DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu, bilirkişi raporları, adli raporlar, adli tıp şube müdürlüğü raporu, keşif tutanağı, dosya içinde bulunan tutanaklar, katılan beyanları, tanık anlatımları, sanık savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları
İDDİA :
Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 12/05/2016 tarih ve 2016/2100 Esas sayılı iddianamesi ile, "Suç tarihinde yukarıda açık kimliği yazılı Özg....ş'ın 35 ... 5835 plaka sayılı aracı ile Balıkesir-Susurluk karayolunda seyir halinde iken yolun 15. km'sinde önünde seyreden bir araca arkadan çarpması sonucu bu aracın uzantısı halinde bulunan beton direklerin ön camdan içeriye girmesi sonucu kazanın meydana geldiği, kazada Mustafa Da.....k ve Ahm....t'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde, Hak....'nın hayati tehlikesi vardır, basit tıbbi müdahale iyileşmez, kemik kırığı oluşturacak ve gözünde işlev kaybı olacak şekilde, Özgür Kantaş'ın ise hayati tehlikesi var şekilde yaralandıkları, müştekilerin şikayetçi olup uzlaşmak istemediklerini bildirdikleri, Özg.....ş beyanında önünde seyreden araçta ikaz ve aydınlatmanın çalışmadığını bildirdiği, kaza sonucu çekici veya çekici veya kamyon niteliğinde olduğu değerlendirilen aracın olay yerinden ayrıldığının tespit edildiği, kaza nedeniyle kolluk birimlerine anons geçildiği, çekici ve kamyonlarda araştırma yapılmaya başlandığı, Susurluk Bölge Trafik Denetleme İstasyonu Amirliği önünde yapılan denetimde 09 NV 737 plakalı çekici ve beton yüklü bulunan 20 SE 737 plakalı römork üzerinde yapılan incelemede beton blokların üzerinde cam parçacıklarının görüldüğü, bu nedenle kazaya karışan araç olarak değerlendirildiği, sürücüsünün şüpheli Cev...... olduğu tespit edilmiş, 30/10/2014 tarihli tutanağa göre şüpheliye kazaya karışıp karışmadığı sorulduğund6a Balıkesir Kaysüt fabrikasının yakınlarında seyir halindeyken aracının arkasından bir ses geldiğini duyduğunu, aracın lastiğinin patlamış olduğun udüşündüğünü, kaysüt tessilerine çektiğini, lastikleri kontrol ettiğini, patlama olmadığını anlayınca yoluna devam ettiğini bildirmiş, aynı tutanakta şüphelinin taşıdığı yükle ilgili izin belgesi olmadığı tespit edilmiştir. Şüphelinin sevk ve idaresindeki araç üzerinde inceleme yapılarak olay yeri inceleme raporu düzenlenmiş, bu raporda araç arkasında bulunan tampon üzerindeki ışıklı ikaz ve sinyal sisteminin yapılan kontrolünde araç solundaki ışık ikaz ve sinyal sisteminin kırmızı plastik dış muhafazasının tamamen kırık olduğu üzerindeki lambalarından sadece ikisinni çalıştığı, flaşör ve sinyallerin çalışmadığı bildirilmiştir. Aynı raporda 35 .....5835 plaka sayılı aracın incelenmesinde araçta beton parçalarının bulunduğu, kaput üzerinde beyaz sürtünme izi olduğu, alınan trafik bilirkişi raporuna göre şüphelinin öncü sürücü yok ise asli kusurlu olduğunun bildirildiği, trafik bilirkişi raporunu tanzim edip şüpheliye tebliğ edilinceye değin öncü araç olduğuna dair bir delil ve tespit bulunmadığı, şüphelinin aracının ilk durdurulduğu ve incelemesinin yapıldığı sırada da öncü araç olduğuna dair bir tespit bulunmadığı, Cevhe..... ibraz ettiği dilekçesinde 35 L.....23 plakalı aracı kullanan Ö....'ın kendisini takip ettiğini, öncü araç olduğunu, 35 ..... 5835 plakalı aracın gelerek öncü araç ile aralarına girdiğini, viraj nedeniyle öncü aracın araya giren aracın kaza anını görmediğini bildirmiştir. Öme.....m alınan beyanında Cev....a gerekli yerlerde öncülük yaptığını, ancak kaza anında öncülük yapmadığını, sadece viraj ve yolun tehlike arz eden yerlerinde öncülük yaptığını, çekici aracın kaza anını görmediğini, yolun sağında bir aracın kaza yaptığını gördüğünü telefonu ile 155'i aradığını bildirmiştir. Söz konusu çekici ve römorku ilk durduran görevliler Fatih...., Han.....s, Süleyman....tanık sıfatıyla beyanları alınmış, beyanlarında öncü bir araç olmadığını, şüphelinin tek olduğunu bildirmişlerdir. Cevheri Yildirim ve Ömer Yıldırım beyanlarına göre kaza anında çekiciye öncü aracın eşlik etmediği, bu itibarla bilirkişi raporuna göre şüphelinin asli kusurlu olduğu" iddiası ile, sanığın eylemine uyan TCK'nun 89/4, 53/6 maddeleri gereğince cezalandırılması talebi ile mahkememize kamu davası açılmıştır.
