zararının bulunmadığı, sanığın kişilik özellikleri ile yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizce olumlu kanaat edinmiş olması gözetilerek sanık hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükümlerinin uygulanmamasının usül ve yasaya aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Açıklanan Nedenlerle;
Sanıklar C. Savcısı ..., sanıklar ... ve ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii’nın bu yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olduğu görülmekle aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
A-) Yalova 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 22/05/2018 tarih ve 2016/432 (E) ve 2018/523 (K) sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK 280/2-son maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
1-) Sanıklar ... ve ...’nın üzerine atılı Taksirle Ölüme neden olma suçunu işledikleri sabit görülmekle, suçun işleniş biçimi, sanıkların taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 85/1 maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 2'şer Yıl 6'şar Ay Hapis Cezası İle cezalandırılmalarına,
TCK’nın 62 maddesi gereğince sanıkların geçmişteki ve yargılama aşamasındaki iyi halleri ile verilen cezanın sanıkların geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 2'şer yıl 1'er ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanıklara verilen hapis cezasının olayın oluş şekli, sanıkların kişiliği, suçun işlenmesindeki özellikler, sanıkların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK’nın 50/1.a ve 52/2-3 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek sanığın 760 tam gün adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının sanıkların sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den hesaplanarak sanıkların neticeten15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanıklara verilen adli para cezasının TCK’nın 52/4 maddesi uyarınca sanıklardan 20 eşit aylık taksitler halinde tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğinin ve 5275 sayılı yasaya göre infaz edileceğinin sanık ...'a ihtaratın kararın tebliği ile birlikte yapılmış sayılmasına, sanık ...'ya ihtar edildi.
Sanıklara verilen cezanın miktarı ve niteliği gereği hakkında CMK’nın 231 ve TCK’nın 51.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,
2-Sanık ... üzerine atılı Taksirle Ölüme neden olma suçunu işlediği sabit görülmekle, suçun işleniş biçimi, sanığın taksire dayalı kusurunun ağırlığı ile meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak TCK’nın 85/1 maddesi gereğince takdiren ve teşdiden 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,
TCK’nın 62 maddesi gereğince sanığın geçmişteki ve yargılama aşamasındaki iyi hali ile verilen cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri dikkate alınarak verilen cezadan 1/6 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay gün hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmaması, sanığın kişilik özellikleri ile yargılama aşamasındaki tutum ve davranışları, olay sebebiyle somut bir zararın bulunmaması göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda Dairemizce olumlu kanaat edinilmiş olması gözetilerek, sanık hakkında CMK’nın 231 maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına,
CMK 231/8 md. gereğince sanığın 5 yıl süreyle koşulsuz denetim süresine tabii tutulmasına;
CMK 231/10-11 md. gereğince denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlenmediği takdirde hükmün ortadan kaldırılarak davanın düşmesine, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suç işlendiği takdirde hükmün açıklanacağının sanığa ihtarına (ihtar edildi.)
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının bunlara mahsusu sisteme kaydedilmesine,
3) Sanık ... ve ...'ın üzerine atılı Taksirle Ölüme Neden Olma suçundan cezalandırılmasına ilişkin kamu davası açılmış ise de; sanıkların olayda kusurlarının bulunmadığı anlaşıldığından CMK’nın 223/2.c maddesi gereğince ayrı ayrı BERAATLERİNE,
Yargılama gideri olarak yapılan 12 tebligat gideri 136,50 TL, 2 posta gideri toplamı 10,20 TL 4 bilirkişi ücreti toplamı 330,00 TL, 513,00 TL ATK gideri, keşif gideri 42,19 TL, 2 otopsi gideri 105,51 TL olmak üzere toplam 2.186,5 TL yargılama giderinin sanıklar ..., ... ve ...'dan sebebiyet verdikleri oranda alınarak hazineye gelir kaydına,
İstinaf aşamasında yapılan posta gideri 37,50 TL, tebligat gideri 349,00 TL, Bilirkişi ücreti 1800 TL olmak üzere toplam TL'nin sanıklar ..., ..., ...'dan sebebiyet verdikleri oranda tahsili ile Hazine'ye gelir kaydına,
Dair; Sanık ... ve müdafii Av. ... ve katılan ... vekili Av. ..., sanık ... ve ... müdafii Av. ...'ın yüzlerine karşı, diğer tarafların yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı ...'in katılımı ve mütalaasına uygun olarak;
Sanıklar ... ve ... Yönünden: CMK 286/1. maddesi gereğince KESİN olmak üzere,
Sanık ... Yönünden: 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 268. maddesi uyarınca, hazır olanlar açısından kararın tefhiminden, hazır olmayanlar açısından kararın tebliğinden itibaren7 gün içerisinde Dairemize verilecek dilekçe veya tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunmak yoluyla veya bir başka İlk Derece Ceza Mahkemesi veya Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek suretiyle, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesi tarafından incelenmek üzere ve itiraz yasa yolu açık olmak üzere,
Sanıklar ... ve ... yönünden: CMK’nın 291/1-2 maddeleri uyarınca hazır bulunanlar yönünden tefhim, hazır bulunmayanlar yönünden tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içerisinde hükmü veren Dairemize bir dilekçe verilmesi ya da zabıt kâtibine beyanda bulunup tutanak tutturup hâkime onaylatmak veya bir başka ilk derece ceza mahkemesi ya da bölge adliye mahkemesi ceza dairesi aracılığıyla dilekçe gönderilmek, ilgilinin cezaevinde bulunması halinde ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak veya bu hususta bir dilekçe vermek suretiyle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 286/1. maddesi uyarınca temyiz Kanun yolu açık olmak üzere 29/09/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)