Yerel Mahkemece verilen hükme karşı sanık tarafından istinaf yoluna başvurulmakla, başvuruların süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, mahkemenin kararında delillerde ve işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu, cezaların kanuni bağlamda uygulandığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunda bulunan sanık ve katılan vekilinin sair ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla istinaf başvurusunun reddine, Ancak;
1-Katılanın alınan doktor raporuna göre vücudunda kemik kırığının oluştuğu, duyu ve organının işlevinin sürekli zayıfladığı, duyu kaybının olduğu, yüzünde sürekli değişikliğe neden olduğu, sanık hakkında TCK.nun 89/3. Maddesine göre cezasında artırım yapıldığı hallerde, sanık hakkında TCK.nun 89/2. Maddesine göre artırım yapılamayacağının gözetilmemesi,
2- TCK'nın 53/6. maddesinde, trafik düzeninin gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla işlenen taksirli suçtan mahkumiyet hâlinde, üç aydan az ve üç yıldan fazla olmamak üzere, sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilebileceği düzenlenmiş olup, mesleği şoförlük olan sanık hakkında, alt sınırdan çok uzaklaşılarak 1 yıl süre ile sürücü belgesinin geri alınmasına karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, istinaf başvurusunda bulunanların istinaf talebi bu nedenle yerinde ise de; bu durum yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK'nun 280/1.a ve 303/1. maddeleri kapsamında düzeltilmesi mümkün bulunduğundan;
Sanık hakkındaki TCK.nun 89/2-a-b maddeleri gereğince cezanın artırıldığı hükmün 2. Fıkrasının çıkarılarak ve diğer fıkraların buna göre teselsül ettirilerek,
Sanık hakkındaki duyu ve organının işlevinin sürekli zayıfladığı, duyu kaybının olduğu, yüzünde sürekli değişikliğe neden olması ile TCK.nun 89/3-b-d maddeleri ile cezanın artırıldığı kısmından "24 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, " ibaresinin çıkarılarak yerine " 16 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, " ibaresinin yazılması,
Sanığın geçmişine, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranış biçimine cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkilerine binaen cezasında TCK.nun 62.maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın neticeten 13 AY 10 GÜN HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Hükmün sanık hakkında TCK.nun 53/6 madde ve fıkrasının uygulanmasına ilişkin kısmından "1 yıl süre ile geri alınmasına" ibaresinin çıkarılarak yerine "3 ay süre ile geri alınmasına" ibaresinin yazılması,
Sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün CMK.'nın 280/1.a, 303/1. maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURULARININ ESASTAN REDDİNE;
Kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesince istinaf başvurusunda bulunanlara tebliğine,
Dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine İADESİNE,
Dair CMK'nın 286/2-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi. (¤¤)