MAHKEMENİN KABULÜ :
Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2018 tarih 2016/683 esas 2018/586 karar sayılı kararı ile sanık hakkında taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına neden olma suçundan eylemine uyan TCK 89/4, 53/6 maddelerinin uygulanması ile neticeten 15.200 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince verilen mahkumiyet kararına karşı sanık Cevheri ...... müdafii 18/06/2018 havale tarihli dilekçe ile istinaf yoluna başvurulmuş olmakla; ilk derece mahkemesi tarafından dosya Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmiş olduğu, 2018/3099 esas sırasına kaydı yapıldığı, Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin 15/11/2019 tarih, 1354 sayılı Bursa Bölge Adliye Mahkemeleri iş bölümüne ilişkin kararı sonrasında Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine aktarıldığı anlaşılmıştır. Dairemizce yapılan ön inceleme sonucunda istinaf yoluna başvuranların istinaf isteme haklarının olduğu, başvuruların süresinde yapıldığı, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilebilir kararlardan olduğu, Dairemizin görevli ve yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dairemizce başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar verilerek incelemeye geçilmiş, yapılan inceleme sonucunda da Dairemizce yapılan müzakere sonucunda hükümde tespit edilen hukuka aykırılığın giderilmesi için CMK.nın 280/1.c maddesi gereğince duruşma açılmak suretiyle davanın yeniden görülmesine karar verilmiştir.
SAVUNMALAR:
SANIK CEVHERİ YİLDİRİM'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMATLA ALINAN SAVUNMASINDA : "Ben kollukta verdiğim ifademi aynen tekrar ederim, ben Menemen 'den Susurluk ' a gitmek üzere 09 ..... 737 plaka çekici ile 20 SE 347 römork ' u ve 35 MLJ 23 plakalı öncü araç ile yola çıkmıştık, bu yol üzerindeki Manisa ' da , Akhisar' da, Balıkesir'de Ulaştırma Bakanlığının kontrol noktalarında aracım tüm kontrollerden geçti, taşımış olduğum malzemenin taşıma iznine gerek olmadığından dolayı izin belgesi mevcut değildi, zaten bu belgenin gerekli olmadığı için kontrol noktalarında hiçbir sorun çıkmadı, ben yoluma devam ediyordum. Balıkesir - Susurluk arasında bir yerde iken virajlı bir yolda lastiğimin patladığını zannettim, araçta bir sarsılma oldu. İlk dinlenme tesis yeri olan Kaysüt dinlenme tesislerinde durdum, aracın lastiklerini kontrol ettim, herhangi bir patlama olmadığını görünce, araçtaki yükten sesin geldiğini düşündüm ve yola devam ettim. Daha sonra öncü aracı kullanan Ömer Yıldırım beni aradı ve yolun sağ şeridinde bir kazanın meydana geldiğini, 155 ' i arayarak haber verdiğini söyledi bende kendisine iyi yapmışsın ben yola devam ediyorum sen bana yetişirsin dedim, daha Susurluk merkezde polisler beni durdurdu ve bir aracın bana arkadan çarparak bir kazaya karıştığımı söyledi, jandarmanın beni gelip alacağını bildirdi. Ben neye uğradığımı şaşırdım, böyle bir kazanın olduğundan haberim bile yoktu. Viraja girdiğim öncü araç arkamda değildi. Araya bir araç girmiş ise bunu fark etmedim, benim öncü araç götürmeme gerek yokken ben yolda bir sorun çıkmasın diye öncü araç ile hareket etmiştim. Benim bu meydana gelen kazada bir suçum yoktur. Üzerime atılı suçlamayı kabul etmem lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim, hakkımda ceza verilecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasını kabul ederim" şeklinde savunma yapmıştır.
