Yerel Mahkemece verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmakla, başvuru süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
İstinaf başvurusunun reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Sanık hakkında temel ceza belirlenirken olayın oluş şekli, sanığın taksire dayalı kusur durumu nazara alınmak suretiyle adalet ve hakkaniyet kurallarına uygun cezaya hükmedilmesi gerektiği, mahkemece sanık hakkında temel ceza belirlenirken TCK'nın 3. maddesi ve TCK'nın 61. maddesi uyarınca alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı ise de; sanık hakkında aleyhe istinaf başvurusu bulunmadığından bu husus eleştiri konusu yapılmakla yetinilmiştir.
İncelenen dosyada sanık hakkında taksirle öldürme suçundan TCK 85/1 maddesi uyarınca cezalandırılmasına karar verildiği halde Edremit 3. Sulh Ceza Mahkemesinin 2013/73 Esas, 2013/278 Karar sayılı dosyasına hükmün açıklanması için ihbar edilmesine karar verilmesi hukuka aykırı ise de; bu hususun mahallinde tamamlanması mümkün bir eksiklik olduğu gözetilerek eleştirilmekle yetinilmesine karar verilmiştir.
Eleştirilen hususlar haricinde yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada öne sürülen ve re'sen dikkate alınan esasa ilişkin tüm delillerin hukuka uygun yöntemler ile toplandığı, iddia ve savunma ile birlikte toplanan delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, vicdani kanının dosyadaki belgeler ile toplanan delillere, kaza tespit tutanağına, otopsi raporuna, 24/06/2016 tarihli bilirkişi raporuna, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince düzenlenen bilirkişi raporuna, tanık anlatımlarına uyumlu olarak kesin delillere dayandırıldığı, suça konu eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğu, suça konu eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uygun olduğu değerlendirilmiş olup istinaf başvurusunda bulunan sanık müdafiinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Hüküm bölümünün TCK'nın 50/1-a. Maddesinin uygulandığı 4. paragrafında sanık hakkında verilen hürriyeti bağlayıcı cezanın Adli Para Cezasına çevrilirken Tam Gün Adli Para Cezası miktarının hükümde gösterilmemesinin kanuna aykırı olduğu, tespit edilen hukuka aykırılığın yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyip CMK'nun 280/1-b ve 303/1 maddeleri kapsamında düzeltilmesinin mümkün olduğu anlaşılmakla;
Hüküm bölümünün 4. paragrafının tamamen çıkartılarak yerine " Sanığa verilen hapis cezasının suçun işlenmesindeki özellikler, sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nın 50/1.a ve 52/2-3 maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek sanığın 730 TAM GÜN ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA, adli para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu dikkate alınarak TCK'nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL'den hesaplanarak sanığın neticeten 14.600,00 TL ADLİ PARA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA," şeklinde yazılmak suretiyle DÜZELTİLMESİNE,
Sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün CMK.'nın 280/1.a, 303/1. maddeleri gereğince DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE;
Dosyanın hükmü veren ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE;
Dair CMK'nın 286/2.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 31/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.(¤¤)