KATILAN MUSTAFA DABAK'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: " Ben bu konuda daha önceden ifade vermiştim, aynen tekrar ediyorum, ilave etmek istediğim bir husus yoktur, sanıktan şikayetçiyim, davaya müdahil olarak katılmak istiyorum, avukatımız yargılamayı takip edecektir" şeklinde beyanda bulunmuş, katılma talebi mahkememizce kabul edilmiştir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN MUSTAFA DABAK'IN DAİREMİZCE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA : "Olay gecesi Özgür'ün kullandığı araçta ben, Hakan ve Ahmet olmak üzere 4 kişi Kocaeli' ne doğru seyir halinde idik. Saat 03.30 sırasında Balıkesir Susurluk arasındaki Demirkapı mevkiinde ilerlerken, Özgür bir ara dalmış, önümüzde seyir halinde olan tırın kasasında bulunan beton direklere çarpmışız. Ben arkada uyumakta olduğumdan kazayı sonradan farkettim. Kazada ciddi şekilde hepimiz yaralandık. Beton direkler tırın kasasından 3 metre kadar geriye doğru sarkıyormuş, ben kendim görmedim bu şekilde olduğu söylendi, direk bizim aracın ön camından içeri girmiş hepimizi yaraladı. Öndeki tırın bu şekilde bir yükle trafiğe çıkmaması, çıkmış ise başka bir eskort aracın eşliğinde çıkması gerekirdi. Olay nedeni ile şikayetim devam etmektedir zararımda ödenmemiştir." şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN ÖZGÜR KANTAŞ'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "Ben bu olay hakkında daha önceden ifade vermiştim, o ifadem doğrudur, aynen tekrar ederim. Ben uzun yol şoförlüğü yapmaktayım, Olay tarihinde Tabaklar Otomotiv Şirketinde çalışmaktaydım. Saat 03:30 gibi Balıkesir-Susurluk karayolunda seyir halindeyken yolun 15.km'sinde havanın da karanlık olması nedeniyle önümde seyreden aracında her hangi bir lambasının yanmaması nedeniyle arkadan çarptım, olay esnasında arkadaşım Hasan Atilla'da bulunmaktaydı. İkimizde olay nedeniyle ağır şekilde yaralandık. Olayda her hangi bir kusurum yoktur, olay nedeniyle işten de çıkarıldım, sağlığım elvermediği için başka bir işte de çalışamıyorum, maddi ve manevi zararım vardır, benim maddi zararım her hangi bir şekilde karşılanmadı, sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, maddi ve manevi haklarımın saklı tutulmasını talep ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN ÖZGÜR KANTAŞ'IN DAİREMİZCE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA : "Sanıktan şikayetim devam etmektedir. Ben İzmir'de özel bir şikette şoför olarak çalışıyordum, patronumun makam aracını sürüyordum, olay günü patronum ile birlikte İstanbul'a gidiyorduk, sabaha karşı Balıkesir civarında beton yüklü tıra arkadan çarptım, beton direkler kullandığım aracın ön camından içeriye girdi, kaza nedeni ile ben ağır yaralandım, baygınlık geçirmişim, ondan sonrasını hatırlamıyorum, kaza nedeni ile beynimde hasar oluşmuş, 7-8 gün yoğun bakımda kaldım, beynimdeki hasar büyük olmadığı için ameliyata gerek duymadılar. İşimden de oldum, Hakan Atilla beyninden bir kaç ameliyat geçirdi, 2018 yılında vefat etti. Sorduğunuz gibi önümdeki beton yüklü araçta hareket halindeydi fakat herhangi bir ikaz ışığı veya beton yüklü olduğunu belirtir uyarı levhası, işareti yoktu, beton bloklar tırın kasasının dışına çıkmış halde olduğunu sonra farkettim, farkettiğimde iş işten geçmişti, tırın kendi ışığı da yoktu, şayet tırda ışık olsaydı beton bloklar da herhangi bir uyarı levhası, uyarı ışığı olsaydı ben farkederdim, kazadan sonra tır durmayarak kaçtı, jandarma yakalamıştı, kaza nedeni ile benim psikolojim bozuldu, kazanın etkisinden kurtalamadım, kazadan hemen sonra vermiş olduğum beyanımı tekrar ederim."şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN HAKAN ATİLLA'NIN İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "Daha önce vermiş olduğum ifademi tekrar ederim. Olay günü Özgür'ün kullandığı araçta ben, Ahmet ve Mustafa bulunuyorduk. Seyir halindeyken önümüzdeki tırda bulunan beton direklerine çarptık. Olay sebebiyle yaralandık. Sanıktan şikayetçiyim, davaya katılmak istiyorum, benim bu olay sebebiyle maddi zararım çok fazla oldu, iki senedir ameliyatlarla uğraşıyorum, ancak halen tedavim devam etmektedir. Şuan bu zararımın söyleyebilmem mümkün değildir" şeklinde beyanda bulunmuştur.
KATILAN AHMET ARAT'IN İLK DERECE MAHKEMESİNDE TALİMATLA ALINAN BEYANINDA: "İddianame içeriği doğrudu, olay tarihinde 35 ...... 5835 plakalı araçta yolcu olarak bulunuyordum, aracı Özgür Kantaş kullanmaktaydı, biz İzmir'den İzmit'e gidiyorduk, kazanın nasıl meydana geldiğini görmedik, kazada ben ve Mustafa hafif yaralandık, ancak Hakan ağır yaralandı, kaza olduğu esnada sanık yaralılar varken kaçtı, olay nedeniyle psikolojik açıdan zarar gördüm, bu nedenle sanıktan şikayetçiyim, davaya katılma talebim bulunmaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur.
DELİLLER; Trafik kazası tespit tutanağı, adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinin 31/10/2019 tarihli raporu, olay yeri inceleme raporu, bilirkişi raporları, adli raporlar, adli tıp şube müdürlüğü raporu, keşif tutanağı, dosya içinde bulunan tutanaklar, katılan beyanları, tanık anlatımları, sanık savunmaları, nüfus ve adli sicil kayıtları
İDDİA MAKAMI ESAS HAKKINDAKİ MÜTALAASINDA :
" Suç tarihinde yukarıda açık kimliği yazılı Özg.....ş'ın 35 ..... 5835 plaka sayılı aracı ile Balıkesir-Susurluk karayolunda seyir halinde iken yolun 15. km'sinde önünde seyreden bir araca arkadan çarpması sonucu bu aracın uzantısı halinde bulunan beton direklerin ön camdan içeriye girmesi sonucu kazanın meydana geldiği, kazada Must..... ve Ahm.....'ın basit tıbbi müdahale ile iyileşir şekilde, Ha.....a'nın hayati tehlikesi vardır, basit tıbbi müdahale iyileşmez, kemik kırığı oluşturacak ve gözünde işlev kaybı olacak şekilde, Özgü.....ş'ın ise hayati tehlikesi var şekilde yaralandıkları, müştekilerin şikayetçi olup uzlaşmak istemediklerini bildirdikleri, Özgür K...... beyanında önünde seyreden araçta ikaz ve aydınlatmanın çalışmadığını bildirdiği, adli tıp raporuna göre kaza anında çekiciye öncü aracın eşlik etmediği, bu itibarla bilirkişi raporuna göre sanık Cevheri Yıldırım'ın tali kusurlu olduğu anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan atılı suçtan eylemine uyan TCK'nun 89/4 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verilmesi kamu adına talep ve mütalaa olunur" şeklinde görüş bildirdi.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, KABUL VE GEREKÇE :
Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2018 tarihli kararı ile sanık Cevheri Yildirim'ın TCK 89/4 maddesi kapsamındaki suçtan cezalandırılmasına karar verildiği karara karşı sanık müdafii tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme ve inceleme sonucunda; sanığa atılı suç açısından kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasında alınan bilir kişi raporu ile yargılama aşamasında alınan bilir kişi raporları arasındaki çelişkiler bulunmasına rağmen çelişkiler giderilmeden ve sanığın sorumluluğu tespit edilmeden mahkumiyet hükmü kurulduğunun tespit edilmesi üzerine Dairemizce yargılamanın duruşma açılarak görülmesine karar verilmesi sonucunda yapılan yargılama neticesinde;
Raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesinden aldırılan raporda belirlenen kusur durumu ve sanığa atfedilen kusura esas ihlal niteliğindeki davranışı dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi neticesinde;
Sanığın suç tarihinde sevk ve idaresinde olan 09 ..... 737 plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 20 .... 347 plakalı yarı römork ile seyir halinde iken, arkasından aynı yönde katılanlardan Özgür .....'ın sevk ve idaresinde olan içerisinde mağdur ve diğer katılanların bulunduğu 35 .... 5835 plakalı aracın sanığın kullandığı çekiciye bağlı yarı römorkta yüklü bulunan beton bloklara çarpması neticesinde Özgür K....'ın kullandığı aracın içerisinde bulunan Hakan ....., Özgür....., Ahmet ....ve Mustaf.....'ın yaralandıkları, sanığın sevk ve idaresindeki çekiciye bağlı yarı römorka yüklü dorseden 181 cm dışarıya taşan beton bloklar ile seyri sırasında gerisinde öncü araç bulunmadan seyrettiği ve bu hali ile gerisinden gelen araç sürücülerinin seyir durumunu tehlikeye attığından kusurlu olduğunun adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi raporu ile tespit edildiği;
Sanığın dosya içerisinde mevcut olay yeri inceleme raporu, kaza tespit tutanağı, bilirkişi raporları ile olay yeri inceleme raporuna ekli fotoğraflardan da anlaşılacağı üzere kullanmakta olduğu çekiciye bağlı yarı römorkta dışarıya 1.81 cm taşan beton bloklar yüklü iken gerisinde öncü araç bulundurmadan seyretmek sureti ile tali kusurlu olacak şekilde trafik düzenini kendisine yüklediği yükümlülüklere aykırı hareket etmek sureti ile katılanlar Özgür ....., Mustafa D...., Ahm..... ve mağdur Hakan.....'nın yaralanmasına sebebiyet verdiği ve bu şekilde üzerine atılı taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebebiyet verme suçunu işlediği Dairemizce kabul edilerek sanığın müsned suçtan cezalandırılmasına karar verilmiş,
Sanık tarafından mağdur ve katılanların uğramış oldukları maddi zararın giderilmemesi sebebiyle şartları oluşmadığından hakkında CMK 231/5 ve devamı maddelerinde düzenlenen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması hükümleri uygulanmamış,
Sanık hakkında tesis edilen kısa süreli hapis cezası seçenek tedbir olarak adli para cezasına çevrilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Balıkesir 1. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 25/04/2018 tarih, 2016/683 Esas, 2018/586 Karar sayılı kararının tüm sonuçları ile birlikte CMK'nın 280/2-son maddesi gereğince ortadan KALDIRILMASINA,
2-Sanık Cevheri YILDIRIM'IN Taksirle birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma suçunu işlediği sabit olmakla eylemine uyan 5237 sayılı T.C.K.nun 89/4. maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, sanığın kusurluluk derecesi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı göz önüne alınarak cezasının belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir nedenler bulunmakla sanığın takdiren ve teşdiden 1 YIL HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın geçmişi, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki tutum ve davranışları davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki etkileri ile duruşma tutanaklarına yansıyan olumsuz bir hali bulunmayışı lehine takdiri indirim sebebi kabul edilerek 5237 sayılı TCK.nın 62/1 maddesi gereğince cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 10 AY HAPİS CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,
Sanığın cezasından başkaca arttırım ya da eksiltme yapılmasına kanunen YER OLMADIĞINA
Sanık tarafından katılanların uğramış oldukları somut zararın giderilmemesi dolayısı ile şartları oluşmadığından hakkında CMK 231/5 ve devamı maddelerinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA
Sanığa verilen kısa süreli hapis cezasının sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, yargılama sürecindeki duyduğu pişmanlığa ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre TCK nun 50/1-a maddesi uyarınca 300 GÜN ADLİ PARA CEZASINA ÇEVRİLMESİNE,
Sanığa verilen ve hapis cezasından çevrilen 300 gün adli para cezasının aynı kanunun 52/1-2-3 fıkralarına göre bir günü takdiren 20.00 TL ile çarpılması suretiyle hesaplanarak sanığın NETİCETEN 6000 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA
Sanığa verilen adli para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve şahsi halleri göz önüne alınarak TCK nun 52/4 maddesi uyarınca , sanığa verilen adli para cezasının birer ay aralıklarla 20 eşit taksit ile TAHSİLİNE, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde tamamının tahsil edileceğinin ve 5275 sayılı yasaya göre infaz edileceğinin sanığa İHTARATINA(ihtarat yapılamadı, bu ihtaratın kararın tebliği ile birlikte yapılmış sayılmasına)
Sanık hakkında netice olarak adli para cezasına mahkumiyet yönünde karar tesis edilmiş olması dolayısı adli para cezalarının ertelenmesi yönünde kanuni düzenleme bulunmadığından sanık hakkında TCK 51 maddesinin uygulanmasına YER OLMADIĞINA
Katılan Mustafa DABAK kendisini İstinaf aşamasında vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 1.700 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan Must......'a VERİLMESİNE
İlk derece mahkemesince 8 davetiye gideri 112,00-TL, keşif gideri 417,84-TL, bilirkişi ücreti 70,00-TL ve 5 talimat gideri 70,30-TL'den ibaret toplam 670,14 TL yargılama gideri ve istinaf aşamasında 13 adet daveyite gideri 197,40 TL, 1 adet e-tebligat gideri 4,50 TL, atk raporu 323,00 TL, posta gideri 110,65 olmak üzere toplam 635,55 TL yargılama giderinin sanıktan tahsili ile hazineye gelir kaydına
Meydana gelen olayda Ömer Y......'IN da kusurunun bulunduğu Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporundan anlaşılmakla gereğinin takdir ve ifası hususunda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda BULUNULMASINA
Dair; tarafların yokluğunda, Cumhuriyet Savcısı Hüseyin ÖZDEMİR'in mütalaasına uygun olarak; CMK'nın 286/2-b maddesi gereğince KESİN olmak üzere 14/01/2020 tarihinde oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. (¤¤)